Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Türkiye: 3 - Gürcistan: 1 | Molotof kokteyline müebbet hapis... | AK Parti'de "Uludere" çatlağı !... | “Amnesty International”ın 2012-ci il hesabatında – Azərbaycan | Nicat Əliyev Kürdəxanı istintaq təcridxanasına göndərilib | İtkin jurnalistin sorağı həbsdən gəldi | CHP'nin 4+4+4 iptal başvurusuna ret.. | İran ve 5+1 ülkeleri arasında nükleer kriz çözülüyor .. | Ay. Misbah Yezdi: Ayetullah Behcet, mücadelenin kültürel boyutunu vurgulardı! | Irak'ta iki İranlı ziyaretçi şehid edildi |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Hüseyin Tugay

Suçluyu Irak’ta mı Arıyorsun?
FATİH KAHRAMANİ

OLMAYAN SEVGİLİYE
Mustafa K.Taşpınar

DUA
Habib YAZAR

Kur'an Geldi, Fakirlik Kalktı
Serdar GÜNDOĞDU

KÖRLER ve SAĞIRLAR
Ali Mert

BİR ANAYASA TEKLİFİ DE BİZDEN-IV-
Ebuzer GÖKTAŞ

Dünya Müslüman Kadınlar Günü
Leyla GÖK

ERKEK VE KADIN
Feride Aliyeva

ANNEM
Öztürk ADIYEKE

YOBAZLIK MI, CEHALET Mİ, UŞAKLIK MI BİLİNMEZ
Aliekber Kocaaslan

TEPKİSİZLİĞE TEPKİ
Zehra Kıran

BAZEN
Arzu ÇETİNKAYA

FATIMA'NIN (S.A) ŞEHADETİ
Mehmet DEMİRER

BİR OLUP ÇÖZELİM KÖRDÜĞÜMÜ
HASİBE YEŞİL

HAZAN YAPRAĞININ SON BAKIŞI
ALINTI YAZILAR
Hüsnü Mahalli

İsrail Kıbrıs'ta
Orhan Dede

NATO zırvaları
Bülent ESİNOĞLU

"Amerika'ya Karşı Sorumluluklarımız Var"
Levent GÜLTEKİN

Hayrettin Karaman'a kızanlar neyi savunuyorlar?
Ahmet TAKAN

Gül’e gaz mı veriliyor?.. Yoksa Gül birilerine mi gaz veriyor?..
Sabahattin Önkibar

