İlk-Der İmam Hatip ve İlahiyat Gönüllüleri Derneği, Hz. Hüseyin`i anma, Aşura Günü ve Kerbela Programı Düzenledi. Cuma günü İlk-Der kültür merkezinde, saat 19:00`da başlayan programa katılım ve ilgi beklenenin üzerinde gerçekleşti.
İLK-DER'DEN AŞURA GÜNÜ VE KERBELA PROGRAMI
İlk-Der İmam Hatip ve İlahiyat Gönüllüleri Derneği, Hz. Hüseyin’i anma, Aşura Günü ve Kerbela Programı Düzenledi. Cuma günü İlk-Der kültür merkezinde, saat 19:00’da başlayan programa katılım ve ilgi beklenenin üzerinde gerçekleşti.
Katılımcılara önce Aşura ikram edildi. İlahiyatcı Nasreddin Atmaca`nın okuduğu Kuran’la başlayan programda, İlköğretim öğrencisi Ayşe Beyza Deveci “Her yer Kerbela” isimli şiiri okudu. Hz. Hüseyin ve Kerbela konulu sine vizyon gösterisinin ardından Günün konuşması Anteppress yazarlarından Ramazan Deveci tarafından yapıdı.
Katılımcıların göz yaşlarını tutamadıkları, “İmam Hüseyin ve Kerbela Kıyamı” başlıklı konuşmasında Ramazan Deveci şöyle dedi;
“İslam tarihine kara bir sayfa olarak geçen bu günde Allahın resulünün ciğer paresi cennet gençlerinin efendisi İmam Hüseyin, dostları ve çocukları ile birlikte günlerce susuz bırakılarak katledilmiştir. Kimler tarafından mı, güya ümmetin halifesinin ordusu tarafından.
Kerbela olayına girmeden İmam Hüseyin kimdir konumu nedir kısaca ondan bahsedelim. İmam Hüseyin Peygamberimizin torunu, İmam Ali ve Hz. Fatıma’nın çocukları, İmam Hasan’ın kardeşidir. Bu aile, ehli beyt ailesi Kuran’ın hakkında ayetler indirdiği, peygamberimizin haklarında bir çok hadisle kutsadığı bir ailedir,” dedikten sonra Ehlibeyt ile ilgili ayet ve hadisleri dile getiren Ramazan Deveci konuşmasına şöyle devam etti.
“Tüm bu Ayetlerden ve hadislerden anlaşıldığı gibi, Ehli beytin Allah’ın kitabında, Peygamberimizin hayatında böyle özel bir konumu var. Ehli beyti sevmek İmanımızın bir gereğidir diye düşünüyorum. Elbette biz Müslümanlar tüm Müslümanları din kardeşimiz olarak severiz, hatta tüm insanları severiz. Ama ehli beyti sevmek bunun daha ötesinde zikrettiğim ayet ve hadislerin yüklediği, bir İslami sorumluluktur. Ve ehli beyt sevgisi bizde ehli beyti seviyoruz demekle bitecek bir sorumluluk değildir. Onların canlı, yaşayan kuran olmalarından istifade etmeyi gerektiren bir sorumluluktur.”
Daha sonra İslam tarihin kısaca bilgi verilerek Kerbela olayının genişce anlatıldığı konuşma şu ifadelerle sona erdi.
“Lanetli Yezid elindeki mızrakla İmam’ın başına vurup şöyle demişti “atalarım keşke burada olsaydılar da Bedir’in intikamını aldığımı görseydiler.”
Sevgili dostlar
Lanetli Yezid’in sadece bu sözü bile İmam Hüseyin’in, niçin hayatı pahasına Yezid’e biat etmediğini, ölüm yolculuğundan geri dönmediğini anlamaya yeter diye düşünüyorum.
Kerbela yolunda İmam Hüseyin’e Yezid’e biat ve ölüm dışında üçüncü bir şans tanımadılar. Tabi ki İmam, Yezid gibi birine biat ederek onu meşrulaştırmaktansa şehid olmayı tercih etti. O şöyle dedi “kanım akmadan ayakta kalmayacaksa ceddim Muhammed’in dini ey kılıçlar gelin parçalayın bedenimi.”
İmam Hüseyin Yezid’e biat etmeyerek onu meşrulaştırmadığı halde, ve kanı ile bu bedeli ödediği halde, Kerbela’nın, Aşura gününün mesajı anlamayanlar tarih içerisinde bu zalim saltanat yönetimlerini meşru İslami yönetimler gibi gördüler.
Bugün hepimizin her Müslüman’ın yeniden İmam Hüseyin’in Kerbela kıyamı üzerinde düşünmesi gerekiyor. Bu gün hepimizin “dikkat edin aldatıcılar sizi Allah adı ile Aldatmasın” ayeti üzerinde düşünmesi gerekiyor. İşte İmam Hüseyin ümmet Allah adı ile aldatılmasın diye şehid oldu. Onun şahadeti Müslümanların İslam adına yapılan sapmalara karşı mücadelesine ışık oldu. İslam dini bugün büyük sapmalar yaşamadı ise imamın şahadetinin bereketidir. Zalimler imamın şahadetinden sonra meşruyet kazanamadılar. Ve Müslümanlar tarafından mahkum edildiler. İmamı katledenlerin tamamı Müslümanlar tarafından cezalandırıldılar. Kerbela olayından sonra Yezid’in zalim hükümetine karşı onlarca ayaklanma oldu.
Kerbela olayından sonra Yezid rahat yüzü görmedi Kufe’de kufe halkı İmam Hüseyin’e yaptıkları ihanetten dolayı pişman oldular günlerce göz yaşı döktüler. Tevvabinler (tövbe edenler) diye bir grup çıktı şam yönetimine karşı İmam’ın intikamını almak için ayaklandılar. Şam ordusunu bir çok kez yenilgiye uğrattılar.
Abdullah b. Zübeyir Mekke’de Halifeliğini ilan etti. Medine Abdullah b. Zübeyir’e biat etti. Yezid Müslim bin Ukbe komutasındaki bir orduyu Mekke ve Medine üzerine gönderdi. Medine’yi işgal eden Yezid’in ordusu Medine’yi peygamber şehrini yağmaladı. O gün Medine’de bir çok kadın Hamile Kaldı. Daha sonra Mekke üzerine yürüyen Yezid’in ordusu Kabe’yi mancınıklarla ateşe verdi. Bu sırada Yezid’in ölüm haberi geldi.
Yezid hicri 64 yılında üç yıl sekiz ay süren sözde halifeliğinin sonunda 38 yaşında öldü. Halk kabe’nin ebrehe’den sonra yezid’i de cezalandırdığını söyledi.
Kufe önce zübeyrilerin daha sonra İmam Hüseyin’in fedaisi Muhtar Sakafi’nin yönetimine geçti. Muhtar Sakafi Kerbela’ya katılıp İmam Hüseyin’in kanına eli bulaşan tüm asker ve komutanları cezalandırdı. Ömer b. Sad ve Ubeydullah b. Ziyad’da bu suçtan dolayı öldürüldü.
Sonunda Emeviler büyük bedeller ödeyerek yıkılıp gittiler. İşte o günden bugüne zulme karşı mücadelenin en büyük ışığıdır, aşura günü ve Kerbela. Şehid Şeriati’nin ifadesi ile o günden sonra “her gün Aşura, her yer kerbela”
Evet Sevgili dostlar son olarak iki cümle ile sözlerimi bitireyim.
Ehli beyt sevgisi bize ilahi bir emirdir. Ehli beyt tüm Müslümanların ortak değeridir. Onlar canlı yaşayan Kuran olarak hepimiz için örnek şahsiyetlerdir. Ben Müslümanlardanım diyen ve namazlarında Ehli beyte selat ve selam getiren tüm Müslümanların Ehli beyti tanıması ve örnek alması gerekir. Bu dünya Müslümanlarının kardeşliğine vahdetine birliğine katkı sağlayacaktır. Ve İslam’ı daha doğru anlayıp daha doğru yaşamamıza katkı sağlayacaktır.
Rabbim cümlemizi İslam’ı doğru anlayıp doğru yaşayanlardan kılsın gönlümüzden kendisinin resulünün ve resulün ehli beytinin sevgisini eksiltmesin.
Anteppress / İslahiye