Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Türkiye: 3 - Gürcistan: 1 | Molotof kokteyline müebbet hapis... | AK Parti'de "Uludere" çatlağı !... | “Amnesty International”ın 2012-ci il hesabatında – Azərbaycan | Nicat Əliyev Kürdəxanı istintaq təcridxanasına göndərilib | İtkin jurnalistin sorağı həbsdən gəldi | CHP'nin 4+4+4 iptal başvurusuna ret.. | İran ve 5+1 ülkeleri arasında nükleer kriz çözülüyor .. | Ay. Misbah Yezdi: Ayetullah Behcet, mücadelenin kültürel boyutunu vurgulardı! | Irak'ta iki İranlı ziyaretçi şehid edildi |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Hüseyin Tugay

Suçluyu Irak’ta mı Arıyorsun?
FATİH KAHRAMANİ

OLMAYAN SEVGİLİYE
Mustafa K.Taşpınar

DUA
Habib YAZAR

Kur'an Geldi, Fakirlik Kalktı
Serdar GÜNDOĞDU

KÖRLER ve SAĞIRLAR
Ali Mert

BİR ANAYASA TEKLİFİ DE BİZDEN-IV-
Ebuzer GÖKTAŞ

Dünya Müslüman Kadınlar Günü
Leyla GÖK

ERKEK VE KADIN
Feride Aliyeva

ANNEM
Öztürk ADIYEKE

YOBAZLIK MI, CEHALET Mİ, UŞAKLIK MI BİLİNMEZ
Aliekber Kocaaslan

TEPKİSİZLİĞE TEPKİ
Zehra Kıran

BAZEN
Arzu ÇETİNKAYA

FATIMA'NIN (S.A) ŞEHADETİ
Mehmet DEMİRER

BİR OLUP ÇÖZELİM KÖRDÜĞÜMÜ
HASİBE YEŞİL

HAZAN YAPRAĞININ SON BAKIŞI
ALINTI YAZILAR
Hüsnü Mahalli

İsrail Kıbrıs'ta
Orhan Dede

NATO zırvaları
Bülent ESİNOĞLU

"Amerika'ya Karşı Sorumluluklarımız Var"
Levent GÜLTEKİN

Hayrettin Karaman'a kızanlar neyi savunuyorlar?
Ahmet TAKAN

Gül’e gaz mı veriliyor?.. Yoksa Gül birilerine mi gaz veriyor?..
Sabahattin Önkibar

Haham Tuncay’dan, Ergenekon rejim değişikliğine araçtır itirafı
Murat ÇABAŞ

Füze kalkanı ve NATO, ABD’nin güdümünde
Hüseyin Vodinalı

İsrail’in “Düşman” Olmasında Nasıl Bir Yarar Var
Doç. Dr. Mehmet Seyfettin EROL

Bayram değil, seyran değil, NATO bizi niçin öptü?
Haydar Cemal

İslam ülkelerinde bahara doğru
Hasan DEMİR

Belgelerle iktidarın Suriye harakirisi!
Prof. Dr. Ata ATUN

İsrail Üssü ve Oyunun Kuralı
İbrahim Karagül

O kurşun atıldı!
Semih İdiz

Dışarıda bizi sıcak bir yaz bekliyor
Abdulkadir Özkan

Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
Arslan Bulut

Karaman Hoca’ya öğrencisinden uyarı...
Serdar Akinan

Suriye olmadı Lübnan verelim mi?
Prof.Hüseyin Hatemi

Dünya ve Türkiye
Mehmet UYSAL

Kilis'e Rahmet Olarak Gelen Muhacirler
Fikret Ertan

İsrail-Çin: Çok önemli ilişkiler
Taha Kılınç

“Allah’ın demokrasisi” ?!
Ali Haydar Aksal

Uludere gerçeği bize neyi anlatıyor?
Deniz Ülke Arıboğan

Suriye'de El Kaide devrede !
Mehmet Ali GÜLLER

Kosova’da Gerilla Eğitimi!
İsmail MÜFTÜOĞLU

Yalnız Kalan Şövalye
Yılmaz ÖZDİL

Minare burada peki kubbe nerede?
Ali Bulaç

'Türkiye İslamı'nın üç versiyonu
Muharrem Bayraktar

Suriye’de işler karıştı
Akın Aydın

Suriye halkı bakın ne diyormuş
Savaş SÜZAL

NATO zirvesi sonunu bekleyin
Ertuğrul ÖZKÖK

Suriye'de Durum Bize Anlatıldığı Gibi Değilmiş!
Akif Emre

Türkiye Irak'ın bütünlüğünü istiyor mu?
M. Hilmi Yıldırım

Uluslararası toplum, uluslararası yalandır
Türker ERTÜRK

Yetki ABD'den
Zeki Ceyhan

Karışık işler!
Mehdi aksu

Hz. Ali'den yöneticilere-3
ANKET

Yönetici :..

İslami İran Avrupa ülkelerine karşı yaptırımlarını kaldırmalı mı?

Seçenekler
A)evet. kaldırmalı
B)hayır. kaldırmamalı

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
n TIME yazdı: Gülen cemaati, para bağışı ve eğitim sistemi
n Toprak satışıyla ortaya çıkan yeni tehlike
n Suriye'de yaşanan son gelişmeler....
n Kırıkkale'de Hz Fatıma'nın (sa) doğum günü etkinliği yapıldı / FOTO
n 'Sözde Mücahitler!' İstanbul'da El Kaide ile görüşmüş
n Türkiye'yi ne bekliyor?
n Türkiye Bağdat yerine Kürtlere odaklandı
n Bahreynli kadınların direniş sembolu Zeynep Al Khawaja'dan mektup
n Ay. Misbah Yezdi: Ayetullah Behcet, mücadelenin kültürel boyutunu vurgulardı!
YORUMLANANLAR

 Kırıkkale'de Hz Fatıma'nın (sa) doğum günü etkinliği yapıldı / FOTO

 Iskarta tanka 500 milyon avro

 TIME yazdı: Gülen cemaati, para bağışı ve eğitim sistemi

 Gül: İleri görüşe sahip olmayan Avrupalı liderler, milyonların hayatını etkiledi

 'Nikotin, esrar ve eroinden daha fazla bağımlılık yapan bir madde'

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 

 
ALİ(a.s)
27/02/2009 - 17:21

Hüseyin Beheşti

 

Hamd önde de sonda da Allah’adır…

Salât ve selam nebimiz, mevlamız, Allah Habibi Muhammed Mustafa ve onun tertemiz, pak, kullukta öne geçmiş Ehl-i Beytine olsun. Selamet Resul-u Ekrem’in sadık ashabına olsun.

Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırız…

 

Bilinçli dostların ve âşık kardeşlerin sürekli bana etmiş olduğu ilham ile İmam Ali a.s hakkında birkaç söz etmeyi ve onu yâd etmeyi istedim bugün. Ne kadar da ben değerli üstatlarım ve âşık kardeşlerim gibi Ali a.s’ın muhabbetine mazhar olmamış olsam da, biz takipçilerin ve Yakin Ehli’nin kıblesi olan İmam Ali üzerine birkaç söz söyleme cüretimi siz değerli okuyucu mazur göreceksiniz sanırım.

Şair şöyle başlar Ali diyerek:

 

Suskun dudakların da büyük ayetiydi Allah’ın

Ben, senin veçhine tutkun sanırdım güneş ve ay

 

Bu dünyada musibet deryasında Ali a.s kadar maharetle ve dirayetle yüzen bir insan daha yazmamıştır tarih. Onun şecaati ve gücünden daha fazlasını, onun ilmi ve takvası üzerine yazar tarih sayfaları. O Kuran’ın “zikir ehli” olarak tanıttığı, Zikir’in yani Resul’ün nefsi olan kişidir. Onun Allah’a doğru yürüyüşü şüphesiz bir devrim yürüyüşüdür. Yirmi beş yıllık devrim hareketinin ilk günlerinden, hilafete geçip ilahi risaleti yüceltme, mutlak velayeti açık etme görevini alelade uygulamaya koyulduğu günlerde bile ilahi yürüyüşün ayak sesleri alsa azalmadı. Ali yıkılmaz bir dağdı. O sarsılmaz bir kale ve Allah’ın konuşan Kuran’ıydı. Ancak bazılarının dediği gibi yirmi beş yıl susan bir Kuran değil. Ali bu sözlerin aksine, tarihin de şahitlik ettiği üzere büyük bir iştiyakla her an imameti ve valeyeti haykırmıştır. Onun Ebubekir’e bıraktığı sadece dünya makamı olan ve imametin bir parçası olan hilafet koltuğuydu. Oysa İmamet görevini yerine getirmekte bir an boşluk göstermemişti Ali a.s. Onun kendinden öncekilerin hilafetine dair sözleri tarihin tanıklığıyla sabittir.

 

Sen keskin kokularını yayınca cennetten dünyamıza

Kaç kişi kaldı ki sana âşık olmayan, münafıklardan başka

 

Bu Resul’ün sana sözü değil miydi Ey Sevgili

Seni lanetlikler sevmez, sevenlerse kavuşurlar aşka

 

Ali a.s yirmi beş yıllık devrim sürecinde mükemmel bir cemaat kurma yolunda adımlar atmıştı. Onun evi vahyin eviydi ve o vahyin gerçek kâtibiydi. Ali, Allah’ın ayetlerine dair sahip olduğu ilahi ilimle, çevresindeki bir avuç Şia’yı mükemmel bir cemaatin ilk örnekleri olarak yetiştirmeye koyuldu. Onun Şia’sı mükemmel bir cemaatin ilk tanımıydı. İmam Hasan a.s, İmam Huseyn a.s, Hz. Zeyneb a.s, Hz. Ebufezl Abbas a.s, Hz. Ebu-Zer, Hz. Selman, Hz. Miktad, Hz. Ammar, İbn-i Mesut, Malik-ul Eşter ve daha sonraki dönemlerde aralarına katılan, Kumeyl bin Ziyad, Ammar bin Yasir, Uveys-i Karanî gibi bir avuç Şia. Bunlar mükemmel bir cemaat olarak şekillenmeye koyuldular. Ali’nin yöntemi belliydi. Her an ve her dakika bitmek bilmez bir arzu ile Şia’ları Kuran’a çağırıyordu. Bu ilk dönem Şia’larının eğitimi yirmi beş yıllık sürecin peşine tarih sahnesinde Resul-u Ekrem’den sonra gerçekleşen en büyük ikici devrimin habercisiydi. Ali’nin a.s imamlık yöntemi ilk dönem Şialarını iki şeyde birleştirmekti: Adalet ve İmamet. Ali a.s mükemmel bir cemaat olarak Şia’yı bu iki temel üzerine kuruyordu.

 

Daha ilk gün bayrağı taşıyacağına yemin ederken

Anlamıştı zaman senin tarihe vuracağın şamarı

 

Sen ki, bir ömrü Kâbe misali dik yaşayan Sevgili

Bilirim ki, senin adaletindir bu âlemde Allah’ın âmânı

 

İlk dönem Şialarının eğitiminde ortak noktaları buydu. Onlar İmam Ali a.s ile gizli bir anlaşma ile bağlıydılar. Öte taraftan onların ayrıldıkları nokta sünnetlerdi. Her biri kendi fıtratlarına yakın bir sünnet ile Allah’ın yolunda cihat ediyordu. Onlar için Ali a.s her bir sünnetin bir tek kaynakta birleştiği, tüm zıtları kendi bünyesinde toplayan, Resul örneğiydi. Onlar kendi fıtratlarına ait bir iştiyakla Ali’de gördüklerini uygulamaya koydular. Selman, Ali a.s’dan sonra İslam’ın ilk abidi oldu. Ammar Ali’nin sadakat ve işkenceler karşında yılmayan yönüydü. Miktat, Ali a.s’ın siyasi dehasının örneğiydi. Zeyneb s.a, Ali a.s’ın hakikati bitmez tükenmez bir iştiyakla haykıran âşık tarafıydı. Malik, Ali’nin askeri dehasının şebihiydi. Ebu-Zer, Ali’nin adaletiydi. İmam Hasan a.s ve İmam Huseyn a.s ise, her şeyleriyle Ali’ydiler. Biri halim Ali, ötekisi ise şecaat timsali Ali. Ve diğerleri… Her biri Ali’den bir şeyi yaşattı hayatta. Böylece Resul’ün s.a.a ahlakı toplumda diri kaldı. Ve her birinin tek bir şiarı vardı: Velayet. Velayet yani imamet ve adalet.

 

Bir çöl fırtınasının karattığı gözlerim, Senin nuruna

Bir kez müptela olalı, artık başka bir âleme sürgün

 

Senin aşkın kalbime dert dolu hançeri vuralı

Bedenim kendi mahalimde, ruhum Necef’te mecnun

 

Ali’nin yaktığı bu velayet ateşi şüphesiz hilafet makamına oturduğu günden itibaren daha da büyüdü ve artık zulmün etrafını sarmaya başladı. Ali’nin adalet ve imamet söylemi ilk dönem Şialarının peşine gelen kuşakta da etki yaratmaya başladı. Ali a.s’ın manevi oğlu Muhammed bin Ebu-Bekir bu ikinci dönem Şialarının bayraktarı durumundadır şüphesiz. Onun Ali evine bağlılığı, onun vahye olan iştiyakını artırmış ve onu şahadete kadar yükselen bir yolun yolcusu haline getirmiştir. Bu Ali’nin devrimci sesinin yankısıdır. Ali’nin açtığı ilahi devrim bayrağı artık her yeri sarmış ve Şam kapılarına kadar dayanmıştır. Zulmün yıkılmasına ramak kala, imamet ve adalete dair bağlılığı olmayan tamahkâr bir kitle Ali devrimine çomak sokmuştur. Bunlar şüphesiz vahyi Ali a.s’dan daha iyi tanıdıklarını iddia etmiş ve Zikrin ehline karşı bayrak açmışlardır. Ve bu kitle kalpleri bulandıran fitne ateşini İslam toplumu arasında bir kez daha yakmıştır. İmam Ali a.s bu kitleyle savaşmış olsa da bu zihniyetin kökünün Resul’ün s.a.a öldüğü güne kadar dayandığını bildiğinden zihniyetin yok olmadığını da beyan etmiştir.

Mükemmel bir cemaat olarak Şia hareketi Ali a.s’ın Haricilerle savaşı sürecinde Ali a.s indinde olmasa da ilk dönem Şialarının şahadetleriyle artık büyük bir duraklama yaşasa da aslında Ali a.s tarihe vermek istediği mesajı vermiş ve namaz esnasında şehit olması ile de bu harekete en büyük noktayı koymuştur.

İmam Ali a.s’ın namaz esnasında şehit olmasında da şüphesiz Şia hareketi için büyük bir mesaj vardır. Bu mübarek harekete Allah’ın koyduğu bir noktadır. Ali a.s’ın mübarek kıyamı bizlere namazla başlayan risaletin peşine gelen velayettin de namazla bittiğine işaret ederek, mükemmel bir cemaat olarak Şia’nın velayete bağlılığının her dönemde en büyük şiarının namaz olduğunu göstermesi açısından da önemlidir.

 

Cümle şeytan sana hücum etti, Leyletül Mebit gibi

Sen gülümsedin onlara, Kerbela’ya selam dedin

 

Elinde senin bayrağın, düştü çöllere Abbas

Huseyn son nefesinde vuslat yakın, şükür dedi

 

Hayatının her safhası birçok ilahi işaretle dolu olan bir insan İmam Ali a.s. Onun hareketi ve onun ölümü her şeyiyle bizlere örnek teşkil edecek nitelikte. Ve batının akıl almaz saldırılarını ve İslam nizamına karşı açılmış bayrakların sayısının gün be gün arttığını gördüğümüz bu günlerde Ali a.s’ın hareketine, aşkına ve şiarına büyük bir ihtiyaç duymaktayız. Onun mükemmel bir cemaat olarak tasarladığı Şia’yı anlamak şüphesiz geleceğe Ali timsali bir cemaati bırakmak olacaktır.

Şair sözlerini şöyle tamamlıyor, Ali diyerek:

 

Kızgın bir çöldü Kerbela, dillerde senin öğrettiklerin

Şahitler yola çıktıktan sonra, Hayberdeki sendin Zeynebin

 

Sallandı senin sesinle zalimin tahtı, Ali sandı şeytanlar

Zeyneb senin gibi vurdu batılın ortasına,

Karanlıktan çıktı aydınlıklar…

 

Hüseyin BEHEŞTÎ

huseyn_tr@yahoo.fr

 

 

  


Yorum Ekle

Arkadaşıma Gönder

Yazdır

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

YORUMLAR

doğan çelik 08-03-2009, 22:41:38
Geçmişte yaşamış ve adı tarihe geçmiş olan her hangi bir insanı veya etnik dini ideolojik oluşumu aşağılamak veya yüceltmek için zaman harcamak , o doğrultuda bir mücadele içerisine girmek , böyle bir mücadele dolayısıyla birilerine düşman olmak veya birilerini dost edinmek sapkın , anlamsız , gereksiz , bencil , bilinçsiz bir yaklaşımdır , boşa emek ve zaman harcamaktır .

Doğrusuyla yanlışıyla , hayrı ve şerriyle geçmiş insanlık tarihini öğrenerek , o geçmiş insanlık tarihi içerisinde ki yaşam biçimleri ve yaptıkları dolayısıyla önemli yer edinmiş olan istisna mucizevi insanların yaptıklarından ders almak gerekir hepsi bu .

O insanların ismini , yaşam biçimlerini = yaşam biçimi ilkelerini = inanç biçimlerini , içinde yaşadığımız somut zaman , mekan , ekonomik sosyal koşullar içerisinde geleneksellik yoluyla kullanarak , kendi istem ve sorumluluğumuz dahilinde yapmış olduğumuz iyi veya kötü işlere = hayır veya şer işlerimize alet etmemeliyiz . Böyle bir yaklaşım açıktan sapıklıktır .

Maddi manevi istemleri açık gizli , bilerek bilmeyerek tatmin edebilme dolayısıyla ekonomik sosyal çıkarlar için , politik oyunlar için , iktidar mücadeleleri için , bu insanların ismini , kişilik ve yaşam biçimleri kullanmaksa ihanettir , alçaklıktır , şerefsizliktir .

Geçmişle ilgili öğrendiğimiz , tanıklık ettiğimiz ve yaşadığımız her şey bizi tecrübelendirir . Dolayısıyla farkında olarak , yani bilinçli biçimde tecrübelenmeliyiz , bu tecrübelenmeyi geliştirmeli , gelişmesini sağlamalıyız .

Kendi somut zaman , mekan ve ekonomik sosyal koşullar içerisinde yapmamız gereken tek şey , insancıl bilimsel değerleri korumak , gelişimine katkı sunmak , bunlar aracılığı ile daha iyi bir yaşamı yaşamaktır . Çünkü bu iki olgu , yani insanlaşma ve bilimselleşme olgusu , yaratıcının kendini bilme bağlamında ulaşmış olduğu en üst aşamadır .

 
Hüseyin Beheştî 09-03-2009, 13:53:04
"Geçmişte yaşamış ve adı tarihe geçmiş olan her hangi bir insanı veya etnik dini ideolojik oluşumu aşağılamak veya yüceltmek için zaman harcamak , o doğrultuda bir mücadele içerisine girmek , böyle bir mücadele dolayısıyla birilerine düşman olmak veya birilerini dost edinmek sapkın , anlamsız , gereksiz , bencil , bilinçsiz bir yaklaşımdır , boşa emek ve zaman harcamaktır ".

Sayın Doğan bey, yorumunuzu hangi düşünsel bağlamda ele almam gerektiğini çözemesem de, şu alıntıladığım kısımdaki sözlerinizi esefle okudum. Eğer geçmişte bir kitleyi yüceltmek olarak bir işin anlamsızlığına ve hatta sapıklık hareketine inanıyorsanız bağışlayın ama bir ihya hareketi olarak ilah idinlerin sonuncusu olan islamın da sizin yorumunuza göre haşa billah bir sapıklık olması gerekmektedir ki, bu imkansızdır. Allah'ın ayetlerinde "ibrahim ailesini, imran ailesini" yücelttiğini görmüyor musunuz? Öte taraftan Allah'ın dostunu sevmek ve karşısındakine ise düşman olmak ne zamandan beri sapıklık olmuştur. Eğer bu sizin anladığınız şekliyle bir bencillikse, ali harekerini yücelten 1500 yıllık islami süreç haşa koca bir sapıklık hareketidir ki bu ise kesinlikle ilahi buyruğa aykırıdır. "Alah'ı seviyorsanız Resul'e itaat edin" buyruğu halen capcanlı kendini göstermektedir. Ve Ali a.s'ın şia hareketi de bu açıdan önemlidir.

Diğer taraftan yorumunuzun ileriki kısımlaında tarih üzerine sadece bir tecrübi bilgi olarak yorum yapmanız bağışlayın ama materyalizmin imlerini yorumunuzda görmeme sebep olmuştur. Tarih tecrübi bir bilgi olmaktan ötedir ve kendine ait bir kural dizisi vardır. Bir determinizm deildir ki kendi başına bir tecrübi hareket olarak ele alalım. Bilinçlenme deyiminize katılsam da Kuran'ın tarih yorumunu daha iyi anlamanızı öneriyorum size.

Bilime bulunduğunuz atıfa gelince, insanlaşmadan kastınızın ne olduğunu anlayamadım. Kurana kendi reyiyle yaklaşan bilimseller nasıl insanlaşacaktır acaba? Bilimselleşmekten kastiniz akli yorumlara dayanmak ise amenna yok katı bir bilimselleşme adıyla aşkı ve irfanı hayatımızdan çıkarıp materyalist bir islam kurma çabası ise bağışlayın buna ykum...
 
doğan çelik 09-03-2009, 18:21:09
1 - ) Sonsuz kapsaycı rahim , rahman ve rab olan Allah ben dolaysıyla şahidimdirki , niyetim birilerini kırmak veya aşşağılamak değil . Sanırım istemeyerek veya bilmeyerek yorumumda böyle bir izlenim oluşmuş , bundaqn dolayı özür dilerim . Ben yanlış algılama ve tanımlama yaklaşımlarına karşı sadece bir fikir belirtmek istemiştim . Direk şahsınıza veya yazınıza karşı bir yorum değildi . Kaldıki niyetim öyle olmasada , sahip olduğum bilgi birikimi ve evrimsel beyin gelişim düzeyi eksikliğim dolayısıyla fikrimin eksik ve kısmen yanlış olabileceğinide daha başından kabullenerek yazdım .

2 - ) Geçmiş ve günümüz insanlığı içerisinde insanlaşma ve bilimselleşme gelişimine katkı sunmuş olan istisna mucizevi kişileri ve toplumları bende örnek olarak yaşam sürecim içerisinde değerlendiriyor , dersler çıkarıyor , o kişilerin kişilik ve o toplumların yaşam = inanç biçimlerine hak ettikleri değeri bende kendi çapımda vermeye çalışıyorum . Bencillik , bilinçsizik , gelenekçilk , sevgi , korku , beklenti , umut , menfaat olguları içerisinde bunları kutsamadan , dokunulmaz ve eleştirilmez kılmadan , kusursuzlaştırmadan , putlaştırmadan , politik ihanetlere , iktidar mücadelelerine , başka kişilerin kişiliklerine ve başka toplumların yaşam = inanç biçimlerine karşı düşmanlaştırıcı , çatıştırıcı , katledici şeytani şer araçlara dönüştürmeden .

3 - ) Hz . Muhammed , yaratılmış olanlardan her hangi bir şeyi , bencillik , bilinçsizlik , gelenekçilik , sevgi , korku , umut , menfaat , iktidar , güç , egemenlik dolayısıyla yücelten , kutsayan , dokunulmaz , eleştirilemez , değişmez kılan , bu zihniyetle insan sömürün , insanı insana düşman eden , baskılara , katliamlara , zulümlere , sürgünlere , ikencelere yol açan putperestlere karşı allah tarafından ortaya çıkartılmış islam dininin peygamberidir .

not . Sakın yanlış anlama , siz böylesiniz demiyorum , çünkü ben sizin yaşamınıza tanıklık eden biri değilim bu değerlere olan bağlılık biçiminizide bileyim .

4 ) Geçmişte yaşamış olan kavimlerin başından geçenlerden hiç ders alamazmısınız . Geçmiş kişi ve toplumlar kendi günah ve sevaplarından , bizlerde kendi günah ve sevbaplarımızdan sorumluyuz diyen Kurandır .

5 - ) Beş duyu organı ile tanıklık edilen maddi bilim , o somut maddi varları yaratmış olan soyut manevi yasaların beyin olgusu ( duyusu ) aracılığı ile algılayıp tanımlamamızı sağlayan giriş kapısıdır . Allah insanı ilk somut maddi beden olarak yaratmış , sonrasında ona soyut manevi ruhundan vererek onu canlandırmıştır . Bir insanda onun somut maddi davranışalaını bilgi = bilim olarak görmedikçe , soyu manevi kişiliği hakkında ilimsel olarak hiç bir şey söylenemez .

Her ne konuda olusa olsun , insancıl değerler ve bilimsel verilerle düşünen , söylem ve eylemde bulunan , bu insanlaşma ve bilimselleşme gelişimine katkı sunan , bu insan değerler ile bilimsel verilerin güvenlğini ve işlerliğini sağlayan , allah ve insanlık indinde ülküdaşımız = dindaşımız = yoldaşımızdır .




 
Hüseyin Beheştî 10-03-2009, 18:35:46
sevgili doğan bey, açıkçası birinci yorumunuzla ikinci yorumunuz arasında bağlam farklılığının varlığı ortada... Ancak yanlış zihniyet dediğiniz şeyin ne olduğunu daha anlamış değilim. Bizler Ali'nin yolunu diriltme sürecinde zaman ve değişimden bağımsız ahbari yahut selefi bir diriltmeden bahsetmiyoruz. Bizler Ali'nin kurani yolunu diriltme çabası içerisindeyiz. Ancak öte taraftan sizin Kuran'ın herkes kendinden sorumludur mantığıyla beni eleştirirken nereye varıyorsunuz bunu anlayamadım. Evet bizler kendimizden sorumlu olduğumuzu bildiğimiz için bu hareketin dinamiklerine önem veriyor ve pasifize edilmiş islami duruşu aktif kılmaya çabalıyoruz. Ancak diğer taraftan bir zihniyeti putlaştırmanın İslami harekete aykırı olduğuna dair sözünüze de aynen katılıyorum. Biz putlaştırmak değil kendi dinamiklerinde sürekli eleştirilerek geliştirilen bir islamdan bahsediyoruz. Ali'nin hareketi de buydu.

Geçmişte var olan kavimlerden örnek alma konumunda tarihin bir determinizm olmadığını evvelden size söylemiştim zaten. Öte taraftan geçmiş ümmetlerden örnek almamızı Kuran salık veriyor zaten. Bu da tarihi sünnetullahın etkisinden çıkarmamak anlamına geliyor.

Allah'ın insanı somut bir varlık olarak yarattığı sonra da ona soyutluk verdiği aşikardır ancak sizin yorum tarzının bana koca bir düalizmi hatırlattı doğrusu. Bence her açıdan ruh ya da beden birbirinden ayrı düşünülemez iki şeydir. Beş duyuya hapis bilimin hareket paradigması bu aşamada çöker zaten. Bu paradigma verileri değerlendirirken somuttan soyuta gider. Oysa fenomenlerin yorumlanması bu şekilde asla mümkün deildir. İnsancıl değerlerin ortaya çıkışında da paradigmaya değer veren ancak İlahi ahlaktır. İnsancıl veriler böyle şekillencektir sanırım. İnsanlaşmadan kastınızın da tekelleşme olduğuysa ki bana öyle geliyor açıkçası bu pek de insanlaşma deil de insanın ölümü gibi geliyor bana... Vesselam...
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

13/04/2012 Bir Davanın Eşiğinde ya da Betül Hanzala’ya Cevabımdır
16/06/2011 Bilinmeyenler ve Suriye
10/04/2011 İdeoloji, Muhammedî ideoloji...
28/03/2011 Körler ve Filler…
14/03/2011 Körler ve İmamlar
19/02/2011 İnkılâp Ateşi...
26/05/2010 İran Nükleer Meselesi ve Stratejik Hesaplar
24/04/2010 Şii Çalıştayı ve Stratejik Hatalar
16/04/2010 ABD ve Ortadoğu’da Siyasal Stratejiler(2)
03/04/2010 ABD ve Ortadoğu’da Siyasal Stratejiler (1)
12/03/2010 Yemen’de Sorun Biter mi?
22/01/2010 Fransa’yla Eşitliği Yeniden-Düşünmek
19/12/2009 "YENİ-OSMANLICILIK" MI "POST-OSMANLICILIK"MI?
10/12/2009 Amerika Velayet-i Fakih’i Neden Sevmez?
03/12/2009 Amerika, Ortadoğu ve Terör…
17/11/2009 "Açılım" ı Başka Bir Açıdan Değerlendirmek!
29/09/2009 İDEOLOJİLER DÖNEMİ GERÇEKTEN SONA ERDİ Mİ?-1
10/08/2009 İSLAM İNKILABINA NELER KATTIK(3)
11/07/2009 İslam İnkılâbına Neler Kattık(2)
27/06/2009 İslam İnkılâbına Neler Kattık(1)
28/05/2009 Seyyah Olup Gezsem Şu Alemi
11/05/2009 SERZENİŞ
20/04/2009 ALİ' NİN SİYERİNDE İLAHİ NURUN TECELİSİ
15/04/2009 İYİLİĞİ EMREDİP KÖTÜLÜKTEN MEN ETMEYE DAİR...
05/04/2009 İSLAM'A KARŞI İSLAM
23/03/2009 (Üç işaret bir tevil)
12/03/2009 Fransa’da Anti-Siyonist Parti
27/02/2009 ALİ(a.s)
29/01/2009 Hürr Örneğinde “Nefs-i Levvame”
22/01/2009 İslamî Fundamentalizm ve Gerçekçiliğin Ölümü
03/01/2009 Aşka Dair Notlar(3)
17/12/2008 BİR TOPLUMSAL TEORİ OLARAK EL-GADİR...
11/12/2008 ŞUURUN DİRLİŞİ
05/12/2008 BİLGİNİN TEVİLİ: EHLİ CEHENNEM DE HAZ DUYAR...
24/11/2008 Aşka Dair Notlar(2)
17/11/2008 Aşka Dair Notlar (1)
07/11/2008 Mustafa Özcan'ın Birkaç Sözünün Şerhi
03/11/2008 '' Bushizm '' : Değersizlik Problemine Değin...
29/09/2008 Amerikan Seçimleri ve Bizim Yolumuz
 
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
ABDULLAH ÖZGÜR

Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
MUHAMMED AK

Devrimci bir Sufi: İmam Humeyni!
Hüseyin TAŞ

İslami İran ile Türkiye Rakip Ülkeler mi?
MEHMET YETKİN

Bahreyn ve Halk Kıyamı
Abdulkadir Çuhacıoğlu

AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
MUHSİN KÜÇÜKER

İKİ ALİ ÜNAL MI?
KEMAL KEMAHLI

ALİ ÜNAL’IN, ŞİA VE İRAN YANILGILARI
MEHDİ AKSU

SEYYİD ALİ HAMENEİ VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-3
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİNCAN OLAYI VE BİR HUKUK SKANDALI
Mikail GÜREL

En Büyük Kusur Kibir ve En Büyük Allah
RIZA BAKIRLI

AKLIN ÖNÜNDE SET OLUŞTURMAK
Rahmi Onurşan Rahmani

Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)
HAZIM KORAL

SIFFİN SAVAŞI
Bilgehan Ova

SANAT YAZILARI (II)
FUAT TÜRKER

Özgürlük Değil Şeytan’a Tutsaklık
AZERİ YAZARLAR
Muhammed Mustafa

Evroviziyon-Gaylar, İnsanlığı çökertmeye yönelik sinsi planlar
Meşedi Natıq

Gənc Hüseynin anası Zəhraya və bacısı Rüqəyyəyə ünvanladığı məktub
Tural Əli

Zindanda bir gün...
Emin Gənciyev

AYIL EY AZƏRBAYCAN !!!
Emin İmanlı

Dinin gövhər və sədəfi
Gönül İsmayılkızı

Təhqir edilən ŞƏHİDLƏR
Hacı Arzu

Açıq!
Devran Abdullah

Quba aksiyası ilə inanclıların aksiyalarını birləşdirən məqamlar var
Kənan Rövşənoğlu

AZƏRBAYCANDA RUHANİLİK
Vüsal Hətəmov

Hər zadı tərsinə ölkəm…
Ali Caferi

Ölümüzü dəfn etməyə bir molla var?ali
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat