Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Türkiye: 3 - Gürcistan: 1 | Molotof kokteyline müebbet hapis... | AK Parti'de "Uludere" çatlağı !... | “Amnesty International”ın 2012-ci il hesabatında – Azərbaycan | Nicat Əliyev Kürdəxanı istintaq təcridxanasına göndərilib | İtkin jurnalistin sorağı həbsdən gəldi | CHP'nin 4+4+4 iptal başvurusuna ret.. | İran ve 5+1 ülkeleri arasında nükleer kriz çözülüyor .. | Ay. Misbah Yezdi: Ayetullah Behcet, mücadelenin kültürel boyutunu vurgulardı! | Irak'ta iki İranlı ziyaretçi şehid edildi |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Hüseyin Tugay

Suçluyu Irak’ta mı Arıyorsun?
FATİH KAHRAMANİ

OLMAYAN SEVGİLİYE
Mustafa K.Taşpınar

DUA
Habib YAZAR

Kur'an Geldi, Fakirlik Kalktı
Serdar GÜNDOĞDU

KÖRLER ve SAĞIRLAR
Ali Mert

BİR ANAYASA TEKLİFİ DE BİZDEN-IV-
Ebuzer GÖKTAŞ

Dünya Müslüman Kadınlar Günü
Leyla GÖK

ERKEK VE KADIN
Feride Aliyeva

ANNEM
Öztürk ADIYEKE

YOBAZLIK MI, CEHALET Mİ, UŞAKLIK MI BİLİNMEZ
Aliekber Kocaaslan

TEPKİSİZLİĞE TEPKİ
Zehra Kıran

BAZEN
Arzu ÇETİNKAYA

FATIMA'NIN (S.A) ŞEHADETİ
Mehmet DEMİRER

BİR OLUP ÇÖZELİM KÖRDÜĞÜMÜ
HASİBE YEŞİL

HAZAN YAPRAĞININ SON BAKIŞI
ALINTI YAZILAR
Hüsnü Mahalli

İsrail Kıbrıs'ta
Orhan Dede

NATO zırvaları
Bülent ESİNOĞLU

"Amerika'ya Karşı Sorumluluklarımız Var"
Levent GÜLTEKİN

Hayrettin Karaman'a kızanlar neyi savunuyorlar?
Ahmet TAKAN

Gül’e gaz mı veriliyor?.. Yoksa Gül birilerine mi gaz veriyor?..
Sabahattin Önkibar

Haham Tuncay’dan, Ergenekon rejim değişikliğine araçtır itirafı
Murat ÇABAŞ

Füze kalkanı ve NATO, ABD’nin güdümünde
Hüseyin Vodinalı

İsrail’in “Düşman” Olmasında Nasıl Bir Yarar Var
Doç. Dr. Mehmet Seyfettin EROL

Bayram değil, seyran değil, NATO bizi niçin öptü?
Haydar Cemal

İslam ülkelerinde bahara doğru
Hasan DEMİR

Belgelerle iktidarın Suriye harakirisi!
Prof. Dr. Ata ATUN

İsrail Üssü ve Oyunun Kuralı
İbrahim Karagül

O kurşun atıldı!
Semih İdiz

Dışarıda bizi sıcak bir yaz bekliyor
Abdulkadir Özkan

Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
Arslan Bulut

Karaman Hoca’ya öğrencisinden uyarı...
Serdar Akinan

Suriye olmadı Lübnan verelim mi?
Prof.Hüseyin Hatemi

Dünya ve Türkiye
Mehmet UYSAL

Kilis'e Rahmet Olarak Gelen Muhacirler
Fikret Ertan

İsrail-Çin: Çok önemli ilişkiler
Taha Kılınç

“Allah’ın demokrasisi” ?!
Ali Haydar Aksal

Uludere gerçeği bize neyi anlatıyor?
Deniz Ülke Arıboğan

Suriye'de El Kaide devrede !
Mehmet Ali GÜLLER

Kosova’da Gerilla Eğitimi!
İsmail MÜFTÜOĞLU

Yalnız Kalan Şövalye
Yılmaz ÖZDİL

Minare burada peki kubbe nerede?
Ali Bulaç

'Türkiye İslamı'nın üç versiyonu
Muharrem Bayraktar

Suriye’de işler karıştı
Akın Aydın

Suriye halkı bakın ne diyormuş
Savaş SÜZAL

NATO zirvesi sonunu bekleyin
Ertuğrul ÖZKÖK

Suriye'de Durum Bize Anlatıldığı Gibi Değilmiş!
Akif Emre

Türkiye Irak'ın bütünlüğünü istiyor mu?
M. Hilmi Yıldırım

Uluslararası toplum, uluslararası yalandır
Türker ERTÜRK

Yetki ABD'den
Zeki Ceyhan

Karışık işler!
Mehdi aksu

Hz. Ali'den yöneticilere-3
ANKET

Yönetici :..

İslami İran Avrupa ülkelerine karşı yaptırımlarını kaldırmalı mı?

Seçenekler
A)evet. kaldırmalı
B)hayır. kaldırmamalı

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
n TIME yazdı: Gülen cemaati, para bağışı ve eğitim sistemi
n Toprak satışıyla ortaya çıkan yeni tehlike
n Suriye'de yaşanan son gelişmeler....
n Kırıkkale'de Hz Fatıma'nın (sa) doğum günü etkinliği yapıldı / FOTO
n 'Sözde Mücahitler!' İstanbul'da El Kaide ile görüşmüş
n Türkiye'yi ne bekliyor?
n Türkiye Bağdat yerine Kürtlere odaklandı
n Bahreynli kadınların direniş sembolu Zeynep Al Khawaja'dan mektup
n Ay. Misbah Yezdi: Ayetullah Behcet, mücadelenin kültürel boyutunu vurgulardı!
YORUMLANANLAR

 Kırıkkale'de Hz Fatıma'nın (sa) doğum günü etkinliği yapıldı / FOTO

 Iskarta tanka 500 milyon avro

 TIME yazdı: Gülen cemaati, para bağışı ve eğitim sistemi

 Gül: İleri görüşe sahip olmayan Avrupalı liderler, milyonların hayatını etkiledi

 'Nikotin, esrar ve eroinden daha fazla bağımlılık yapan bir madde'

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 

 
(Üç işaret bir tevil)
23/03/2009 - 13:52

Hüseyin Beheşti

 

Hicretin her halde en baskın yönü bizler için mitsel tarafıdır. Bir geriye doğru gidiş ve bir tür nostalji, kimi yerlerde de bir romantizmin imidir hicret. Aşk aslında melankolinin yansıması gibi gelir çoğumuza. Modern bir başkalaşım halidir bu. Yani sözcüklerin kendi dünyalarından alınıp başka yerlere koyulması, bellek yitimi, çoğu zaman da yabancılaşma. Varlığın sömürülmesi akabinde gelen zaruri materyalistliğin açık tecellisidir hicretin böylesi tanımı.

Modern bellek yitimi, diğer taraftan her şeyin kendi doğasından çıkışı ve her hal û kârda ortaya çıkan maneviyatsız sevicilik. Bir tür kendi kendine aşık olma durumu ve her açıdan varlık ve etrafındaki her şeyi birbirinden uzaklaştıran bireysel tekliğin ortaya çıkışı.

Hicret tek oluştan bir toplumsallığa gidişi işaret ederken, modern dönem sonucunda bir mite dönüşerek tüketim metaı haline getirildi. Tıpkı diğerleri gibi…

 

(ii.)

 

Toplumun fertleri psikolojik hastalıkların pençesinde. Avrupa hap müptelalarının memleketi haline gelmiş. Hicret basit bir imden ziyade, kendi tevilinde, bulunduğun yerde bir başka varlığa geçiştir. Modern dönemin dayatmaları ve insanlığın en azılı düşmanı çok tanrıcılığın yeniden baş göstermesi şüphesiz değerleri değişime uğramaya yöneltmiştir. Bu bir tür varlığını korumak için takiyye yapmak gibidir ancak özden verilen her şey takiyyenin zorunluluğunu ortadan kaldırır.