Haham Tuncay’dan, Ergenekon rejim değişikliğine araçtır itirafı
Murat ÇABAŞ

Füze kalkanı ve NATO, ABD’nin güdümünde
Hüseyin Vodinalı

İsrail’in “Düşman” Olmasında Nasıl Bir Yarar Var
Doç. Dr. Mehmet Seyfettin EROL

Bayram değil, seyran değil, NATO bizi niçin öptü?
Haydar Cemal

İslam ülkelerinde bahara doğru
Hasan DEMİR

Belgelerle iktidarın Suriye harakirisi!
Prof. Dr. Ata ATUN

İsrail Üssü ve Oyunun Kuralı
İbrahim Karagül

O kurşun atıldı!
Semih İdiz

Dışarıda bizi sıcak bir yaz bekliyor
Abdulkadir Özkan

Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
Arslan Bulut

Karaman Hoca’ya öğrencisinden uyarı...
Serdar Akinan

Suriye olmadı Lübnan verelim mi?
Prof.Hüseyin Hatemi

Dünya ve Türkiye
Mehmet UYSAL

Kilis'e Rahmet Olarak Gelen Muhacirler
Fikret Ertan

İsrail-Çin: Çok önemli ilişkiler
Taha Kılınç

“Allah’ın demokrasisi” ?!
Ali Haydar Aksal

Uludere gerçeği bize neyi anlatıyor?
Deniz Ülke Arıboğan

Suriye'de El Kaide devrede !
Mehmet Ali GÜLLER

Kosova’da Gerilla Eğitimi!
İsmail MÜFTÜOĞLU

Yalnız Kalan Şövalye
Yılmaz ÖZDİL

Minare burada peki kubbe nerede?
Ali Bulaç

'Türkiye İslamı'nın üç versiyonu
Muharrem Bayraktar

Suriye’de işler karıştı
Akın Aydın

Suriye halkı bakın ne diyormuş
Savaş SÜZAL

NATO zirvesi sonunu bekleyin
Ertuğrul ÖZKÖK

Suriye'de Durum Bize Anlatıldığı Gibi Değilmiş!
Akif Emre

Türkiye Irak'ın bütünlüğünü istiyor mu?
M. Hilmi Yıldırım

Uluslararası toplum, uluslararası yalandır
Türker ERTÜRK

Yetki ABD'den
Zeki Ceyhan

Karışık işler!
Mehdi aksu

Hz. Ali'den yöneticilere-3
ANKET

Yönetici :..

İslami İran Avrupa ülkelerine karşı yaptırımlarını kaldırmalı mı?

Seçenekler
A)evet. kaldırmalı
B)hayır. kaldırmamalı

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
n TIME yazdı: Gülen cemaati, para bağışı ve eğitim sistemi
n Toprak satışıyla ortaya çıkan yeni tehlike
n Suriye'de yaşanan son gelişmeler....
n Kırıkkale'de Hz Fatıma'nın (sa) doğum günü etkinliği yapıldı / FOTO
n 'Sözde Mücahitler!' İstanbul'da El Kaide ile görüşmüş
n Türkiye'yi ne bekliyor?
n Türkiye Bağdat yerine Kürtlere odaklandı
n Bahreynli kadınların direniş sembolu Zeynep Al Khawaja'dan mektup
n Ay. Misbah Yezdi: Ayetullah Behcet, mücadelenin kültürel boyutunu vurgulardı!
YORUMLANANLAR

 Kırıkkale'de Hz Fatıma'nın (sa) doğum günü etkinliği yapıldı / FOTO

 Iskarta tanka 500 milyon avro

 TIME yazdı: Gülen cemaati, para bağışı ve eğitim sistemi

 Gül: İleri görüşe sahip olmayan Avrupalı liderler, milyonların hayatını etkiledi

 'Nikotin, esrar ve eroinden daha fazla bağımlılık yapan bir madde'

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 

 
İYİLİĞİ EMREDİP KÖTÜLÜKTEN MEN ETMEYE DAİR...
15/04/2009 - 11:48

Hüseyin Beheşti

Aslında bir yanlış anlamanın kurbanı olsa gerek bu deyim. Kimi yerlerde devrimcilerin bileti haline gelmiş, İslam’ı kısır devrim hayalleri içerisinde yorumlayan kitlenin bayrağı olmuş, kimi yerlerde dar görüşçülerin kısır ahlakçılığına kurban gitmiş. Derken bizleri her şekliyle kendinden soğutmuş bu deyim. Aslına bakarsanız bu deyimden soğumakla Kuran’dan soğumuşuz.

 

İyiliği emredip kötülükten sakındırmak kendi başına insan değil midir sizce de? Yani insan hangi amelinde iyiyi istemeyip kötüden uzaklaştırmadığını düşünerek hareket eder ki? İnsan tüm amellerinde gaye olarak iyiyi amaçlamaz mı? Öyleyse seçmek hakkı hep insan için iyiden yanayken, iyiyi belirtip kötülükten sakındırmak da nedir? Herkes iyiyi amaçlar ve varlığın akış yönü hep güzelken, iyiliği emredip kötülükten men de nereden çıkıyor? Diğer taraftan açıkçası şu yeni dönem sofularının ve devrim hayalperestlerinin sözlerinin de bir ehemmiyeti yok pekâlâ. Gerçi bu iki kitle de kendi aralarında oyun oynayan çocuklara benziyor. İyiliği emredip kötülükten sakındırmak deyince onlar kendi nefislerini sütten çıkmış ak kaşık timsali yıkanmış sanıp öylece diğerlerine saldırıyorlar. Bir de kendi muhasebelerinde bu kitlelere Allah hep borçludur galiba(tabii genel konuşurken bu kitle içerisindeki herkesi kastetmiyorum, herkes kendini biliyor şüphesiz)!

