Türkiye –İsrail ilişkilerinde son
zamanlarda yeni bir sürecin açılmasını zorunlu kılan sebepler meydana
gelmektedir.Gazze saldırısındaki insanın kanını donduranSiyonist vahşetinin, medyaya yansıyan
kısmıyla bilegerçek yüzünün anlaşılması
içinyeterli olmaktadır. Mazlum Gazze
halkına olan vahşilikleri karşısında Türk halkının sürekli ve kitlesel tepkileri ve
Siyonist kuruluşların Türkiye’ye karşı sergilediği küstah tavırlar, çok uzun
bir zamandır Türkiye –İsrail ilişkilerinde yarar sağlayan tarafın hep İsrail’in olması ve SiyonistlerinPKK’ye verdikleri örtülü askeri destekleri, değişen bölgedeki güç dengeleri
yeni bir dönemin açılmasını zorunlu kılan sebeplerdenbazılarıdır.
Türk halkınınbüyük çoğunluğunun benimsemediği ve İsrail’in
lehine işleyen ilişkiler ve ülke imkanlarının İsrail’inemrine sunulan bir dönemin artık geride
bırakılarak yeni bir sürecin başlaması kaçınılmaz bir zorunluluk olmuştur. Ülkeyi
idare eden hükümetlerin çelişkili söylem ve uygulamalarının bu millete olan
maliyetinin tartışılmasının tam zamanıdır.Yani bu süreçte Siyonistlerle olan ilişkilerin
Türkiye menfaatleri açısından rayına
oturtulması gerekmektedir.
Türkiye –İsrail ilişkilerindeki yakınlaşmanın
özellikle 28 Şubat postmoderndarbesinden kısa bir süresonra
zirveye ulaşması oldukça manidardır.Bu zaman dilimindeki askeri ,ticari ve savunma alanlarındaki yapılan
antlaşmalar nelerdir diye baktığımız zaman, karşımıza söyle bir tablo
çıkmaktadır:
23 Şubat 1996 tarihinde Askerî
Eğitim ve İşbirliği Anlaşması:
-Askeri eğitim alanında karşılıklı bilgi ve
deneyimlerin değişimi
-Askeri
akademiler ve karargahlar arası karşılıklı ziyaretlerin yapılması
-Savaş gemilerinin
karşılıklı ziyaretler yapması
-Askeri, sosyal ve kültürel alanlarda bilgi
ve personel değişimi ile askeri tarih, müze ve arşivkonularındaki işbirliği
- İki ülke istihbarat birimlerinin işbirliği
yapması
- İsrail ve Türk donanmalarının Akdeniz’de
ortak tatbikat düzenlemeleri
-Ortak eğitim yapılması
-İsrail uçaklarının eğitim amaçlı olarak Türk
hava sahasını kullanma imkanının sağlanması
Ne
hikmetse ,anlaşmanın içeriğihiç vakit
kaybedilmedenfaaliyetegeçirilerekNisan 1996’da 8 adet İsrail F-16 uçağı Konya semalarında eğitim uçuşu
yapmıştır.(Maalesef basında çıkan haberlere göre Gazze’yi bombalayan uçakların pilotları
burada eğitilmiştir).Bu tarihten itibaren eğitime ilave olarak her yıl
Türk-ABD-İsrail uçaklarının katıldığı birleşik hava tatbikatları
yapılmıştır.Haziran 1996'da 12 Türk savaş uçağı İsrail'e gitmiştir.Ocak 1998'de
Akdeniz’de, Türk-İsrail savaş gemileri birleşik tatbikat yapmıştır. Son olarak da
22 Ağustos 2008 tarihinde tamamlanan Türkiye-ABD-İsrail gemi ve uçaklarının
katıldığı birleşik deniz tatbikatları,
Doğu Akdeniz'de her yıl tekrar edilmektedir. (Türkiye –İsrail arasında hangi
ortak düşmana karşı yapılıyorsa! ?)
14 Mart 1996 tarihinde Serbest Ticaret Anlaşması
Uluslararası ticaret sisteminin
Siyonistlere sağladığı kolaylıklar sayesinde bugün mağazalarda ve marketlerdeki
raflar maalesef Yahudikökenli
şirketlerin mallarının işgali altındadır.Siyonistlerin endüstriyel ve tarımsal
ürünlerin Türkiye’deki yeri önemsenecek ve ciddiye alınması gerekenbir seviyededir.Sözde yerli olan birçok
ürünün gerçek sahiplerinin Siyonistlerolduğu bilinen bir gerçektir.Bu gelişmeler ülkenin ,ticareti ,tarımına
ve sanayisine dolayısıyla da ülkeekonomisine zararları çok büyük boyutlardadır.
26Ağustos 1996’da Savunma Sanayii İşbirliği
Anlaşması
-1996 yılında 632 milyon dolarlık, 54 adet F-4 uçağının Fantom-2000
standardında modernizasyonu (Şubat 2000'de teslim edilen 17'sinin 15'i arızalı
çıkmıştır!!!.)
-29 Mart 2002'de 700 milyon dolar bedelli 170 adet M-60 tank
modernizasyonu(2003 Lübnan savaşında bunların en modern tankları Hizbullah
tarafından havaya uçuruluyordu!)
-57 milyon dolarlık, 300 adet
helikopter modernizasyonu
-19 Nisan 2005 insansız hava
aracı sistemi alımı İsrail’everilen bunca ihalelere rağmen Siyonistlerin antlaşmalara ait olan
taahhütlerini ve şartnamenin gereğini zamanında yerine getirmedikleri de zaman
zaman basına yansımaktadır. Bu son dönemde Hindistan’dan sonra İsrail’den 3
milyar dolarla en çok askeri alım yapan ülkenin Türkiye olduğunu da
hatırlatmakta fayda var.İşin ilginç yanı ülkenin sahip olduğu savunma sanayi
imkanları ve teknolojik potansiyeli İsrail’den milyonlarca dolar vererek aldığı
bu askeri teçhizatlarıve ihtiyaçlarını
karşılamaktan uzakta değildir.
Postmodern darbeyle zirveye çıkan ve halkın ekseriyetininbenimsemeyerek 22 günlük Siyonist vahşetinde
ortaya koyduğu tepkiler ,itirazlar Siyonist karşıtlığındansonra Türkiye hükümetlerininbu ilişkileri aynı şekilde sürdürmemesi için
insani , kültürel ,siyasi ve
askeribirçok nedenleri vardır.Bu
nedenler genel hatlarıyla şunlardır:
- Siyonistler 22 gün boyutla çoluk çocuk,
yaşlı ,kadındemeden Gazze’demazlumlara karşı soykırımuygulamıştır.Bu eli kanlı terör devletiyle bu işleri aynen devam
ettirmekonların yaptıkları
zulümlereortak olmak anlamına
gelmektedir.
-Siyonistlerin,
yaptıkları bu zulümler ve soykırımlar sebebiyle uluslararası mahkemelerde
yargılanmaları gerekmektedir. İsrail’le dost kalmak böyle bir yargılanmanın
önünün açılmasına engel olmaktadır.
-Türkiye halkı,
memleketin her yerinde bu zulüme razı olmayarak ve ayağa kalkarakbu zulümlerinden dolayı Siyonistleri
lanetlemişlerdir. Hükümetlerin ,halklarının bu duyarlı davranışına saygı
göstererek onların bu taleplerine göre siyasetlerini belirlemelerigerekmektedir.
–Uluslararası itibarın
korunması için mazlum Filistin , Gazze haklarının destelenerekyıkılan, harabeye çevrilen evlerinin yeniden
yapılarak maddi zararların da karşılanması gerekmektedir.
- Mazlum ve zulüme
uğramış Filistin halkı ile olan derin tarihi bağlarımız, ortak dini inancımız
gereği Filistin halkının yanında olma zorunluluğumuz vardır.
-Filistin halkı , işgal edilmiş toprakları
özgürlüğüne kavuşmadıkça kalıcı barışa yanaşmayacaktır..
-Lübnan Savaşı’nda da olduğu gibi bu savaşta da
amacına ulaşamayan Siyonistler, şartları zorlayarak ABD ve Batı’nın da
desteğini alarak Filistin halkını zillet altında teslim almanın yollarını
aramaktan vazgeçmeyerek yeni çatışma ortamları meydana getirecektir.
-Irak’tan çekilmek üzere olan ABD, çekilirken de
İsrail’in güvenliğinin azami derecede sağlamanın yollarını arayacaktır.
-Batı’nın desteğiyle de nükleer silahlara sahip
vesemavi dinlerle hiçbir alakası
olmayan Siyonistler bu kontrolsüzgüçlerisebebiyle de özelde Türkiye
geneldebölge için büyük bir tehlike
oluşturmaktadır.
-Kırılma noktalarından ilki olan Lübnan Savaşı’nda
başarısız olan Siyonistler eğer bugün diğer bir kırılma noktası olan Filistin’de
başarıya ulaşırlarsa orta vadedeki hedeflerin en önemlilerinden biri de
Türkiye’dir.
-Türkiye’nin topraklarının önemli bir kısmı
Siyonist idealler gereği orta ve uzun vadede onların işgal hedefleri arasında
yer almaktadır.
Türkiye halkı , genel manadaSiyonist vahşet karşısında bütün
sınıflarıyla( avamı, siyasetçisi, bilim adamı, fikir dünyası v.b)aktif ve pasif
bir şekilde Filistin halkının yanında yer alarak Siyonist vahşeti
lanetlemişlerdir.Türk halkı aman Siyonist’in kurşunu bende olmasın
diyerektenYahudi mallarına karşı ülke
genelinde büyük bir boykot başlatırken, halkıtemsil eden hükümetlerin milyon dolarlık ihaleleri Siyonistlere vererek
mazlumların başına bomba atması için onlara cephane sağlamamaları
gerekmektedir.Bu sebeple hükümetler milletlerin hassasiyetlerini dikkate alarak
ona göre siyaset geliştirme zorunlulukları vardır .Bucihette İsrail,
Türkiye'nin iç ve dış tehdit değerlendirmelerindeki gerçek yerini
almalıdır.Türkiye’nin bölgesel güçlerdenetkin bir ülke olarak dış politika veSiyonist tehdit karşısında savunma tedbirlerini yeniden gözden
geçirmesinintam zamanıdır.
Bu zamana kadar hep Siyonistlerin lehine
izlenilen politikalar sebebiyle memnun olan Yahudi lobileri, hakkında desteğini
alan ve Siyonist zülüm karşısında sözle de olsa tepki koyan hükümetin
davranışlarından ve sözlerindenmemnun
olmadıklarını her fırsatta dile getirmektedirler. Bu rahatsızlıklarını somutlaştırarakhükümet üzerinde psikolojik baskı kurmak
amacıyla gönderdikleri mektup da buna en canlı örnektir.İşte bugerekçeler dikkate alındığındaİsrail ile olan ilişkilerinin yeni bir rotaya
oturtulması gerekmektedir.Aksi halde iyi bir stratejibelirlemeyen, adımlarını ve ittifaklarını doğru
seçmeyen devletlerin gelecekleri tarihinsayfalarındaki yok olan devletlergibi olacaktır.
Siyonist veideolojik birdevlet olan İsrail'in bu inancından kaynaklanan ulusalhedefleri gereğiTürkiye ve Ortadoğu'daki Arap ve İslamdevletlerinin toprak bütünlüklerini tehdit
etmektedir. (Nil'den Fırat'a kadar olan coğrafyanın, kendilerine Tevrat'ta vaad
edilmiş topraklar olduğunu İsrail'li diplomatlar dahi inkar etmeyerek, "Yahu öyle dediyse biz ne diyebiliriz?"
demektedirler. Bu hakikati ve tehlikeyigöz ardı ederek Ortadoğu'da genişleme, İsrail'in ulusalhedefleri içinde yok diyerek siyasetlerimizi
ona göre belirsekgafletten uyandığımız
zaman memleketimiz ve İslam beldeleriyeni birer Filistin olacaktır.
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.