ELAZIĞ'DA İMAM HÜSEYİN (as) VE KERBELA ŞEHİTLERİNİ ANMA PROGRAMI
20-12-2011
10 Aralık C.tesi günü Çırağan düğün salonunda Elazığ İmam Hüseyin Derneği tarafından AŞURA GÜNÜ, İMAM HÜSEYİN (as) VE KERBELA ŞEHİTLERİNİ ANMA programı düzenlendi..
Programa Elazığ halkının önceki yıllara nazaran ilgisi büyüktü...
Ali Carfi hocanın kuran tilavetiyle başladı.
Elazığ İmam Hüseyin Derneği adına Muhammed Bakır bir konuşma yaptı. Konuşmasın da muharrem aynın Kerbela öncesinde bu ayda yeni bir yıla girmeni sevinci yaşanıyordu, diller barış şarkıları söylüyordu, yüreklerde barış ve kardeşliğin yeşerdiği, savaşların haram kılındığı, insanların kucaklaştığı bir ay olmalıydı. Zira ilahi öğreti bizlere böyle belletmişti bunu... Kerbela sonrası ne oldu da bu aya hüzün ayına, dert ayına, matem ve musibet ayına dönüşü veridi.
Daha sonra sözlerine şöyle devam etti: Ümmet peygamberden sonra onu iki emaneti olan kuran dillerde okunurda okunur, ancak diğer emanetin son ferdi, peygamberin ciğer paresi, cennet gençlerinin efendisi olan Hz. İmam Hüseyin as. ve 72 yareni Kerbela’da, kendilerini bu ümmete nisbetlendiren insanlar tarafından hunharca katledildiler...
Daha sonra küçük kızların şiir dinletisi salonda duygulu anlar yaşattı...
Sine vizyon gösteriminden sonra, İstanbul’da programa katılan EHLA-DER Genel sekreteri Kadir AKARAS Hoca günün anlam ve mahiyeti anlamı hakkında bir konuşma yaptı. Konuşmasında: Ümmetin İmam Hüseyin ve yarenlerine bir özür borcunun olduğunu ve inşallah bundan sonra bu ümmet bu özür borcunun gereğini ifa eder.
Daha sonra sözlerine şöyle devam etti: Aşura ve kerbelayı sadece anmanın yeterli olmadığını ve aynı zamanda Aşura ve Kerbela’yı anlamanın da gerekli olduğuna vurgu yaptı.
Kerbela’nın iki boyutunun olduğunu bunlardan birisinin Kerbela’yı iyi anlamak, verilen mesajı misyonu doğru algılamak ve uygulamaktır. Ben-i ümeyye tarafından bidat ve hurafelerle yok edilmeye yüz tutuşmuş İslam’ın yeniden ihyası için İmam Hüseyin a.s ve yarenleri kendilerini feda ettiler. Kurumakta olan İslam’ın pak ağacını kendi mübarek kanlarıyla yenide ihya ettiler. Ümmete ilham kaynağı, birer meşale ve hidayet gemisi olup yol gösterdiler. Herkesin zulme rıza gösterdiği ve zalime boyun eğdiği bir dönemde, İmam Hüseyin a.s kıyamıyla bizlere ve tüm insanlığa izzet ve şeref bahşetti.
Daha sonra sözlerine şöyle devam etti: Kerbela’nın diğer boyutu Aşura’yı ve Kerbela’yı anmaktır. Gözyaşlarımızla, sine vuruşlarımızla Peygamber efendimize ve Zehra anamıza taziyelerimiz arz etmektir.
Peygamber efendimiz yarın mahşer gününde sorarsa bizlere, ben o gün yoktum ama Hüseyinime ağladım, siz neden Hüseyinime ağlamadınız diye sorsa ne cevap veririz? Bizlerin ağlaması ve sine vurması peygambere taziyelerimizi arz etmektir...
Daha sonra Hz.Rugeyye’nin rozesini anlatırken salonda duygulu anlar yaşandı, salon güvenliği için gelen polislerin ağlaması Hüseyni meclisin nedenli tesirli ve etkili olduğunun nişanesidir.
Ali Carfi ve Mücahit hocanın mersiyeleri, salondaki duygulu atmosferi daha da fazlalaştırdı. Programa ilk defa katılan alevi ve ehlisünnet kardeşlerin ağlama ve sine vurmaları bu merasimlere ne kadar geç kalındığının göstergesidir.
Program Mücahit hocanın okuduğu sinezenleriyle son buldu...
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.