Hikmet yurdunun padişahı: ‘Yaratıklarına
yarattıklarıyla tecelli eden Allah’a hamdolsun.’ diyerek başlıyor bir
hutbesine. ‘’Lebbeyk’’ diyelim mevlâmıza ve biz de arzda ve semada nişaneleri
dimdik ayakta olana hamd edelim.
Evet, âlemlerin rabbi olan Allah’a hamdolsun. (1/1)
Âlemlerin içinde bir ‘âlem’ olan beşerin,beşeriyet mahfilinin seçkinleri olan Ehlibeytin ve onların göz nuru olan
Zeynep’in Rabbidir o. Allah’ın, Resul’e ve ‘emir sahiplerine’ ne de kıymetli
hediyesidir. Kızı olmakla kendisini ziynetlendiren Ali’ye Zeynep’i bahşeden
Allah’a,dahası Hüseyn’e,Zeynep’i bahşeden ve sonra bütün Hüseynîlere
Zeynep’i bahşeden Allah’a hamd ederiz. Kutlu mektebimizin, izzetli bir şekilde
hâlâ var olmasını kimlere borçluyuz? ‘Zeynep’le az da olsa haşrolmuş bir gönül,
muhabbet ateşiyle dolmamışsa yazıklar olsun ona! Zeynep’i görmeyen göz kör
olsun, duymayan kulak sağır olsun, anlamayan akıl, tutulsun! Yalancı ve
iftiracıların düzmeceleri Zeynep’i unutturamadı. Zalimlerin zulmü yıldırmadı
onu. Kargaların çirkin sesleri, aşk gülzârının bülbül-ü şeydasını, susturamadı.
Daha neler söylenir, neler anlatılır onun hakkında. Şiir ülkesinin Zeynep
vadisinden, taze ve ‘aşina’, büyüklerimizin beslediği çiçeklerle ıtırlanalım.
I.
Ey, bu yola bağlanmış azizân, Hüseyn’in ‘lisan-ı
hâli’ Zeynep’e ne diyor:
‘Bacı can
aşkımın var belası
Ey sabır
mülkümün aşinası’
Aşk ve bela… Aşk u Bela… Kerbubelâ… Fuzûli, ‘Ya Reb
belâ-yi eşg ile kıl aşina meni/ Bir dem belâyi eşgden etme cüdâ meni’ dememiş
miydi? Hüseyn aşkı çilelidir, çetindir, ulvîdir, ilâhidir.
‘Zeynep’in
ay güzel Kerbela’sı’
Aşk sahrasıdır Kerbela. İlâhi Aşkın, Hüseyni
tecelligâhı.Yûsuf’un kuyusu, İbrahim’in
ateşi, Adem için Arafat, Musa için Tûr . Zeynep için, Kerbelâ.
II.
Erbein’e gidelim bir de. Zeynep’in ‘lisân-ı hâli’
ne demiş Hüseynine:
‘Kim görmüş
deste gülü
Zincirle
bağlasınlar
Bahçıvanın
bağrını
Vahşice
dağlasınlar’
Heyhât, tarih yazmış mı bir kere daha, böyle bir
elemi? Allah biliyor ya, Kerbela’dan nasıl ayrılmıştı.
‘Gidiyorum
kolu bağlı ben bu çölden
Nasıl
ayrılayım bunca kızıl gülden
Elveda
güller elveda, Zeynebem men’
Güller bağlanmış zincire. Vahiy evinin nâdide gülü
olan Zeynep, o ‘Mücahide’, o yiğitlik âbidesi nasıl kükremişti, Kûfe’nin ihanet
dolu sokaklarında, kan kokan sarayında. Nasıl da haykırmıştı hakikati, Şam’ın
küfür dolu sarayında, yüzleri kara, o ebedi lanetlilere.
‘Ama yılmadı
bacın
Zalimlere kükredi
Hutbelerimle
gardaş
Yezidiler
titredi’
Babası Haydar ‘Şîr-i Hudâ’ydı. ‘La Fetâ meydanının
güzel at binicisi.’ Zülfikar’la dünyayı/ Etti Merhep’lere dar.’
‘Bense bağlı
kolumla
Büktüm
küfrün belini
Hutbelerimle
kestim
Zalimlerin
dilini’
Gök gürledi, nehirler taştı, mahlûkat kulak
kesildi, gören göz gördü, duyan kulak işitti. İbret aldı, bâsiret sahipleri.
‘Aşk olsun
ki Zehra’ya, böyle bir kız doğurdu
Can kurban
Murtaza’ya, O’nu aşkla yoğurdu’
III.
Ali, Zehra’sının ıtrını kimden alıyordu?
‘Kim ne diyecek
desin
Sen ikinci
Zehra’sın’
Zeyn-ul Eb: Babasının ziyneti. Ali’ye ziynet olmak,
irfan mertebesinde nerede olduğuna dair ufak bir fikir verebilir. Zeynep’in
mektebinde okumalı. Zeynep bir deryâdır, bu deryâda gark olunca ‘hayat’
bulunur.
‘Zeynep ey
ölmüş bedenlerde İsa’nın nefesi’
Bütün Risâlet hanedanı kimin varlığıyla teselli
buluyordu, sıkıntısında kime başvuruyordu? Beş imamımıza destek veren, zamanı
geldiğinde onlara kol kanat geren, onları koruyan, onlara kendisini
adayan,kimdi? ‘Kerbela Kerbela’da
kalırdı’ o, olmasaydı. İşte bundandır;
‘Dillere
destan oldu
O’nun ahde
vefası’
IV.
“Zeynep ey
tarihlerin eşsiz kalan efsanesi”
Pençe-i Âli Abâ. Allah’tan başkası onları hakkıyla
tanıyamadı. Konuşan dil, yazan kalem,bitirebilir mi methiyelerini?Bir
ömür onlara adandıkça müstesnâdır. Zeynep’in bütün bir insanlık içerisindeki
harikulâde yerini düşünün ki, bu beş ‘şânı yüce’nin hepsinin eğitiminden
geçmiştir. Kimseye ama kimseye nasip olmamıştır ve olmayacaktır, kıyamete
değin: Beş masumun, ‘hikmet’ ailesinin hususî muhatabı olmak. Ki onlar gelmiş
bütün masumların içerisindeki en yüceleridir. Ve Zeynep’in bunların da
ötesindeki makamını tahayyül edin ki, Kerbela’da ‘Risâlet ve İmâmet
Emanetleri’nin koruyuculuğunu üstlenmişti. Yormayalım kendimizi, Zeynep’i
‘bilen bilir.’
Zalim'lerin Sakife'si
Mazlum etmişti herkesi
Zeynebin ordan hissesi
Kerb u bela sahifesi
Şam-Kufe'de Ali sesi
Kerb u beladır sinesi
Kahramanlık hazinesi
Ey hikmetler definesi
Sensin Hakkın sefinesi
Aşura'nın hak annesi
Bedir ve Hayber kudreti
Malik-i Eşter gayreti
Seyyid Hamza azameti
Haydar-ı Kerrar ziyneti
Fatıma'nın Velayeti
Selman'la- Meysem Temmar'a
Ebuzer-Mikdat-Ammar'a
Velayette kalanlara
Hakka tabi olanlara
İftiharsın sern onlara
Kerb u Bela aşk ülkesi
Zeynep onun Melikesi
Sabır Zeynebin ilkesi
Ali O'nun medresesi
Fatıma'dan almış dersi
Ali esğer en küçük er
Zuheyr-Bureyr namı yeter
Müslim-Habib-Hür dilaver
Yetmişiki koçyiğit er
Hepsi şehid Zeynep yaver
Ya Mehdi-yi Sahib Zaman
Ya Seyyidi Mevla eman
Zeynep aşk'tır-Zeynep iman
Kerb u belada coştu kan
Zeynep candır-Zeynep İrfan
Haticet ul Kubra Zeynep
Seyyidet ul Azra Zeynep
Ruhu Betul-Büşra Zeynep
Meryem-Hacer-Sara Zeynep
Fatımat uz Zehra Zeynep.
#FFFFFF">
Merziye Hakli
06-05-2009, 23:43:28
#FFFFFF">
Son derece güzel ve etkileyici bir yazi olmus. Allahu Teala yüreklerimize askin kokusunu getireren yazilarinizin devamini nasip buyursun; yar ve yardimciniz olsun insallah...
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.