Güneş her yeri
kaplayan kapkara bulutlar ardına saklanmış, yağmurlar yeryüzüne acı damlalar
indirmekte, ağaçlar sonbahar gelmeden yapraklarını dökerken, dünya değil, sanki
arşın sütunları sallanmış. Rüzgâr esmeyi unuturken, yıldızlar gökyüzünü
süslemek için nöbet değişimine hazırlanırken, nedense her şey işlevini
kaybetmiş gibi. Ne oluyor? Neler oluyor?
Aradan koskoca üç gün geçti, yıkık dökük harabe içerisinde yalnız üç kişi, ben,
babam ve yaşlı annem, birde her gece ziyaretimize gelen dedem. Küçük harabemizin
küçük çocuğuyum. Bugün her şey çok değişik, babam bile. Annem yıkık duvarımızın
kenarında oturmuş sessizce ağlamakta, babam ise vaktini namazla geçirmekte.
Gözlerim uzaklara bakmakta. Yüreğim özlem ve korku içerisinde. Kaç gün oldu
dedem gelmez oldu ziyaretimize. Acaba babamla kavgamı ettiler? Yüksek tepelere
çıkıp yolunu gözlemekteyim ancak ne gelen var ne giden.
Bize dedem bakıyor, her şeyimizle o ilgileniyor, nerede yaşadığını bilmiyorum
ama büyük bir hurma bahçesi varmış yaşadığı yerde, vaktinin çoğunu kuyu kazarak
geçirirmiş anlattığına göre, bana söz verdi bir gün götürecek beni bulunduğu
şehre.
Dedemi çok seviyorum. Gelince bana masallar anlatır, hatta benimle güreş bile
tutardı. Anneme yardım eder birlikte ekmek pişirirlerdi. Babama yardım eder
odun keserlerdi. Ama kaç gün oldu gelmedi. O kadar özledim ki onu. Sizin de
saçlarınızı okşayan dedeniz var mıdır benim gibi, başınızı dizlerine koyduğunuz
da uyuduğunuz, uyuduğunuzda ise rüyalarınızda cenneti gördüğünüz.
Gece olmak ta, harabeyi korkutan bir sessizlik kaplamakta, bizim evde ışık
yanmaz, bu yüzden herkes erken uyumakta. Ama Benim gözüme uyku girmemekte.
Dedem gelecek biliyorum. Tekrar tepelere çıkıp bekliyorum. Uzaklara dalıyor
gözlerim. Dedemle geçirdiğim günler geliyor gözlerim önüne. Ne kadar da
şefkatli davranıyordu bizlere. O gelince mutlu oluyorduk. O gelince
yalnızlığımızı unutuyorduk.
Uzaklarda bir karaltı görüyorum sanki evet evet bir karaltı. Dedem geliyor,
geleceğini biliyordum. Bizi unutmayacağını, karanlık gecelerimize ışık
olacağını biliyordum O da ne, dedemin yanında birisi daha var. Bir misafir daha
geliyor. Ne yapmalıyım? Koşarak boynuna sarılmalıyım, ellerinden öpüp, başımı
okşamasına izin vermeliyim. Ama önce yıkık dökük harabemize gidip dedemin
geldiğini haber vermeliyim. Babamlar da sevinecektir eminim.
Yalın ayaklarla koşuyorum harabeye dedemin gelişini haber vermeye. Babam ve
annem telaş ve heyecanla çıkıyorlar harabeden, heyecanla anlatıyorum, onlardan
takdir beklermişçesine, dedem geliyor diyorum, yanında da biri var, karaltı
gittikçe yaklaşıyor, kalbim yerinden çıkacakmış gibi. Sabaha kadar
bırakmayacağım dedemin elini ve neler neler yaptığımı anlatacağım ona. Anne ve
babamın az önceki sevinç ve heyecanlarından eser yok. Ne oldu? Diye soruyorum,
neden suratınız asıldı? Anne neden ağlıyorsun? Yoksa sende benim gibi dedemi
çok mu özledin? Babam konuşuyor, oysa bugün hiç konuşmamıştı. Gelen deden değil
diyor. Yıkılıyorum, nasıl olur, ondan başka bu yolları bilen var mıdır? Ondan
başka bizi tanıyan bizim bu harabemize uğrayan varmıdır? Çocuk aklımla
diretiyorum gelen dedem diye. Ancak karaltı daha çok yaklaşmış ve gelenin iki
tane genç olduğunu görüyoruz.
Bize selam veriyorlar. Bizde selamlarını alıyoruz. Nereden geldiklerini soruyor
babam, Necef’ten gelip Kufe’ye gittiklerini söylüyorlar. Babam çekingenlikle
soruyor, acaba gelirken yolda başka biri ile karşılaştınız mı?
Karşılaşmadıklarını ve bu saatten sonra da kimsenin bu yolu kullanmayacağını
söylüyorlar. Yüreğimi bir korku kaplıyor. Dedemi gördünüz mü diye soruyorum,
sanki dedemi tanıyorlamışcasına. Deden kimdir? Soruyor birisi.
Dedem diyorum dedem, sözcükler boğazıma düğümleniyor. Nasıl biri? Diye
soruyorlar. Güçlü diyorum, şefkatli, güler yüzlü diyorum. Deden ne iş yapar
diye soruyor? Kendisine ait bir hurma bahçesi var vaktinin çoğunu kuyu kazarak
geçirir, geceleri ise elinde erzakla bize uğrardı. Gecenin alacakaranlığında
bana masallar anlatır, Annemle ekmek pişirip babama odun kesme de yardımcı olur
diyorum. Başlarını önlerine eğip susuyorlar. Yapışıyorum eteklerinden, söyleyin
diyorum, yoksa dedemi tanıyor musunuz? Cevap vermiyorlar. Adı neydi diye
soruyorlar. Babama bakıyorum, adını söylemesini istercesine. Baba dedemin adı
ne? Diyorum. Babam da bilmiyor ki, susuyor. Dedem diyorum dedem, ama ismini
bilmediğim için susuyorum. Ağlıyorum, gençlerden birisi söylüyor, hazırlanın
dedenize götürelim sizi. Seviniyorum, öyle ki, sevinç gözyaşları döküyorum
şimdi, biliyorum tanıdıklarını biliyordum.
O gece yola çıktık, karanlık yollarda, kum fırtınalarına meydan okuyarak. Sonra
bir şehre vardık adına “Necef” dedikleri. Bir mezar bulduk o iki gencin bize
gösterdikleri ve sonrasında bizimle ağlayarak âleme bildirdikleri,
“Vallahi o her gece çıkar tüm evleri dolaşıp erzak ulaştırır ve onlarla sohbet
edip hal ve hatırlarını sorarlardı.
Vallahi, yetimlere pek şefkatli miskinlere pek düşkündü.
Vallahi, o yetimleri bir gün tok bir gün aç bırakmazdı. Ancak o şimdi yok. O
şimdi yok…
Ve bu mezar…
Sizin de saçlarınızı okşayan dedeniz var mıydı benim gibi, başınızı dizlerine
koyduğunuz da uyuduğunuz, uyuduğunuzda ise rüyalarınızda cenneti gördüğünüz.
Ey fani, bilmez misin Cennet dediğin oturmaktır Ali’nin dizi dibinde
Ben öyle bir kavmin ehliyim ki,
Cenneti görürdüm Ali’nin ismini zikredince.
Ey fani, bilmez misin Cennet dediğin oturmaktır Ali’nin dizi dibinde
Ben öyle bir kavmin ehliyim ki,
Cenneti görürdüm Ali’nin ismini zikredince.
Hamd olsun ki bu yolun yolcusu olmak için çabalıyoruz. Hamd olsun ki Allah bizi onların aşıklarından karar kılmış.
Allah yolunuzu açık etsin kardeşim...
#FFFFFF">
Süleyman GÜNEŞ
15-04-2009, 08:25:17
#FFFFFF">
Fatih kardeş Allah -u Tabereke ve Teala bu hayrını kubul etsin. Maaşallah çok güzel olmuş bu yazın.
#FFFFFF">
UZRA
15-04-2009, 12:23:55
#FFFFFF">
İMAM ALİ'NİN SONSUZ ŞEFKAT VE MERHAMETİNİ İNCELİKLE İŞLEMİŞSİNİZ. ÇOK İNCE BİR BAKIŞ AÇISIYLA.. ALLAH RAZI OLSUN.
#FFFFFF">
Mahmut DEMİRDÖVEN
15-04-2009, 22:22:27
#FFFFFF">
Fatih kardeş bu siteye tamamiyle tesadüf eseri girdim ve nasıl oldu bilmiyorum kendimi yazdığın bu duygu yüklü metinin içinde buldum.Önce ne olduğunu anlamadım ama okumaya devam edince merakım arttı ve tümünü okudum.HARİKA olmuş diyebilirim.Yazı o kadar güzel olmuşki daha ilk paragrafta olayı betimlemeye başlamıştım bile.YÜREĞİNE SAĞLIK KARDEŞ.Yazılarınla tekrar karşılaşabilirmiyim bilmiyorum ama sana bu yolda başarılar diliyorum.Allaha emanet ol.
#FFFFFF">
Hüseyin Beheştî
17-04-2009, 16:33:11
#FFFFFF">
Can yoldaşım Kahramanî, gerçekten birlikte yaptığımız uzun kuramsal sohbetlerin akabinde ortaya koyduğun ve aslında ne kadar da benim dünyaya bakışıma uzak, kalemime ters olsa da, sana yakıştırdığım bu İslamî Romantizm beni İslam Edebiyatı adına ümitlendiriyor. Senin öncülüğünü yaptığın bu edebi akım dilerim Türkiye yazarları arasında da kendini bu akımın içinde bulacak olanlarla güzel bir mecra bulup ileride daha sistematik bir poerika çerçeesinde kendini ifade şansı yakalar. Daha iyilerini, ve asr-ı saadetin gül kokusunu yazarak evlerimize, odalarımıza, düş dünyalarımıza taşıman dileğiyle... Vesselam...
#FFFFFF">
Tolga Bök
17-04-2009, 18:41:34
#FFFFFF">
"Eşhedu en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden âbduhu ve Resuluhu."
#FFFFFF">
özgür kölan
17-04-2009, 20:14:05
#FFFFFF">
muhteşem bir yazı olmuş ...duygular o kadar samimi ve içten yazılmış ki insanın etkilenmemesi içten değil. o mekana bizi götürüp o samimiyeti bizlerle paylaştığın için o anı bi nefse yaşattığın için teşekkürler...Allah yolunu açık etsin kardeşim...
#FFFFFF">
ali kaçan
21-04-2009, 08:09:43
#FFFFFF">
selam.fatih kardeşim gerçekten çok etkileyici bir öykü yazmışsın.şahsen ben çok etkilendim.alah kalemine güç versin.diğer yazında görüşmek üzere.vesselam.
#FFFFFF">
Ali GÜVEN
11-08-2009, 13:43:27
#FFFFFF">
Bismillah,
Sevgili Fatih Kahramani, Yüreğine ve kalemine sağlık. Allah-Muhammed-Ali senden razı ve hoşnut olsun. Çok güzel anlatmışsın. Boğazım düğümlendi boğulur gibi oldum. Gözlerim yaşardı. Özgür kardşin de dediği gibi :muhteşem bir yazı olmuş ...duygular o kadar samimi ve içten yazılmış ki insanın etkilenmemesi içten değil. o mekana bizi götürüp o samimiyeti bizlerle paylaştığın için o anı bi nefse yaşattığın için teşekkürler...Allah yolunu açık etsin kardeşim... "
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.