Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Türkiye: 3 - Gürcistan: 1 | Molotof kokteyline müebbet hapis... | AK Parti'de "Uludere" çatlağı !... | “Amnesty International”ın 2012-ci il hesabatında – Azərbaycan | Nicat Əliyev Kürdəxanı istintaq təcridxanasına göndərilib | İtkin jurnalistin sorağı həbsdən gəldi | CHP'nin 4+4+4 iptal başvurusuna ret.. | İran ve 5+1 ülkeleri arasında nükleer kriz çözülüyor .. | Ay. Misbah Yezdi: Ayetullah Behcet, mücadelenin kültürel boyutunu vurgulardı! | Irak'ta iki İranlı ziyaretçi şehid edildi |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Hüseyin Tugay

Suçluyu Irak’ta mı Arıyorsun?
FATİH KAHRAMANİ

OLMAYAN SEVGİLİYE
Mustafa K.Taşpınar

DUA
Habib YAZAR

Kur'an Geldi, Fakirlik Kalktı
Serdar GÜNDOĞDU

KÖRLER ve SAĞIRLAR
Ali Mert

BİR ANAYASA TEKLİFİ DE BİZDEN-IV-
Ebuzer GÖKTAŞ

Dünya Müslüman Kadınlar Günü
Leyla GÖK

ERKEK VE KADIN
Feride Aliyeva

ANNEM
Öztürk ADIYEKE

YOBAZLIK MI, CEHALET Mİ, UŞAKLIK MI BİLİNMEZ
Aliekber Kocaaslan

TEPKİSİZLİĞE TEPKİ
Zehra Kıran

BAZEN
Arzu ÇETİNKAYA

FATIMA'NIN (S.A) ŞEHADETİ
Mehmet DEMİRER

BİR OLUP ÇÖZELİM KÖRDÜĞÜMÜ
HASİBE YEŞİL

HAZAN YAPRAĞININ SON BAKIŞI
ALINTI YAZILAR
Hüsnü Mahalli

İsrail Kıbrıs'ta
Orhan Dede

NATO zırvaları
Bülent ESİNOĞLU

"Amerika'ya Karşı Sorumluluklarımız Var"
Levent GÜLTEKİN

Hayrettin Karaman'a kızanlar neyi savunuyorlar?
Ahmet TAKAN

Gül’e gaz mı veriliyor?.. Yoksa Gül birilerine mi gaz veriyor?..
Sabahattin Önkibar

Haham Tuncay’dan, Ergenekon rejim değişikliğine araçtır itirafı
Murat ÇABAŞ

Füze kalkanı ve NATO, ABD’nin güdümünde
Hüseyin Vodinalı

İsrail’in “Düşman” Olmasında Nasıl Bir Yarar Var
Doç. Dr. Mehmet Seyfettin EROL

Bayram değil, seyran değil, NATO bizi niçin öptü?
Haydar Cemal

İslam ülkelerinde bahara doğru
Hasan DEMİR

Belgelerle iktidarın Suriye harakirisi!
Prof. Dr. Ata ATUN

İsrail Üssü ve Oyunun Kuralı
İbrahim Karagül

O kurşun atıldı!
Semih İdiz

Dışarıda bizi sıcak bir yaz bekliyor
Abdulkadir Özkan

Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
Arslan Bulut

Karaman Hoca’ya öğrencisinden uyarı...
Serdar Akinan

Suriye olmadı Lübnan verelim mi?
Prof.Hüseyin Hatemi

Dünya ve Türkiye
Mehmet UYSAL

Kilis'e Rahmet Olarak Gelen Muhacirler
Fikret Ertan

İsrail-Çin: Çok önemli ilişkiler
Taha Kılınç

“Allah’ın demokrasisi” ?!
Ali Haydar Aksal

Uludere gerçeği bize neyi anlatıyor?
Deniz Ülke Arıboğan

Suriye'de El Kaide devrede !
Mehmet Ali GÜLLER

Kosova’da Gerilla Eğitimi!
İsmail MÜFTÜOĞLU

Yalnız Kalan Şövalye
Yılmaz ÖZDİL

Minare burada peki kubbe nerede?
Ali Bulaç

'Türkiye İslamı'nın üç versiyonu
Muharrem Bayraktar

Suriye’de işler karıştı
Akın Aydın

Suriye halkı bakın ne diyormuş
Savaş SÜZAL

NATO zirvesi sonunu bekleyin
Ertuğrul ÖZKÖK

Suriye'de Durum Bize Anlatıldığı Gibi Değilmiş!
Akif Emre

Türkiye Irak'ın bütünlüğünü istiyor mu?
M. Hilmi Yıldırım

Uluslararası toplum, uluslararası yalandır
Türker ERTÜRK

Yetki ABD'den
Zeki Ceyhan

Karışık işler!
Mehdi aksu

Hz. Ali'den yöneticilere-3
ANKET

Yönetici :..