 

Gelelim bu mevzuu çok uzatmadan, hakikaten böylesi bir şey mümkün müdür değil midir konusuna. Aslına bakarsanız amaç olarak da amel olarak da mümkündür. Ancak pek de anlaşıldığı manada değil. Diğer taraftan, iç dünya ile dış dünyanın eş orantıda olması gerekirken, acaba daha bu orantıyı sağlayamamış şahısların bu gibi bir girişimde bulunması mümkün müdür? Pekâlâ mümkündür. Ancak kitlesel bir hareketin liderliği ancak nefsi olarak bu seviyeye gelmiş birine aittir. Yani iyiliği emredip kötülükten sakındırmak, insanın kendisiyken, diğer taraftan arazlardan arınıp da zati olanı tamamen yaşayamayan bir insanın da toplumsal alanda bu bilgiyi şiar edinmesi mümkün değildir. İyiliği emretmek ve kötülükten men etmek için vardır insan ama iddiası bile insanı binlerce meşakkatin altına sokan bu işin altından kimler kalkar diye sorsak nasıl bir yanıt alırız acaba?

 

Bazı yüzlerin kara ve bazı yüzlerin ise aydınlık olacağı günde şüphesiz kara olanlar bu vazifelerini yerine getirmeyenler olacaktır. Bu vazifelerini kendi nefisleri üzerinde tebliğ etmeyenlerin yüzleri kara olacaktır. Toplumu galeyana getirirken şiarları iyiliği emredip kötülükten men etmek olan binlerce kitle sonradan en azılı zorba olmuştur. Nefsine zulmeden birinin topluma da zulmedeceği açıktır. Bu yüzden de iyiliği emredip kötülükten sakındırmanın basamakları ve düzeyleri vardır. Herkes için iyiliği emir ve kötülüğü nehiy aynı şey değildir. Allah kimseye kaldıramayacağı yükü vermeyeceğine göre bunun böyle olması gerektiği aşikârdır.

 

İnsan-ı kâmil ile gerçekleşmemiş insan arasında birçok merhale ve basamak varken, nasıl olur da insan-ı kâmile emir olunan şekliyle emir’el maruf diğerlerinin de şiarı olabilir. Ali a.s’ın şiarı nasıl olur da bizim gibilerin de şiarı olabilir?

 

İmam Huseyn a.s’ın Kerbela’daki şiarı olan iyiliği emir ve kötülükten men, bugün bazılarının dilinde dolaşıyor. Bu gülünç ve esef verici bir iddiadır. Görünüşte herkese kafa tutan bu kitlelerin, mazluma yardım, zalime karşı duruşta hepsi kendi nefislerini birer Huseyn kılmışlardır. Oysa Huseyn’e a.s farz olan şekliyle iyiliği emir kesinlikle Zeyd bin Ali’ye(r.a) bile farz değildi. Çünkü bu söylemin de kendi içerisinde dereceleri ve şartlar altındaki açılımları vardır. Nefsi merhaleleri tırmanmadan, bir anda kendini en üstte, insan-ı kâmilin en üst derecesi olan, insanları zulme karşı ayaklandırma derecesine ulaşma iddiası ilerisi için hiç de hayırlı değildir. Bu bahsi burada kapamadan evvel, bahis konusu olan “iyiliği emir ve kötülüğü nehiy”in derecelerini belirlemek isteriz. Şöyle şekillenebilir pekâlâ:

 

1-      Nefsi iyiliğe davet ve kötülükten men

2-      Sebat içerisinde her azayı iyiliğe davet edip, kötülükten men

3-      Temsil ile çevrene iyiliği emredip, kötülükten men(sabır ve namaz ile…)

4-      Tebliğ ile evine iyiliği emredip, kötülükten men(eşin, çocukların, aynı evi paylaştıkların)

5-      Tebliğ ile akrabalarına iyiliği emir ve kötülükten men

6-      Tebliğ ile komşularına ve dostlarına iyiliği emir ve kötülükten men

7-      Tebliğ ile tüm insanlara iyiliği emir ve kötülükten men

8-      Velayet makamı/rehberiyyet konumu(insanları zulme karşı uyarı)

 

Bu söz konusu ettiğimiz basamakların da kendi içerisinde nefsi merhalelerle alakası vardır. Örneğin mutmain olmamış bir nefis sahibi asla rehberiyyet makamına ulaşamaz. Bunun yanında “mutlak velayet” konusu konumuzun dışındadır. İmamlık makamı herhangi bir nefis tezkiyesiyle alakalı değildir şüphesiz. Ancak yukarıda beyan ettiklerimiz türünden velayet en üst merhaledir ki, bu aşamada artık insan, Allah’ta eriyen melekler misali yalnız ilahi bir kasıtla konuşur ve kalbi vahyin nüzul yeri olur. Böylece de “iyiliği emir ve kötülükten nehiy” bu şahısta bir liderlik vasfı olarak baş gösterir. İmam Humeyni r.a da bu türden bir nefsin sahibi olarak “rehberiyyet” düsturunu ortaya koymuştur zaten.

 

İyiliği emrin ve kötülü nehyin, bir ilham konusu olduğu kesindir. Özellikle Huseynî kıyamın emr-i bin maruf… boyutundaki konumu bunu bize ispatlamıştır. İmamlardaki a.s “iyiliği emir ve kötülükten men” hepsi farklı şekillerde aynı şeyin tecellileridir, bunu fark etmek de zor değildir.

 

Diğer taraftan Al-i İmran Suresi 104. Ayette söz konusu edilen en güzel ümmet tasvirinde de görüldüğü üzere “iyiliği emir ve kötülüğü nehiy” tek başlıkta toplanmıştır. Bu ayetin de teviline dikkat edersek asla bir toplulukta herkesin aynı düzeyde olamayacağı açıktır. Öyleyse, yukarıda bahsedilen türünden bir ümmet, başında “mutlak velayet sahibi” ve sonra da yukarıda bahsedilen sekiz merhalenin muhatabı insanlar bir arada olacaktır. Peygamber’in s.a.a ilk sahabeleri işte bu türden bir topluluktular. Farklı seviyelerde iyiliği emredip, kötülükten nehiy ediyorlardı. Bunun yanında “mutlak veli”nin bulunduğu yerde “rehberiyyet” makamında bir insan olabilir mi, bu mümkündür. Örneğin, Hz. İbrahim a.s’ın yanında Hz. Lut’un a.s olması gibi. Ancak “İmam’ın a.f gaybetinde” velayet-i fakih/rehber Onun a.f mutlak velayet görevinin vekilliğini üstlenecek ve yine ümmetin muvahhit duruşunu sağlayacaktır.

Tüm bu gelinen merhale de bizlere iyiliği emredip kötülüğü nehyin, yeni dönem sofularının ya da devrimcilerin dillendirdiğinden öte bir anlamı olduğunu gösteriyor. Bu şekilde bir yorumla bizler de göreceğiz ki toplumsal aşamada tansiyonun ve insanların birbirilerine dair oluşturdukları su-i zan zincirleri çürüyüp kırılacak ve ilk dönem sahabelerinin (r.a) sağladığı o kardeşlik ortamı yeniden sağlanacaktır Allah’ın izniyle, vesselam…

Hüseyin BEHEŞTÎ

huseyn_tr@yahoo.fr  

www.huseyinbehesti.com


Yorum Ekle

Arkadaşıma Gönder

Yazdır

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

YORUMLAR

doğan çelik 17-04-2009, 06:24:49
İyiyi = doğruyu = tanrısal hak olanı emretmek .

Kötüyü = yanlışı = şeytani şer olanı men etmek .

Sonsuz kapsayıcılık bağlamında , tanrısal hayrında , şeytani şerrinde bir tek Allahtan ve Dininden geldğini , geçecek olan uzun maddi fiziki ve manevi ruhsal zaman süreçleri içerisinde bazı veya istisna hayırların şer , şerlerin hayır sonuçlar da doğru bileceğini , buna rağmen her ne olursa olsun sonuçta oluşum ve işleyiş bağlamında hayrın hayır , şerrinde şer olduğunu unutmadan ,,,,,,,,,,,,

HAK olan her boyutta , yani kozmolojik evren , jeolojik dünya , ekolojik doğa koşulları , biyolojik canlılar , sosyolojik toplum biçimleri , psikolojik insan kişilikleri içerisinde zarasız ve faydalı düşünce , söylem , eylem birliğidir .

ŞER olan her boyutta , yani kozmolojik evren , jeolojik dünya , ekolojik doğa koşulları , biyolojik canlılar , soyolojik toplum biçimleri , psikolojik insan kişilikleri içerisinde zararlı ve faydasız olandır .

Tanıklık edilebilen bu hiyerarşik akış dolayısıyla zaten hayrın ve şerin , Allah ve dininden geldiğine açık biçimde iman ediyoruz .

Kişi , tanıklık edile bilir biçimde , bu hiyerarşiyi hangi aşamaya kadar biliyorsa , bunlar içerisinde ki hayrı ve şerride ancak o aşamaya kadar bilebilir . Ve dolayısıyla ancak o aşamaya kadar insanlara iyiliği emredip , kötülükten men edebilir .

Bu emrin ve men inde , kişi , aile , cemaat = oluşum , toplum , ülke ve genel insanlık bağlamında gene disiplin kuralları , yapılması ve yapılmaması gerekenler bağlamında uyulması gereken ilkeleri , yargılama biçimleri , yaptırımları , ekonomik sosyal cezaları toplamından oluşan bir HUKUKU olşur .

En iyi hukuka sahip olan , hayır ve şer bileşimli hiyerarik aşamayı en yüksek düzeyde bilendir ve aynı zamanda Allah ve Dinine en yakın UYUM içerisinde olandır .

Allah ve Dini , kendisne en yakın olanları , doğal = ilahi bir sonuç olarak , insanlık içerisinde HALİFESİ = temsilcisi kılarak , bu gibi kişileri , oluşumları , toplumları , ülkelri diğerleri üzerinde gene hiyerarşik biçimde yetkili kılmıştır .

Altı milyar insan , Allah ve dininin bu biçimlendirmesine , adaletine , gerçekliğine apaçık biçimde tanıklık eder .

 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

13/04/2012 Bir Davanın Eşiğinde ya da Betül Hanzala’ya Cevabımdır
16/06/2011 Bilinmeyenler ve Suriye
10/04/2011 İdeoloji, Muhammedî ideoloji...
28/03/2011 Körler ve Filler…
14/03/2011 Körler ve İmamlar
19/02/2011 İnkılâp Ateşi...
26/05/2010 İran Nükleer Meselesi ve Stratejik Hesaplar
24/04/2010 Şii Çalıştayı ve Stratejik Hatalar
16/04/2010 ABD ve Ortadoğu’da Siyasal Stratejiler(2)
03/04/2010 ABD ve Ortadoğu’da Siyasal Stratejiler (1)
12/03/2010 Yemen’de Sorun Biter mi?
22/01/2010 Fransa’yla Eşitliği Yeniden-Düşünmek
19/12/2009 "YENİ-OSMANLICILIK" MI "POST-OSMANLICILIK"MI?
10/12/2009 Amerika Velayet-i Fakih’i Neden Sevmez?
03/12/2009 Amerika, Ortadoğu ve Terör…
17/11/2009 "Açılım" ı Başka Bir Açıdan Değerlendirmek!
29/09/2009 İDEOLOJİLER DÖNEMİ GERÇEKTEN SONA ERDİ Mİ?-1
10/08/2009 İSLAM İNKILABINA NELER KATTIK(3)
11/07/2009 İslam İnkılâbına Neler Kattık(2)
27/06/2009 İslam İnkılâbına Neler Kattık(1)
28/05/2009 Seyyah Olup Gezsem Şu Alemi
11/05/2009 SERZENİŞ
20/04/2009 ALİ' NİN SİYERİNDE İLAHİ NURUN TECELİSİ
15/04/2009 İYİLİĞİ EMREDİP KÖTÜLÜKTEN MEN ETMEYE DAİR...
05/04/2009 İSLAM'A KARŞI İSLAM
23/03/2009 (Üç işaret bir tevil)
12/03/2009 Fransa’da Anti-Siyonist Parti
27/02/2009 ALİ(a.s)
29/01/2009 Hürr Örneğinde “Nefs-i Levvame”
22/01/2009 İslamî Fundamentalizm ve Gerçekçiliğin Ölümü
03/01/2009 Aşka Dair Notlar(3)
17/12/2008 BİR TOPLUMSAL TEORİ OLARAK EL-GADİR...
11/12/2008 ŞUURUN DİRLİŞİ
05/12/2008 BİLGİNİN TEVİLİ: EHLİ CEHENNEM DE HAZ DUYAR...
24/11/2008 Aşka Dair Notlar(2)
17/11/2008 Aşka Dair Notlar (1)
07/11/2008 Mustafa Özcan'ın Birkaç Sözünün Şerhi
03/11/2008 '' Bushizm '' : Değersizlik Problemine Değin...
29/09/2008 Amerikan Seçimleri ve Bizim Yolumuz
 
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
ABDULLAH ÖZGÜR

Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
MUHAMMED AK

Devrimci bir Sufi: İmam Humeyni!
Hüseyin TAŞ

İslami İran ile Türkiye Rakip Ülkeler mi?
MEHMET YETKİN

Bahreyn ve Halk Kıyamı
Abdulkadir Çuhacıoğlu

AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
MUHSİN KÜÇÜKER

İKİ ALİ ÜNAL MI?
KEMAL KEMAHLI

ALİ ÜNAL’IN, ŞİA VE İRAN YANILGILARI
MEHDİ AKSU

SEYYİD ALİ HAMENEİ VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-3
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİNCAN OLAYI VE BİR HUKUK SKANDALI
Mikail GÜREL

En Büyük Kusur Kibir ve En Büyük Allah
RIZA BAKIRLI

AKLIN ÖNÜNDE SET OLUŞTURMAK
Rahmi Onurşan Rahmani

Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)
HAZIM KORAL

SIFFİN SAVAŞI
Bilgehan Ova

SANAT YAZILARI (II)
FUAT TÜRKER

Özgürlük Değil Şeytan’a Tutsaklık
AZERİ YAZARLAR
Muhammed Mustafa

Evroviziyon-Gaylar, İnsanlığı çökertmeye yönelik sinsi planlar
Meşedi Natıq

Gənc Hüseynin anası Zəhraya və bacısı Rüqəyyəyə ünvanladığı məktub
Tural Əli

Zindanda bir gün...
Emin Gənciyev

AYIL EY AZƏRBAYCAN !!!
Emin İmanlı

Dinin gövhər və sədəfi
Gönül İsmayılkızı

Təhqir edilən ŞƏHİDLƏR
Hacı Arzu

Açıq!
Devran Abdullah

Quba aksiyası ilə inanclıların aksiyalarını birləşdirən məqamlar var
Kənan Rövşənoğlu

AZƏRBAYCANDA RUHANİLİK
Vüsal Hətəmov

Hər zadı tərsinə ölkəm…
Ali Caferi

Ölümüzü dəfn etməyə bir molla var?ali
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat