Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde olduğu gibi İstanbul’un Halkalı semtinde de Aşura matem töreni geçmiş yıllardaki gibi görkemli bir şekilde düzenlendi.
Halkalı’daki törene bu yıl da çeşitli siyasi parti lideri ile bazı milletvekilleri de katıldı. Ayatullah Hamenei’nin danışmanlarından Hüccetü’l İslâm Mürseli de törene katılanlar arasındaydı ve yaptığı konuşmada iki ülke arasındaki dostluk ve kardeşliğe vurgu yaptı.
Merasimin devamında uzunca bir konuşma yapan Şeyh Salahaddin Özgündüz, bölgesel gelişemelere değindi ve Türkiye hükümetinin bölgesel sorunlar konusunda çifte standart uyguladığını dile getirdi.
" Bahreyn'de halk silahsız yürüyor. Suud tankları geliyor, onların canlarına kıyıyor. Suriye Halkının büyük bölümü devletinin yanında. Yemen halkı halk değil mi? Hep Suriye'ye yoğunlaşıyorsunuz. Sizin samimiyetinize ben nasıl inanayım? diye sözlerini sürdüren Şeyh Salahaddin Özgündüz, en özgür Arap ülkesi Suriye" şeklinde konuştu.
Özgündüz Başbakan Erdoğan'ın geçen yıl Aşura törenine katıldığını hatırlatarak, ortaya çıkan fotoğrafın bütün İslam âleminde yankı bulduğunu söyledi. Özgündüz, Başbakan Erdoğan'ın, Bahreyn ve Yemen'de akan kanı durdurabileceği belirtti..
Özgündüz'ün ardından söz alan siyasiler de aynı konuya değindi. SP Genel Başkanı Mustafa Kamalak, " Batının uydusu haline gelen iradeler, ondan bağımsız hareket edemezler" dedi.
Sade Partisi Başkanı Prof. Kamalak; “Hepimiz bugün Hz. Hüseyin’in yolunda yürümekteyiz. Yezidilik hiçbir Müslümanın iftihar edebileceği bir unsur değildir.” Şeklindeki konuşmasında bu gün Suriye’ye bağıranların Yemen, Bahreyin ve Suudi Arabistan’a niye bağırmadıklarını sorarak şöyle dedi: “Hüseyni yolu izleyenlerin bu günkü görevi ABD ve İsrail emperyalizmine karşı durmak ve çağımızın zulmünün önüne yiğitçe dikilmektir. Bugünün “Hüseyini” liğinin anlamı budur.”
DP Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek de, " Suriye'den bahseden Başbakan, Yemen'den neden Bahreyn'den bahsetmezsiniz? Maksat başka, Suriye yönetimi emperyalizme, siyonizme teslim olmuyor. Bu yüzden Suriye'yi dağıtmak istiyorlar. Bunu da Türkiye'ye yaptırmak istiyorlar" şeklinde konuştu.
Muaviye Yezit gibi birini İslâm ümmetinin başına dikerek gitti. İslâm Ümmetinin başına Yezit gibi kâfir, ayyaş, sarhoş ve kanun tanımaz bir belayı musallat etti. Peygamber çiçeğiolan İmamHüseyin gibi nadide bir kişilik elbette ki Yezit gibi aşağılık ve kâfir bir yöneticiye boyun eğemezdi. Nitekim eğmedi de…
Bu günkü Yezidiler bizi Hz. Hüseyin’den ve onun yolundan ayırmak ve Yezidi bir tavra zorlamak istiyorlar… Ama bunu yapamayacaklar! Bu gün Malatya’ya füze kalkanıyerleştirmek tam daülke çıkarlarının karşısında durmaktır. Bu gün bu kalkanı ülkemize yerleştirmeye çalışanlar Türkiye ile İran’ı savaştırma emelindedirler.
İran İslâm Cumhuriyeti bizim dostumuzdur… Düşmanımız başkalarıdır… Bu gün İran’ın kendisini savunacak gücü ve teknolojisi var. Buna rağmen İran saldırgan bir ülke değil. Petrolü var ve bu nedenle global güç ve şirketlerin önünde eğilmediği için, petrolünü onlara peşkeş çekmediği için var güçleriyle İran’a saldırmak istiyorlar. NATO ve ABD Noel’de veya Noel’den sonra İran’a saldırma teranelerine başladılar. İran bu durumda kendisini savunmak için harekete geçip Malatya’daki füze kalkanını vurursa haksız mıdır?
Aşura Meydanı’nın son konuşmacısı da CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu oldu.
Kılıçdaroğlu, " Sevgili canlar" olarak başladığı konuşmasını, " Bugün burada, insanlık tarihinin en acı olaylardan birini yeniden anmak için bir aradayız. O büyük acıyla yüzleştiğimiz her yıldan yeni dersler çıkarmalıyız. Her Aşura günü, şimdiki halimizi test ettiğimiz, yeni dersler çıkaracağımız bir gün olmalıdır" şeklinde sürdürerek bugünkü hak aşıklarını Hz. Hüseyin’in şanlı yolunda birleştiklerine dikkat çekti.
Kerbela olayının Müslümanlar arasına sokulan fitnenin göstergesi olduğunu söyleyen CHP Genel Başkanı," Bize düşen en büyük görev acılarımızdan bile ders çıkarmaktır. Evrensel bir dinin mensuplarına yakışan budur" dedi. "Sorumsuz idarecilerin fitnelerine aldırmayın" şeklinde konuşan Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: Birbirinize olan muhabbetiniz azalmasın. Birbirinizi kalpten sevin. Şii, Alevi, Sünni herkes içindeki Yezid'i öldürürse, işte o zaman Hz Hüseyin'i yaşatırız. Biz sevgiyi, hoşgörüyü insanların kalbine ulaştırmak için çalışan kişileriz. Bu güzel ülkede, beraberce dostça yaşamak isteyen kişileriz. Biz acınızı biliyoruz. O acınız bu toplumda yaşayan herkesin acısıdır. O acıyı yaşatacağız. Her açıdan ders çıkaracağız. Hz Hüseyin'e selam olsun.
RAST HABER