Hasılı, bireylerin değersizlik probleminin bir yansıması olarak nevrotik hastalıklara tutulmaları, gençlerin genelinin sanal dünyalarda yeni ritüeller ve dinsel öğeler peşinde olması, bireyselciliğin insanın sırtına yüklediği ötekileştirmek zorunda olma düşüncesi artık insanoğluna “yalnız olmak” zorundasın gibi bir fikri salık veriyor. Yalnızlık kendi küllerinden yeniden doğmak gibi adeta. Hicretin yalnızlığı ile modern dönemin yalnızlığı “tarihselliği” açısından ve biçimde ortak olsa da, şüphesiz ontolojik açıdan ayrılmışlardır. Yalnızlık modern dönem insanı için bir ölüm kalım mücadelesinin izdüşümüdür. Hicretin tevili ise bambaşka bir âlemi imler. Formda bir olan iki çeşit yalnızlık, kendi dünyalarında birbirilerini yıkmak için uğraşırlar.

 

(iii.)

 

Fikirsel cehdini yıkan yazar, bir anda kendini tanrının tahtında kurulu buluyor. İnsanoğlu günlük olgular içerisinde, cehaletle olsa dahi sürekli ilahlık iddiası besliyor. Cehaletin taassup şekli dışında bir hükmü olmasa da, amel bahsinde her şeyi yakıp yok eden bir yangın gibi insandaki bu özellik. Hicret fikirsel gelişimini tamamlamış ve aklen her şeyi kabul etmiş olanın yapacağı iş. Oysa modern yalnızlığın ürünü yazar “fildişi kule”de beni kimse anlamaz nutukları atmayı daha çok seviyor bugün.

Modern dönemin “tarihsellik”ten beslenen hülyası, her türlü olgunun tedrici ve külli taraflarını ortaya çıkarırken, insanoğlunu da bir cenderenin tam orta yerine attı. İnsan ise kendi tanrılığını ilan etmeyi bir hicret sayıyor. Her birimiz kendi Mekke’mizden kendi Medine’mize hicret ettik. Yalnızlık mekan ve zaman olgularından bağımsızlaştığında şüphesiz bir anlamda “tarihi olan”dan uzaklaşır ancak sınırları tutturulamayan bireycilik yazara/entelektüele/insana modern dönemde tanrı olabilme imkanı vermesi açısından maneviyatsız toplumlara yeni bir kapı gibi görünüyor.

 

Hüseyin BEHEŞTÎ

huseyn_tr@yahoo.fr   


Yorum Ekle

Arkadaşıma Gönder

Yazdır

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

YORUMLAR

Merziye Hakli 24-03-2009, 12:43:15
Imam Ali as. In "Kisi dilinin altinda saklidir."sözünden hareketle cogunlugunu günlük yasamimdan tanimadigim yazar kardeslerimi yazilari araciligiyla tanimaya calisiyorum rasthaber sayesinde.Etkili ve irfan dolu bir kaleminiz var ve yazilarinizdan anladigim kadariyla da felseficisiniz..
Internette yazarin kendine ait br blogunun oldugunu da gördüm. Benim gibi yazilarini okumaktan zevk alan diger okurlarina tavsiye olunur: http://huseyinbehesti.blogcu.com/
Allah muvaffak eylesin.
 
doğan çelik 05-04-2009, 06:49:23
Sonsuz sonluklu kozmolojik sabit olan karanlık evren içerisinde , hiç boşluksuz sosnuz evreni kapsamış olan karanlık nur = karanlık ışık = karanlık enerji kendi içerisinde , karanlıkta kalma özelliğini = gelenekselliğini sürdürmek isteyen yanı ile , aydınlığı dönüşmek isteyen devrimci yanı ayrışarak zıtlaşır .

Bu zıtlaşma her iki yanı temsil eden önder parçacık etrafında , o önder parçacığın çekim özelliğine yatkın olan diğer parçacıkların katılım desteği ile güçlenerek keskinleşir , ve son noktada çatışarak , ışık saçan aydınlık galaksilere dönüşür .

Aydınlık nura dönüşüm evrimi = değişim ve gelişim süreci , hem galaksi içerisinde , hemde galaksinin bağlı olduğu sosnuz evren birliği ve dolayısıyla galaksi dışı devam eder ama , galaksi bu durumu bilmez . Bu değişim devamlılığının bilmezliği , galaksinin merkezi çekim gücünü zayıflatarak , galaksiye bağlı olan paracacıkların da merkeze bağlılığını aynı oranda zayıflatır . Bu durum her parçanın galaksi içerisinde yeni merkezi güç olma eğilimine yol açar .

Bu eğilim yeni ayrışımın , yeni çekim merkezinin , yeni önder parçacığın , galaksi içerisinde kaosun oluşumu demketir ki sonuç , daha gelişmiş biçimde ki yeni aydınlık nurun ortaya çıkmasıdır . Ve bu çevrimsellik böyle devam eder gider .

İnsan ve insa toplumu galaksiden ayrı bir şey değil . Bire bir onun doğal bir parçası . Evren ve galaksi içerisinde ki konun insan kişilikleri ve toplum biçimleri içerisinde , özgün biçimsellik bağlamında aynen devam eder .

Etnik , dini , ideolojik toplum biçimleri de bu kanunla ortaya çıkmıştır .

Arabistan mekkesinde toplumun merkez gücü TOTEMİST ( PUTPEREST ) gelenekçiliktir . Bu geleneğin öncü çekim merkezli gücü ise Ebu Süfyanlardır .

Bencillik , bilinçsizlik , özgün biçimsel gelenekçilik , kin kibir inat , ekonomik sosyal çıkar , politik oyunlar , iktidar mücadelleri içerisinde , kişilik biçimlerinin , ekonomik sosyal yapının , toplumsal üretici güçlerin , çevre ülkelerde , ve genel dünya insalığı içerisinde ki değişimi farkedemezler . Bu değişime uyumlu hareket edemezler . Gün geçtikçe merkezi güçlerini yitirir , ve dolayısıyla toplum içerisinde bunlara bağlılık zayıflar , merkezi çekim gücü yaratmak isteyen yeni oluşumlar , yeni önderler çoğalmaya başlar .

Bunlar içerisinde değişim aşamasına en yatkın kişi ve oluşum , yeni yaşam + kişilik + inanç biçimi , çok çeşitli sebepler dolayısıyla kendine yatkın olan diğerlerinide peşine takarak , toplum içerisinde ki ayrışımı , zıtlaşmayı , bölünmeyi derinleştirerek netleştirir . Geleneksellikte ısrar eden totemis monarşi ile , değişimden yana olan dinsel teokrasi çatışarak , mekkenin yeni düzenini , Hz Muhammed önderli , islam dini inançlı kişilik ve yaşam biçimini kurarak , yeni merkezi çekim gücünü yaratırlar .

Günümüzde ve küresel bağlamda olan gene bu . On bin yıldır süre gelen , ve etnik , dini , ideolojik toplum biçimleri aracılığı ile uygulanmış olan , ilkel snırlı ve sınıflı komün toplum karakterli cehennemi süreç , etnik , dini , ideolojik toplum biçimleri ve insan kişilikleri ile birlikte merkeziyetçi gücünü , çekim gücünü kaybediyor , ve küresel bağlamda kaos , ayrışım gelişiyor .

KURAM = KEHANET . Küresel ayrışım gerçekleşecek , çatışma olacak , mehdi öncülü modern sınırsız ve sınıfsız komün toplum biçimli cenneti süreç başlayacaktır .


 
doğan çelik 05-04-2009, 17:44:07
Sayın Hüseyin hocamız , çok farklı bir anlatım tarzıyla , tüm dünya insanlığının içine düşmüş olduğu yeni bir dönemden , zamandan ve çağdan bahsediyor . Anlatım dili bana ağır gelsede , daha iyi anlaya bilmek çin , yazıyı bir kaç kez okudum .

İkinci kez yorum yazmamın sebebi , ben inşaat işçisiyim , sabah erken saatte ve akşam altıdan sonra yazabiliyorum . Çok değerli Hüseyin abimiz , altı milyar insanı ilgilendiren , altı milyar insanı direk etkileyen bir konu hakkında yazmış .

Diğer bir husus , Hüseyin hocamızın konusuyla ilgili canlı kanıt benim . Ben gibi orta okul mezunu bir inşaat işçi bile , on bin yıllık bir sürecin karakterine , konumu her ne olursa olsun , bu karaktere bağlı olan kiş ve inanç biçilmerine rest çekerek , ilkel ve gerici bularak , hemde somut sebepleri ve alternatif çözümleri ile ortaya çıkabiliyor oluşudur .

Bu konu hakkında denek olarak kendimi kullanıyorum .

Çağımız , ekonomik sosyal küreselleşeme ile , maddi manevi kişiselleşme çağıdır . Bu çağa uyum gösteremeyen kişilik ve yaşam = inanç = sistem biçimleri , yeni sorunlar karşısında çözüm üretemeyip , yeni ekonom ik sosyal taleplere cevap verebilcek bilinci ve beceriyi gösteremeyince , eskinin gelenekselliğini zorla dayatmaya çalışıyorlar . Elbetteki geçmişte çözüm olmadığı gibi , geleneksellik bugünde çözüm olamıyor .

Toplumsal merkezi kişilik ve yaşam = inanç biçimi , değişip gelişemeyerek , yeni koşullar karşısında baskılar ve yasaklarla , sömürü ve aldatmalarla , kin , nefret ve düşmanlıklarla , bencillik ve bilinçsizlikle gericileştikçe , iktidar , tatmin , çözüm gücü aynı oranda zayıflar . Bu aynı zamanda , var olan toplumsal etnik , dini , ideolojik kişilik , yaşam ve inanç biçminide zayıflatarak , kişiyi bunlar karşısında hak etmesede güçlendirir .

İnsan oğlunun tarih boyunca yaptığı en büyük hata , her hangi bir şey için , bu tamdır , bu her şeyi bilir , bu değişmez demesi olmuştur . Bu korkunç denebilecek hataya düşmeseydi , bu kadar acı çekmezdi . Bu hatasından dolayı , en basit bir soru karşısında bile , binlerce kelime sarfetmek , bin dereden su ğetirmek zorunda kalmazdı .

KURAM = KEHANET : Sonsuz sonluklu kozmoljik sabit olan karanlık evrenin tamamı , hiç boşluksuz karanlık enerji = ışık = nur ile doludur . Bu nur , sonsuz başlangıçtan gelen ve sonsuz sonluğa tekemül eden bir değişim akışı , yaratışçılığı , gelişimi içerisinde dir . Bunu sağlayan ise , bu nur içerisinde karanlık nur olarak kalma gelenekselliği ile , aydınlık nura dönüşme yenilikçiliği özelliğine sahip zıtların birliği , etki tepki çelişkileri , çatışmalarıdır .

Bu zıtlık , çelişki ve çatışma , aydınlık ve karanlık nurun , insana , insan belleğine , kişiliğine , yaşam ve inanç biçimine dönüşmüş halleri içerisinde de devam ediyor .













 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

13/04/2012 Bir Davanın Eşiğinde ya da Betül Hanzala’ya Cevabımdır
16/06/2011 Bilinmeyenler ve Suriye
10/04/2011 İdeoloji, Muhammedî ideoloji...
28/03/2011 Körler ve Filler…
14/03/2011 Körler ve İmamlar
19/02/2011 İnkılâp Ateşi...
26/05/2010 İran Nükleer Meselesi ve Stratejik Hesaplar
24/04/2010 Şii Çalıştayı ve Stratejik Hatalar
16/04/2010 ABD ve Ortadoğu’da Siyasal Stratejiler(2)
03/04/2010 ABD ve Ortadoğu’da Siyasal Stratejiler (1)
12/03/2010 Yemen’de Sorun Biter mi?
22/01/2010 Fransa’yla Eşitliği Yeniden-Düşünmek
19/12/2009 "YENİ-OSMANLICILIK" MI "POST-OSMANLICILIK"MI?
10/12/2009 Amerika Velayet-i Fakih’i Neden Sevmez?
03/12/2009 Amerika, Ortadoğu ve Terör…
17/11/2009 "Açılım" ı Başka Bir Açıdan Değerlendirmek!
29/09/2009 İDEOLOJİLER DÖNEMİ GERÇEKTEN SONA ERDİ Mİ?-1
10/08/2009 İSLAM İNKILABINA NELER KATTIK(3)
11/07/2009 İslam İnkılâbına Neler Kattık(2)
27/06/2009 İslam İnkılâbına Neler Kattık(1)
28/05/2009 Seyyah Olup Gezsem Şu Alemi
11/05/2009 SERZENİŞ
20/04/2009 ALİ' NİN SİYERİNDE İLAHİ NURUN TECELİSİ
15/04/2009 İYİLİĞİ EMREDİP KÖTÜLÜKTEN MEN ETMEYE DAİR...
05/04/2009 İSLAM'A KARŞI İSLAM
23/03/2009 (Üç işaret bir tevil)
12/03/2009 Fransa’da Anti-Siyonist Parti
27/02/2009 ALİ(a.s)
29/01/2009 Hürr Örneğinde “Nefs-i Levvame”
22/01/2009 İslamî Fundamentalizm ve Gerçekçiliğin Ölümü
03/01/2009 Aşka Dair Notlar(3)
17/12/2008 BİR TOPLUMSAL TEORİ OLARAK EL-GADİR...
11/12/2008 ŞUURUN DİRLİŞİ
05/12/2008 BİLGİNİN TEVİLİ: EHLİ CEHENNEM DE HAZ DUYAR...
24/11/2008 Aşka Dair Notlar(2)
17/11/2008 Aşka Dair Notlar (1)
07/11/2008 Mustafa Özcan'ın Birkaç Sözünün Şerhi
03/11/2008 '' Bushizm '' : Değersizlik Problemine Değin...
29/09/2008 Amerikan Seçimleri ve Bizim Yolumuz
 
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
ABDULLAH ÖZGÜR

Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
MUHAMMED AK

Devrimci bir Sufi: İmam Humeyni!
Hüseyin TAŞ

İslami İran ile Türkiye Rakip Ülkeler mi?
MEHMET YETKİN

Bahreyn ve Halk Kıyamı
Abdulkadir Çuhacıoğlu

AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
MUHSİN KÜÇÜKER

İKİ ALİ ÜNAL MI?
KEMAL KEMAHLI

ALİ ÜNAL’IN, ŞİA VE İRAN YANILGILARI
MEHDİ AKSU

SEYYİD ALİ HAMENEİ VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-3
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİNCAN OLAYI VE BİR HUKUK SKANDALI
Mikail GÜREL

En Büyük Kusur Kibir ve En Büyük Allah
RIZA BAKIRLI

AKLIN ÖNÜNDE SET OLUŞTURMAK
Rahmi Onurşan Rahmani

Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)
HAZIM KORAL

SIFFİN SAVAŞI
Bilgehan Ova

SANAT YAZILARI (II)
FUAT TÜRKER

Özgürlük Değil Şeytan’a Tutsaklık
AZERİ YAZARLAR
Muhammed Mustafa

Evroviziyon-Gaylar, İnsanlığı çökertmeye yönelik sinsi planlar
Meşedi Natıq

Gənc Hüseynin anası Zəhraya və bacısı Rüqəyyəyə ünvanladığı məktub
Tural Əli

Zindanda bir gün...
Emin Gənciyev

AYIL EY AZƏRBAYCAN !!!
Emin İmanlı

Dinin gövhər və sədəfi
Gönül İsmayılkızı

Təhqir edilən ŞƏHİDLƏR
Hacı Arzu

Açıq!
Devran Abdullah

Quba aksiyası ilə inanclıların aksiyalarını birləşdirən məqamlar var
Kənan Rövşənoğlu

AZƏRBAYCANDA RUHANİLİK
Vüsal Hətəmov

Hər zadı tərsinə ölkəm…
Ali Caferi

Ölümüzü dəfn etməyə bir molla var?ali
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat