Seyyid Hasan Nasrallah, Obama yönetimi İsrail'in bir hizmetçisi haline dönüşmüştür dedi.
2008 yılında Semir Kuntar'ın kurtarılmasından sonra ilk defa bugün halk arasına katılarak kürsüye çıkan Seyyid Hasan Nasrullah, İmam Hüseyin’in matemine şahsen katılmak istediğini belirtti.
Kerbela törenleri kapsamında Hizbullah'ın Güney Lübnan’ın Zahiye kasabasında düzenlediği matem merasimine katılan Seyyid Hasan Nasrullah, kürsüde yaptığı selamlama konuşmasında İmam Hüseyin’e(as) biyatini yenilediğini belirterek kısa bir konuşma yaptı ve meydandan ayrıldı. Nasrallah, konuşmasına telekonferans yoluyla devam etti.
Nasrallah'ın konuşmasının ana başlıkları şöyle:
Ümmeti tehdit eden esas unsur, başkanları değişse de Amerika'dır. Halklar, bizi tehdit eden esas unsurun Amerika ve İsrail olduğunun farkında olmalıdır. Amerika, Arap dünyasında kendisini demokrasi ve özgürlüklerin savunucusu olarak göstermeye çalışmaktadır.
- Düzenbazlar, Arap dünyasındaki diktatörlerin Amerika'nın kontrolünde olduğunu inkar ediyorlar.
- Obama'nın önceki gün Yahudi lobisine yaptığı konuşmasını duymadınız mı? Obama, benim dönemimde İsrail'e sunulanların benzeri, geçmiş dönemdeki yönetimler tarafından sunulmadı.
- Obama döneminde Amerika istihbaratı, İsrail güvenliğinin hizmetçilerine dönüştü. Ey Müslümanlar! Filistin'inizi işgal eden Amerika'dır. Bundan ötürü düşmanlarımızı belirlerken hataya düşmememiz gerekir. Düşmanlarımız, Amerika ve onun bölgedeki müttefikleridir.
- Amerika, en başında Suriye ve İran’ın yer aldığı direniş ekseninin, Amerika’nın Ortadoğu projesini başarısızlığa uğratmasından sonra Arap halklarının uyanışıyla, projesini hayata geçirmeye çalışıyor. Fakat bu defa giriş kapısı, yöntemi farklıdır. Yöntemi, bölücülüğü kızıştırmak. Bölücü söylemler, İsrail’in menfaatinedir.
- Kudüs’ü Yahudileştirmek için hergün binlerce yerleşim birimini inşa edileceğine dair kararlar almaktalar. Korkumuz, Arap halklarının kendi iç sorunlarıyla boğuşmasını İsrail’in fırsat bilerek Allah’ın evini yıkmasıdır. Bu, İsrail’in kurulduğu günden bugüne kadar işleyeceği en ahmakça eylem olacaktır.
- Arap halklarının şuuruna güveniyoruz.. Tunus’ta halkın iradesi, tağutu devirdi ve seçimleri gerçekleştirdi. Yeni yönetimin, halkın beklentilerin karşılamasını umut ediyoruz. Libya’da da halkın iradesi galip geldi. Siyasi güçler üzerinde sorumluluklar bulunmaktadır. Yemen’de ise devrimin kazanımlarını başarısızlıkla sonuçlandırmak için girişimde bulunanlar var. Bahreyn’de halk, sivil devrimine devam ediyor. Mısır’da ise İsrail’i endişelendiren gelişmeler var. Ehud Barak, bunu net bir şekilde açıkladı.
- Mısır’da seçimleri kazanacak otoritenin çözüm bulması gereken en önemli konular, Filistin, Gazze ve Camp David uzlaşmasıdır. Arap halklarının düşman Amerika tarafından aldatılamayacağını umut etmekteyiz. Böylece Mısır, temel dava olan Filistin uğrunda mücadele etmek için gerçek konumuna dönecektir.
- Amerika, Irak’ta kriz içerisinde. Amerikalılar Irak’a, çıkmak için gelmediler. Fakat kahraman direnişçiler, direnen halk ve siyasi güçler, Amerika’yı Irak’tan çekilmeye zorladılar.
- Iraklı direnişçilerin eylemleri, Arap ve uluslararası medya tarafından ekranlara taşınmadı. Amerikan ordusunun psikolojisinin bozulmaması için eylemlere ekranlarda yer verilmedi. Bu, Arap dünyasına hükmeden medyanın rolünün göstergesidir.
- Irak halkı, tarihi bir zafer elde etmiştir. Bunu açığa çıkartmak gerekmektedir. Amerika, Irak’ta hezimete uğradığı gibi her yerde hezimete uğratılabilir.
- Üzülerek söylemem gerekir ki Amerika, Irak’ta yaşadığı hezimetin gündeme gelmemesinde başarılı oldu. Arap ve uluslararası televizyonlarda, Irak’tan çekilen tankların görüntüsü yok. Televizyonlarda birinci haber Suriye, ikinci haber Libya ve üçüncü haber ise Yemen … Amerika’nın hezimetini duyurmak tüm özgür medyanın sorumluluğudur.
- Bizim Suriye’deki duruşumuz, ilk günden itibaren nettir. İsrail’e karşı direnen Suriye’deki rejimin yanında durduk ve Suriye’de reformların hayata geçirilmesini istedik. Suriye’de rejimin kabul ettiği tüm reformlara “evet” diyoruz. Fakat birileri, Mısır’daki büyük stratejik ortağını kaybetmesi ihtimalinden ve Irak’taki hezimetinden ötürü Suriye’yi yıkmak istiyor. Sormak istiyorum: Suriye’de istenen değişim, Filistin’in menfaatine midir?
- Suriye muhalifi Ulusal Konsey Başkanı Burhan Galyun, Suriye’de rejimin düşmesinden sonra, İran, Hizbullah ve Hamas’la ilişkisini keseceğini söylüyor. Onlar, direniş hareketleriyle ilişkileri kesmek istiyorlar. Suriye’deki alternatif budur. Buradan Galyun’a şunu sormak istiyoruz: Golan’da ne yapmak istiyorsunuz?
- Suriye’deki İslamcı liderlerden birisi de “Esed rejiminin devrilmesinden sonra Hizbullah’a karşı savaşmak için Lübnan’a gideceğiz” demişti. Burada şunu sormak istiyorum: Bu sözler, kime verilmiş “güven mektubu”dur. Son günlerde açığa çıkanlar, bizim duruşumuzun ne kadar doğru olduğunun göstergesidir.
''Bizler, III. İmam Hazret-i Hüseyin Aleyhi Selam'ın yolunu seçtik'' diyerek haykıran; ilay-i kevser pınarı 'Şecere-i Tayyibe'den günümüze yansıyan bir önder olan Seyyid Hasan Nasrallah'a sonsuz selam olsun.
''Lebbeyk ya Hüseyin''
#FFFFFF">
erzincanlı..
07-12-2011, 13:47:34
#FFFFFF">
SENİ VERENE KURBAN OLUM OĞUL..ADINA YASSİR..DAVANA YASSİR..ALLAHA BİN ŞÜKÜR SENİN KİMİN HERİFLER YİĞİTLER VARMİŞ BİZE...ELHAMDÜLİLLAH
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.