İslam Peygamberin yirmi üç yıllık Risalet dönemiyle
sınırlı değildir. Evrensel bir dinin, kıyamete kadar devam edecek, insanların
sorunlarına çözümler üretecek ilahi öğretilerin bir rehberin önderliğinde kendi
medeniyetini yaşatması gerekmektedir. Peygamberden sonra ümmetin rehberiyet
zincir halkaları devam etmelidir. İslam toplumu kendisini Peygamberin
rehberiyetine ne kadar sorumlu hissediyorsa tayin edilen rehberde aynı
sorumluluğu hissetmelidir, kesin bir itaatle bağlanmalıdır.
Ancak imamların veya halife anlayışının zahiri
anlamda bittiği noktada İslam ümmeti ne yapmalıdır. Burada İslam bütün
sorumluluğu Âlim’in üzerine yüklemiştir. Peygamberin tabiriyle “Hepiniz
Çobansınız” Toplumun başına gelebilecek fitne ve beladan herkes bilgisi, gücü
ve kapasitesi oranında sorumludur. Âlimler ise bu piramidin başında en fazla
sorumluluğa sahip olan kimselerdir. Tüm Hadis kaynaklarında rivayet edilmiş
sıhhatinden şüphe edilmeyen “Âlimler Peygamberin Varisleridir” Hadisi gösterir
ki Peygamberin toplumsal, siyasal, kültürel görevi neyse, neler yapmışsa bu
konumu aynen Âlimlere intikal etmiştir. Burada sıfatlar tümüyle değil, ancak
görev olarak âlimlerin omuzlarına yüklenmiştir. Peygamber direk vahiyle
muhataptır, vahiy doğru ve yanlışı ona bildirir, Allah peygamberini özel olarak
korur, onun ilmi geniş, gücü, hikmeti, beyanı, fesahat ve belagati eşsizdir.
Daha birçok mucizevî sıfatlar peygamberlik özellikleridir. Önder özelliği
dediğimiz zaman ise tolumda en bilgili, takvalı, cesaretli ve toplumun
menfaatleri konusunda maslahatı en iyi şekilde değerlendiren toplumun lideri
olur. Hz. Resulullah(saa) buyuruyor ki “Âlimler yeryüzünün ışıklarıdır,
karanlıklarda ve fitneler içerisinde Âlimlere sığınınız ki; sizi aydınlığa
çıkarsınlar, hidayet etsinler, Onlar benim halifelerim ve varislerimdir.” Yine
başka bir rivayette “Âlimler toplumda İslam’ın temel direkleri, rüknüdür.”
Buyurarak âlimlerin durumunu olmazsa olmaz konumunda tarif etmiştir. Rabbani
alimlerin bir takım özelliklerine baktığımızda; alimler Allah’ın, Peygamberin
güvendiği emin kimselerdir, bu sıfatlara haiz alimlere itaat etmemiz
gerekmektedir. İmam Sadık (as) “Kıyamet gününde alimlerin mürekkebi ve şehidin
kanı tartılacak, alimin kanının mükafatı ağır gelecektir” buyurmaktadır; Alimleri
ilimleriyle topluma hayat bahşeder, ölü bir toplum halinden çıkarıp
diriltirler, Alimlerin sözleri hep ihya edicidir, fitne ve fesat tohumlarını
kuruturlar, toplumsal yaşamın çöküşünün önündeki en büyük sette onlardır. İslam
Peygamberi ve onun aziz evlatları alimler hakkında çok geniş manalar içeren
sözler söylemiştir. “Alimin bir saat ilimle uğraşması, yetmiş yıllık
ibadete bedeldir”, Alim her durumda ibadet halindedir yatarken, istirahatinde,
araştırmasında, yolculuğunda ve toplumsal işlerinin hepsinde böyledir. Alim her
durumunda insanlık için fedakarlık ediyor, kendi bilgi ve birikimlerini, ilahi
takvasını toplumu ihya etmek için kullanıyor, İşte bu alimlerin ayaklarının
altına melekler kanatlarını bir ferec olarak açarlar ve alimlere melekler istiğfar
ederler, İlim peşinde koşan alimin peşinden cennet koşar, herkes cennet peşinde
koşarken cennet alimin peşindedir ve Allah’ tan bu değerli insanı istiyorum
niyazında bulunur. Burada başka bir yönden baktığımızda da; toplumu
fesada götüren, fikri ameli olarak öldürende kötü alimlerdir. Alimin sapıtması
bir geminin batması gibidir, gemi batınca tüm içerisindekilerle beraber batar,
Toplumu yönlendiren bir alim sapıklığa düştü mü tüm toplum düşmüş sayılır,
günümüz İslam toplumunda bunlara bariz örnekler çoktur, diri rabbani alimlerin
önderliğindeki küçük azınlıkta olan toplumların nasıl izzetli bir
yaşam sürdükleri nasılda dünya kan içicilerine karşı zaferler elde ettikleri,
özgürlüğün tadını çıkardıklarını müşahede ediyoruz, diğer taraftan sapıklığa
düşmüş, zalim ve tagut sofrasından beslenen alimlerinde kendileri gibi içinde
yaşadıkları toplumu da rezil ettikleri, izzet ve şereften yoksun rezil bir
hayata mahkum kıldıkları, hem tarihten hem de günümüzde canlı örneklerle
doludur. Alimlerin sapıklığı onları fesat yuvalarına çeker, bu ise cinayetlerin
en ağır ve büyüğüdür, Alimin kötüsü alçakların alçağı, kötülerin kötüsüdür.
Kıyamet günü en kötü azaba maruz kalacak insanlar zalim sultanlara karşı hakkı
söylemeyip, kıyam etmeyen alim olacaktır.
Alimin ilmi ve şahsiyeti İslam toplumunda en önemli
yerdedir. Toplumun dirilmesi, ihyası ona bağlıdır. Aynı zamanda toplumu
felakete sürükleyerek, fesat tohumlarının yeşermesine neden olanda yine
sapıtmış alimdir. İlahi dergahta hem cezası eşsizdir hem de mükafatı. Allah
bizlere rabbani alimleri tanımayı, ilim peşinde koşan ferasetli, ilmiyle amil
olan alimleri toplumumuzun önderi kılmayı nasip etsin. Bizler ilahi kıstasları
öğrenip yeryüzünün kandillerinin peşinden gitmeliyiz..Allah’ım;
kendi itaatini, Resul’ünün ve emir sahiplerinin itaatini bize ilham eyle. Sana
karşı günah işlemekten bizi uzaklaştır. Temennimiz olan rızvanına ulaşmayı bize
kolaylaştır. Şüphe bulutlarını gözlerimizin önünden dağıt. Kalplerimizden
şek hicap ve perdelerini kaldır. Gönlümüzden batılı yok et. Batınımızda hakkı
sabit kıl…
Sayın mesut bey , sizden ricam , tabi ki olabilirik durumuda varsa .
Alim nedir .
Rabbani alimin ve fesat alimin kriteleri nedir .
Rabbani alim İçin , Alahın ve Resullullahın güvendiği kimselerdir diyorsun . Bunların bu gün kimler olduğunu söyleye bilirmisiniz .
Bildiğim kadarı alim , bir çok konuda bilgili , bilge kişi demektir .
Bilgi ise , beş maddi ( göz , kulak , burun , ağız , beden hissi ) duyu organları ile tanıklık edilen ve , bu tanıklık edilenin nasıl ve neden oluşuna sebep olan olguların ne olduğunu merkla araştırmaya yönelme sonucunda , sebeplerin ve sunuçların , üç manevi ( bilinç altı belleği , algılama ve tanımlama aklı , ne yapmalı ne yapmamalı bilinci ) duyu organları aracılığı ve gene bu sekiz duyu organının tanıklığı ile isbat edilendir .
Alimin = bilge insanın bilinçli zararlısı ( bilgisini bilerek kötüye kullanan ) , ilkel sınırlı ve sınıflı komün toplum cehennemi şer süreç içerisinde ortaya çıkmıştır . Bilgisini , maddi manevi istemlerini tatmin edebilme dolayısıyla , daha iyi ekonomik sosyal olanaklara ulaşmak için , bilinçli bir şekilde , direk veya dolaylı doğa ve insanlığına zarar verir biçimde kullanandır .
Hiç bir alim = bilge kişi , somut karşılığı olmayan her hangi bir şey hakkında bilgi veremez . Çünkü tanıklık edilebilir karşığı olmayan , zaten bilgi değildir .
Soyut söylemde söylenilenin , somut görünürde tanıklık edilebilir karşılığ yoksa , eger o söylemi dile getiren , paranoyak , nevroz veya şizovreni hastası değilse , söylemi histir , sezidir , ön görüdür , teoridir . Ki buda büyücülüğe , falcılığa tekamül eder .
İlahi kıstaslara gelince ,
Her şeyin yaratıcısı Allahtır .
Hayırda şerde Allahtandır .
Hiç bir şey yoktur ki , onun perçeminden tutunmuyor olsun .
Hiç bir şey yoktur ki , ona dönmüyor olsun .
O istemedikçe bir kuru yaparak bile dalından düşmez .
Dolayısıyla bildiğimiz ve bilmediğimiz her şey zaten ilahi tecellidir = ilahi kıstastır .
Mesele şu ki , genetiksel ve geleneksel olarak , şer kıstasamı , hayır kıstasamı tarafız .
Bize göre hayır olan , başkasına göre şerse , ki öyle , bunda da bir yanlışlık yok ,
Hayır bildiklerimiz içerisinde şer , şer bildiklerimiz içerisinde hayırda vardır .
Çün kü bu tezat , bu zıtlık , bu çelişki varoluşun , değişim ve gelişimin , ölüm ve dirilişin temel tek yasasıdır , Allah ve dinide dahil , ki zaten Allah ve dinindendir , tüm soyut manevi , somot maddi
varlar içerisinde işleyen sonsuz kapsayıcı yasasır . Allahın dini ilkesidir .
