İran- Irak Savaşı hakkında şu ana kadar oldukça çok yorum yapıldı. Ama bunların neredeyse tamamı İslam ve İran düşmanları tarafından yapılarak öteki ülkelerin dimağına sunuldu. Savaşı başlatıp her türlü askeri, lojistik, teknoloji ve istihbarat desteği veren Emperyalist Batı Ülkelerinin nasıl bir savaş yorumu yapacağı, kimi doğru ve haklı, kimi zalim ve haksız göstereceği herkesin malumudur. Savaşı Amerika’nın isteğiyle başlatan Irak diktatörü Saddam Hüseyin, savaşı başlatma emrini verdiğinde şunları söylemişti: “Yarım saate kadar İran’ın beli kırılacak”
Irak İstihbaratı İran masası şefi Vefik es-Samirai, savaşın başlama anını şöyle anlatmakta:
22 Eylül 1980 günü öğlen saat 12.00’de Irak Hava Kuvvetlerine ait 192 savaş uçağı İran topraklarındaki hedeflerine doğru harekete geçti. Uçaklar kalkar kalkmaz Irak’ın tek hakimi olan Saddam Hüseyin üstünde rütbesini belli edecek bir alamet olmadığı halde omzuna kırmızı renkli bir poşu atmış ve beline bir bant bağlamış şekilde operasyon odasına girdi. Irak Savunma Bakanı “Adnan Hayrullah” ona şöyle dedi: “Efendim! Gençler yirmi dakika önce uçuşa geçtiler.” Saddam Hüseyin ona dönerek şöyle dedi: “Yarım saate kadar İran’ın beli kırılacak”
Amerika ve Misket Bombaları*
Amerika, İran-Irak savaşı başlar başlamaz önceliğini Irak’a misket bombaları vermeye ayırdı. Çünkü bu bombalar insan kümelerini yıkmak ve ortadan kaldırmak için en etkili ve uygun bir yol olarak bilinmekte. Amerikalılara göre bu bombalar İran’ın direncini kırması için gerçek aşamalı ve etkili bir silahtır. Bu bombalar kimyasal silahlar gibi aynı anda bir çok insanı öldürmeye yaramakta. Eğer bu bombalar doğru bir şekilde kullanılırsa 10 futbol sahası büyüklüğündeki bir alanda bulunan insanları öldürmek ve yaralamak için birebirdir.

Sovyetler Birliği Irak’ın en önemli silah tedarikçisi
Sovyetler Birliği, Irak’a silah ve mühimmat taşımak için bir hava köprüsü kurmuştu. Sovyetler Birliğinin devlet başkanı Gorbaçov, Arap liderlerine bir mektup yazarak Sovyetler Birliğinin İran’ın Irak’ı yenmesine izin vermeyeceği teminatını vermişti.
Kasım 1983 yılında Sovyetler Birliğinden Irak’a bin ila bin iki yüz arasında askeri danışman yanlarında 400 adet T-55 Tankı, 250 adet T-12 Tankı çok büyük miktarlarda FROG- 7, SAM- 9, Scud- B** gibi füzelerle Irak’a gittiler. O dönemde doğu bloku ülkelerinden Scud-B Füzesine sahip tek ülke Irak’tı. Ve yine aynı yıl yeniden Sovyetler Birliği çok yüklü miktarda Irak’a silah gönderdi. Sovyetler Birliğinin Irak’a gönderdiği silahlar o kadar çok fazlaydı ki İran- Irak savaşının ilk iki yılında Irak’ın kullandığı silahların tamamına eşitti. Hatta bazılarının söylediğine (Philip David Charles) göre Irak’ın silahlarının % 61’ini Sovyetler Birliği karşıladı.
İngiltere ve Saddam Hüseyin İçin Yer altı Sığınak Ağlarının Kurulması
Haziran 1982 yılında Saddam Hüseyin stratejik kaynaklarını hava saldırılarından korumak için çok pahalı olan yer altı sığınak ağları kurma kararı aldı. Açık arazi iletişim sistemleri ve yer altı sığınak ağları kurmak için İngiliz şirketleri projelerini sundu. Buna göre bir anda yer altında 48 bin askerin kalabileceği sığınaklar inşa edildi. Her sığınağın çelikten tünelleri vardı ve her tünelde 1200 asker kalabiliyordu. O tünellerden biri de Irak cumhur başkanlığı konutunun yanına inşa edilmişti. Sığınak elektronik teçhizatlar, bilgisayarlar, yazım aletleri ve iletişim ağlarıyla donatılmıştı. Öyle ki Saddam’ın ofisi ile tüm Irak iletişim halindeydi. Sığınaklar gelişmiş kameralarla gözetlenmekte ve döner makineli tüfeklerle yakınana yaklaşıldığı anda atışa başlamaktaydı. İngiliz Marconi Şirketi askeri mikrodalga vericileri, Rockwell şirketi ise dünyanın en gelişmiş askeri radyo-telsiz sistemini Irak’a kurmuştu.
İtalya ve Dünyanın En Gelişmiş Kara Mayınları
İtalya’nın İran’a en büyük ihanetlerinden biri milyonlarca en ölümcül mayını Singapur’da görülen sahte bir şirket adıyla Irak’ın ihtiyarına vermesiydi. Irak, 9 milyon Anti- Personel mayınını Irak’a 25 milyon dolar karşılığında vermişti. Bu mayınlar Valsla şirketi tarafından üretilmişti. İtalya’nın ürettiği bu mayınlar o kadar gelişmişti ki hatta helikopterlerden bile karaya döşenebilmekte veya çöllere atılabilmekteydi. Eğer birisi ona ayağını bassaydı bileğini veya ayağının tamamını kaybetmekteydi.
Fransa ve Mirage F-1 Savaş Uçaklarının Irak’a Verilmesi
Fransa, Ocak 1981 yılında Irak’a füzelerle donatılmış 60 adet Mirage F-1 Savaş uçağı verdi. Aynı yılın Temmuz ayında İran’a hıyanet etmiş İran’ın ilk cumhurbaşkanı olan Ebu'l-Hasan Beni Sadr ve İran’a karşı terör saldırıları düzenleyen Halkın Münafıkları diye ünlenen Halkın Mücahitleri örgütünün lideri Mesut Recevi’ye siyasi sığınma hakkı verdi. Mesut Recevi, Paris’i İran karşıtı muhalefet merkezine dönüştürdü. 1982 yılında Fransız diplomatların Tahran’dan kovulmasından sonra Fransa Irak’a Exocet füzeleriyle donatılmış en gelişmiş 6 Süper Etandard savaş uçağı verdi.
Fransa neredeyse her gün Irak’a silah sevkiyatını sürdürdü. Fransa’da bulunan NATO’ya ait üstlerden biri Irak’ın Antonov kargo uçaklarının silah sevkiyat alanına dönüşmüştü. Bu kargo uçakları her gün havaalanına gelerek Fransız yapımı füzeler, misket bombaları, radar donanımları alarak Irak’a geri dönmekteydi. Fransız istihbarat birimlerinin raporuna göre eğer Fransa Irak’a silah sevkiyatını üç hafta askıya alırsa Irak savaşta bozguna uğrardı.
Fransa 1/6 milyar dolarlık Irakla silah anlaşması yapmıştı. Bu anlaşma Fransa’nın en tatlı anlaşmasıydı. Bu anlaşmada 83 top Irak’a verildi. Fransa’nın başka bir şirketi Irak’a çok gelişmiş ve karmaşık sigorta ve fünye sistemleri verdi. Bu sigorta ve fünye sistemiyle Irak ordusu havan toplarını fırlattıktan sonra yere düşmeden patlatabiliyordu. Fransız ordusundan bazı subaylar Basra’da Irak ordusuna top atışı konusunda eğitim vermekteydi. Bu subaylardan biri konu hakkında şunları söylemekte: “topların bir kez ateşlenmesiyle İranlılar bir kilometreden adeta biçiliyordu. Bu silahlar İranlı insan kümelerinin önünü kesmişti. Birinci Dünya Savaşında “Verdun”*** muharebesinde olduğu gibi onlar durmadan ateş ediyor İranlılarda gerçekten katliam ediliyordu.”


Mısır Diktatörü Hüsnü Mübarek’in Irak’a Silah Satışları
1980’nin on yılı boyunca Mısır’ın Diktatörü Hüsnü Mübarek, Irak’a 3/5 milyar dolar tutarında füze ve silah sattı, ama Saddam Hüseyin bu silahların parasını ödemedi. 1984 yılında Saddam üst düzey yetkilileriyle birlikte Mısır devletinde Irak’a nükleer kapasitesi olan balistik füzelerin yapımında işbirliği yapması konusunda anlaşmaya vardılar. Bu proje Condor-2 olarak adlandırıldı. Hüsnü Mübarek, 1986 yılında Bush’la yaptığı görüşmede Mısır’ın Avrupa şirketleri görüntüsü altında NATO’ya ait çeşitli füzelerin Irak’a gönderme üssüne dönüştüğünü söyledi.
Belçika Irak için Askeri Üsler inşa etti
Saddam Hüseyin 1982 Haziran ayında Belçika’nın “Skyskv” şirketi ile 830 milyon dolarlık bir anlaşma imzaladı. Oldukça pahalı olan bu anlaşmanın adı “Gizli 505 Projesi” idi. Anlaşma gereği Irak’a ait ileri teknoloji savaş uçakları için 50 metre derinliğinde yer altına 800 sığınak yapacaktı. Belçika devleti adına iş yapan bu şirket Irak için dört yıl içinde 17 hava sığınağı ve birkaç tane askeri karargah inşa etti. Irak’a ait Mirage savaş uçakları İran- Irak savaşı sırasında Belçika’nın yaptığı bu sığınaklardan çıkarak uçmaktaydı.
Brezilya’nın Irak için Nükleer ve Yasak Silahlar Yapması
Fransa, Irak için nükleer reaktör yapmakla meşgul olmasına rağmen Saddam Hüseyin Brezilya ile 10 yıllık nükleer anlaşma imzaladı. 1972 yılında yapılan bu anlaşma o kadar gizliydi ki hatta bir sonraki Brezilya devletinin yapılan bu anlaşmanın içeriğinden haberi yoktu. Anlaşma maddelerinden birinde Brezilya doğal ve zenginleştirilmiş uranyumu, nükleer teknoloji, eğitim ve donanım hizmetini Irak’a vermek zorundaydı.
Fransa ve Irak’a atom bombası teklifi
Fransa Irak’a olan yardımlarını o kadar abartmıştı ki Irak’a gönderdiği elçileri aracılığıyla zamanın Irak Savunma Bakanı Adnan Hayrullah’a şu mesajı göndermişti: “Fransa ciddi olarak Irak’a bir atom bombası vermeyi düşünmekte. İran’a savaşı durdurması için istenilen bir yere bir atom bombası atabilir!”
Irak Savunma Sanayi Başkanı Hüseyin Kamil, bu konu hakkında şunları söylemekte:
“Gerçek şu ki tüm çabamız bir atom bombası yapmak yönündeydi. Ama az güçlü bir bomba. Düşüncemiz ise eğer İran’a karşı zafer kazanmazsak bu bombayı İran’a karşı kullanmaktı. Saddam 1990 yılını savaşın güney bölgesinde atom bombasını kullanmayı tayin etmişti. Saddam için en önemli gün atom bombasının bir an önce bitmesi ve onu İran’a karşı kullanmaktı.
Şili ve Misket Bombaları
Şili, Irak’a yarım milyar dolarlık misket bombası sattı. Ayrıca misket bombalarının içine yerleştirilen küçük bombaların yapımında kullanılan zirkonyumun Amerika’dan Irak’a sokulmasını da sağladı. Söylendiğine göre Şili diktatörü Saddam’ın paralarıyla zengin bir adama dönüştü.
Amerika ve Irak’a Uydu Bağlantısı
Amerika ve Irak arsındaki uydu bağlantısı uzun süreli bir antlaşma idi. Bu bağlantı sayesinde İran Hava Kuvvetlerinin hareketleri Irak ordusu tarafından kontrol altına alınmış oluyordu. Bu istihbarat Amerika’nın Riyad’daki bir üssünde bulunan Amerikan yapımı Awacs erken uyarı uçakları tarafından sağlanmaktaydı. İstihbarat bilgilerini bizzat üste görevli Amerikalı personel hazırlamaktaydı. Bu bağlamda Bağdat’ta oldukça pahalı bir tesis kuruldu. Kurulan tesis direk olarak uydu görüntülerini yüksek çözünürlüklü olarak Irak’ın hizmetine sunmaktaydı.
Irak İstihbaratı İran masası şefi Vefik es-Samirai, bu konu hakkında şunları söylüyor: Bize sunulan bu fotoğraflar öyle bir şekilde idi ki İran kışlalarındaki askerlerin eğitimini bile çok net olarak izlemekteydik. Hatta eğitim sırasında hangi askerlerin hata yaptığını hangi askerlerin doğru yaptığını görüyorduk. Çimento fabrikalarını incelediğimiz zaman kamyonlara yüklenen çimentoların sayısını bile biliyorduk. Uydu görüntüleri bize hava ve füze saldırılarının sonuç raporunu bile sunuyordu.
Devam edecek…
*Salkım bombası olarak da adlandırılan misket bombası, “bomba içinde bomba” olarak biliniyor. Hedefe atıldığında ana bomba infilak edince içindeki misket büyüklüğündeki minik bombacıklar dağılarak çevreye saçılıyor ve arka arkaya patlıyor. Etki alanı geniş olduğundan verdiği zaiyat da büyük oluyor. Tipik bir misket bombası, CBU -87/B tipinde, 500 kilo ağırlığında olup, hem silaha hem insana hem de maddeye karşı etkili. Sarı şeritli bombaların düşüşlerini yavaşlatmaya ve etrafa yaymaya yarayan küçük paraşütleri var. Her bombanın içinde 202 bombacık var. Patladığında her bombacıktan 2 bin şarapnel parçası çıkabiliyor. Bombacıklar patlamadan kaldığında kara mayınları kadar tehlikeli olabiliyor.
** Scud – B sıvı yakıtlı bir balistik füzedir. Bu füzeler Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği tarafından yapılıp tasarlanmıştır. Uzun menzilli ve çok büyük bir patlama gücüne sahip bu füzelere şu an eski Sovyet cumhuriyetleri bazı Ortadoğu ülkeleri ve Uzakdoğu'daki komünist ülkelerin bir çoğu sahiptir.İran-Irak Savaşı sırasında Saddam Hüseyin tarafından İran'da bulunan petrol rafinerilerini yok etmek için kullanıldı. Menzili 130 ile 1500 kilometre arasında değişen Scud füzeleri nükleer, biyolojik ve kimyasal olarak 3 farklı savaş başlığı taşıyabilecek biçimde tasarlanmıştır.
*** Verdun Muharebesi, Fransızların I. Dünya Savaşı'nda, büyük bir Alman saldırısını püskürttükleri çarpışma (Şubat - Aralık 1916). Her iki tarafın da yüz binlerce kayıp verdiği Verdun Savaşı sırasında iki taraf toplam 40 milyon topçu mermisi kullandı. İki tarafında zayiatlarının en az yüzde 70'i topçu ateşi sonucu oluştu.
ABNA.İR
İran-Irak Savaşından Geride Kalanlar -Foto (1) (18+)