Tarih
tekrardan karanlıklara bürünmüşken, Doğuda dini yok sayan bir anlayışla
kurulmuş, insanı sadece maddi boyutuyla ele almış materyalist bir sistem,
Batıda ise dini değerleri kabul etmekle beraber hayatın içinden çıkartılmış,
sadece dini değerleri mazlum halkları sömürmek, maddi değerlerini ve milli
servetlerini elde etmek için araç olarak kullanılmakta, İslam ülkelerindeki
dini anlayışlar ise dünya kan içicisi ve büyük şeytan Amerika ve yoldaşlarının
menfaatlerine dokunmayan onlarla iyi geçinme siyasetini ön plana çıkarmış,
Ruhullah’ın tabiriyle Amerikancı bir İslam hüküm sürmekteydi.
“
Ne Doğu, Ne Batı “ Şiarıyla yeryüzündeki tüm sistem ve uygulamalara alternatif
olacak, dünya siyaset sahnesinin yönünü değiştirecek, mazlum halklara, mustazaf
gönüllere umut ışığı olacak, Bir Nur patlaması, Hüseyni mektepten ilham alarak,
yeniden Amerikancı İslam’ı, Materyalist dünya düzenini alt üst ederek İran
coğrafyasında dünya siyaset sahnesinde rol alıyordu. Hüseyni bir liderin
öncülüğünde dünyaya kafa tutan bir toplum. Dünya bu nur patlamasından nasıl
etkilendi, hangi alışkanlıklarından vazgeçmek zorunda kaldılar, halklar ne gibi
tepkiler verdiler. Dünya üzerinde çeşitli coğrafyalarda yaşayan Müslümanlardaki
değişimler, hatta Hıristiyan dünyasındaki halklar üzerindeki değişimler ayrı
ayrı incelenmeye değer değişimlere yol açmıştır. Bu Hüseyni İnkılap onca
ambargolara, tahmil edilmiş yüz binlerce insanını kaybettiren bir savaşa,
milyonlarca mültecilere bakmaya, onca kuşatılmışlığın yanında, dışlanmalara,
yüzlerce kendi ülkesinde ve dünya çapında uğradıkları terörist saldırılara
rağmen Kendi ayakları üzerinde kalmayı başardı, bunlar Nur patlaması olan İslam
İnkılâbının maddi anlamda başarılarıydı, tarım, sanayi, askeri, teknoloji ve
ekonomi alanlarında kendi kendine yeterliliğe ulaşmaları da bu meyanda
sayabileceğimiz başarılarıdır. Dünya bu inkılâpla hiç karşılaşmadıkları
bilmedikleri yeni bir siyasi, ekonomik ve diplomatik sistemle karşı karşıya
kalmıştı. Onca karalama kampanyaları geçici etkileri dışında bir fayda
vermiyor, Nur patlaması her gecen gün dünya siyasi aktörlerinin hareket alanını
daraltıyordu. Onların onca tedbir, saldırı ve yok sayma girişimleri sonuç
vermedi. Dünyanın bir çok yerindeki şu ya da bu amaçla kurulmuş direniş
örgütleri İnkılaptan etkilenmiş, yeni İslami direniş hareketleri oluşmuş, var
olanlar adeta yeniden dirilmişlerdi.
Dinsizliği
benimsemiş Komünist sistem inkılâptan kısa süre sonra, Aziz İmam’ın işaret
ettiği gibi yıkılmış kendi taraftarları tarafından kendi elleriyle dağıtılmıştı,
Bu günlerde ise diğer sistem, Amerika ve batının değerleri olan kapitalizmde
büyük bir ekonomik krizle baş edemeyecek duruma gelmiş, demokrasi dedikleri bir
avuç azınlığın haklarını koruyan, insanlığın binlerce yılda edindikleri en yüce
değer olarak insanlara sundukları yönetim sistemleri de tartışmaya açılmış,
onunda uzun süreli olarak insanlığın mutluluğunu sağlayamayacağı ayrıca
emperyalist güçlerin menfaatlerini daha fazla koruyamayacağı açığa çıkmıştır.
Birçok yerde kendi demokrasi anlayışlarına uygun ama kendilerinin menfaatlerini
korumayan onlara karşı olan parti yâda guruplar iş başına gelince, kendi
yaptıkları bu demokrasi put ’unu da yemeye başladılar. Yeni ekonomik ve siyasi
sistem araçları araştırmalarına çoktan başladılar bile, araştırmacılarının
onları nereye götüreceğini şimdiden tahmin etmek elbette zordur, ancak Amerika
gibi kapitalizmin merkezi olan ülkede eyaletler arası ekonomik eşitsizlik,
işsizlik, ahlaki yozlaşma ve birçok olumsuzluk toplumu iyice germiş, son
seçimlerinde onca soykırıma maruz bırakıp, halada dışlayıp ikinci üçüncü sınıf
insan muamelesi yaptıkları siyahî birini, kokuşmuş iflas batağındaki sistemleri
için kurtarıcı olarak sahneye sürdüler. Ancak hepimiz yakından şahitlik
edeceğiz ki bu sistem artık ayakta kalma mücadelesi vermede, son zamanlarını
yaşamaktadır. Amerika eyaletler arası çatışmalar ve büyük bir ekonomik krizle
tarihin en büyük yıkımlarından birini yakında tadacaktır. Bu mazlum ve
mustazafların haklarını gasp eden zulüm ve tuğyanla güç kullanarak ayakta
kalmaya çalışan sistem ve kurumların kaçınılmaz sonlarıdır. Bu dünya devinin
yıkılışı Amerikancı İslam ve onun yanında Siyonist gasıp çeteninde yok oluşunu
beraberinde getirecektir.
Dünya
siyaset sahnesinin aktörleri artık kokuşmuş sistemlerinden bir an evvel el
çekmelerinin vaktinin geldiğini anlamaları gerekmektedir. Dünya halkları ise
özelde Müslümanlar genelde tüm haklardan mahrum bırakılmışlar ise Hüseyni
ilhamlardan esinlenerek dünya siyaset sahnesinde yerini almış nur patlaması
olan İslam İnkılâbından gereken dersleri çıkartmanın artık vaktinin geldiğini
anlamaları lazım. Bir büyüğümüz bir sohbetinde bize İslam İnkılâbının
propagandasını siz yapmayın, siz İlahi dergâhta kendinize bir yer edinmenin
uğraşısı içinde olun, Allah’ın istediği yerde olun, istemediği yerde
bulunmayın, İnkılâp bir nur patlaması elbette yeryüzünde nurunu tamamlayacaktır
demişti. İşte bugünlerde Lübnan’da, Filistin’de, Irak’ta ve Davos’ta
şahit olduğumuz olaylar bu nurun yansımalarıdır.
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.