Bundan dolayıdır ki , bizlere şahdamarımızdan daha yakındır . Çünkü bizim var oluşumuzdur , biz de zaten oyuz .
#FFFFFF">
Mehmet DEMİRER
30-03-2009, 23:46:04
#FFFFFF">
Çok kitap okusa çok şeyler bilse
Her sene Hac’ca da gitse ve gelse
Hatta kitapların içinde ölse
Amel etmez ise Âlim olmaz ki
Allah razı olsun çok güzel dile getirilmiş bende bir dörtlükle acizane katkıda bulunmak istedim. Kalemine, yüreğine sağlık
#FFFFFF">
Mesut
01-04-2009, 17:03:06
#FFFFFF">
Bismillahirrahmanirrahim
Muhterem kardeşim, âlim asaleten ve bizzat Hak Teala’dır. İnsana ilmi öğreten de odur:
“Yaratan Rabbinin adıyla oku! * O, insanı bir kan pıhtısından yarattı!. * Oku! Rabbin, en büyük kerem sahibidir. * O Rab ki kalemle öğretti. * İnsana bilmedikleri şeyi öğretti.” (Alak, 1-5)
İnsanoğlu kendine verilen imkânlarla (sizin bahsettiğiniz sekiz yolla) elbette bir yere kadar kendi başına bir takım bilgileri elde etmeye muktedirdir. Ama birçok bilgiyi elde etmekten ise, ya acizdir, ya da eksik kalır, hata payı yüksektir. İnsanların sürekli görüş değiştirmesi bunun açık delilidir. Bu yüzden öğrenmekten aciz olduğu ya da hata yapma durumu söz konusu olan konularda ilmin kaynağına ulaşabilecek vasıtalara muhtaçtır. Hekim olan Rab, insanı başıboş ve şaşkın bırakmamış, bu vasıtaları onlara göndermiş ve gerekenleri öğretmiştir. Bu gerçeği kitabında şöyle beyan etmiştir:
“O (Allah) ki ümmîlere içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara Kitab'ı ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermiştir.” (Cuma, 2)
İşte âlim, peygamberlerden sonra bu vazifeyi üstlenen ve onun getirdiği Rabbani ilimleri hakkıyla öğrenip, ona amel eden ve hem ilmiyle hem de ameliyle insanlara örnek olan kimselerdir. Bundan dolayı da Peygamberlerin ilim, irfan ve amellerinin varisleridir. Peygamberlerin varisi olan gerçek âlimler “Rabbani Âlimler” sıfatıyla tanıtılmıştır. Yani insanın ebedi saadetine kılavuzluk yapabilecek, dolayısıyla hem ilmi Rabbani (Rab kaynaklı) olan ve hem ameli Rabbani olan (öğrendiğine önce kendisi amil olan) kimseler…
Bunlar bugün kimler olduğuna gelince, kıstaslar ortada… Bu kıstaslara uyanları arayıp bulmak ümmet olarak hepimizin görevi…
#FFFFFF">
Doğan Çelik
03-04-2009, 17:46:11
#FFFFFF">
Say , Mesut bey . Her şeyden önce teşekkür ederim .
Cevap yazınızdan alğıladığım ve kesinlikle kabul ettiğim tanım şu .
Bilginin kaynağı Allah .
Bu kaynaktan bilgi aktaran peygamber .
Bu bilgilerin toplandığı yer kitap .
Bu kitaptaki bilgiler aracılığı ile , günümüz yaşam biçimine toplumsal bağlamda yol gösteren rehber .
Bu rehbere öğrenci olanlar cemaat .
Bu cemaat içerisinde mezun olmayı hak edenler ALİMLERDİR .
Sanırım ALİMLERDE , bilginin dışında aranması gereken diğer özellik , insancıl değerlere sahip olması .
Toplumcu , merhametli , hoş görülü , dürüst , onurlu , farklılıkları kabul edebilen , sorunlara ve ihtiyaçlara çözüm üretebilen , fedakar , sabırlı , yardımsever , paylaşımcı , değişime açık , mert , özgür kişilikli , ,,,,,,,,,,,,,,, vs .
#FFFFFF">
Haklısın kardeş
04-04-2009, 00:51:01
#FFFFFF">
Yüzde yüz haklısın kardeş.Allah senin anne-babana rahmet etsin.Bizim eller kadar bu cümlenin kurşun yağmuruna uğrayan olmamıştır dünyada.Ne yapalım,kıyamet zamanı..Fesat da çok,fasid de..
#FFFFFF">
mesut
08-04-2009, 17:58:04
#FFFFFF">
doğan kardeşim allah razı olsun tam isabet etmişiniz aynen öyle düşünüyoruz allah bizi rabbani alimlerden gereği gibi istifade edenlerden karar kılsın..
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.