Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

İran ve 5+1 toplantısının ilk oturumu sona erdi | Tayyar'dan vahim iddialar !... | The Guardian: Batı, İran rejimini değiştirme çabasından el çekmeli | 10 yılda memur gerekeni almış! | “Bu ayda zindanda olan qardaşları unutmayaq” | Türkiye, S&P ile anlaşmayı bitirebilir | Mossad Eurovision'a destek için Azerbaycan’da! | İmam Hamanei: "Emperyalist cephe çökmek üzere" | Arınç, "Yemen Dostları Toplantısı" için Riyad'da | Lübnan iç savaşın eşiğinde |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Hüseyin Tugay

Suçluyu Irak’ta mı Arıyorsun?
FATİH KAHRAMANİ

OLMAYAN SEVGİLİYE
Hüseyin Tugay

Kim İçin Yaptınız İşe Yaramayan Devrimleri?
Mustafa K.Taşpınar

DUA
Habib YAZAR

Kur'an Geldi, Fakirlik Kalktı
Serdar GÜNDOĞDU

KÖRLER ve SAĞIRLAR
Ali Mert

BİR ANAYASA TEKLİFİ DE BİZDEN-IV-
Ebuzer GÖKTAŞ

Dünya Müslüman Kadınlar Günü
Leyla GÖK

ERKEK VE KADIN
Feride Aliyeva

ANNEM
Öztürk ADIYEKE

YOBAZLIK MI, CEHALET Mİ, UŞAKLIK MI BİLİNMEZ
Aliekber Kocaaslan

TEPKİSİZLİĞE TEPKİ
Zehra Kıran

BAZEN
Arzu ÇETİNKAYA

FATIMA'NIN (S.A) ŞEHADETİ
Mehmet DEMİRER

BİR OLUP ÇÖZELİM KÖRDÜĞÜMÜ
HASİBE YEŞİL

HAZAN YAPRAĞININ SON BAKIŞI
ALINTI YAZILAR
Hüsnü Mahalli

İsrail Kıbrıs'ta
Bülent ESİNOĞLU

"Amerika'ya Karşı Sorumluluklarımız Var"
Levent GÜLTEKİN

Hayrettin Karaman'a kızanlar neyi savunuyorlar?
Ahmet TAKAN

10 üstünden 10 yıldızlı yeni Amerikan rüşveti...
Sabahattin Önkibar

NATO Zirvesi’nde Tayyip bey ile Davutoğlu’na ‘yalancısın’ ithamı!
Yılmaz ÖZDİL

Minare burada peki kubbe nerede?
Hüseyin Vodinalı

İsrail’in “Düşman” Olmasında Nasıl Bir Yarar Var
Haydar Cemal

İslam ülkelerinde bahara doğru
Hasan DEMİR

Belgelerle iktidarın Suriye harakirisi!
Orhan Dede

NATO zırvaları
Abdulkadir Özkan

Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
Serdar Akinan

Suriye olmadı Lübnan verelim mi?
Arslan Bulut

Gül’den, İslam adına Batı’ya hizmet itirafı!
Semih İdiz

Dışarıda bizi sıcak bir yaz bekliyor
Prof.Hüseyin Hatemi

Dünya ve Türkiye
Barış Doster

Suriye ve Tarih Dersleri
Akif Emre

Türkiye Irak'ın bütünlüğünü istiyor mu?
Fikret Ertan

İsrail-Çin: Çok önemli ilişkiler
İbrahim Karagül

'Kötü adam'ın sözü ve şehirlerin çağrısı
Mehmet UYSAL

Kilis'e Rahmet Olarak Gelen Muhacirler
Ali Haydar Aksal

Stratejik ortağımızı Abede Mekke ve Medine'ye kamikaze temrinleri...
Taha Kılınç

“Allah’ın demokrasisi” ?!
Murat ÇABAŞ

İstihbarat paylaşımı Türkiye’nin aleyhine
Deniz Ülke Arıboğan

Suriye'de El Kaide devrede !
Mehmet Ali GÜLLER

Kosova’da Gerilla Eğitimi!
Ertuğrul ÖZKÖK

Suriye'de Durum Bize Anlatıldığı Gibi Değilmiş!
İsmail MÜFTÜOĞLU

Yalnız Kalan Şövalye
Ali Bulaç

'Türkiye İslamı'nın üç versiyonu
Muharrem Bayraktar

Suriye’de işler karıştı
Akın Aydın

Suriye halkı bakın ne diyormuş
Savaş SÜZAL

NATO zirvesi sonunu bekleyin
Zeki Ceyhan

Karışık işler!
M. Hilmi Yıldırım

Uluslararası toplum, uluslararası yalandır
Yusuf Karaca

Kıblesi Beyaz Saray olanlar
Türker ERTÜRK

Yetki ABD'den
Mehdi aksu

Hz. Ali'den yöneticilere-3
ANKET

Yönetici :..

İslami İran Avrupa ülkelerine karşı yaptırımlarını kaldırmalı mı?

Seçenekler
A)evet. kaldırmalı
B)hayır. kaldırmamalı

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 
 
Orta Asya ve Kafkaslar'daki İslam karşıtlığı
 
 

04-01-2012

Azerbaycan Cumhuriyeti, Güney Kafkasya'da yer alan bir İslam ülkesidir.

Bu cumhuriyetin 9 milyonluk nüfusunun %96 kadarı Müslümandır ve İslam dini zuhur ettikten sonra bu topraklarda yaşayan insanların büyük çoğunluğu 12 imama inanan Şii mezhebini seçmiş ve dinin hükümlerini yerine getirmek için büyük çaba sarf etmiştir.

Bilindiği üzere eski Sovyetler Birliği döneminde, komünist liderlerin Orta Asya ve Kafkasya'da yer alan Müslüman cumhuriyetlerin üzerindeki sultaları sırasında İslam dininin bu cumhuriyetlerde yaşayan insanların sosyal ve kültürel yaşamlarından silinmesi için büyük çaba sarf edildi.

Orta Asya cumhuriyetleri ve Azerbaycan Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını kazanmasından üzerinden on yıl geçtiği bir sırada İslam karşıtlığı ve başta İslam olmak üzere dini simgelerle mücadele, söz konusu cumhuriyetlerde liderlerin gündeminde yer aldı.

Bu arada İslam karşıtlığı, esas itibarı ile Müslüman olan bu bölgelerde bir öncelik olarak gündeme geldi. İşte bu yüzden uzmanlar, İslam dini ile mücadele talimatının ecnebi güçler tarafından verildiğini ve bölgedeki devletlerin liderleri sadece başta Amerika ve uluslararası Siyonizm olmak üzere ecnebilerin emir kulu olduğunu dile getiriyor.

Azerbaycan Cumhuriyeti ve Orta Asya'nın diğer cumhuriyetlerinde uygulanan politikalara şöyle bir bakıldığında, söz konusu cumhuriyetlerde iktidarın başında yer alan liderlerin 2000 yılından itibaren İslam'la mücadeleye bir öncelik gibi baktığı anlaşılır. Örneğin Azerbaycan Cumhuriyeti başta Ermenistan'la Karabağ münakaşası olmak üzere birçok sorunla karşı karşıyadır. Buna karşı Bakü yönetimi şimdiye kadar görülmemiş bir ivme ile iç politikalarını İslam karşıtlığı ve İslam simgeleri ile mücadeleye yönlendirmiştir.

Gerçi eski Sovyet Birliği'nin komünist düzeninin iç politikasının büyük bir bölümü de, İslam karşıtlığı ve İslami simgeleri yok etme üzerine kurulmuştu, lakin komünist liderler bu bağlamda hiç bir zaman kesin başarıya ulaşamadı. Nitekim bu başarısızlıkları ister istemez Müslüman cumhuriyetlerde yaşayan insanların İslam dinine yönelik eğilimlerini da güçlendirdi. İşte bu yüzden Azerbaycan cumhuriyetinin dindar insanları sürekli komünizm gibi ateist ve dinsiz bir rejime karşı direnişten, o dönemin kafir hükümdarları ve küfre karşı bir simge olarak söz ediyor.

Despot komünizm düzeni sırasında Müslüman Azerbaycan halkı namaz kılma ve diğer ibaretleri yerine getirme hakkından men edilmişti. Bu cumhuriyette hatta imam Hüseyin (sa) için yas merasimi düzenlemek de yasaktı. O dönemde komünist düzenin kafir liderleri, Müslüman cumhuriyetlerde okullara sızarak Müslüman ailelerin çocuklarını ve gençleri kandırmaya ve batıl inançları öğreterek kendi isteklerine boyun eğdirmeye çalışıyordu.

Örneğin komünistler Azeri gençlere "Allah'tan elma isteyin, eğer verirse, biz de Müslüman oluruz" şeklinde telkinde bulunuyordu ve Azeri gençler de bir kaç kez Allah'a seslenerek elma talep ediyor, ama karşılık alamıyordu. Azeri çocuklara bu şekilde yapılan telkinin ardından şimdi Lenin'den elma istemeleri söyleniyordu ve daha önce okul yöneticileri ile yapılan koordinasyon çerçevesinde öğrencilere elma veriliyor ve böylece Lenin'ın onların her istediğini karşılayabileceği, maazallah Allah'ın bunu yapamayacağı empoze ediliyordu.

Komünistlerin bu tarz propagandası eski Sovyetler Birliği'nin tüm Müslüman cumhuriyetlerinde uygulanıyordu ve Sovyetler Birliği liderleri bu yöntemle Müslüman ailelerde yetişen gençleri İslam dininden saptırmaya çalışıyordu.

İslam dininde yer alan öğretilere göre ise yüce Allah'ın kullarına bereketini sunması için kulların harekete geçmesi ve çaba harcaması gerekiyor. Nitekim Kuran'ı Kerim'de de yüce Allah her hangi bir kavmin durumunu, ancak o kavim veya ümmet çaba harcadığı takdirde değiştirdiğini buyurmaktadır. Aslında bu nurani ayetler tüm Müslümanların görevini açıkça beyan etmiştir. Nitekim Azerbaycan Cumhuriyeti halkı da kendi yaşam tarzı ve yöntemini seçmesi ve seçtiği bu yolda çaba harcaması gerekir, işte o zaman yüce Allah da gereken yardımı sunacaktır.

Azerbaycan Cumhuriyeti ve Orta Asya'nın diğer Müslüman cumhuriyetlerinde yaşayan insanlar, bu cumhuriyetlerde İslam karşıtlığı politikasını izleyenlerin tüm zamanını dinle mücadele için ayırdığını ve amaçlarına ulaşmak için bir çok bedeli ödemeye bile razı olduklarını bilmesi gerekir. Çünkü bu zümre oturup dua etmekle, Orta Asya ve Kafkasya'da yaşayan Müslüman insanlara gayri meşru taleplerini dayatamayacağını anlamıştır.

Bu çerçevede şunu da söyleyebiliriz ki, başta Azerbaycan halkı olmak üzere bölgenin Müslüman milletleri ağır bir kültürel ve küfre dayalı bir saldırı ile karşı karşıyadır ve bu yüzden dini ve şer'i taleplerine ulaşmak için çaba harcamaları ve birlik olmaları gerekir. Çünkü düşmanın saldırısı planlıdır ve amacı İslam dinini sosyal ve kültürel yaşamdan silmektir.

Azerbaycan cumhuriyetinin Müslüman halkı komünist düzenin çöküşü ve bağımsızlığın ardından geçmişte uygulanan kısıtlamaların kaldırılmasını ve böylece rahatça dini vecibelerini yerine getirmeyi bekliyordu. Ancak bu bölgelerde yaşanan siyasi ve sosyal gelişmeler, süreci başka yöne yöneltti.

Eski Sovyetler Birliği döneminde Bakü’ye hakim olan komünist yöneticiler onlarca yıl boyunca Azeri halkına baskı uyguladı, ancak buna karşın hiç bir zaman din karşıtı amaçlarına ulaşmakta başarılı olamadı.

Gerçi 70 kusur yıl gibi uzun bir sürede komünist rejim Orta Asya ve Kafkasya'da yaşayan Müslüman milletlere uyguladığı onca siyasi, sosyal ve kültürel baskıya karşın amacına ulaşamadı, lakin şimdi de o rejimin kalıntıları çeşitli yollardan iktidarın başına geçmeyi başardı ve bağımsızlık döneminde bile aynı politikaları izlemeye başladı.

Kuşkusuz 70 kusur yılda İslam karşıtı politikalarda başarılı olamayan komünist sultacılar, yeni dönemde de başarılı olamayacak ve hezimete uğrayacaktır.

 

Müslüman Azerbaycan halkı her zaman İslam dininin hükümlerini yerine getirmek için çaba harcamıştı

Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Aralık 1991 tarihinde bağımsızlığına kavuşmasının ardından bu ülkenin komünizmden bağımsızlığını kazanması için büyük rol ifa eden dindar insanları, İslam şeriatının uygulanmasını istiyordu.

 

Azerbaycan cumhuriyetinin ilk bağımsızlık yıllarında Bakü yönetimi büyük ölçüde Ermenistan'la yaşadığı Karabağ münakaşası ile uğraşıyordu. Öte yandan Azeri politikacıların iktidar çekişmesi ülkeyi adeta kaosa ve daha fazla kargaşaya sevk etti.

2003 yılına kadar Azerbaycan Cumhuriyeti'nde Haydar Aliyev, on yıllık bir süre için iktidarın başındaydı. 2003 yılında ise oğlu İlham Aliyev iktidarın başına geçti. İlham Aliyev ta baştan İslam karşıtı politikalarına ağırlık verdi.

Azerbaycan Cumhuriyeti'nde iktidarının temelini pekiştiren İlham Aliyev ve yandaşları yavaş yavaş ecnebilere yönelik bağımlılıklarını ortaya koymaya başladı.

2007 yılında Azerbaycan Cumhuriyeti'nde ezan sesinin camilerin hoparlörlerinden yayınlanmasının yasaklanması gündeme geldi. Bu kararın ve halkın tepkisizliğinin ardından Aliyev yönetimi Müslümanların konumunu zayıf düşürmek için yeni bir politikayı gündemine aldı.

Bakü yönetiminin Müslümanlara karşı uygulamaya koyduğu yeni politikası, camilerin kapatılması ve bazı kutsal mekanların tahrip edilmesiydi. Bu arada Bakü yönetiminin üst düzeylerinde yer alan veya üst düzey yetkililerle perde arkasında bağlantısı bulunan işadamları, kutsal mekanların tahrip edilmesinin ardından yerlerine ticari ve yerleşim mekanları inşa etmeye başladı.

Camilerin yıkımına paralel olarak mürted Salman Rüştü'nün yazdığı sözde Şeytani ayetler adlı eserin Azeri Türkçesine çevirisi, bazı Azeri yayıncıların gündeminde yer aldı.

Bu politikaların ardından Azerbaycan milli eğitim bakanlığı ortaokullarda başörtüsü yasağını gündeme getirdi. Azerbaycan'ın Müslüman halkı okullarda başörtüsü yasağının anayasaya aykırı olduğunu belirtse de, Bakü yönetimi bu yasağın uygulanması üzerinde ısrarla durdu.

İlham Aliyev yönetiminin İslam karşıtı politikaları Azerbaycan halkı ve bölge milletleri tarafından tepki ile karşılanıyor. Örneğin mürted Salman Rüştü'nün kitabının yayınlanmasına veya camilerin tahrip edilmesini içeride ve bölgede tepkiler büyüyor.

Öte yandan Azerbaycan Cumhuriyeti'nin çeşitli kentlerinin yanı sıra İran halkı ve özellikle Tebriz, Erdebil, Urumiye ve Tahran'da yaşayan Müslüman insanlar Bakü yönetiminin cahilce ve ilkesiz politikalarını protesto ediyor. Türkiye'nin Müslüman halkı da Bakü yönetiminin İslam karşıtı protestolarını kınayarak Ankara, İstanbul, Iğdır ve diğer bazı kentlerde düzenlediği protesto gösterileri ile İlham Aliyev yönetimine itiraz etti.

Gerçekte bölge medyası ve bazı Batılı sitelerin ifşaatının ardından İlham Aliyev'in İslam karşıtı politikalarında yalnız olmadığı anlaşıldı. Bu konuda Amerika ve diğer bazı Avrupa ülkelerinin büyükelçilikleri ve en önemlisi ele kanlı rejim İsrail'in Azerbaycan Cumhuriyeti'nin genç ve ham liderine yol gösterdiği ve uluslararası Siyonizm’in bu isteğini yerine getirmesi için her türlü çabayı sarf ettiği anlaşılıyor.

Son yıllarda ve özellikle 2007 yılında İlham Aliyev'in iktidarın başına geçmesinin ardından demokrasi jestine bürünen Bakü yönetimi, Batı'nın istediği senaryoyu uygulama doğrultusunda en başta bazı siyasi tutukluları serbest bıraktı ve basın özgürlüğünden dem verdi. Ancak görecede demokrat gözüken ve Batı'nın istediği demokrasiyi savunan Bakü yönetimi, son üç yılda Azeri halkından en ufak siyasi, sosyal veya kültürel özgürlüğü esirgedi. Bakü yönetimi Azerbaycan Cumhuriyeti'nde asil İslam'ı ve Şii mezhebinin ülkülerini engellemek için bir takım icraata imza attı. Ancak görünen o ki bu eylemler Müslüman Azeri halkının kin ve öfkesini tetikleyerek Aliyev iktidarının temellerinin sarsılmasına yol açıyor.

İlham Aliyev yönetiminin İslam karşıtlığı ve İslami simgelerle mücadele politikasından genel bir değerlendirme sunacak olursak, özetle sınırlı bir azınlıktan oluşan Bakü yönetiminin Azeri halkının kahir çoğunluğu için sonu olmayan bir yol çizmeye çalıştığı söylenebilir. Özellikle Müslüman Azerbaycan halkının %95'inden fazlası Aliyev'in dayatmaya çalıştığı politikalara karşı çıkıyor.

Bu arada korsan rejim İsrail ve beyaz saray liderlerinin bundan önce benzer politikaları başka Müslüman ülkelerde hayata geçirdiği unutulmamalıdır. Örneğin İran'da İslam inkılabının şanlı zaferinden önce uluslararası siyonizm ve küresel istikbarın şah rejimi üzerindeki nüfuzu yüzünden İran milleti imam Humeyni (ra) önderliğinde kıyam etti ve İran'da padişahlık düzenine son verdi. Başka Müslüman ülkelerde de Aliyev'e verilen tavsiyelerin ciddi siyasi ve sosyal değişimlere sebep olduğu bilinmektedir.

Gerçekte uluslararası siyonizm ve küresel istikbarın İlham Aliyev yönetimine yaptığı tavsiyelerin bir bölümü Siyonistlere karşı iyi davranmak ve onlara karşı boyun eğmek ve diğer bölümü de Müslüman Azeri halka zulmetmek ve bir başka bölümü de bu zümrenin istekleri doğrultusunda Siyonistlere ve sultacı devletlerin politikacıların siyasi ve yargı dokunulmazlığı kazandıran yasalar çıkarmakla ilgilidir.

Kuşkusuz bu isteklerin yanında Azerbaycan Cumhuriyeti'nin petrol ve doğalgaz kaynaklarını yağmalamak, Azeri halkının ecnebilere bağımlılığın acı tadını daha da belirgin bir şekilde tattırmaktadır.

Bu gerçeklerin ve Azeri halkını bekleyen gelecekteki musibetlerin yanı sıra, bu ülkede başörtüsü yasağı, camilerin tahrip edilmesi, bireysel ve toplumsal ibaretlerin ve her türlü dini propagandanın yasaklanması ve özetle Azerbaycan Cumhuriyeti'nden alenen İslam karşıtlığı politikasının yürütülmesi, Güney Kafkasya bölgesinde yaşayan bu insanlar için büyük bir facia sayılır. Nitekim camilerin faaliyetlerinin yasaklanması uluslararası siyonizmin yeni bir politikasıdır. Bundan önce Siyonistler bu tür politikaların üzerinde pek durmazken, İran'da İslam inkılabının zafere kavuşması ve bu büyük inkılabın dünyanın Müslüman milletleri üzerindeki tesiri, tabi ki siyonistlerin paniklemesine sebep oldu.

Bu bağlamda Bakü yetkilileri çeşitli şekillerde Azerbaycan halkının arasında İslam'ın yaygınlaşmasından duyduğu korkuyu açıkça dile getirmiştir. Gerçi Bakü yönetiminde yer alan yetkililer bizzat Müslüman ailelerde doğan insanlardır, lakin İslam düşmanları ile oturup kalkma sonucu inandıkları dini bile gizlemeye çalışmaktadır. Oysa uluslararası siyonizm bu sebepten ötürü Azerbaycan Cumhuriyeti'nde kolayca amaçlarına ulaşıyor ve artık Azeri yetkilileri kendi ürünleri olan sahte öykülerle kandırmaya bile ihtiyaç duymuyor.

Bu gerçekler uluslararası siyonizmin Aras ırmağının kuzeyinde yaşayan Azeri halkını esaret zincirine bağladığını gösteriyor. Gerçekte siyonistler Müslümanları, yine Müslümanların eli ile zincire vuruyor ve bu süreçte esas suçlu, Azeri yetkililerin ecnebiperstliği, komünizmden kaçarken siyonistlerin kucağına düşülmesi ve yine Bakü yönetimine bağlı politikacıların saflığıdır.

Ancak her şeye karşın bağımsız gözlemciler Azerbaycan Cumhuriyeti'nde devam eden İslam karşıtlığı politikasının pek uzun sürmeyeceğini savunuyor.

 

Tacikistan, Orta Asya'da yer alan Müslüman cumhuriyetlerden biridirhttp://bmstat.irib.ir/count.php?sid=726259

 Tacikistan İslam sonrası dönemde birçok medeniyete ev sahipliği yapan bir ülkedir. Gerçekte İslam dini Hicri Kameri ikinci yüz yılda Tacikistan topraklarına ayak bastı. O tarihten sonra Tacikistan'da çeşitli bilimsel sahalarda bir çok büyük bilgin yetişti. Tacik alimler İslam dininden ilham alarak çeşitli ilimlerde büyük buluşlara imza atarak dünyaya sunduhttp://bmstat.irib.ir/count.php?sid=726259

Fars dilini konuşan Tacik halkı İslam dininden esinlenerek ülkelerinde hükümet kurdu ve birçok bilimi zirveye ulaştırdı. Gerçi geçmiş asırların tarihinde Tacik halkı birçok farklı rejime ev sahipliği yaptı, lakin İslam dini bu diyarda asla sarsıntıya uğramadıhttp://bmstat.irib.ir/count.php?sid=726259

Çarlık Rusya'nın Tacikistan'ı işgal etmesi ve ardından komünist düzenin 19. ve 20. yüz yılda bu ülkede sulta kurmasının ardından Tacik halkı, tarihinde ilk kez İslam karşıtlığı ve İslam dini ile mücadele kavramları ile tanıştı. Tacikistan'ın Çarlık Rusya ve ardından komünistlerin istilasına uğraması, Tacik halkının dini inançlarını sarstı. Ancak Aralık 1991 yılında Tacikistan'ın bağımsızlığına kavuşmasından sonra bu Müslüman ülkede şekillenen ilk teşekküller ve siyasi partiler, İslami teşekküller ve partilerdi. Gerçekte Tacikistan'da hakim olan komünist düzen, bu ülkede dini boşluğun en bariz şekilde hissedilmesinin sebebiydihttp://bmstat.irib.ir/count.php?sid=726259

Tacikistan bağımsızlığını ilan ettikten sonra bu ülkede İslami hareketler ve partiler, Tacikistan'ın ilk siyasi ve sosyal teşekkülleri olarak ortaya çıktı. Buna karşın eski komünist düzenin mirasçıları olan Tacikistan'ın yeni yöneticileri bir kez daha iktidarı ele geçirdi ve hâkimiyetlerinin en önemli gündem maddesi olarak İslam karşıtlığını ön plana çıkardıhttp://bmstat.irib.ir/count.php?sid=726259

İslami akımlara getirilen kısıtlamalar, ayrıca siyasi ve dini liderlerin tutuklanması, Tacikistan'da İslam karşıtlığı politikasının ilk belirtileriydi. Buna karşın Duşanba'da iktidarın başında oturanlar, din ve İslam karşıtı amaçlarına ulaşamadı.

Burada akla gelen soru şu ki acaba Duşanba yetkilileri, siyasi ve iktisadi kalkınma ve çeşitli bilimsel alanlarda ilerleme çağı olan 21. yüzyılda İslam karşıtlığı politikasını tek başına mı uyguluyor?

Bu sorunun cevabını son yıllarda Orta Asya cumhuriyetlerinde yaşanan gelişmelerde aramak gerekir. Gerçekte Orta Asya Cumhuriyetleri ile Kafkasya bölgesinde yer alan cumhuriyetlerde devam eden İslam karşıtlığı politikaları arasında bazı benzerlikler söz konusudur. Örneğin dini simgelerin kaldırılması veya başörtüsünün yasaklanması veya dini kitaplara getirilen yayın yasağı, hepsi bu tür politikaların Amerika, korsan rejim İsrail ve bazı Avrupalı devletlerin destekleri ile gerçekleştiğini ortaya koyuyorhttp://bmstat.irib.ir/count.php?sid=726259

Tacikistan'da İslam karşıtı politikaların devamında bu ülkenin Cumhurbaşkanı İmamali Rahman, Tacik halkını şaşkına çeviren bir çıkışa imza attı ve gençlerin camilere girişini yasaklayan bir yasayı onayladı. Bu haber Duşanba medyasında ve hatta bölge ve dünya medyasında yankılandı. O sırada Tacik halkı Ramazan ayına hazırlanıyordu. Reuters haber ajansı haberi şöyle duyurdu: Duşanba yetkilileri böyle bir yasayı Ramazan ayının arifesinde ve Tacikistan'ın bağımsızlığının 20. yılından tam bir ay önce onaylayarak Müslümanlara korkunç bir hediye sundu.1992 yılından beri iktidarı elinde bulunduran Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman, "ebeveynlerin sorumluluğu" kanununu parlamentoda oy birliği ile onaylandıktan sonra imzaladı.

4 Ağustos 2011'de yürürlüğe giren bu kanuna göre 18 yaşın altındaki tüm gençler, dini okullarda eğitim görenler hariç, Tacikistan'ın camilerine, kiliselerine ve diğer dini mekanlarına girmekten men edildi. Bu yasa yarıca 20 yaşın altındaki kızlar için de küpe dışında her türlü mücevher taşımayı, sigara kullanmayı, gece kulüplerine gitmeyi, şiddet, radikalizm ve terör içerikli filmleri seyretmeyi veya bu bağlamda yazıları okumayı yasaklıyor.

Sekular ve Moskova yönetiminin desteğinde bir iktidar sürdüren Tacik lider İmamali Rahman, yasaya gerçekçe olarak ülkesinde köktencilikle mücadeleyi gösterdi.

2010 yılında da İmamali Rahman, başka ülkelerin dini medreselerinde okuyan tüm Tacik öğrencileri geri çağırdı. Rahman daha önceleri de ülkesinde İslami kıyafetlere olan ilgiyi eleştirmişti.

Tacikistan yönetimi cemaat imamlarından ancak hükümetin onlara verdiği hutbeleri okumalarını istiyor. Tacikistan yönetimi ayrıca sakal bırakan erkeklerin tutuklanması için de özel bir merkez kurdu.

İmamali Rahman'ın bu uygulamalarına tepki gösteren Tacik müslüman liderlerden Ekber Turcanzade, Duşanba yönetiminin gençleri camilere gitmekten men etmesinden duyduğu esefi dile getirerek Tacikistan cumhurbaşkanının Allah'ın yasaları beşeri yasalardan daha üstün olduğunu unuttuğunu ve insanları cezadan korkutarak Allah'a saygı göstermek ve namaz kılmaktan men edemeyeceğini bilmesi gerektiğini ifade etti.

Tacik lidere bir mektup yazan Turcanzade bu yasağın halk üzerinde olumsuz etkileri olacağı konusunda uyarıda bulundu. Duşanba yönetiminin ülkeyi İslam'dan uzaklaştırma çabasına da değinen Turcanzade, yasadan önce yetkililerin halktan uzaklaştığını, şimdi yasanın onaylanması ile aradaki uçurumun daha da derinleştiğini vurguladı.

Tacikistan yönetiminin İslam karşıtı bir politika izlemesi, bu ülkede yaşayan 2.7 milyonluk nüfusun %90 kadarı Müslüman olduğu halde gerçekleşiyor. Tacikistan'ın Müslüman halkı, Orta Asya ve Kafkasya'nın diğer Müslüman cumhuriyetleri gibi bağımsızlıktan sonra kaybettikleri fırsatları telafi etmeyi ve asil İslam'a doğru yönelmeyi umuyordu. Ancak Duşanba yöneticileri Tacikistan'ın Müslüman halkının taleplerine karşılık vermek yerine ecnebilerin isteklerini yerine getirmeyi yeğledi ve uluslararası siyonizm ve küresel istikbarın sağladığı destekle eski hatalı yolu izlemeyi sürdürdü. Oysa bir Tacik atasözünün de vurguladığı üzere geçmişteki hataları tekrarlamak, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracaktır.

Nüfusunun büyük bir çoğunluğu Müslüman olan Tacikistan'da başörtüsü yasağı, bu ülkede insan hakları ve özgürlüğün açık ihlali şeklinde değerlendiriliyor. Tacikistan Maarif Bakanlığı şimdiye kadar yüzlerce başörtülü öğrenciyi, sırf okul üniformasını giymeye karşı çıktıkları bahanesi ile okuldan attı. Ancak Tacikistan yönetiminin okullarda başörtüsü yasağı getirmesi, Müslüman Tacik toplumunda geniş tepkilere yol açtı.

El Cezire kanalı Tacikistan'ın Türkiye ve Fransa'dan sonra okullarda ve üniversitelerde başörtüsünü yasaklayan dünyanın üçüncü ülkesi olacağını duyurdu. Bu kararın yüzünden Tacikistan'da yüzlerce Müslüman kız, başörtüsünü korumak için okulu ve eğitimi bırakmak zorunda kaldı. Bu konuda Tacikistan En'nihza İslami partisi başkanı şöyle diyor: Duşanba yönetiminin bu politikası hiç bir sonuç vermediği gibi, olumsuz etkisi de olacaktır. Yetkililer milletin isteklerine karşı durmak ve emir vermenin faydasız olduğunu bilmesi gerekir.

Nitekim Duşanba yönetiminin bu kararından sonra Tacikistan'da başörtülü kadınların sayısında büyük bir artış yaşandı. İmamali Rahman yönetimi kararını haklı göstermek için başörtüsünün okul üniforması ile bağdaşmadığını ileri sürerek üniforma gereği kız öğrencilerin saçlarını ancak Taciklerin geleneksel beresi ile toplayabileceğini ve başka hiç bir örtü kullanılamayacağını ileri sürüyor.

Associated Press ise Tacikistan milli eğitim bakanı Abdulcebbar Rahmanov'un Duşanba'da üniversite öğrencilerine hitaben başörtüsünün öğrencilerin kılık kıyafeti olmadığını ve eğer dine dersten ve eğitimden daha fazla önem veriyorlarsa dini medreselerde eğitim almalarını önerdiğini yazdı.

Tacikistan milli eğitim bakanlığı 2005 yılında okullarda ve üniversitelerde başörtüsü yasağını uygulamaya koydu ve Rahmanov'un tabiri ile bu yasa, yakında ülke genelinde uygulanacak yeni kılık kıyafet yönetmeliğinin bir parçasıdır. Rahmanov'a göre, kız öğrencelerin kılık kıyafeti Taciklerin milli ve geleneksel giysi yerine uygun olmalı ve Batılıların kıyafetleri gibi tahrik edici olmamalı.

Gerçi Tacikistan nüfusunun %90 kadarı Müslümanlardan oluşuyor, lakin bu ülkenin anayasasına göre devletin yapısı laiktir.

Duşanba yetkililerinin dini medreselerde eğitim üzerindeki sloganlarına karşın Tacik yetkililer bağımsız insanlara dini okul açma izni vermiyor. Camilerde de serbestçe ibadet edilmesine veya dini eğitim verilmesine müsaade edilmiyor. İşte bu yüzden Duşanba yetkililerinin sözlerinde ciddi bir çelişki göze çarpıyor. Ancak buna karşın Müslüman Tacik halkı, hükümetin laik ve din karşıtı politikalarının ülkelerinin kalkınmasını engellediğine inanıyor.

Tacik uzmanlara göre, Tacikistan'ın muhteşem geçmiş tarihi, ancak İslam öğretilerinin yeniden ihya edilmesi sayesinde tekrarlanabilir. Eğer Tacikistan'da İslam karşıtlığı devam edecek olursa bu ülke hiç kuşkusuz uygar bir devlet olma yolunda geri kalacaktır. Oysa Tacik halkı İslam dünyasında uygar ve her açıdan gelişmiş bir millet ve devlet olabilecek ve Müslüman toplumlara örnek oluşturabilecek bir toplumdur.         

Orta Asya ve Kafkasya’da bulunan Müslüman cumhuriyetlerin milletleri eski Sovyetler Birliği’nden bağımsızlıklarını kazanmak için sokaklara dökülen ve kanlarını ve canlarını feda ederek ülkelerine bağımsızlık kazandıran ilk insanlardıhttp://bmstat.irib.ir/count.php?sid=726259

Buna karşın bu ülkelerde komünistlerin döneminde iktidarı elinde bulunduranlar yeniden iktidarın başına geçtiler. Bu cumhuriyetlerde cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri esas itibarı ile doğru ve adil bir biçimde gerçekleşmiyor ve hakimiyeti elinde bulunduranlar halkı asla temsil etmiyor. Bu ülkelerde iktidarın zirvesinde yer alanlar, güç ve iktidarını korumak için her türlü hileye baş vuruyorhttp://bmstat.irib.ir/count.php?sid=726259

Orta Asya ve Kafkasya ülkelerinde bazı liderler ecnebileri ve güçlü devletlere bağımlı kalarak halkın isteklerini göz ardı edebileceğini ve iktidarlarının temelini güçlendirebileceğini zannediyor. Söz konusu liderler en çok da başkentlerinde bulunan yabancı devletlerin büyükelçiliklerine gönül bağlıyor ve onların gücüne inanıyor. Oysa bu ülkelerin bağımsızlığı için kafir düzenlerle mücadele yolunda canlarını ve her şeylerini feda eden Müslüman insanlardı. Bu yüzden bu insanlar bir kez daha dini inançlarından ilham alarak zorba hükümdarlara gereken dersi verebileceği kesindirhttp://bmstat.irib.ir/count.php?sid=726259

Orta Asya ve Kafkasya ülkelerinde yer alan Müslüman milletlerin dini inancına yönelik başlatılan saldırılar ve İslam karşıtlığı politikaların devamında Özbekistan, Kırgızistan ve Kazakistan yöneticileri de Azerbaycan ve Tacikistan liderlerinin izlediği yolu takip ediyorhttp://bmstat.irib.ir/count.php?sid=726259

Özbekistan lideri İslam Kerimov, bu ülke istiklale kavuştuğu ilk günden itibaren eski komünist düzende hakim olan kurallar çerçevesinde İslam karşıtı politikalar izlemeye başladı ve bu süreç hâlâ devam ediyorhttp://bmstat.irib.ir/count.php?sid=726259

Özbekistan, Orta Asya’nın en kalabalık ülkesidir. Bu ülkenin nüfusu 30 milyon dolayında tahmin ediliyor ve söz konusu nüfusun %88 kadarı Müslümandırhttp://bmstat.irib.ir/count.php?sid=726259

İslam Kerimov, Özbekistan 22 yıl önce bağımsızlığını kazandığı ilk günden itibaren bu ülkenin yönetiminin başına geçti ve İslam karşıtı politikalarına bakıldığında, cumhurbaşkanlığı görevini bırakmak istemediği anlaşılıyor.

İslam Kerimov son 22 yılda Özbekistan’ı yöneten ve görecede huzur ve güvenliği sağlayan bir lider görünümünde ve bu süre içerisinde sürekli İslam karşıtlığını ön planda tuttu.

Özbekistan iç istihbarat servisi ve Taşkent yönetimine bağlı güvenlik birimleri, camileri yıkmak yerine gençlerin bu kutsal mekanlara gitmesine ve dini vecibelerini yerine getirmelerine mani oluyor.

Gençlerin ve mümin insanların dini vecibelerini yerine getirmemeleri için baskı altında tutulması yüzünden Özbekistan, başta İslam dini olmak üzere semavi dinlerle mücadeleye kalkışan ilk Orta Asya ülkesi sayılıyor.

Kazakistan lideri Nur Sultan Nazarbayev de geçenlerde bu ülkede dini cemaatlerin faaliyetlerine kısıtlama getiren bir yasa çıkardı. Yasaya göre Kazakistan’da Müslümanların her türlü dini faaliyette bulunmak için hükümetin gözetiminde olmaları ve bir kez daha kayıt yaptırmaları gerekiyor. Öte yandan nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan bu ülkede yeni dini merkezlerin inşa edilmesi veya kurulması da ancak Astana yönetiminin gözetiminde mümkün olabiliyor. Yasaya göre hatta çocukların dini eğitimi de iktidarın gözetiminde gerçekleşmesi gerekiyor.

Kazakistan’da Müslümanlara yönelik bunca baskı artışı gözlenirken, Hristiyan misyonerlerin ve hatta batıl tarikatların faaliyetlerinin geniş çaplı sürmesi ve bu zümrenin engellenmesi için hiç bir yasa çıkarılmaması dikkat çekiyor.

Kazakistan Cumhurbaşkanı ülkesinin milli güvenlik konseyinin oturumunda radikal dini gruplara karşı ciddi tavırdan söz etti. Nazarbayev şu ifadeyi kullandı: Kazakistan, içinde din serbestisi bulunan laik bir devlettir.

Ancak bu serbestlik, yönetimin dini konulara karışmayacağı anlamına gelmiyor. Bu arada Astana yetkilileri arada bir Kazakistan’da Taliban ve Vahabi tarikatına bağlı radikal örgütlerin son yıllarda faaliyetini arttırmasından duydukları endişeyi dile getiriyor ve bu yüzden bu tür radikal ve sapkın düşüncelerle mücadele için geniş çaplı çaba harcadığı belirtiliyor.

Kazakistan’ın 16.5 milyonluk nüfusunun %70’inden fazlasını Müslümanlar oluşturuyor.

Orta Asya’nın bir başka Müslüman Cumhuriyeti, Kırgızistan’dır. Gerçi Kırgızların arasında dini ve mezhebi bağnazlık fazladır, lakin Amerika ve eli kanlı rejim İsrail’in bu ülkede İslam karşıtlığı politikasının sonuç verdiği anlaşılıyor. Bu bağlamda Bişkek medyası geçenlerde Kırgızistan’da faaliyet yürüten İslami kurumların bu ülkenin okullarında başörtüsü yasağının uygulanmasını engellemeye çalıştığını duyurdu.

Kırgızistan’da ayrıca cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında İslam’ın sosyal yaşam üzerindeki etkileri ve Müslüman kadınların başörtüsü tartışıldı. Bu bağlamda düzenlenen oturumlarda Kırgızistan’ın İslami kurumları okullarda kız öğrencilerin başörtülerinin engellenmemesi için çaba harcıyor.

Kırgızistan’da da nüfusunun büyük çoğunluğu Müslümanlardan oluştuğu halde, Azerbaycan Cumhuriyeti’nde olduğu gibi okullarda başörtüsü yasağı tartışılıyor. Bundan önce Kırgız dindarlar sadece okullarda başörtüsü üzerinde propaganda yapıyordu, ancak 2011 yılında Kırgızistan Müftülüğü de dindar kesimin yardımına koştu ve Müslümanların manevi yaşamını güvence altına almak için kamusal bir yapılanma oluşturdu.

Başörtüsü meselesi geçen 13 Eylül tarihinde Kırgız halkının gündemine oturdu. O gün ülkenin kadın kurumlarına da bakan Mütekellim Vakfı adı ile anılan İslami kurumlar birliği bu konu hakkında bir basın toplantısı düzenledi.

Vakıf başkanı Cemal Frantbeyt yeni eğitim yılının başından itibaren birliğin başörtülü öğrenci evlatlarının okullarda öğretmenler ve yöneticilerce taciz edildiğine dair binlerce şikâyet dilekçesi aldığını belirtti.

Kırgızistan Müftülüğü ise milli eğitim bakanlığını okullarda örtülü bir şekilde başörtüsü yasağını uygulamakla suçladı ve bu tür hareketlerin anayasada belirlenen özgürlüklerin güvence altına alınmasını gölgelediğini vurguladı.

Bu arada milli eğitim bakanlığı yetkilileri böyle bir yasağın uygulandığını tabi ki inkar ediyor ve bazı öğretmenlerin ve müdürlerin başörtülü öğrencilerin okulun resmi üniformasını ihlal ettiği gerekçesi ile başörtüsünü yasakladığını ileri sürüyor.

Kırgızistan’ın 6.5 milyon nüfusunun %75 kadarını Müslümanlar oluşturuyor.

Bu arada Kırgızistan Müftülüğü çalışanları ve taraftarları 19 Eylül tarihinde bir protesto gösterisi düzenledi.

Kırgızistan müftüsü protestoları destekleyerek müftülüğün resmi sitesinde uygun başörtüsünü kullanma hakkında bir yazı yayınladı.

Bu arada Kırgızistan milli eğitim bakanlığı, başörtüsü yasağı bağlamında hiç bir hükmün uygulanmayacağını belirtiyor.

Orta Asya ve Kafkasya bölgelerinde kadınların kılık kıyafeti hakkında genel bir değerlendirme yapacak olursak, bu bölgelerde bazı açık gizli ellerin eski Sovyetler döneminde hakim olan uygunsuz şartları bu milletlere yeniden dayatmak istediği söylenebilir.

Gerçekte Orta Asya ve Kafkasya ülkeleri görecede bağımsızlığına kavuşmasına karşın hâlâ bazı bölgesel ve küresel güçlerin nüfuzu altında bulunuyor ve kendi başına karar alamıyor.

Bazı cumhuriyetlerde iktidarın başında olanlar İslam karşıtı politikalardan yana tavır koyarken, bazı cumhuriyetlerde de bu tür politikalara karşı muhalefet göze çarpıyor.

Lakin kesin olan şu ki Orta Asya ve Kafkasya milletleri asla susmayacak ve ülkelerinde karşılaştıkları bu tür sosyal ve kültürel sorunlarla mücadelelerini sürdürecektir.   irib

irib

 

 irib

 

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

22/05/2012 - 10:27 Siyonist İsrail Kıbrıs'ta etkinliğini artırıyor !...

17/05/2012 - 03:42 LƏNKƏRAN CÜMƏ MƏSCİDİ ƏTRAFINDAKI PROBLEM HƏLL OLUNDU

17/05/2012 - 11:44 "Körfez İşbirliği Konseyi ABD’nin kıymetli bir müttefikidir"

17/05/2012 - 11:25 Müftüoğlu: ‘En büyük sorunumuz Neo-Nurculuk sorunudur’

15/05/2012 - 03:12 Bin Ladin'in kesilen kafası ABD'de

15/05/2012 - 10:02 "El Cezire CIA ve MI6'nın kontrolüne geçti..."

15/05/2012 - 07:09 CBS "60dakika" programı: "Milyar dolarlık imparatorluk"

11/05/2012 - 08:41 ABD ile Türkiye'nin çıkarları örtüşüyor mu?

11/05/2012 - 07:07 Başkanlık sistemi tartışması "toprak satışını" unutturdu

10/05/2012 - 05:55 Medyanın Suriye’deki yalanları

10/05/2012 - 05:53 Seyit Rıza'dan Atatürk'e mektup: ''Kan dökülmesin sürgüne razıyım''

07/05/2012 - 01:19 "ABD, Türkiye'yi El Kaide'ye silah vermeye mi zorluyor?"

06/05/2012 - 11:41 "Bölgeyi Parçalamak İçin Bir Asırlık Komplo "

05/05/2012 - 08:08 İşte 1 Mayıs 77’nin devlet sırrı denilen MİT raporu

04/05/2012 - 04:00 Bayık: Gülen cemaatinin istihbarat örgütü var, belgeleri elimizde!

04/05/2012 - 09:20 Gülen cemaati ile derin sohbet...

04/05/2012 - 08:37 ‘Suudiler İsrail’in son umudu ve savunma hattıdır’

04/05/2012 - 08:15 S.Arabistan'dan İran ve Mısır'a karşı provokasyon !...

01/05/2012 - 04:56 Bitmeyen proje GAP'ta durum ne?

25/04/2012 - 04:21 ABD basınından tartışma yaratacak Gülen analizi

25/04/2012 - 10:58 "Dış politikada belirgin başarısızlık var ama samimiler !..."

25/04/2012 - 08:57 İki Sudan arasında petrol krizi savaşa dönüşüyor

23/04/2012 - 08:48 10 Bin 500 Dersim belgesi Meclis'te

22/04/2012 - 11:17 "Esed kesinlikle gitmeli ki İran zayıflasın"

21/04/2012 - 05:13 CIA Türkiye'de her istediğini nasıl yapabiliyor?‎

18/04/2012 - 05:35 Özbekistan’la Türkiye arasındaki “Gülen çatlağı” büyüyor

18/04/2012 - 11:10 "Bu bölgeyi hizaya sokup itaat ettirmek İsrail'e mi düşmüş?.."

18/04/2012 - 10:59 İslam alimleri fitneyi 81 yıl önce görmüş !...

17/04/2012 - 02:03 Amerika ve İsrail’e Kürecik'teki radar desteği iddiası

14/04/2012 - 06:16 ''Bırakalım Sünni ve Şii Müslümanlar‏ birbirlerini öldürsünler!..''

11/04/2012 - 08:37 Perez:"Suriye’deki rejimin yıkılması Hizbullah için öldürücü bir darbe olacak"

10/04/2012 - 12:12 Amerika BAE'ye "Radar ve Füze Kalkanı" kuruyor / FOTO

09/04/2012 - 10:00 NATO, Türkiye ve İslam dünyası

08/04/2012 - 10:01 Mısır’da İhvan adayı Hayrat Şatır ABD ve İsrail'in tam desteğini aldı !...

06/04/2012 - 04:47 FBI Başkanından "Cemaat" temsilcisine ödül

06/04/2012 - 03:41 El Cezire'de Suriye depremi

06/04/2012 - 11:53 Türkiye'ye daha çok sol lazım !..

05/04/2012 - 10:40 "Batı'nın meydan okuyuşuna yanlız İmam Humeyni cevap verdi"

04/04/2012 - 12:53 Zaman grubu, İran karşıtı çabasında başarılı olabilir mi?

28/03/2012 - 08:22 Gerçeğin karikatürü....

27/03/2012 - 09:10 "Afganistan'da Türk askerleri bulunmasının 'laik bir sebebi' de varmış"

23/03/2012 - 11:27 "Kur'an-ı Kerim yakılırken"Afganistan'da ne işimiz var?"

23/03/2012 - 10:06 ESKİ CIA ŞEFİ AÇIKÇA ANLATIYOR!

23/03/2012 - 08:43 Clinton El- Kaide İle aynı safta olduklarını itiraf etti...

23/03/2012 - 08:34 CIA’ya hizmet eden gazetecilere düzenli ödeme !

22/03/2012 - 01:59 Ortadoğu'da dinler arası çatışmayı kim körüklüyor?

22/03/2012 - 01:56 İşte Kürecik'e kurulan radarın şifreleri...

22/03/2012 - 12:22 Velayet-i Fakih Sistemine Yöneltilen Sorular ve Cevapları (1-2-3)

16/03/2012 - 10:33 Fethullah Gülen Hareketi ve Darbeler

16/03/2012 - 08:02 "İsrail demek PKK demektir"

15/03/2012 - 11:15 Okkan'ı kim öldürdü?

12/03/2012 - 05:58 Teşekkürler Sevgili İbrahim Sabahla anlaştık!

12/03/2012 - 04:53 İsrail ajanlarını Türkiye'ye böyle sokacak!

12/03/2012 - 10:52 ''Arzı mev'ud kuşatması''

12/03/2012 - 10:02 ''Arzı mev'ud kuşatması''

11/03/2012 - 12:08 CIA ajanından küstah tehdit!

11/03/2012 - 11:49 Hollywood’un karanlık tarihi: Ajanlar iş başında

09/03/2012 - 02:53 Bölge Devrimlerini Hangi Olaylar Etkiledi?

09/03/2012 - 10:15 Stratfor'da Sabah Gazetesi bombası!

08/03/2012 - 02:49 CNN yalan haber videosunu kabul etti ama… 'O kısımları silsek iyiydi' dedi! / VİDEO

06/03/2012 - 02:34 Yeni Wikileaks belgeleri: İran'a karşı, Arabistan-Mossad işbirliği!..

22/02/2012 - 08:18 'Cemaat ile AKP İttifakı Bitmiştir!'

21/02/2012 - 03:15 Suriye'de Neler Oluyor?

18/02/2012 - 08:44 Cinayet Şebekesi: MOSSAD

01/02/2012 - 10:56 En fedakar Türkler, en egoist İsveçliler

31/01/2012 - 09:32 İran-Irak Savaşının Bilinmeyenleri -FOTO-

04/01/2012 - 08:17 Orta Asya ve Kafkaslar'daki İslam karşıtlığı

20/12/2011 - 02:15 Ankete göre Türkiye'de kaç millet var?

19/12/2011 - 02:07 Brezilya'da İslam Tarihi ve Müslümanlar

10/12/2011 - 08:56 DÜŞÜNCE VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ

08/12/2011 - 02:26 Anonymous: Gülen cemaatini araştırın

29/11/2011 - 09:05 İmam Hüseyin (sa) kıyamı, bilinçlendirme ve uyanış zemini

25/11/2011 - 08:55 Dindarları ləkələmək üçün əliyevlər senarisi

12/11/2011 - 10:51 Peygamberi Ekrem (s.a.a)in Gadir-i Humda Okuduğu Hutbenin Tam Metni

30/10/2011 - 03:23 İslam’ın geniş kapsamlılığının tecellisi, Hac

23/10/2011 - 07:40 Libya’nın Geleceği Hakkındaki Soru İşaretleri

18/10/2011 - 09:56 SU :Yaratılışın Büyük Cilvesi

16/10/2011 - 02:23 İran füzeleri ve NATO füze kalkanı radar ve füze sistemi

10/10/2011 - 10:53 Gladyo laboratuarlarında hangi manşetler üretiliyor?

09/10/2011 - 09:40 Babaiyye ve Bahaiyye

04/10/2011 - 07:36 Yahudi Siyonistler Kabala ile dünyayı ele geçirmeyi amaçlıyor

23/09/2011 - 11:25 İran ve Mısır İlişkilerinin Arabistan’ın Konumu Üzerindeki Etkisi

13/09/2011 - 10:09 İmam Humeyni ve Günümüze Dair Öngörüleri

19/08/2011 - 04:24 MICHEL CHOSSUDOVSKY: SURİYE’DE NELER OLDUĞU ANCAK BU YAZIYLA ANLAŞILIR

14/08/2011 - 08:42 Eski Sovyet ülkeleri NATO’ya alternatif oluşturuyor

15/07/2011 - 07:14 Mehdevi ideal toplumda iktisadi kalkınma ve adalet

22/06/2011 - 10:27 İşte Türkiye'nin cemaat tablosu!

20/06/2011 - 02:45 İmam Ali (a.s ) Açısından İnsan Hakları

15/06/2011 - 01:19 Türkiye'den Bilderberg 2011'e kimler katıldı?!...

13/06/2011 - 03:00 İslami İran İlerleme Yolunda !

13/06/2011 - 08:06 Kürdistan'a yeni parça...!

30/05/2011 - 10:18 Afrika'da tahrif edilmiş İslam tarihi

30/05/2011 - 10:08 Yahudi Patronlar Kulübü’nden büyük kopuş

27/05/2011 - 05:36 ABD-İsrail ilişikilerinde belirleyici kim?

16/05/2011 - 09:16 İsrail Gerçeği

16/05/2011 - 08:07 İstihbaratımız  İsrail'e teslim!

03/05/2011 - 04:02 Arap Alevileri: NUSAYRİLER

29/04/2011 - 09:55 Hollywood filmleri ne vaat ediyor?

20/04/2011 - 08:55 Allah Resulü (s.a.a)  ve İlk İslam Devletinin Kuruluşu

15/04/2011 - 03:07 Arap halklarını kimse artık durdurumaz
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
ABDULLAH ÖZGÜR

Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
Hüseyin TAŞ

İslami İran ile Türkiye Rakip Ülkeler mi?
MUHAMMED AK

Şaşırıp kalmışız!
MEHMET YETKİN

Bahreyn ve Halk Kıyamı
Abdulkadir Çuhacıoğlu

AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
MUHSİN KÜÇÜKER

İKİ ALİ ÜNAL MI?
KEMAL KEMAHLI

ALİ ÜNAL’IN, ŞİA VE İRAN YANILGILARI
MEHDİ AKSU

SEYYİD ALİ HAMENEİ VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-3
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİNCAN OLAYI VE BİR HUKUK SKANDALI
Mikail GÜREL

En Büyük Kusur Kibir ve En Büyük Allah
RIZA BAKIRLI

AKLIN ÖNÜNDE SET OLUŞTURMAK
Rahmi Onurşan Rahmani

Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)
HAZIM KORAL

SIFFİN SAVAŞI
Bilgehan Ova

SANAT YAZILARI (II)
FUAT TÜRKER

Özgürlük Değil Şeytan’a Tutsaklık
AZERİ YAZARLAR
Muhammed Mustafa

Evroviziyon-Gaylar, İnsanlığı çökertmeye yönelik sinsi planlar
Meşedi Natıq

Gənc Hüseynin anası Zəhraya və bacısı Rüqəyyəyə ünvanladığı məktub
Tural Əli

Zindanda bir gün...
Emin Gənciyev

AYIL EY AZƏRBAYCAN !!!
Emin İmanlı

Dinin gövhər və sədəfi
Gönül İsmayılkızı

Təhqir edilən ŞƏHİDLƏR
Hacı Arzu

Açıq!
Devran Abdullah

Quba aksiyası ilə inanclıların aksiyalarını birləşdirən məqamlar var
Kənan Rövşənoğlu

AZƏRBAYCANDA RUHANİLİK
Vüsal Hətəmov

Hər zadı tərsinə ölkəm…
Ali Caferi

Ölümüzü dəfn etməyə bir molla var?ali
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat