Allah Teala
şöyle buyuruyor: "Ey iman edenler! Allah'a, Peygambere ve sizden olan emir
sahiplerine itaat edin. Eğer bir konuda ihtilafa düşerseniz, onu Allah'a ve
Peygamber'e götürün; eğer Allah'a ve ahiret gününe imanınız varsa, bu sizin
için daha hayırlı ve hem de sonuç olarak daha güzeldir." [Nisa59]
Ayetteki
hitap sadece iman edenlere yönelik oluşu hasebiyle ve Kuran-ı Kerim’in ikaz,
tavsiye, emir ve yasaklarının kendini ve gelecek tüm zaman ve mekânları
kapsayışıyla beraber değerlendirdiğimizde, bu ayetin gelişinden yüzyıllar sonra
yaşayan bizler için acaba ne gibi bir anlamı ve nasıl bir bağlayıcılığı
olabilir ki. Toplumun, hayat mücadelesi içerisinde, toplumsal hayattan kopuk
bir yaşam sürdürmesi oldukça çetin istisnai, zorunlu durumlar dışında pek
mümkün olmamış; nüfusu sürekli artan dünyamızda ise neredeyse istisnalar bile
imkânsız hale gelmiştir. Özelde Müslüman toplumların toplumsal yaşamlarını
sağlıklı sürdürmeleri yalnızca ilahi rıza doğrultusunda olduğu müddetçe mümkündür.
Öyleyse yukarıdaki ayet, Müslümanların günlük yaşantıları içerisinde nasıl bir
yer tutmakta, onların işlerini yoluna koymadaki, anlaşmazlıklarını çözmedeki
fonksiyonu hangi durumdadır? İslam’ın hayat felsefesi sadece ferdi ön plana
çıkararak toplumu geriye iten ya da toplumu ön plana çıkararak
ferdi yok sayan bir anlayış değildir. Mukaddes dinimizde ferdin haklarının önemi,
değeriyle birlikte ailenin önemi, değeri ve toplumun önem ve değeri birbiriyle
iç içedir .Bunlarla ilgili ilahi ve nebevi emirler mukaddes dinimizde oldukça
vardır.
Burada biz, toplumsal yaşamımızda ilahi rızanın neyi gerektirdiğine bakmamız; ilahi
emirlerden bizlere ulaşan mesajları, tüm gayri ilahi bağlılıklardan kurtularak
değerlendirip Muhammedi bir toplum oluşturmanın bir ilkesine belki de en önemli
ilkesine işaret eden bu ayetin üzerimize yüklediği ilahi sorumluluğunu tahlil
edip kendimizi ona teslim etmemiz gerekmektedir. İslam toplumu olarak bizler ayette
geçen Allah’a itaat etme, peygamberimize itaat etme ki bunlarda hiçbir kayıt ve
şart gözetmeksizin bunları ilke olarak benimsemiş durumdayız. Peki bizlerin
kendisiyle, peygamberiyle birlikte kayıtsız ve şartsız itaat etmemizi istediği;
sizden olan, iman etmiş ve teslim olan diye tarif ettiği emir sahipleri kimdir,
kimlerdir, ne zaman yaşamışlardır, yaşıyorlar mı? Emir sahipleri derken çokluğu
ifade etmiyor mu, bunlar kıyamete kadar sürecek zaman süreci içerisine
dağılarak tüm zamanları kaplamışlar mı? Bizlere yakınlık ve uzaklıkları
nasıldır? Bunlar peygamber döneminde mi yaşamışlar? Daha sonraki dönemdeki
fonksiyonları nedir, bu günlerde bizim sorunlarımızı çözmeye yetkileri var
mıdır? Allah’a itaat, Resul’üne itaat evrenseldir; bu evrenselliği Allah’ın
emir sahipleri olarak tanımladığı insan türünden olan birilerine de tahsis
etmiş. Mukaddes İslam dininin evrenselliğinin en açık belirgin bir kuralını tüm
zamanlara ilan etmiştir. Müslümanların kendi aralarındaki sorunları çözmede
uygulayacakları yöntemi bu ilkeyle beraber zikrederek sorunları ilahi ilkeler
içerisinde çözmemizi emretmiştir. Peygamber hayattayken, Müslümanlar toplumsal
sorunlarını ailevi ve şahsi tüm diğer başlıklar altındaki meselelerini peygambere
götürüyor, onun huzuruna arz ediyorlardı. Resulullah (saa) da ilahi ilkeler
etrafında çözümü onlara sunuyor, onlar da kayıtsız itaat ediyorlardı. Ya
Allah Resul’ünün ahirete irtikaliyle Müslümanlar için bağlayıcı emirleri
verecek, onların anlaşmazlıklarına Allah’ın emri, Resul’ün sünnetiyle hüküm
verecek, dini onlara açıklayarak anlatacak, Allah’ın seçtiği, Resulullah’ın da
ümmete tanıttığı ayette emir sahipleri diye geçen biri ya da birileri olmalı
değil mi? Allah ve onun Resul’ü iman edenlerin hem ferdi hem ailevi hem de
toplumsal yaşamlarındaki en ayrıntılı işlerinde dinin ilkelerini belirlemiş, tavsiyelerini
beyan etmişken toplumsal yaşamın ve dinin doğru anlaşılmasını sağlayacak,
ihtilafları giderecek, Allah adına hüküm verecek ve hükmünde her iman eden için
bağlayıcı olan, mukaddes İslam’ı kıyamete kadar taşıyacak dini tahriflerden
koruyacak emir sahiplerini tanıtmadıklarını düşünmek alemlerin tedbirini alan
tüm alemleri de kendi hükümleri icra olsun diye yaratan bir yaratıcı için
düşünülemez bile. Öyleyse bizden olan emirleri bağlayıcı itaatleri kayıtsız
şart olan bu kimselerin özellikleri, vasıf ve nitelikleri nelerdir? Allah, peygamberi
vasıtasıyla bunları tanıtmış mıdır? “ Eğer sana vahyedileni insanlara
açıklamazsan risalet görevini yapmamış olursun.” hitabının muhatabı Allah
Resul’ü bunları açıklamış mıdır? Eğer ki Allah’ın belirttiği emir
sahiplerini Resulullah açıklamışsa ki aksini düşünmek muhaldir. Öyleyse;
“Allah ve Resulü, bir işe hükmetti mi erkek olsun, kadın olsun, hiçbir
inananın, o işi istediği gibi yapmakta muhayyer olmasına imkân yoktur ve kim,
Allah'a ve Peygamberine isyan ederse gerçekten de apaçık bir sapıklığa düşmüş,
sapıtıp gitmiştir.” Ahzap suresi, Ayet.36
Dünyamızın
içinde bulunduğu bunca keşmekeşten, Müslümanların bunca bölünmüşlüğünden,
İslam’ın birbirinden bağımsız onlarca farklı anlayışla yorumlanışından, bunca
zulüm ve tuğyanın Müslümanları kuşatışından daha nice sorunlarımızın ana
menbağı, önderlerimizi liderlerimizi kendimizin seçmeye kalkışmamızdan
dolayıdır.
Yaratıcımızı seçmede, Resulullah’ı seçmede nasıl ki bizim tercihlerimiz
geçersiz ve değersiz ise bizlerin dünya ve ahiret işlerimizi yoluna koyma,
aramızdaki ihtilafları çözme, dinin koruyucusu, uygulayıcısı ve müfessiri, insanların
din ve dünya işlerinde mercii olup, onlara peygamberlerden teslim aldıkları din
üzere her hususta önderlik edecek. İtaatlerini kendi ve Resul’ünün itaatiyle
bir tutan Rabbimizin bizler için seçtiği emir sahiplerini bulmalı ve onlara
gerektiği gibi teslim olmak bir Müslüman’ın asli vazifesi olmalı değil mi?
Allah’ım;
kendi itaatini, Resul’ünün ve emir sahiplerinin itaatini bize ilham eyle. Sana
karşı günah işlemekten bizi uzaklaştır. Temennimiz olan rızvanına ulaşmayı bize
kolaylaştır. Şüphe bulutlarını gözlerimizin önünden dağıt. Kalplerimizden
şek hicap ve perdelerini kaldır. Gönlümüzden batılı yok et. Batınımızda hakkı
sabit kıl…
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.