İslami İran Avrupa ülkelerine karşı yaptırımlarını kaldırmalı mı?

Seçenekler
A)evet. kaldırmalı
B)hayır. kaldırmamalı

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
n TIME yazdı: Gülen cemaati, para bağışı ve eğitim sistemi
n Toprak satışıyla ortaya çıkan yeni tehlike
n Suriye'de yaşanan son gelişmeler....
n Kırıkkale'de Hz Fatıma'nın (sa) doğum günü etkinliği yapıldı / FOTO
n 'Sözde Mücahitler!' İstanbul'da El Kaide ile görüşmüş
n Türkiye'yi ne bekliyor?
n Türkiye Bağdat yerine Kürtlere odaklandı
n Bahreynli kadınların direniş sembolu Zeynep Al Khawaja'dan mektup
n Ay. Misbah Yezdi: Ayetullah Behcet, mücadelenin kültürel boyutunu vurgulardı!
YORUMLANANLAR

 Kırıkkale'de Hz Fatıma'nın (sa) doğum günü etkinliği yapıldı / FOTO

 Iskarta tanka 500 milyon avro

 TIME yazdı: Gülen cemaati, para bağışı ve eğitim sistemi

 Gül: İleri görüşe sahip olmayan Avrupalı liderler, milyonların hayatını etkiledi

 'Nikotin, esrar ve eroinden daha fazla bağımlılık yapan bir madde'

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 

 
SİYASET VE İSLAM'İ DEMOKRASİ
18/03/2009 - 07:52

MEHMET YETKİN

Siyaset

 

 

      İmam Humeyni (r.a):İslam siyasetten ayrı değildir. İslam diğer dinler gibi değil ki dua ve zikirden ibaret olsun. İslam’ın siyaseti diğer hükümleriyle birliktedir. Ve ben de siyasi müdahalede bulunuyorum.

 

              

           İnsanoğlunun  var oluşundan itibaren ilkelerinin benimsenmesi ve uygulanması bakımından siyaseti,   genel manada iki ana başlıkta ifade etmek  mümkündür; Rahmani  ve şeytani siyaset. Rahmani siyasette  hedef; ilahi amaca dönük olup bir İslam toplumunun , devletinin harici ve dahili işlerini en iyi şekilde idare edebilmek için İslam rehberinin aklı, keskin zekası ve tedbiri ile beraber , elinde olan mevcut güçleri kullanarak ,şirki ve güçsüzlüğü ortadan kaldırıp İslami ve insani idealleri topluma egemen kılma anlayışıdır.Bu siyasette amaç yeryüzündeki insanların mutluluğu olup, adalet anlayışının egemen olduğu ve mazlum halkların muhafaza edildiği, gücün değil de hakkın , hakikatin egemen  olduğu değerler esastır.Bu siyasetin meyveleri ; huzurlu, adaletli , onurlu ve erdemli  bir yaşamdır.

 

                 Şeytani siyasette ise değer ölçüsü, ilkesizlik ve değersizliktir. Bu anlayışta belirlenen hedefler de şeytani olup, sömürü üzerine kurulu düşüncenin  egemen kılınması  için gücün esas olarak kabul edildiği hiçbir insani değerin kabul edilmeyerek , amaca ulaşmak için her türlü yolu , yöntemi , aldatmayı, komployu ve hileyi meşru gören siyaset anlayışıdır. Bugün ve geçmişte, dünya genelinde siyasetçilerin kullandıkları ve benimsedikleri siyaset anlayışı bu tür siyasettir.Bu anlayıştaki siyasetlerin neticesi kan ve gözyaşı, duygusal sömürü; meyveleri ise zülümdür.

            

               Rahmani ve şeytani siyasetin ilkeler açısından  bir noktada buluşması ve ortak hareket etmesi imkansızdır. Yani şeytani siyaset ve değer yargıları Rahmani siyasette kısmen de olsa kabul görmez ve benimsenmez. Çünkü bunların dokuları birbiriyle uyumlu değildir. İslamiyet’ in ilk yıllarında müşrikler Peygambere(s.a.a) şeytani bir siyaset anlayışıyla şöyle demekteydiler: ‘’Sen bizi putlarımızla beraber kabul edersen biz de senin davetine karışmayız siyasetiydi .’’  Resulullah(s.a.a) ise kesinlikle bu teklifi kabul etmeyerek İslam’ın o zaman diliminde ve güçsüz olmasına rağmen bu teklifi reddederek rahmani siyaseti bizlere tanıtıyordu. Yine, İmam Ali (a.s) hilafete geldiği zaman birtakım insanlar Muvaviye’ye dokunulmamasını isteyerek ,  hilafetin güçlenmesinden  sonra onu  görevinden azledilmesini istemişlerdir. Hz. Ali(a.s) bu teklifi   kabul etmeyerek Muhammedi bir tavır sergilemiştir. Hakeza, Hz.Ali(a.s)  hilafete gelmesinden sonraki zamanda toplumda etkin olan kişilerin  iktidardan istedikleri gayri meşru dünyevi  taleplerini ,Cemel Savaşının çıkması pahasına da olsa  kabul etmeyerek, Rahmani siyasetin değer yargılarını ortaya koymaktaydı.Yani Rahmani siyaset bir hakkın yaşatılması için başka bir hakkın öldürülmesine veya batılın başka bir batılla giderilmesine müsaade etmemektedir.

 

               Bugün de  İslami İran, emperyalist ve zalim güçler karşında aynı Rahmani siyaset yöntemini izlemesinden dolayı şeytani siyasetin bugünkü temsilcileri olan  küfür cephesi   ile  her alanda mücadele  halindedir. Bizler şu gerçeği çok iyi biliyoruz ki   velayet değerlerine bağlı olan ve siyasetinin kaynağını Muhammedi anlayıştan  alan İslam inkılabı, bugünkü tağut ve zalim güçlerin başını çektiği   ABD ve uluslar arası Siyonizme karşı yürüttüğü  siyaset anlayışını , bu değerlerden değil de onların benimsediği  siyaset anlayışına göre oluşan değerlerden almış  olsa ,  bu kadar saldırılara ve dışlanmaya maruz kalmayıp aksine bu güçler tarafından desteklenecektir.Bunun en canlı örneği olan bu şer güçlerinin,Vahabi anlayışına dayalı, sözde şeriat hükümleriyle yönetilen   Suud  hanedanı ve Arap hükümetleriyle olan yakın ilişkilerindeki muhabbetleridir.Bu  yönetimler siyaset anlayışlarını  emperyalist  güçlere göre şekillendirip, onların amaçlarına ulaşmalarında onlara yardımcı olmaktadırlar.Bundan dolayı bu devletlerin  yönetimlerinin ne olduğu bu güçler için hiçbir önem arz etmemekle beraber, onların sistemlerinin devamının sağlanması için onlara yardımcı olmaktadırlar.Bu zalim güçlerin şeytani siyasetlerini benimseyip onlara göre hareket eden zihniyetin sözde ulemaları, din adamları  ümmetin izzetini savunan, hiçbir mezhebi bağnazlığa takılmadan , Kuran’ın emri olan ‘Müminler kardeştir.’ şiarıyla hareket ederek, mazlum Filistin halkını savunan Hizbullahi erlere , Siyonistlerle verdiği savaşta dua etmenin haram olduğu fetvasını vererek bu şer güçlerin şeytani siyasetlerine bu şeytani fetvalarıyla yardımcı olmuşlardır.Aynı şekilde, bu zihniyet Gazze Savaşı’nda mazlum Filistin halkına destek amacıyla yapılan  protesto gösterilerinin İslami olmadığını iddia etmişlerdir.        

 

            Toplumların  Muhammedi dini tanımada ve  anlamadaki  zafiyetleri onların  her zaman bu şer güçlerin şeytani siyasetlerine kanmalarına sebep olmuştur.Her zaman toplumlarda etkin olan güçler, insanların dini duygularından, birtakım dini  söylemler kullanarak istifade ederek , onları şeytani siyasetlerinin aracı yaparak amaçlarına ulaşmaya çalışmışlardır.Bugünlerde şeytani siyasetlerinde dini motifleri kullanarak  semavi dini değerlerden uzaktan yakından alakası olmayan uluslar arası Siyonizm, işbirlikçi yönetimleri de bu siyasetlerine alet ederek ,   ‘Dinler Arası Diyalog’ adı altında Muhammedi değerlerle mücadelede yeni şeytani metotlar geliştirmeye çalışmaktadırlar.Yine  yaşadığımız toplumda bu siyasetin topluma nasıl yansıdığını çok rahat görebilmekteyiz. Daha düne kadar dinin sembolleri  ve değerleri ile savaş halinde olan birtakım günümüzün siyasetçileri , tam yüz seksen derece dönüş yapmış bir görünüm sergileyerek, dindarları bu şeytani siyasetlerinin  başrolüne, şov vitrinlerine koyarak amaçlarına ulaşmaktan geri durmamaktadırlar. Şeytani siyasette de uygulanan yöntemler aynı olup değişen değerler sadece kişiler ve zaman dilimidir.

 

 

          İslam’ın ilk yıllarında o zaman ki emperyalist ve müşrik güçler tarafından  her türlü baskıya ve ambargoya maruz kalan Hz. Peygamber(s.a.a) gibi , benimsedikleri  Muhammed-i siyasetten , İlahi amacından ve ilkeli siyasetinden dolayı  bugün de  velayet çizgisinin takipçileri,  şeytani siyaset anlayışını benimseyen zalim ülkeler tarafından dışlanarak, her türlü ambargo ve abluka altına alınmaya çalışılmaktadır. Zaten bu durum hak ile batılın yılmaz mücadelesinde  bir realite olup değişen sadece kişiler ve zamandır. Rahmani siyasetin tanımını ve amacını dikkate aldığımızda , bu tanım açısından baktığımızda Müslüman’ın siyaseti dini, dini de siyasetidir. Dinin siyasetten soyutlanması ,  Sekülerizm anlayışının İslam’la bağdaşması söz konusu değildir. Dinin karşı olduğu şey siyasetin özü değil , şeytani anlayışa dayalı olan siyasettir. Siyasetin dinden ayrılması demek o din anlayışının ruhsuz, ruhban ve folklorik bir din anlayışı olmasıdır ki , bu da İslam’ın kesinlikle reddettiği  anlayıştır. Bu anlayış ancak bugün hakkaniyetliğini yitirmiş olan Hıristiyanlıkta mevcuttur. Siyasetin dinden ayrılarak rahmaniliğini kaybetmesi yaratıcının Rububiyet sıfatının devre dışı bırakılarak , o özelliğinin batıl ve ilahi dayanakları olmayan  kişilere havale edilmesi olup; bu da şirktir. Peygamberimizin ve Ehlibeytin  uygulamalarından  dinin siyasetle iç içe olduğunu çok rahatlıkla görebilmekteyiz. Peygamberimizin Mekke’de teşkil ettiği İslam devleti bunun en  canlı örneğidir. Rahmani siyasetin zaten amacı yeryüzüne hakkı hakim kılarak , huzurlu, adaletli ,insani değerlerin hakim olduğu  toplumu inşa etmek olduğundan dolayı  böyle bir yaşam içinde   siyasetin  bir dinden ayrı düşünülmesi imkansızdır.

 

 

 

İslami  Demokrasi

 

 

         İslami demokrasi; İslam İnkılabının ilahi bir lütuf olarak başarıya ulaşmasından sonra gündeme gelen bir terimdir. Aslında bu terim Batılı manada ifade edilen demokrasinin yeni keşfedilen bir kolu değil de, İslami  demokrasinin özelliği ve önemi; günümüzde dünya milletlerinin çoğu tarafından da uygulanan demokrasideki yanlışlar ve kusurlarının olmasından kaynaklanmaktadır. Zira bu ülkelerdeki demokrasinin kaçınılmaz sonucu olan seçimler, baskın güçler olan ,emperyalist ve kapitalist egemen güçlerinin propaganda olanakların tesirinde ve yönlendirilmesinde gerçekleşmektedir.Ve bu demokrasinin işleyişine de bu güçler  yön vermektedir.

 

       İslami demokrasi, amaç ve nitelik açısından liberal ve   Batılı  tarz demokrasiden temelde tamamen farklıdır. İslami demokraside asıl olan , bireyin kendi kaderini belirleme hakkı ve onun insan olma hakkıdır.Yani sade salt bir antlaşma ve formaliteden ibaret değildir.Gerçek manada demokraside; belirleyici olan değerler, inanç ve sorumluluk bilinci olmak zorundadır.

           

            İslam dininde en hayırlı amellerden biri ‘halka hizmet’ olduğu hakikatini dikkate aldığımızda; İslami demokrasi, gösterişe dayalı  ve  hayalperest olmayan , popülist yaklaşımlardan uzak  ve minnet kültürünü  bünyesinde barındırmayan,yegane değer ölçüsü olarak samimiyet, görev ve sorumluluk bilinci ve vazife aşkı ile beraber tertemiz, şaibeden  uzak, duru ve pak bir anlayışa dayalı olarak işleyen yönetim sistemidir.

 

              Nur patlaması olarak başarıya ulaşan İslam İnkılabı;  İslami demokrasi kendine referans aldığı tevhit ve dini merkezli anlayışın uygulanmasıyla, dünya milletlerinin gözlerinin önüne alternatif olarak sunulmasından dolayı ,  bugünkü sömürü anlayışına dayalı olan liberal demokrasi tüccarlarının amaçlarına ve hedeflerine ters düşmektedir.Çünkü bunlar demokrasinin kendi tekellerinde olduğunu ve onun tanım olarak  içeriğini ve karşılığı ancak kendilerini tanımlayacağını düşünmektedirler.Bu emperyalist ve kapital güçler, demokrasinin içinin insani ve İslami değerlerle doldurulup insanlara alternatif  dini demokrasi olarak  sunulmasını bir türlü hazmedememektedirler.

                         

              İslami demokrasi tamamen diğer ‘izim’lerden bağımsız, kendine has özellikleleri olan, yönetimde tekamülü hedef alan bir demokrasidir. Bu demokrasinin  yönü ; rahmetli İmam’ın(r.a) buyurduğu gibi ne Batı’ya ne de Doğu’ya dönüktür.Bu model İslami değerlere canı gönülden bağlı ,halkın kabul ettiği ve benimsediği ,istişare anlayışına dayalı ,halkın değerleriyle barışık olan onların görüşlerine İslami ölçüler çerçevesinde değer  veren  yönetim şekli olan dini demokrasidir…

 


Yorum Ekle

Arkadaşıma Gönder

Yazdır

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

YORUMLAR

memin 18-03-2009, 15:32:28
İslamın sağına soluna önüne ardına demokrasiyi eklemenin anlamı yoktur. İslam tek başına yeterlidir. Merhum İmamın görüşüde budur.
İslamın yönetim teorisinde demokrasi yoktur. Demokrasi kapitalist ideolojinin yönetim şeklidir.

vesselam
 
Mehmet YETKİN 18-03-2009, 20:24:44
SAYIN MEMİN KARDEŞ ,

DİNİ DEMOKRASİ DİĞER ADIYLA İSLAMİ DEMOKRASİ İFADESİ REHBER, HZ HAMANE'NİN KULLANDIĞI BİR TERİMDİR. EĞER ÖYLE OLMASAYDI VE SİZİN DEDİĞİN GİBİ OLSAYDI SEÇME VE SEÇİLMENİN BİR ANLAMI OLMAZDI.BİLGELER MECLİSİDE NETİCEDE HALK TARAFIDAN SEÇİLDİĞİNİ DİKKATE ALDIĞIMIZDA İSLAM REHBERİDE BİR NEVİ BU YÖNTEMLE SEÇİLMİŞ OLUYOR SADECE KRİTERLER FARKLIDIR.BU FARKLILIKLAR ZATEN YAZIDA İFADE EDİLMİŞTİR...VESSELAM
 
Aklı Selim 18-03-2009, 21:21:30
s.a


Konuyla ilgili detaylı bilgiyi şu linkte bulabilirsiniz. selametle kalın

http://turkish.islamquest.net/QuestionArchive/3655.ASPX
 
doğan çelik 18-03-2009, 22:35:55
Siyasi tanrılık , politik şeytanlık .

SİYASET , insancıl bilimsel değerler aracılığı ile , toplumsal bağlamda maddi manevi istemlerin doğru ve yeterli biçimde tatmin edilmesine , ekonomik sosyal sorunların giderilemesine yardımcı olabilecek daha iyi olanakların oluşumunu sağlamak için yapılır ve bu bağlamda toplumdan yönetim yetkisi talep eder , yönetime aday olur .

POLİTİKA , bencil bilinçsiz değerler aracılığı ile , şahsi çıkarlar için iktidar gücünü ele geçirmek , veya iktidar gücünden pay almak için yapılır . Dolayısıyla politika bencilin , cahilin , ihanetçinin , iki yüzlünün , sahtekarın , yüzsüzün , alçağın , kişiliksizin işidir .

DEMOKRASİ , zıtların , farklılıkların Allah birliği içerisinde bir arada iken , kendi özgün yaratılış fıtratlarını özgürce ifade edebileme adaletidir . Armut armutluğunu , elma elmalığını , eşşek eşşekliğini , öküz öküzlüğünü ifade eder .

Hayırda şerde Allahtandır . Allah istemedikçe ( yer çekim kuvvetini işletmedikçe ) bir kuru yaprak bile dalından düşmez . Allahın izni olmadıkça hiç bir iş ve oluş gerçekleşmez .

Allahın hayır ve şer bağlamda ki varlık tecellisini , Allahın dini ilkelerini işlerliğini , yartmış olduğu varların özgün biçimsel yaratılış fıtratlarının ifadesini tanımayanlar , Allah ve dinine karşı gelme kafirliği ile birlikte , çok özür dilerim ama , elem armut eşşek öküz kadar bile olamazlar .

Yaratıcının yaratış tecellisine , yarattıklarının kendini özgün yaratılış fıtratlarını özgürce ifade etmesine iman etmek = uyum göstermek gerekir .


 
doğan çelik 18-03-2009, 22:37:56
Kısacası demokrasi özgür ifade ve seçme hakkıdır .
 
memin 19-03-2009, 15:35:49
İmamın Fallaci ile yaptığı söyleşideydi sanırım, Demokratik İslam Cumhuriyeti kavramına gösterdiği tepkiye bakınız. Seçme ve seçilme , demokraside bir kayıt altına alınabilir mi? Oysa iranda çok fazla kayıt altında. Her önüne gelen seçime katılamıyor. Bu demokrasi ile çelişen bir durum. Demokrasi ideal bir yönetim şekli değil. Bu kadar sıkı kontrolü olan iran da bile milyonlarca dolar seçim propagansı için para harcayan vekiller var. Bu adamlar sadece kanun yapmak için vekil olabilir mi? Tc de durum en acı şekliyle görülüyor. 5 milyon dolar seçim için harcayan bir belediye başkanı bu masrafı nasıl temin edecek? ABD ve Avrupada sermayenin desteklediğinden başka kim seçilebiliyor. Çünkü gücü olmayan halk kitlelerine ulaşamıyor. Onları kim manipüle ederse o iktidardır.
Demokrasi kapitalist ideolojinin bir argümanıdır. Birilerinin seçilmesi ve seçmesi değildir sadece. İslami demokrasi terimi konjontürel bir kullanım olabilir. Ama İmam merhum bu tür bir kullanımı bile hoş karşılamazdı. Kaldı ki biz Rehberin böyle bir kullanımını sizden duyuyoruz. İranda halkın yönetime katılımı vardır. Bu İslamın şura ilkesi ile ilgilidir. İslami hayat alanında demokrasi ve diğer ıstılahların kullanılmaması önemlidir , zira İslam dışı kalıplar kullanmak , islami zihnin zamanla yabancılaşması tehlikesini doğurur.
 
Mehmet YETKİN 20-03-2009, 10:14:53
Selamum Aleykum

Sayın MEMİN Kardeş;

Zaten bizim bügünkü manada demokrasinin herşeyi ile islamla bağdaşmadığını ve islami demokrasideki kriterlerin neler olduğunu yazımızda izah etmeye çaliştık.Şimdi ben size Ayettullah CAFER SUBHANİ'inin denetimide olan bir siteden bu konuyla ilgili verilen cevaplardan bazı pasajlar alarak sizden ordaki yazıyı okumanızı tavsiye edeceğim.Selametle kalın

İmam Humeyni’ye Göre Demokrasi:


Dini bir otorite olması ve en demokrat bir düzeni “İslâm Cumhuriyeti” kalıbında oluşturması özelliğiyle İmam Humeyni, İran’da İslâm cumhuriyetinin temellerini oluşturarak, İslâm ile demokrasinin zıt olmadığını ispatlamakla kalmayıp bu ikisinin birleştirilebileceğini ve halka dayanarak toplumun idaresi için İslâm'ın en demokratik yöntemi sunabileceğini de ispatlamıştır.


Eğer demokrasiyi, insanların özgür iradesinin yöneticilerin seçiminde veya yönetimden alınmasında ve kendi geleceklerini belirlemede geçerli olduğu ve gerçekte hükümetin çoğunluğun oyuna göre olan bir sistem olduğu olarak tanımlarsak bu İmam Humeyni’nin esaslarıyla zıt değildir. İmam Humeyni bu hususta şöyle demektedir:


“Burada milletin oyları hükümet etmektedir. Bu millet hükümeti elinde bulundurmaktadır… Milletin hükmüne uymamak hiçbirimiz hakkında doğru ve mümkün değildir.”[7]


İmam Humeyni’nin halkın kendi kaderini belirlemede asıl rolü oynadığını devlete, milletvekillerine vb. vurguladığı net olarak görülmektedir.


İmam Humeyni, milletvekillerine, milletin tersine hareket etmemeleri için yaptığı tavsiyede şöyle söylemektedir: “Eğer kendi isteğinize göre demokrasiye amel etmek isterseniz demokrasi çoğunluğun oylarıdır ve o da bu şekilde bir çoğunluk geçerlidir. Çoğunluğun oyları ne olursa, hatta zararlarına dahi olsa geçerlidir. Siz onların velisi değilsiniz ve bu yüzden bu iş sizin zararınızadır diyemezsiniz. Biz sizin onların vekili olduğunuzu söylemek istemiyoruz.”[8]

Tabiî ki İslâm, batılıların anlayışına göre demokrasiyi kabul etmemektedir. İslâm'da çoğunluğun görüşü eğer insanî değerlerle[16] çatışırsa itibarı ve meşruluğu yoktur. Ama demokrasinin diğer anlamları yerine göre daha iyi ve daha çok İslâm'da vardır. Sonuç olarak dinle demokrasi arasında hiçbir çelişki yoktur ve bunun yanında demokrasinin en gelişmiş şekli İslâmî kaynaklarda yer almaktadır.


[6] Maide Suresi, 103. ayet.

[7] İmam Humeyni, Sahife-i Nur, c: 14, s: 109; c: 9, s: 304.

[8] Sahife-i Nur, c: 8, s: 247.


SİTE ADRESİ = http://turkish.islamquest.net/QuestionArchive/3655.ASPX
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

14/05/2012 Bahreyn ve Halk Kıyamı
13/04/2012 Siyonist İsrail, Azerbaycan’da Neyin Peşinde?
24/02/2012 İslami İran, Neden Emperyalistlerin Hedefinde?
22/01/2012 Erbain’de Hüseyni Değerlere Yürüyüş
06/12/2011 Köleden Hür’e Çağrı
12/11/2011 ABD VE YANDAŞLARI İRAN’A SALDIRABİLİR Mi?
11/10/2011 YUMUŞAK SAVAŞ VE GENÇ NESİL
13/09/2011 Suudi Rejiminin Ortadoğu’daki Marifetleri!
24/08/2011 Bu Yılki Dünya Kudüs Gününün Önemi
21/07/2011 GÜNEY SUDAN NEDEN BAĞIMSIZ OLDU?
21/06/2011 KÜRESEL ÇETELER, SURİYE ve AKP HÜKÜMETİ
24/05/2011 İNKILABA VE ŞİA DEĞERLERİNE NEDEN SALDIRIYORLAR?
28/04/2011 BAHREYN VE MÜSLÜMANLARIN SUSKUNLUĞU
05/04/2011 Küresel Psikolojik Savaş
09/03/2011 ABD ve Batı’nın Diktatörleri
11/02/2011 İSLAM İNKİLABI VE YANSIMALARI
18/01/2011 AZERBAYCAN’DAN MEKTUP VAR
10/01/2011 KERBELA’DA KENDİNİ ARAYAN MEÇHUL!
08/12/2010 İRAN’DA MC DONALD’S AÇMAK!
08/11/2010 BASİRET VE MÜ’MİN
08/10/2010 DİN ADAMI MI ? DİN’İN ADAMI MI?
16/09/2010 BİTMEYEN EMPERYALİST VE SİYONİST KOMPLOLAR
07/09/2010 KUDÜS VE DİRENİŞ
27/07/2010 GENÇ VE KİMLİK
22/06/2010 TÜRKİYE’DE NELER OLUYOR?
01/06/2010 Korsan Siyonistler, İnsanlığın Vicdanını Vurdular!
04/05/2010 YIKILMAYA YÜZ TUTAN TABULAR
29/03/2010 ÇALIŞTAY VE ÇEKİNCELER
07/03/2010 FİTNESAVAR BİR GÜÇ: VAHDET
12/02/2010 31. VELADET YILDÖNÜMÜNDE İSLAM İNKİLABI
16/01/2010 30 ARALIK İNKILAP YÜRÜYÜŞLERİ
14/12/2009 VELAYETİN YANSIMASI VE REHBER HAMANEİ
13/11/2009 İLAHİ MAKAMIN TECELLİGAHI!
15/10/2009 NÜKLEER ENERJİ VE İRANFOBİ!
15/09/2009 KUDÜS BİLİNCİ
23/08/2009 ENFORMASYON MU? DEZENFORMASYON MU?
06/08/2009 BİR CUMA SABAHI KAPINIZ ÇALINSA!
18/07/2009 LÜBNAN İZLENİMLERİ VE İLAHİ YARDIMLAR
30/06/2009 İNKİLAP KARŞITI KOMPLOLAR
15/06/2009 İNKİLAPTAN, EMPERYALİZME ANLAMLI TOKAT!
17/05/2009 TEFRİKA MI? İSLAMİ DAYANIŞMA MI?
22/04/2009 FİRAVUN REJİMLERİ, HİZBULLAH VE DİRENİŞ
09/04/2009 HÜSEYİN OBAMA MI? BARACK OBAMA MI?
18/03/2009 SİYASET VE İSLAM'İ DEMOKRASİ
19/02/2009 TÜRKİYE – İSRAİL İLİŞKİLERİNDE YENİ DÖNEM
19/01/2009 GAZZE’DE, KİM KAZANDI? KİM KAYBETTİ?
22/12/2008 PAPUÇLARIN ALTINDA KALAN EMPERYALİZM
08/12/2008 GAZZENİN FERYADI ...
12/11/2008 AMERİKA' NIN SİYAH YÜZÜ; OBAMA...
03/11/2008 Velayet ile Batılın Mücadelesi...
14/10/2008 AmeriKAN Hegemonyası Çöküyor...
22/09/2008 İmam (r.a) ve Küdüs Günü
02/09/2008 Ümmet'e Büyük Va'ad!
16/08/2008 Dr. Ahmedinejad ile Gönüllerin Fethi...
15/08/2008 Dr. Ahmedinejad İle Gönüllerin Fethi...
12/08/2008 Ümmet Olma Bilinci...
07/08/2008 İzzetin ve Zilletin Resmi
 
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
ABDULLAH ÖZGÜR

Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
MUHAMMED AK

Devrimci bir Sufi: İmam Humeyni!
Hüseyin TAŞ

İslami İran ile Türkiye Rakip Ülkeler mi?
MEHMET YETKİN

Bahreyn ve Halk Kıyamı
Abdulkadir Çuhacıoğlu

AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
MUHSİN KÜÇÜKER

İKİ ALİ ÜNAL MI?
KEMAL KEMAHLI

ALİ ÜNAL’IN, ŞİA VE İRAN YANILGILARI
MEHDİ AKSU

SEYYİD ALİ HAMENEİ VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-3
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİNCAN OLAYI VE BİR HUKUK SKANDALI
Mikail GÜREL

En Büyük Kusur Kibir ve En Büyük Allah
RIZA BAKIRLI

AKLIN ÖNÜNDE SET OLUŞTURMAK
Rahmi Onurşan Rahmani

Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)
HAZIM KORAL

SIFFİN SAVAŞI
Bilgehan Ova

SANAT YAZILARI (II)
FUAT TÜRKER

Özgürlük Değil Şeytan’a Tutsaklık
AZERİ YAZARLAR
Muhammed Mustafa

Evroviziyon-Gaylar, İnsanlığı çökertmeye yönelik sinsi planlar
Meşedi Natıq

Gənc Hüseynin anası Zəhraya və bacısı Rüqəyyəyə ünvanladığı məktub
Tural Əli

Zindanda bir gün...
Emin Gənciyev

AYIL EY AZƏRBAYCAN !!!
Emin İmanlı

Dinin gövhər və sədəfi
Gönül İsmayılkızı

Təhqir edilən ŞƏHİDLƏR
Hacı Arzu

Açıq!
Devran Abdullah

Quba aksiyası ilə inanclıların aksiyalarını birləşdirən məqamlar var
Kənan Rövşənoğlu

AZƏRBAYCANDA RUHANİLİK
Vüsal Hətəmov

Hər zadı tərsinə ölkəm…
Ali Caferi

Ölümüzü dəfn etməyə bir molla var?ali
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat