Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

İran ve 5+1 toplantısının ilk oturumu sona erdi | Tayyar'dan vahim iddialar !... | The Guardian: Batı, İran rejimini değiştirme çabasından el çekmeli | 10 yılda memur gerekeni almış! | “Bu ayda zindanda olan qardaşları unutmayaq” | Türkiye, S&P ile anlaşmayı bitirebilir | Mossad Eurovision'a destek için Azerbaycan’da! | İmam Hamanei: "Emperyalist cephe çökmek üzere" | Arınç, "Yemen Dostları Toplantısı" için Riyad'da | Lübnan iç savaşın eşiğinde |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Hüseyin Tugay

Suçluyu Irak’ta mı Arıyorsun?
FATİH KAHRAMANİ

OLMAYAN SEVGİLİYE
Hüseyin Tugay

Kim İçin Yaptınız İşe Yaramayan Devrimleri?
Mustafa K.Taşpınar

DUA
Habib YAZAR

Kur'an Geldi, Fakirlik Kalktı
Serdar GÜNDOĞDU

KÖRLER ve SAĞIRLAR
Ali Mert

BİR ANAYASA TEKLİFİ DE BİZDEN-IV-
Ebuzer GÖKTAŞ

Dünya Müslüman Kadınlar Günü
Leyla GÖK

ERKEK VE KADIN
Feride Aliyeva

ANNEM
Öztürk ADIYEKE

YOBAZLIK MI, CEHALET Mİ, UŞAKLIK MI BİLİNMEZ
Aliekber Kocaaslan

TEPKİSİZLİĞE TEPKİ
Zehra Kıran

BAZEN
Arzu ÇETİNKAYA

FATIMA'NIN (S.A) ŞEHADETİ
Mehmet DEMİRER

BİR OLUP ÇÖZELİM KÖRDÜĞÜMÜ
HASİBE YEŞİL

HAZAN YAPRAĞININ SON BAKIŞI
ALINTI YAZILAR
Hüsnü Mahalli

İsrail Kıbrıs'ta
Bülent ESİNOĞLU

"Amerika'ya Karşı Sorumluluklarımız Var"
Levent GÜLTEKİN

Hayrettin Karaman'a kızanlar neyi savunuyorlar?
Ahmet TAKAN

10 üstünden 10 yıldızlı yeni Amerikan rüşveti...
Sabahattin Önkibar

NATO Zirvesi’nde Tayyip bey ile Davutoğlu’na ‘yalancısın’ ithamı!
Yılmaz ÖZDİL

Minare burada peki kubbe nerede?
Hüseyin Vodinalı

İsrail’in “Düşman” Olmasında Nasıl Bir Yarar Var
Haydar Cemal

İslam ülkelerinde bahara doğru
Hasan DEMİR

Belgelerle iktidarın Suriye harakirisi!
Orhan Dede

NATO zırvaları
Abdulkadir Özkan

Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
Serdar Akinan

Suriye olmadı Lübnan verelim mi?
Arslan Bulut

Gül’den, İslam adına Batı’ya hizmet itirafı!
Semih İdiz

Dışarıda bizi sıcak bir yaz bekliyor
Prof.Hüseyin Hatemi

Dünya ve Türkiye
Barış Doster

Suriye ve Tarih Dersleri
Akif Emre

Türkiye Irak'ın bütünlüğünü istiyor mu?
Fikret Ertan

İsrail-Çin: Çok önemli ilişkiler
İbrahim Karagül

'Kötü adam'ın sözü ve şehirlerin çağrısı
Mehmet UYSAL

Kilis'e Rahmet Olarak Gelen Muhacirler
Ali Haydar Aksal

Stratejik ortağımızı Abede Mekke ve Medine'ye kamikaze temrinleri...
Taha Kılınç

“Allah’ın demokrasisi” ?!
Murat ÇABAŞ

İstihbarat paylaşımı Türkiye’nin aleyhine
Deniz Ülke Arıboğan

Suriye'de El Kaide devrede !
Mehmet Ali GÜLLER

Kosova’da Gerilla Eğitimi!
Ertuğrul ÖZKÖK

Suriye'de Durum Bize Anlatıldığı Gibi Değilmiş!
İsmail MÜFTÜOĞLU

Yalnız Kalan Şövalye
Ali Bulaç

'Türkiye İslamı'nın üç versiyonu
Muharrem Bayraktar

Suriye’de işler karıştı
Akın Aydın

Suriye halkı bakın ne diyormuş
Savaş SÜZAL

NATO zirvesi sonunu bekleyin
Zeki Ceyhan

Karışık işler!
M. Hilmi Yıldırım

Uluslararası toplum, uluslararası yalandır
Yusuf Karaca

Kıblesi Beyaz Saray olanlar
Türker ERTÜRK

Yetki ABD'den
Mehdi aksu

Hz. Ali'den yöneticilere-3
ANKET

Yönetici :..

İslami İran Avrupa ülkelerine karşı yaptırımlarını kaldırmalı mı?

Seçenekler
A)evet. kaldırmalı
B)hayır. kaldırmamalı

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 
 
"NE ÜLKEMİZE HİYANET EDERİZ NE DE İLKEMİZE"
 
 

26-12-2011

Ehlibeyt Alimleri Derneği Genel Başkanı Hasan Kanaatlı Diyanet işleri Başkanlığının "Mele" ya da "Molla" açılımıyla ilgili kamuoyunda günlerdir tartışılan konuyla ilgili EHLİBEYT NEFESİ DERGİSİ’ne şöyle bir röportaj verdi:

SORU: Sayın hocam Diyanet işlerinin Caferi alimleri kendine bağlama düşüncesi ne zaman başladı?

CEVAP: BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Diyanet İşleri Başkanlığının Türkiye Caferilerini kontrol altında tutmak için Caferi alimlerini Diyanet'e bağlama düşüncesi ne şimdiki başkana ve ne de AK parti hükümetine ait bir düşünce değildir.Bu düşünce 30 yıldan fazladır,daha doğrusu İmam Humeyni'nin(r) inkılabı gerçekleştirmesinden hemen sonra devletin gündemine alınan bir programdır.Zira ben o dönemde(yani inkılabın ilk yıllarında)askerliğimi henüz yeni bitirmiş ve Kars İmam hatip Lisesine de dışarıdan sınavlara girip yeni diplomamı almıştım ki,(o dönemde İran'da okuyup Türkiye'ye gelen alimlerin sayısının çok az olmasına rağmen) Kars Müftüsü harekete geçmiş ve Emniyetin de sıkıştırmasıyla beni memuriyete almaya çalışmışlardı,fakat mektebimizin böyle bir şeye müsaade etmediğini bildiğim için benim öyle bir memuriyeti kabul etmem dinimi dinara satmam olurdu.

SORU: Peki neden ve hangi gerekçelerden dolayı kabul etmediniz, biraz açarmısınız ?

 CEVAP :Kanaatim odur ki,biz Caferi alimleri devlete memur olamamayla ilgili fıkhımızı ve inancımızı yeterince devlet yetkililerine açıklamış değilizdir.Türkiye'deki yetkin ve etkin alimlerimizden oluşan bir temas grubu heyetinin oluşturulup Devlet bakanlığına ve Diyanet işleri Başkanlığına gönderilmesi ve onlara bizim itikadımızın Devletten memuriyet kabulüne engel teşkil eden gerekçelerini şöyle izah etmesi gerekir.

Bizim inancımıza göre;

1-    "Cemaat ile Allah arasında aracılık yapan bir imamın(alimin) devlet tarafından atama ile değil, onun arkasında namaz kılan mümin halk tarafından tayin ile olması gerekir, zira devletin atamada imamın adalet, takva ve helalzadelik gibi iman kriterlerine bakmadığı(çünkü laik bir yönetimde buna bakılamaz ve yasalara aykırıdır,) mümin halk tarafından ise adalet ve imanında şüphe edilmeyecek nitelikteki bir imamın(alimin)arkasında rahat namaz kılınacağı,hem vicdani hem de fıkhımızın konusudur. Bizim fıkhımızda : “imam fasık ta olsa uyulur” hükmü yoktur.

2-    Halka imamlık yapan bir din aliminin, en yüce bir makam olan din’i temsil ettiği için, o din’in yüce hükümlerini özgürce ve Allah'tan gayri hiç kimseden çekinmeden halka anlatması gerekir ( Onlar,Allah’ın mesajını iletir,O’ndan korkarlar ve O’ndan başka kimseden korkmazlar.Ahzab/39) Diyanete bağlı olduğu taktirde ise kendinden üstte, resmi sistemin oluşturduğu bir çok makam ve amirlerin bulunduğu, böylece de dinin ve din adamının bağımsız AMİR olamadığı, bundan dolayı da üst makamlardan yetki verilmediği taktirde resmi yönetim tarafından dinin helalının haram ve de haramının helal edildiğinde dahi resmi din adamının kanunlara karşı gelmek olur kaygısıyla konuya müdahale edilemediğinin ve zamanın geçmesiyle de halk tarafından (Allah korusun)inanç zafiyetinin oluştuğunu İslam tarihinde defalarca tecrübe etmişizdir.

3-    Fıkhi açıdan da (diğer Devlet memurları değil !) "dini hizmet namına"müminlerin önüne geçen din adamlarının   yiyeceğinin ve de giyeceğinin helal olmasına dikkat etmeleri gerektiği,devlete ait bütçede ise helallar ile haramların karışık olduğundan(örneğin laik devletin mali sisteminde yalnızca gelirleri artırmak  anlayışı bulunduğundan devlet, genelevlerinden,bar ve pavyonlardan,birahane ve kumarhanelerden vergi almaktadır) Caferi fıkhının buna müsaade etmediğinin (tabiî ki diğer mezhepler de buna müsaade etmezler) iyi bir şekilde izah edilmesi gerekir.

4-    Cenabı Hakk tüm Müslümanların ortak değeri olan Kur’an’ Kerim’de müminlerin Allah’a olan vazifelerini belirlemenin yanında topluma ve biri birine karşı vazifelerini de belirlemiştir, manevi boyutlarla ilgili sınırları tayin ettiği gibi,maddi boyutlarla ilgili sınırları da koymuştur.Toplumun zenginlerinin kazançları üzerinde yoksulların hakkı olduğunu beyan buyurduğu gibi,dini müesseselerin,medreselerin,talebelerin ve o müesseselerde hizmet veren alim ve imamların da hakkını ihmal etmemiştir.HUMUS ve ZEKAT hükmünü her Müslüman çok iyi bilmekte ve her yıl büyük bir aşk ve iman huzuru içerisinde yerine getirmektedir.Böylesine arı,duru,berrak ve tertemiz İlahi haktan yararlanmak var iken,neden şüpheli şeylerden istifade edelim ki? Toparlayacak olursak bizim  devlete şunu çok iyi,net ve açıkça söylememiz lazım:1- " Din amirdir,temsilcisi asla memur olamaz" ve Allah'tan başka hiç kimseden emir alamaz (elbette dini konularda) 2-Bizler(yani din adamları) helal ile haramın karışık olduğu sofraya el uzatamayız 3-Mezhep imamınız Ebu Hanife'yi yeniden inceleyiniz,eğer o Emevi ve de Abbasiler'den bırakın üçüncü -beşinci sıradan memurluğu,Halifeden hemen sonraki sırada yer alan Baş Kadılığı kabul etmişse,bizde gelip size küçük bir memur olacağız!

  SORU :Hocam bazılarının ortaya attıkları şöyle bir  iddia vardır,”efenim biz gittik,Müçtehitlerimize sorduk ve onlardan Diyanete memur olmanın hiç bir sakıncası olmadığına dair fetva aldık veya aynı şahısların iddia ettiklerine göre İmam Hasan veya İmam Hüseyin de Muaviye’den  maaş almışlardır,böyle bir şey var mıdır ?

 CEVAP :Bakınız  Müçtehitler sorulara göre cevap verirler,yani verilen fetva sorulan süale bağlıdır.Siz aynı müçtehitten bir konu hakkında hem onun helallığına hem de  aynı şeyin haramlığına dair fetva alırsınız.Örneğin Bilardo oyununun Türkiye’de ilk ortaya çıktığı yıllarda kimi alim arkadaşlar aynı Müçtehide gidip helal olduğu fetvasını aldılar,kimisi de aynı Müçtehide gidip  onun haram olduğu fetvasını aldılar.Helal olduğuna dair alınan fetvanın sorusu şu idi :”Efenim bizim Caminin etrafında bir çok gençlerimiz vardır,bunları elimizde tutmak ve yanlış yerlere gitmesini önlemek,Camiye sokup namaz kıldırmak için  bu gençlere bahissiz(kazanıp kaybetme olmaksızın) Bilardo  oynatmanın hükmü nedir? Böyle bir soruya Müçtehidin verdiği cevap :”Helaldir inşallah” olmuştur. Başka biri yine aynı müçtehide yine Bilardo hakkında şöyle sormuştu :”Efenim bizim gençlik içerisinde yeni ortaya çıkan Bilardo diye bir oyun yaygınlaşmıştır. İşin içerisinde bahis vardır, kazanıp kaybetme vardır, gençlerimiz işini gücünü bırakıp buralarda zamanlarını öldürüyorlar, bu işin hükmü nedir?  Aynı Müçtehit bu suale karşı “Haramdır” fetvasını vermiştir.”Nasıl oluyor da bir şey hem helal hem haram oluyor” diye işin içeriğini bilmeyenler arasında tereddütler çıkmıştı. Demekki Müçtehit’ten nasıl sorar isen öyle cevap alırsın.

   Şimdi gelelim Diyanete memur olmanın sakıncası olmadığına dair fetva aldıklarını iddia edenlerin konusuna: Böyle bir iddiada bulunanlar  acaba Müçtehitten nasıl sormuşlar, ya Türkiye’de kıyameti koparmış şöyle sormuşlardır :

“Hazreti Ayetullah… Türkiye’de Diyanet bizim elimizden Camileri almak istiyor,ya da Camilerimize hoca vermek istiyor,halkımızda bize bakmıyor,büyük ekonomik sıkıntı içerisinde yaşıyoruz,Camilerimizi elimizde tutmak,hocaların gelmesini önlemek ve de ekonomik sefaletten kurtulmak için Diyanetten yardım almanın! Hükmü nedir? (Yardım almak ile Diyanete memur olmak dikkat ederseniz ayrı şeylerdir, bunlar bir takım mazeretleri öne sürerek yardım almaktan bahsediyorlar). Müçtehit de bu soruya karşı ,”Sakıncası yoktur”diyor.

  Ya da şöyle sorulmuştur ;

“Hazreti Ayetullah… Türkiye’de Devlet bizi Diyanete bağlamak ve bizleri memur etmek istiyor, memur olmakla birlikte Camilerimizi de Devlete bağlamak istiyor. Camilerimiz devlete bağlanır, bizler de Diyanete kadrolu memur olur isek artık ileride (tüm kontrol ele alındıktan sonra Cuma güleri ,Cuma hutbeleri Diyanetten gelen yazılara göre okunacak,Diyanetin Caferi mezhebini hak mezhepten kabul etmediğinden dolayı mezhebimizle ilgili bilgiler en azından kısıtlanacak,Muaviye gibi şahıslara Hazret denilecek,zamanla da halkımız asimile olup silinip  gidecek,işte ihtimal de olsa  böyle bir konunun hükmü nedir? Diye sorulduğunda, burada da “Caiz değildir”  diyor.

   İmam Hasan ya da imam Hüseyin’in (Allah’ın selamı her ikisinin de üzerlerine olsun) Muaviye gibi zalim ve gasıp bir insandan maaş aldığını söyleyenlere ben gülüp geçerim. Bunu söyleyenler ya çok cahil ve İslam tarihinden habersiz insanlardır, ya da hain ve yapmış oldukları hıyaneti meşrulaştırmak için böyle bir yalanı uydurup halkı kandırmak için söyledikleri bir uydurmadır.İmam Ali’ye,yani İmam Hasan ve İmam Hüseynin hem babalarına Camilerde,kürsülerde (haşa) lanet  okuyacaksın ya da okutacaksın, hem de o imamın oğulları olarak babana küfür eden birinden gidip maaş alacaksın,bu onlara yakışmaz çünkü nesilleri şecere-i Tayyibe’dir(tertemiz bir soydandır),bu iş ancak bu iftirayı o masumlara atanlara yakışır,çünkü nesilleri malumdur.Ayrıca değil o masum imamların Muaviye’den maaş almaları,kendileri yüzlerce yoksulu doyurur ve etrafındakilere yardım dağıtırlardı.O kadar Ali Şia’sı yok mu olmuştu ki,bunlar Muaviye’den maaş alsınlar.O Humuslar nereye gidiyordu ? 

 SORU: Hocam biz Caferiler de bu memleketin vatandaşıyız, kendi verdiğimiz vergiden bize düşen hakkımızı alıp başka şeylere kullansak bir sakıncası olur mu?

CEVAP: Efenim Diyanete memur olmak ile Devletten bize düşen hakkımızı almak ayrı bir şeydir. Benim burada altını kalın çizgilerle çizdiğim şeylere çok iyi dikkat etmeniz gerekir. Benim vurgulamaya çalıştığım şey şudur: Biz Caferilerin Devletimiz ile hiçbir sorunumuz yoktur, biz ne ülkemize hıyanet ederiz ne de ilkelerimize ! Bizim Diyanet’le de bir problemimiz yoktur.Diyanet de kendine göre Devletimizin saygın kurumlarından biridir.Her şeyi kendi realitesi içerisinde değerlendirir isek,Diyanet ya da Devlet de kendi Devletliğini yapmak istiyor,yani dini ve de dolayısıyla din adamlarını kontrol altında tutmak ister.Realiteden bakar isek  sisteminin adı ister şeriat ,ister Demokrasi ve isterse de Krallıkla olsun Sünni Müslüman halkın tarih boyu Emevilerden bu yana gerek dinleri ve gerekse de din adamları her zaman Devletin ve yönetimin kontrolü altında olmuştur,kendilerince haklı olarak bizleri de kontrolleri altına almak isterler.Fakat biz Caferilerin  Devletimize anlatmamız gereken şey şu olmalıdır :Ey Devlet !,Siz Sünni gelenekten geldiğiniz için tarih süreci içerisinde her zaman realiteden yola çıkarak idealiteyi şekillendirmeye çalışmışsınız,yani dini perspektiften bakarak sisteme şekil vermemiş,aksine zaman ve konjoktöre göre dine ve dini kurumlara şekil vermişsiniz,biz Caferiler ise idealiteden yola çıkarak realiteyi düzene sokmaya çalışmışız,yani Din tarafından bakarak dünyamızı şekillendirmeye çalışmışız,işte Kerbela işte Aşura,bunlar niçin yapıldı ? Bizler Peygamberimizden ve masum imamlarımızdan şunu öğrendik ki; Bizler,önümüzde yalnızca Allah’ın,Resulünün,masum imamların ve zamanımızda da masum İmamın(Allah zuhurunu tacil eylesin)temsilcisinin olmasına razı kalır,bunların dışındaki her kes ile de omuz omuza ve  eşit şekilde yürür, bunların dışında hiç kimsenin  önümüze geçmesine  ve önümüzden yürümesine  rıza göstermeyiz,bu bizim mektebi anlayışımızdır !Kendi vergimizden bize düşen hakkımızı almaya gelince; şayet Devletin bize vermek istediği, dini inancımıza katkı sağlamak ise,o taktirde Türkiye’de yaşayan Caferi ve Ehl-i Beyt mektebine hizmet eden alim,sivil her kesten bir üst çıta oluşturulur,özel kanun ve tüzel kişilikle bir kurum kurulur,bu da Diyanete değil de direkt Başbakanlık ya da Devlet bakanlığına bağlı olur,Devletten alınan bu maddi imkanlar ile Camilerimiz,ilahiyat eğitimi veren üniversitelerimiz,vakıflarımız, basın ve yayınlarımız,Radyo ve Televizyonlarımız bu destekle hizmetini sürdürür ve denetlemesi de Devlet tarafından yapılır.Alimlerimizin geçimini de yine halkımız üstlenir.Zira halkın üzerinden şayet Cami yapımı,bakımı ve bununla ilgili giderler kaldırılır ise,alimlerin geçimi daha da kolaylaşır.

SORU :Hocam yasal garanti verilirse o taktirde Diyanete bağlanıla bilir mi ?

CEVAP ;Yasal garantiden bahsetmek akli değildir şöyle ki; Bir inancın veya bir ekolün yasalarla garantiye bağlanması hem tarihte görülmemiş,hem de realitede böyle bir şey uzun ömürlü olmamıştır.Tarihe baktığınızda Maviye de İmam Hasan (a.s) için garanti vermiş,hatta boş bir kağıdın altını imzalamış ve İmam Hasan üzerini neyle doldurursa doldursun kabulümdür demiş.İmam Hasan (a.s)da onun bu kötü niyetini açığa vurmak için gayet normal,makul ve öz hakkı olan birkaç madde yazmış.Hilafet mührünü İmam Hasan’ın elinden alır almaz,mührün mürekkebi daha kurumadan Maviye “Hasan’ın yazdıkları ayağımın altındadır”diye söylemiş ve düzenbazlığını bir daha  ortaya koymuştur.Şimdi soruyorum size ;Ashaptan olan,Müslümanların dayısı,peygamberin sır katibi,adil sahabe sıfatlarıyla tarif edilen birisi bunu böyle yaparsa ve Müslümanların başı,Halifesi bu güvenceyi böyle sonuçlandırırsa diğerlerine ne denilebilir?

Realite olarak da böyle bir şeyin mümkün olamayacağını söyledim şöyle ki; Şunu çok iyi bilmeliyiz ki Türkiye Cumhuriyeti, rejimi ne olursa olsun inançsal anlamda Sünni İslam dünyasının bir parçasıdır. Yani Sünni dünyadan bağımsız hiçbir şeyi yapamaz ve tek başına karar veremez. Caferi inancına yasal garanti vermesi için, Caferiliğin hak mezhep olduğunu kabul etmesi lazım. Bunu yapabilmesi içinse taassubun hakim olduğu tüm Sünni dünyasını karşısına alması lazım ve ayrıca da kendi gerçeğini inkar etmesi gerekir. Zira her ne kadar İslam tek dindirse de, o dinden  Caferi İslam algısı ile Sünni İslam algısı aynı değildir. Caferi İslam algısında “Dinin devleti” anlayışı varken, Sünni İslam algısında “Devletin dini” anlayışı mevcuttur. Yani birinde(Caferi de) Din devlete hükmederken, ötekisinde (Sünni de) Devlet dine hükmetmelidir.Caferi de İmamda adalet şartı aranırken,Sünni de “İmam fasık da olsa uyulur”Fasık yani ne ? Fasık yani açıktan dini meselelere uymayan ve uymadığını halkın içerisinde alenen yapan ! …Şimdi dine uymayan ve dindarların başında imam (Emir ) olan bu adam ne yapacaktır? Haliyle dini kendisine uyduracaktır!Zira şayet dine uysaydı fasık olmayacaktı, böylece de din,Devletin olacaktır !  Şayet  Devlet dinin emrinde olursa,dinin,Devletin başındaki imamın fasık olmasına müsaade etmeyeceği malumdur.  O açıdan bu iki algının böyle sözleşmeli bir hevesle bir araya gelmesi ve bunu sonsuza dek yürütmesi mümkün olamaz. Şu andaki Hükümet iyi de olsa ve Diyanetin başındaki şahıs iyi niyet de taşısa,algılar farklı ve  yasalar geçıci olduğu ve sürekli değiştiği için yasalara güvenip de bir mektebi tehlikeye atamazsınız.

SORU : Hocam Diyanet işleri başkanının “Caferilerin Kum’da gidip okumaları kabul edilemez” diye bir beyanı vardır,bu ne demektir?

CEVAP :Doğrusu ben bu sözü Diyanet işleri başkanı sayın Prof. Mehmet Görmez beyefendiye yakıştıramadım,inşallah sürçü lisan eylemiştir.Ayrıca Caferiler ile Ermeni ve Rum öğrenim merkezlerine bir arada değinmesi ve”Türkiye’deki Ermeniler Ermenistan’a,Rumlar Yunanistan’a,Caferiler de Kum’a(İran’a)gitmemeliler,eğitimini burada almalılar”sözü,bana Osmanlı dönemini anımsattı ve aklımdan :acaba fısıltı gazetelerinde ağızdan ağza dolaşan: “bunlar genç Osmanlılar” olarak yeniden Osmanlılığı mı diriltmek istiyorlar gibi düşünceler geçti.Ayrıca Müslüman  Caferileri (küçümsemek için söylemiyorum!)Hıristiyan Ermeni ve Rumlarla birlikte zikretmesindeki müşarunileyhi nedir ,onu da anlayamadım! Caferi alimleri olarak  bununla ilgili bir açıklama isteyeceğiz ve hakkımızdır da.Ayrıca böyle bir çağda bilgiye kelepçe vurmak,yumurtasız omlet yapmaya benzer,olmaz,nitekim bu çağda demir perdeyle korunan Sovyet Rusyası dahi bunu başaramadı !

SORU:Hocam söyleyecek son sözünüz nelerdir ?

CEVAP:Söyleyecek son sözüm hem Devletimize hem de halkımızadır.Devlete ve özellikle de Devlet Bakanı sayın Bekir BOZDAĞ’ şunu söylemek isterim: Sayın Bozdağ yaptığı konuşmada “başkalarının kontrolüne girmeden” bahsetti.Sayın Bakan şunu çok iyi bilmelidir ki,Caferi alimleri ne Türkiye’de ne de dünyanın herhangi bir yöresinde,ne tarihinde ne de günümüzde Sünni ve Şia’nın ortak düşmanlarının kontrolüne asla girmemişlerdir.Yakın tarihimiz sayılan 1.Dünya savaşında Irak’ta Sünni Araplar ve de din adamları,İngilizlerle birleşip Osmanlıyı arkadan vururlarken,Şiiler ve de din adamları,Sünni de olsa Müslüman kardeşimizdir diye Osmanlıya tek kurşun dahi atmamış ve bunu haram bilmişlerdir?Şayet “başkalarının kontrolünden” maksadı İran ya da ırak’taki Müçtehitlerin ya da rejimin konrolüdürse,yine şunu çok iyi bilsinler ki,Müçtehitlerimizin bizlere her zaman tavsiyeleri,ülkemizi,bayrağımızı,Devletimizi her zaman mezhebi taassupların üstünde tutmamızı ve bunları İran,Irak ve diğer Devletlerden daha çok sevmemiz gerektiğini üstüne basa basa bize tenbihte bulunmuşlardır.Allah sayelerini üzerimizden bozmasın,şayet onların bu tembihleri olmasaydı,kim bilir beklide  Sünni el-Kaide veya Taliban ya da Vahhabiler gibi Şii alimler ve inançlı kesim de İslam ve insanlığın ortak düşmanlarının kontrolüne girmiş ve ülkesini tahribata yönelmiş olabilirdi! Fakat Allah’a hamd olsun ki,ne Caferiler ve ne de din adamları ne Türkiye’de ne de başka bir yerde böylesine yüz karası eylemlerde bulunmamışlardır.

Halkımıza söyleyeceğim söz ise şudur : Her meslekte ve her sınıfta olduğu gibi,din adamları içerisinde de zayıf iradeli,dünya,makam,şöhret ve şehvet düşkünü insanlar hep var olmuş ve kıyamete kadar da var olacaktır.Kur’an’i Kerimde  Bel’am tiplemelerinden,tarihte de para düşkünü   Şüreyhi Gazilerden hep söz edilmiştir.İmam Hüseyin (a.s)’ın kanı Şüreyh tarafından 500 dinara pazarlanmıştır ?. Dolayısıyla dinini dinara satanlar her zaman olmuş ve olacaktır da.  Ali dostları olarak bunlara aldanmayınız. İnşallah tövbe eder dönerler. Bunlara karşı muameleniz, ,Şüreyh Gaziye karşı muameleniz gibi olsun.Onu nasıl yad ettiğinizi biliyorsunuz !  Burada sözlerime son veriyor hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

heydari_kerrar 26-12-2011, 22:11:44
heydari_kerrar 24-12-2011, 20:12:08
SAHTE DİYANETCİLERE CEVAP

Günümüzde herkesimin haberdar olduğu ve çeşitli yorumların yapıldığı bir konu, “Diyanetin Mele veya Molla açılımı.” Bence bu konuda yorum yapan herkes gerçekten objektif olarak konuya bakmıyor, ya çok duygusal, ya gerçeklerden çok uzak veya farklı kesimlerin etkisi ile konuşuyorlar. İleriyi görüp gerçekten mektep kaygısı olan maalesef çok az.
CEVAP : Evet Kesinlikle sizde o herkestensin az olanlardan değil ve yanlı bakıyorsun neden mi?
Öncelikle mevcut konumumuza bir bakmalıyız, bizim yani Türkiye’de yaşayan Caferi imamların, camilerin ve cemaatin böyle bir açılıma ihtiyacı var mı? Bence evet neden mi; birçok camimizin ve birçok hocamızın boşta olduğunu nazara alacak olursak bunu daha iyi anlayabiliriz. Bazıları “bizim kadro açığımız yok” diyorlar demek ki bunu söyleyenler, tabirim belki biraz ağır olacak ama olsun, at gözlüğü ile etraflarına bakıyorlar, bizim Kars’ımızın köylerinde sadece birkaç camimizin hocası var geriye kalan camilerimiz senede birkaç gün ancak kapısı açılıyor ve birçoğu kuş yuvası haline gelmiş durumda.
CEVAP : Evet öyle camilerimizin çoğusu boş sebebi de sizin gibi hocaların maddi manfaatları için büyük şehirlere kaçmalarıdır köyleri tenezzül etmemeleridir. Siz o at gözlüğünü gözünüzden çıkartıp o köylere sahip çıksaydınız!!! Özelliklede sizinle birlikte çalışan arkadaşlarınız ne büyük sefilliktir ki bir köyden üç kardeş aynı alanda yetişmiş ama bir tanesi dahi kendi köyünde ki insanlara hizmet etmemiş ve caminin kapısını kilitleyip dünya malı ve makamının peşine düşmüşlerdir.!!! O gözlükleri hep birlikte çıkartın
Her defasında “bizim tarihimizde böyle bir şey yok ve olmamış” diyenler demek ki tarihten de maalesef biy haberler.
CEVAP: Evet sizinde tarihten ne kadar haberdar olduğunuz belli.
İmam Hasan (a.s.) sulhunu mu örnek versem imam Hasan (a.s) muaviyenin teşkilatına mı girdi yoksa gidin onunla çalışın mı dedi?!!!
yoksa tarihte bazı devletlerde görev alan şianın büyük müçtehitlerini mi? İmam Musa Kazım (a.s.) Ali bin Yaktin’i Harun’a vezir olarak vermiş ve bir müddet Sünni fıkhına göre amel etmesini buyurmuştu. Ardından durumlar düzeldikten sonra şia fıkhına göre amel etmesini emir etmiş, Ali bin yaktin ne kadar istifa etmek istemişse de imam ona mani olmuştur.
CEVAP : Bu olayın kendisi bir kere sizin sözlerinizi batıl etmeye yeter Ali bin Yaktin harunun vezirliğinden çıkmak istiyor ama imam diyor ki sen kal ve nasıl davranacağını o belirliyor size hangi imam emir verdi diyanete girin diye??? ve kim belirliyor sizin ne yapacağınızı??? sizin zamanınızın imamı kim? İmam mehdi (a.f) Olmadığı kesin zira eğer o olsaydı onun mektebini bırakıp muaviyenin mektebinin emir komutasına girmezdiniz.!!!
Safaviler döneminde şianın büyük âlimleri örneğin Allame Meclisi (r.a.) devlette Gaziyil guzatlık (Büyük Hakimi şer’i) görevini üstlenmiş ve diğer şianın büyük müçtehitleri gibi her zaman devletle birlikte hareket etmiştir. CEVAP: Burada da hata yapmışsınız zira allamenin büyük kadı olduğu devlet şia devletiydi ve o kendisini sizin gibi kullandırmamış belki devletin gücünü ve imkanlarını kullanarak 110 cilt Biharu-l Envar yazmıştır. Siz hangi kitabı yazdınız yada tercüme ettiğiniz kitabı ömründe bir tek kitap yazmamış bir hocanın adına çıkartarak onu büyük göstermeye çalışmaktan başka ne yaptınız??? Ayıca siz burada devletin hizmetinde değil diyanetin hizmetindesiniz!!!!!!!
Günümüzde de İran’ı örnek olarak verecek olursak; (maalesef her defasında İran’da bile böyle şey yok diyenlere cevap olsun diye söylüyorum) devletin en büyük kademesinde olan cumhurbaşkanının bile üzerinde bulunan dini lider bir müçtehittir, vali ve kaymakamlık görevini yürüten Cuma imamları, adları üzerinde olduğu gibi imamlardan seçilirler ve diğer devlet erkânında ve hukuk işlerinde görev yapan diğer âlimler gibi. Bunların hepsi şartlar yerinde olduğu takdirde âlimlerin devlete bağlanabileceğinin birer göstergesidir.
CEVAP : İrandaki dini liderin kendiside cami hocalarını devlete bağlamamıştır ve onlar hem beytu-l maldan hem de cami derneklerinden maaş almaktadırlar. Asıl Mühim olan da şia inancında devletin farklı kademelerinde görev almak sorun değil din adamının siyasetçilerin güdümüne girmesi ve diyanet gibi bir yanlı kurumun bünyesinde olması sakıncalıdır ki bunu da Ayetullah Sistani’nin dünya temsilcisi ve damadı olan Seyyid Cevat Şehristani Eski diyanet işleri başkanı Ali Bardakçıoğlu’na birebir yüz yüze söylemiştir.




heydari_kerrar 24-12-2011, 20:19:30
2. bölüm
Bu konuda örnekleri çoğaltmak mümkündür ama anlayan kimseler için bu kadarının yeterli olacağı kanaatindeyim.
CEVAP :Evet gerçekten örnekleri çoğaltmak mümkün mesela deve taciri olan sefvanın develerini dahi Harun reşide hacca gitmesi için kiraya vermesine İmam Musa-i Kazım (a.s)ın müsaade etmemesi ve develerini sattırması gibi ve…
Devletle şartlar yerinde olduğu takdirde işbirliği yapmak zillet ise bu zillete en başta bizim büyüklerimiz düşmüşlerdir ki o kanaatte değilim, tam aksine şianın izzet ve şerefini daha iyi korumak ve devletin gücü ile onu daha iyi tebliğ yapmak bence mektebin ve mensuplarının izzetini artıracaktır.
CEVAP : Bizim zaten sorunumuz devletle değil devletin gücünü ve onu kullanarak mektebimiz üzerinde tahakkum kurmaya çalışanlarladır siz ki bu tahakkümü kabul etmişsiniz gidin rapor vermeye devam edin şia mektebinin kaygısına siz kalmayın bu mektebin mensupları kalsın ki bu mektebin zaten sahibi var bugüne kadar o getirdi ne siz nede biz bundan sonrada sizin gibi hak sözü kullanarak batılı kasd edenler değil.
Tarihte imkânsızlıklar neden ile bu yükü omuzlanan iman ehli mücevherattan daha kıymetli halkın omuzlarına bundan fazla yük olmamak daha evla olacaktır.
CEVAP : Tarih boyunca devletleri de halk ayakta tutmuştur inançları da. Ayrıca bu iş halka bir yük değil görevdir eğer insanlar üzerlerinde ki hums ve zekatları verseler zaten bir sorun kalmaz. Siz halkın derdine kalmayın zaten siz diyanetin size sırada on binlerce hacı beklerken gayri meşru bir şekilde verdiği kontenjanla birde insanlardan zorla para alarak ve bunun adını da hums koyarak insanları birilerinin haklarını gasb ederek hac gibi farz bir ameli batıl edercesine götürmenizi düşünürsek kimin mücevherattan daha kıymetli halka yük olduğu ortaya çıkacaktır.
Ne ilginçtir ki dışarıda “Diyanet bizim kırmızıçizgimiz, hiçbir suretle onu kabul etmiyoruz” diyen bazı ikiyüzlüler gizli olarak Diyanet işleri başkanlığına gidiyor ve yanlarına da referans olarak Alevilerin önde gelen simalarını alıyorlar. Hiçbir Caferi âlimi orada olmadan gizli gizli görüşmeler yapıyorlar, bunun yorumunu da siz değerli okuyuculara bırakıyorum.
CEVAP : Onun yorumu da bu: Sizin yaptığınız işin aynısını yapıyorlar eğer iki yüzlülükse ki diyanetten maaş aldığınız halde ne yazık ki isimleriniz aşura günü diyanetin personel listesinde yayınlandığı halde bunu halktan ve yönetimden gizletmiş olup ortaya çıktığında da camiden atıldığınızı unutmamışsınızdır sanırım. Hasan keçel keçel hasan… Yorum sizin!!!
Gerçek olan bir şey varsa o da şudur ki; gerçekten din ve mektep kaygısı olan kimse her şeyi kesip atmak yerine devletle bir araya gelerek görüşmeler yapıp, bu mektebin faydasına neler yapılabilir görüşüp bu maddeleri içtihat makamı olan büyüklerimize yani müçtehitlerimize sunarak aldıkları fetva doğrultusunda hareket ederler. Ama anladığım şudur ki; bazı çığırtkanların yaptığı bu çığırtkanlık gösteriyor ki onlar gerçekten müçtehide bağlı değil sadece sözde o mukaddes isimleri kullanan menfaatçilerdirler.
CEVAP : Aynen sizin gibi.!!! bu işin çığırtkanlığını yapanlar sizlersiniz karşı çıkanlar değil ki bunun cevabını zaten yukarıda yazdım taklit mercilerinin hükümleri bellidir. Sizin gibi elinde sahte fetvalarla dolaşan o fetvaları almak için 99 takla atan mukkadesat avcılarının bu sözleri kullanması imam Ali (a.s)ın şu sözünü tekrar yazmama sebep olacak. “Söz haktır ama kasd edilen batıl:!!!”
Bu konuda açıkladığı beyanatlar ve onurlu duruşundan dolayı da sayın Selahattin ÖZGÜNDÜZ hocamıza teşekkür ediyorum, mektebin geleceği için en isabetli adımlar bu şekilde atılacaktır inancındayım.
CEVAP :Sizin onur anlayışınız bellidir onun için o onur sizde kalsın bu mektebin temiz mensuplarının ona ihtiyacı yoktur.
Belki de bu durum, tarihte Seyyid Murtaza ve Seyyid Razi’nin (r.a.) zamanında mezheplere resmiyet verildiği zamanda ki gibi büyük bir fırsattır, ama umarım bizlerde o zamankiler gibi bu fırsatı elden kaçırıp beklide yüzlerce yıl sürecek bir üzüntüye sebep olmayız. Bunun için herkes objektif ve gerçekten mektep kaygısı ile hareket edip bu durumu değerlendirmelidir.
CEVAP: Bizim Mektebimiz ve mezhebimiz hem kuran açısından hem hadis hem de tarih açısından zaten resmidir sağlamdır ve dayanaklıdır. Siz bu mektebi kurtarmayla değil yıkmayla görevlendirildiniz ve Allah hainlere fırsat vermeyecektir




CANER KARA 24-12-2011, 22:45:02
Haydar-ı kerrar senin adına kurban olayım diline sağlık,Allah sizden razı olsun süper süper süper.



hasan 25-12-2011, 21:29:03
o güzel adı kullanan (haydarı kerar) siz ama adın sahibinden edep yönünde mahrum kalmış beyefendi cevap ünvanı ile yazdığınız yazınıza cevap veriyorum

köylerdeki sorunlara gelince bir çok köyün ortak problemi bir hoca saklayacak güclerinin olmayışıdır soruyorum size hangi meslek dalında maaş alamayacak bir çalışan orada çalışabilir. birlikte çalıştığımız arkadaşları örnek vermişsiniz ama buna dikkat etmemişsiniz ki sadece onlar değil onların köyünden olan diğer hocalar ve başka köylerden olan ve bugün bu sıkıntılar yüzünden köylere tenezzül etmemekten değil kendi köyünde değil büyük şehirlerde görev yapan onlarca veya yüzlerce hoca var gidin ve bu sözlerinizin onda birini onlara söyleyin ve ne cevap alacağınıza bir bakın.
imam hasan (a.s.) sulhuna değinmişsiniz o sulhun maddelerine bir bakın imam hasan (a.s.) maaş bağlandığını görürsünüz.
ali bin yaktin meselesine değinmişsiniz devletin en önemli makamında yer aldığı malumdur bizim imamımızı sormuşsunuz bizim imamımız Allah'ın yeryüzündeki hücceti imam Muhammed Mehdi (a.s.) dir. ve bizde onun umum vekilleri olan müçtehitlerimizden izin alarak işlerimizi yapıyoruz kimsenin emir komutasında değiliz ve bir yerden maaş almak o mektebe girmekse binlerce devlet memuru olan şia vatandaşlarımıza da hakaret etmişsiniz olursunuz.
allameyi meclisinin konusuna değinmişsiniz ve onun devlette görev aldığını itiraf ediyorsunuz önemli olanda buydu zaten anlasaydınız yazmazdınız, böylelikle benim sözlerimi isbat etmiş oldunuz çünkü mesele bunun olup olmayacağı idi olduğunu kabul etmiş oldunuz, bizimde sözümüz bu zamanda da neden olmasın, devletin imkanları ile mektebe hizmet edilmesin. o yüzden yazman önce biraz düşünmenizi tavsiye ederim.
benim hangi kitabı yazıp yazmadığımı sormuşsunuz, "geçmişten geleceğe ışık tutan kars alimleri" "Ehlibeyt'ten öğütler" kitabı benim tasnif ve tercümelerimdendir. bir de saçma sapan bir şey yazmışsınızki onunda ispatını isterim. ayrıca devletin değil diyanetin emri gibi saçma bir söz yazıyorsunuzki anlama probleminiz olduğunu düşünmeye başlıyorum çünkü diyanet devlet kurumudur, öğretmen olsun başka bir meslek olsun devletten maaş aln herkes devlet memurudur milli eğitim memuru demezler.
iran meselesine gelince cuma imamları devletten maaş alırlar ve devlet kademelerinde görev alan diğer hocalarda devletten maaş alırlar,
safvan örneğine gelince safvan sadece kendi ticareti için develeri veriyor ve mezhep ve mensupları ile bir işi yoktu ama ali bin yaktini devlet kademesine veren imam orada mezhep ve mensuplarına hizmet etmesini emir etmiştir.
tehakum altına girmekten bahsetmişsiniz sanırım siz şimdiden birilerinin tahakumundasınız çünkü yazınız bütünü ile mektep kaygısı ile ilgili değil içinizde saklı tuttuğunuz kişisel kin ve nefretin bir izharı olmuştur. evvelden ahire içinizdeki düşmanlığı kusmuşsunuz ama ne yazık ki kendinizi belirtmekten ve isminizi yazmaktan bile korkuyorsunuz. belkide yazınızın sorumlulunun doğuracağı mesuliyetten korkuyorsunuz, öyle olmasaydı sizde benim gibi adınızı açıklardınız. ve yazılarınızda hak ile batılı murad eden siz olduğunuz gün gibi aşikardır.
hac hususunda söylediğiniz gayri meşru kontenjan kontenjan tabiri kullanmışsınız, anladığım kadarı ile bizim başardığımız bu büyük işi o kadar çok kıskanmışsınız ki adeta ayaklarınızı yere vurarak ağlıyorsunuz, Allah'a şükürler olsun alnımız ak ve açıktır kontenjanımız tarihe geçecek büyük bir başarıdır çünkü bunun hacılara ayrılan kontenjanla bir alakası yok çünkü o kurra ile belirlenir bize has olan özel bir kontenjandır bu. kimseden de zorla para alınmamıştır sizi isbata davet ediyorum ama sizin yangınınızın kokusu her yanı sarmış durumda ne diyelim.
o iki yüzlü adam dediğiniz kimse ile hala dost olduğunuzu ve bir derneğin başına getirildiğini ve sizlerede büyüklük yaptığını hatırlatırım o halde önce onunla bir yüzleşinde sonra bana cevap yazmaya yönelin.
camiden çıkma olayı demişsiniz diyanet olaylarından aylarca önce ben camiden ayrılmıştım ve o zamanda cami ile hiç bir alakam da yoktu, bu saçma iftiralar ile kendinize ne kadar güzel bir akıbet hazırlıyorsunuz. sanırım kıskançlık psikolojisinden olsa gerek.
sahte fetvalar demiş ve kendinizi çok büyük bir iftar ile lekelemiş bulundunuz, alınan fetvaların üzerinde müçtehitlerin fetva bürolarının tarih ve kayıt numaraları var, size hodri meydan diyorum aklı selim bir kaç kişilik bir heyet ile fetva alınan müçtehitlerin bürolarına gidip bu fetvanın kendilerine ait olup olmadığını soralım, eğer bizim değil derlerse ben bura tüm okuyucuların önünde söz veriyorum hocalığı bırakacam ama bu fetvalar bizim derlerse siz tüm halkın önünde bu sözlerinizden dolayı tövbe edip özür dileyecek kadar şerfli ve gururlumusunuz?
buradan tekrar hodri meydan diyor ve gerçek yalancının kim olduğunun isbatı için sizi sözlerinizi isbata davet ediyorum.
onur anlayışımız sizin onur anlayışınızdan farklı olduğu belli çünkü biz kimseye iftira atmaz ve bunu haram biliriz ama sizin onur anlayışınızda demekki bu helalmış, birde bu toplum adına zahmet çekmiş büyükleri yad ederkende imanıza şaşırmadım çünkü aynı kin, nefret ve kıskançlık ile kaleme aldığınıza eminim.
yüce mevlamdan niyazım budur ki gerçekten bu mektebe zarar vermek isteyen, yıkmak isteyen her kim olursa olsun Allah'ın gazap ve azabı onun üzerine olsun, zamanın sahibi gerçeklerin aşikar olasında hak ehline yardımcı olsun, amin.



caferi genci 26-12-2011, 12:36:33
BENDE HASAN HOCANIN YAZISINA KATILIYORUM, HAYDAR KARDEŞ SANIRIM KİŞİSEL DAVALARIN PEŞİNDE BENDE HASAN HOCAMA GÖNÜLDEN KATILIYORUM, DİLİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK HOCAM, ALLAH SİZLERDEN RAZI OLSUN, SİZLERİN SAYESİNDE BU MEKTEB TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE ÇOK DAHA GÜZEL YERLERE GELECEKTİR. KISKANANLAR ÇATLASIN
 
Arkin 27-12-2011, 00:48:52
Haydar ( bu isme yazik )denen zavali sen ne anlarsin, verdiyin örneklerin sia mektebinde zamanin sartlarina göre getirisiyle götürüsü nedir olaylarin maslahatini anlamadan onu bir koz olarak kullaniyorsun . bu gün maslahat imami musa kazim ( a.s ) döneminin maslahatindanmidir ki sia alimleri tagut ve muaviye kurumuna baglansinlar. sen önce zamanin sartlarini ve toplumun siyasi. kulturel. toplumsal. itikati maslahatini anla nerde tehlike vardir nerde yoktur, bunlari anlamadan kafadan yezidin kurumunu guclendirmek adina yaygara yapiyorsun. bu zihniyet iste kerbelada kendisini gosterdi bu zihniyet dinar dirhem karsisinda muaviyeye emir istersen imam hasani size teslim edelim ve.. ve... dediler.senin ve senin gibilerin derdi Ehl-i beyt mektebinin onuru imamet mektebinin konumu deyil senin ve senin gibierin derdi nasil cebe bir kac lira fazladan artirip sen ve benzerlerimizinde o kadar paralari camiye mektebe hocaya harcamadan yiginak yapip ekyfinizi sürmek düsüncesindesiniz sizin gibiler ne hocalari düsünür nede camileri sizler ancak kendi cebinizden cikacak olan parayi düsünürsünüz.onun icin taguta muaviyeye baglanin diyorsunuz. tarih boyu bu onurlu Imamet ve Velayet mektebini her zorluga ragmen ve ic muaviye zihniyetlerin isteklerine ragmen koruyan Rabbani Alimlerimize Yüce Rahmanin Selami Üzerlerine Olsun. saygi ve sevgilerimle.
 
Ali zaman 27-12-2011, 01:33:48
CANER KARA 24-12-2011, 22:45:02
bir yerden maaş almak o mektebe girmekse binlerce devlet memuru olan şia vatandaşlarımıza da hakaret etmişsiniz olursunuz.

"Devlet memurları insanlara din hizmeti vermiyor onlarla alimlerimizi aynı kefeye koymak insafsızlıktır;Diyanet e bağlı alimleri de gördük Diyanete bağlanmak yolu ile yurt dışına çıkmak istiyorlar zannediyorlar ki yurt dışındakilerin haberi olmuyacak

BIR ALIM DIYANET YOLUYLA ALMANYAYA GELDI ILK ETAPTA CEMATINDEN SAKLADI CEMATININ HABERI OLUNCA HOCAYA HABER VERMEDEN POLISE OTURMA LACAGIZ DIYE GOTURDULER ORDANDA HAVALANINA GOTURUP UCAGA BINDIRDILER HOCA EVINDEN ELBISELERINI BILE ALAMDI; CEMETINI KANDIRINCA ONLARDA HOCANI OYLE GONDERDILER; KITAP TERCUME ETIYINIZI SOYLUYORSUNUZ SANKI COK BUYUK HIZMET YAPISINIZ GIBI SOYLUYORSUNUZ SIZIN GIBI ALMANYADA KAFIRIN ICINDE YUZLERCE INSAN HEM KITAP YAZIYOR HEMDE KITAP TERCUMESI YAPIYOR; HIC KENDILERINI SIZIN GIBI SIALAR UZERINDE HAK SAHIBI GORMUYORLAR; KIMSE SIALAR ADINA KONUSAMAZ; BU INSANLAR ALIMDE OLSA YERLERINI BILMELERI GEREK; SIANIN ONDERI BELIDIR KIMSE SIAYA ONDER OLARAK SIALARIN ADINA KONUSAMAZ; ALMANYADA DA 2006 DA BAZI SAHSIYETLER GELIP TOPLANTILAR ORGENIZE ETMISTI SIALARA GELIN DIYANETE BAGLANIN FITNE FESATI ARAMIZA SOKUP GITTILER; SONRA NE OLDU DORTTANE CAMI BAGLANDI DORT CAMIDEDE KAVGA GURULTU DUNYANI ALDI; CAMILER DIYANETEN CIKARILDIKTAN SONRADA KIMSE CAMIYE GIRMEDI; ILK ONCE BIZIM OLDUGUMUZ SEHIRDE DUNYANIN MASRAFI YAPILDI CAMI ALINDI SIMDIDE CAMIYE FIREN YOK; SIMDI BU FITNEN ARAMIZA SOKAN SAHISLARIN YATACAK YERLERI VARMI? INSANLARI ALLAHIN EVINDEN SOGUTULAR; CAMIYE GIREN INSANLAR GENCLERIMIZ CAMIDEN SOGUDUKCA KUFURE COGUSU YONELDI; KAVGANI GOREN INSANLAR MEZHEBIMIZDEN UZAKLASTI INSANLAR ARTIK ALEVILER GIBI EVLERDE TOPLANACAK SIZIN GIBI EHLIBEYT DUSMANLARI YUZUNDEN;ILK ONCE ALIMINI DIYANETE BAGLAMAYA CALISAN CEMATINE YAZIKLAR OLSUN IKI KURUS CEBINDEN PARA CIKMAMASI ICIN ALIMINI DIYANATE BAGLAMAYA CALISIYOR; IKINCISIDE PARA ICIN IMANINI SATAN ALIME YAZIKLAR OLSUN; BUNUDA ALIMLERIMIZ SAKIN UNUTMASIN ARTIK INSANLAR CAHIL DEYIL DIYANATE BAGLANAN BIR ALIMIN ARKASINDA NAMAZ KILINMADIGINI HERKES BILIYOR DEVLETEN IKI KURUS PARASINA TENEZUL EDEN BIR ALIM ARKASINDA NAMAZ KILAN BIR INSANI BULAMAZ:
VESSELAM
 

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

19/05/2012 - 06:09 James Petras: 'Erdoğan ateşle oynuyor, farkında değil'

19/05/2012 - 06:07 Prof. Halidi: Irak'ı Kürtler yönetiyor...

16/05/2012 - 02:52 Ayetullah Cafer Subhani ile ''Mehdilik'' Üzerine Söyleşi

10/05/2012 - 07:45 Ehlader Genel Başkanı Hasan Kanaatlı gündeme dair soruları değerlendirdi

09/05/2012 - 02:31 MİT krizini başlatan savcılar cemaatten mi?

09/05/2012 - 01:52 "Amacımız Türkiye-İran arasındaki inanç kardeşliğini pekiştirmektir"

05/05/2012 - 08:21 Şeyh Zeynelabidin Solhan Hoca'dan gündeme dair açıklamalar

04/05/2012 - 11:18 Bayık: "Gülen cemaatinin ayrı bir istihbarat örgütü var"

02/05/2012 - 11:00 "ABD ve İsrail dost değildir"

01/05/2012 - 10:47 "Batıdan alacağımız çözümler bize çare olamaz"

30/04/2012 - 01:29 Ali Bulaç :''Dört ülkeyle aynı anda savaşa girebiliriz!''

29/04/2012 - 10:54 Prof. Hatemi: Yeni bir Çaldıran’ın sonuçları çok kötü olur

26/04/2012 - 09:47 Seyyid Hasan Nasrallah’ın Russia Today’de Julian Assange’e Verdiği Röportaj (TAM METİN)

20/04/2012 - 09:35 "El-Cezire Katar dış politikasını İlerletmede bir silahtır"

18/04/2012 - 03:15 Şam'a giden Radikal muhabiri, madalyonun öbür yüzünü anlattı

10/04/2012 - 10:46 'Iğdır'dan Hatay'a Türkiye'nin güney sınırları resmen Kürdistan olacak'

10/04/2012 - 06:01 "Libya'da Federalizm tutmaz"

01/04/2012 - 09:50  ''İran ve Türkiye Birlikte Suriye’ye Yardım Etmelidir/Bahreyn’de Karışıklık Çıkaran İnsanlar Var!''

28/03/2012 - 05:59 İshak Alaton'dan "Mason" açıklaması

26/03/2012 - 04:02 ''Bahreyn Yöneticilerinin Tavrını Suudi Arabistan ve ABD Belirliyor"

24/03/2012 - 12:57 Bahçeli'ye suikast iddianamesi hazır

19/03/2012 - 12:54 Michel Chossudovsk: Suriye'deki Hadise NATO Güçlerinin Egemen Devletle Savaşıdır

09/03/2012 - 02:45 “Bu Uyanışın İslami Mahiyetini Kabul Etmek istemiyorlar”

07/03/2012 - 08:57 "28 Şubat'ta Kuran'ı sanık sandalyesine koydular"

07/03/2012 - 08:16 A. Müftüoğlu: İran’la nükleer üretimi sebebiyle mi uğraşıldığını zannediyorsunuz?

01/03/2012 - 02:21 ORTADOĞU'YA DEMOKRASİNİN GELMESİ ABD VE İSRAİL'İN ÇIKARLARINA TERS!

27/02/2012 - 10:30 "Önemli olan kızların okuması ister başörtülü ister başörtüsüz!.."

27/02/2012 - 10:25 Kutan: Erdoğan ayrılmakla doğru yaptı

17/02/2012 - 08:10 Kurtulmuş MİT-Yargı çekişmesini değerlendirdi..

13/02/2012 - 01:49 Avni Özgürel MİT kriziyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu

09/02/2012 - 09:22 "Atatürk kendi medyasını kurdu"

31/01/2012 - 04:58 "İslami Vahdet, Her Müslümanın Arzusudur"

15/01/2012 - 09:05 Irak’taki son durumlar üzerine bir söyleşi

13/01/2012 - 06:25 Mehdi Birdal ile Erbain Merasimi Röportajı

08/01/2012 - 09:58 "Tayyip Bey teklif ederse Türk vatandaşı olurum"

27/12/2011 - 02:46 "Babamı hainler kuşatmıştı"

26/12/2011 - 09:57 "NE ÜLKEMİZE HİYANET EDERİZ NE DE İLKEMİZE"

26/12/2011 - 12:27 Mümtaz'er Türköne: Atatürkçülük darbecilerin ideolojisi

22/12/2011 - 02:24 Abdüllatif Şener:''Türkiye, Ortadoğu’daki dönüşümün ilk ayağıdır''

19/12/2011 - 09:10 Elkatmış: Failler malum ama devlet sırrı!...

19/12/2011 - 08:05 Wall Street' protestoları 3'üncü ayında...

13/12/2011 - 03:47 Ben şiiri bıraktım o beni bırakmıyor!

12/12/2011 - 11:12 "Statüko, şike yasasıyla ilk galibiyetini aldı''

08/12/2011 - 02:59 "Türkiye büyük bir tehlike altında"

08/12/2011 - 08:07 "Asıl hesaplaşma İslamcılar içerisinde olacak"

07/12/2011 - 08:17 Ahmet Hakan İslamcı geçmişini anlattı

04/12/2011 - 09:48 Karaman, cumhuriyetin din baskısını anlattı

29/11/2011 - 09:10 "Dersim'deki toplu mezarları savcılara göstermeye hazırım!.."

24/11/2011 - 11:36 "AK Parti kadro partisinden lider partisine dönüşüyor..."

24/11/2011 - 11:28 Türkiye üzerinde oynanan hain plan

21/11/2011 - 10:53 "Darbeyle kirlenen kurumlar arasında en masumu MİT"

15/11/2011 - 10:05 Başörtülü kadınların tesettürsüzlüğü!..

01/11/2011 - 12:47 Seyyid Ali Fadlallah: Türkiye'yi yüreğimiz burkularak izliyoruz!..

31/10/2011 - 07:45 Beşşar Esed'la Suriye ve Bölge Üzerine Bir Röpörtaj

16/10/2011 - 03:24 Suriye Olayları Üzerine Gerçekleri Anlatan Bir Röportaj

13/10/2011 - 11:03 İslami Emel Cephesi: Biz Hüseyni Sünnileriz

11/10/2011 - 10:39 ''Sünni olan Hamas kadar Şii Hizbullah’ı da destekliyoruz''

10/10/2011 - 05:17 'Başörtülü aday' derin devlet planıydı!

04/10/2011 - 01:44 Bahreyn rejiminden tutuklulara işkence ve cinayet

30/09/2011 - 09:00 Hizbullah; Şiiler çoğalsın diye değil ,İslam âlemini korumak amacıyla kuruldu!

28/09/2011 - 08:53  Erdoğan ve Türkiye Üzerine Bir Röportaj

23/09/2011 - 10:55 Şeyh Bilal: Direniş cephesini mezhepçiliği körükleyerek yıkmaya çalışıyorlar!

17/09/2011 - 11:24 "Türkiye tuzağa düşmek üzere"

12/09/2011 - 11:25 Mazlum-Der Yöneticisi ,Üzeyir YİĞİT: “Azerbaycan'da’ Muhafazakar Kesimler Baskı  Altında!”

12/09/2011 - 09:50 İsmail Haniye'den çarpıcı açıklamalar

12/09/2011 - 09:28 " 12 Eylül darbesi ve 11 Eylül saldırısını yapan ABD’ydi!.."

02/09/2011 - 10:30 İslami uyanış da, İslam alimlerinin ve düşünürlerinin rolü...

22/08/2011 - 09:30 "Amerika, Türkiye’yi değil PKK’yı seçti!'

08/08/2011 - 08:21 Bahreyn Muhalefet Lideri Ş.Ali Salman Son Gelişmeleri Rast Haber'e Anlattı

02/08/2011 - 01:13 Neden İslam'ı seçmiş? Müslüman arkadaşlarım dürüsttü!

30/06/2011 - 08:27 Kenan Çamurcu: İRAN-SURİYE-HAMAS-HİZBULLAH HATTINI KIRMAYI DAHA ÖNCE DE DENEDİLER

30/06/2011 - 08:12 'Ortadoğu İsyanları ve Arkasındaki Gerçekler'

25/06/2011 - 11:03 "İsrail'le uyumlu bir İslam anlayışı oluşturulacak"

25/06/2011 - 10:18 ''İsrail'le uyumlu bir İslam anlayışı oluşturulacak''

21/06/2011 - 01:09 Kamusal alan dindarları aşındırdı

20/06/2011 - 08:47 "Müslümanlar 'kamusal alan' tuzağına düştü.."

14/06/2011 - 05:30 Dünyayı kandıran adam ilk kez konuştu

14/06/2011 - 11:57 İnsan haklarının devlet aygıtından önce geldiği bir anayasa yapılmalı

31/05/2011 - 12:00 Muşir El Masri: 'Hamas, Filistin’in birliğini istiyor'

26/05/2011 - 12:35 "Bahçeli inat için Diyarbakır'a gelmesin"

22/05/2011 - 06:53 İngiliz ve İsrailliler'in gözü yine mayınlı arazide

19/05/2011 - 04:42 Hamas Dışişleri Sorumlusu Dr. Nevvaf Tekruri ile Söyleşi

16/05/2011 - 01:51 "Dışlanmamın altında yatan gerçek başka"

14/05/2011 - 03:54 Heniyye: Mısır'dan Daha İleri Adımlar Bekliyoruz

09/05/2011 - 06:39 ABD:   İran ,Hizbullah ve Hamas ile ilişkilerinizi kesin, Suriye'deki ayaklamalar bitsin!

07/05/2011 - 08:08 Rusya ve Batı arasında Libya krizi

26/04/2011 - 01:12 İslam dünyasının `Ümmet Birliği`ne ihtiyacı var

20/04/2011 - 09:27 Halid Meşal: 'Bir gün Filistin'de hür yaşayacağız'

19/04/2011 - 09:41 Prof. Hayrettin Karaman :Ümmetin bütünlüğü, Kur'an ve Ehlibeyt birlikteliğindedir.

15/04/2011 - 12:53 "Adil bir düzen kuramıyorsanız idam cezasını geri getirmeyin"

14/04/2011 - 08:50 STRATFOR'un kurucusu Friedman:İran bölgenin en büyük konvansiyonel gücü

12/04/2011 - 09:44 Prof.. Dr. Hamit Bozarslan : 2011 yılı 1979 yılından sonraki en önemli yıldır.

10/04/2011 - 10:18 ABD Büyükelçisi Ricciardone: Çıkarlarımız örtüşüyor

04/04/2011 - 09:07 Ailesi, merhum Erbakan'ı anlattı...

03/04/2011 - 03:08 Ergenekon'da sapma yok

01/04/2011 - 06:36 "Bizim Yahudilerle bir derdimiz yok. Bizim siyonizmle derdimiz var."

01/04/2011 - 11:28 'Camp David' Düzeni'nin sonu geldi

24/03/2011 - 11:52 Abbud Zumer ile 30 yıl sonra ilk söyleşi

23/03/2011 - 04:32 Bahreyn muhalefet lideri Salman yeni süreci anlatıyor

15/03/2011 - 01:19 Kuntar: Zafere Kadar Mücadeleye Devam!
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
ABDULLAH ÖZGÜR

Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
Hüseyin TAŞ

İslami İran ile Türkiye Rakip Ülkeler mi?
MUHAMMED AK

Şaşırıp kalmışız!
MEHMET YETKİN

Bahreyn ve Halk Kıyamı
Abdulkadir Çuhacıoğlu

AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
MUHSİN KÜÇÜKER

İKİ ALİ ÜNAL MI?
KEMAL KEMAHLI

ALİ ÜNAL’IN, ŞİA VE İRAN YANILGILARI
MEHDİ AKSU

SEYYİD ALİ HAMENEİ VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-3
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİNCAN OLAYI VE BİR HUKUK SKANDALI
Mikail GÜREL

En Büyük Kusur Kibir ve En Büyük Allah
RIZA BAKIRLI

AKLIN ÖNÜNDE SET OLUŞTURMAK
Rahmi Onurşan Rahmani

Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)
HAZIM KORAL

SIFFİN SAVAŞI
Bilgehan Ova

SANAT YAZILARI (II)
FUAT TÜRKER

Özgürlük Değil Şeytan’a Tutsaklık
AZERİ YAZARLAR
Muhammed Mustafa

Evroviziyon-Gaylar, İnsanlığı çökertmeye yönelik sinsi planlar
Meşedi Natıq

Gənc Hüseynin anası Zəhraya və bacısı Rüqəyyəyə ünvanladığı məktub
Tural Əli

Zindanda bir gün...
Emin Gənciyev

AYIL EY AZƏRBAYCAN !!!
Emin İmanlı

Dinin gövhər və sədəfi
Gönül İsmayılkızı

Təhqir edilən ŞƏHİDLƏR
Hacı Arzu

Açıq!
Devran Abdullah

Quba aksiyası ilə inanclıların aksiyalarını birləşdirən məqamlar var
Kənan Rövşənoğlu

AZƏRBAYCANDA RUHANİLİK
Vüsal Hətəmov

Hər zadı tərsinə ölkəm…
Ali Caferi

Ölümüzü dəfn etməyə bir molla var?ali
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat