Kadir Akaras Hz. Hüseyin (a.s)'ın Kerbelası ile konuşmasını sürdürdü. Nice Diktatör ile zalim olanların nasıl da tepe taklak al aşağı devrildi. Tunus'ta, Libya'da nasıl bir diktatör devrildi. Şimdi de sıra Bahreyn'dedir. Bahreyn’deki zulme dünya duyarsız kalmıştır. Kulaklarını bu zulme kapamıştır. Biz Bahreyn'deki bu zulümleri dünyaya duyurmak için bu paneli düzenledik. Dünya Bahreyn’deki zulme, işkenceye, katliama kulaklarını tıkamış ve bunu görmezlikten gelmektedirler.
Bu zulmü bunlar Batı’nın gücü ile 30, 40 yıldır sürdürmektedirler. Emperyalizm ve Batılı devletler Bahreyn’deki zalim yöneticileri desteklemektedir. Bizler burada Ehl’i Beyit Alimleri’nin katkısıyla bu paneli düzenledik ki; dünya bunu duysun. Ortadoğu’da Bahreyin’i temsilen 3 kişi, İran’dan Lübnan’dan ve Iraktan panelimize katılan önemli şahsiyetler var ben buradan bu misafirleri ve tüm katılımcıları selamlıyorum.
Burada bu misafirlerimize derneğimiz adına hoş geldiniz diyorum. Panelimize katılan şahıslar kendi ülkelerinde önemli alimlerdendirler. Misafir olarak aramıza katılan bu alimlerimiz, bize çok değerli bilgiler verecekler. Bütün dünya feda olsun Hüseyin’e. Bütün dünya Kerbela’ya feda olsun. Biz buradan sağır olmuş medya’ya haykırıyoruz. Kadir Akaras’ın konuşmasından sonra protokol konuşmacıları kısaca kendilerini tanıttılar. Protokal konuşmasına katılan önemli şahsiyetler şunlardır:
Yurtdışından; Irak’tan Ayatullah Mehdi Asifi, İran’dan Ayatullah Tesfin, Lübnan'dan Müslüman Alimler Birliği Üyesi Şeyh Mustafa M., ve Şeyh Ğabris katılmışlardır.
Yurtiçinden katılan konuşmacılar; Ehl-i Beyt Alimleri, Ehli Beyt Alimler birliği derneği adına; Başkan Hasan Kanaatlı ile Genel Sekreter Kadir Akaras, katıldı. Araştırmacı yazar Kenan Çamurcu, Dünya Ehl’i Beyt Vakfı Başkanı Fermani Altun, Bahreyn Komite Başkanı Kasım Haşimi, Iğdır Eski Belediye Başkanı Nurettin Aras protokol konuşmalarını yapmak üzere kürsüye çıktılar.
Dünya Ehlibeyt Vakfı Başkanı Fermani Altun şunları söyledi:
“Değerli kardeşlerim dünya ehlibeyt vakfı olarak sizi kucaklıyor ve böyle bir çalışma yaptığınız için sizi kutluyorum. Keşke bu tür toplantılar her zaman ve bütün coğrafyalarda olsaydı. Bu gün Orta Doğdu bir oyun oynanıyor. Ehlibeyt felsefesiyle yoğrulanlar hiçbir zaman zalim olmamışlar ve emperyalist güçlerin emrine girmemişlerdir. Ehl-i Beyit’in sevgisini taşıyanlar asla çıkarcı emperyalistlerin hizmetinde bulunmamışlar. Şimdi Suriye hedef alınmıştır. Batılı ve emperyalist devletler Suriye’yi mi seviyor ki, Suriye’deki halkın hakkını savunmak onlara mı kaldı. Orta Doğu’da bir savaşın ve bir çıkarın alt yapısı hazırlanıyor. Bunlar bir bahanedir. Bu nedenle dış güçler bir oyun ve savaş yaratmak istiyorlar. Bu yeni savaşı Ortadoğu’da çıkarmak istiyorlar. Dünya sıkışmış. Yılda 3 buçuk trilyon silah ticareti yapılıyor. Hz. Ali diyor ki; “Nevfsine tapanlar puta tapanlardan daha kötüdür.” Sizleri on iki imam aşkıyla Ehli Beyet aşkıyla selamlıyoruz. Önümüzdeki hafta biz protokol yemeği vereceğiz. Bütün Devlet erkanı davetlidir. Sizleri de bekliyoruz
Fermani Altun'dan sonra;
Bahreyn Ulusal Komite Başkanı Kasım Haşimi konuşmaya devam etti. Yapılan konuşmalar Cevat Gök Hoca tarafından tercüme edildi. Kasım Haşimi şöyle konuştu:
Özellikle aranızda bulunmaktan şeref duyarım. Ben yaşadığım ülkemde; dış işleri bakanlığında, sivil savunmada, bakanlıklarda çalışamıyorum. Bunu hayal bile edemiyorum. Bana vatandaş diyorlar, ben soruyorum ben kimim!
Ben yapılan bu zulümlere daha fazla tahammül edemedim. Zulme karşı sesimi yükselttiğim için, yaralandım, öldürüldüm, bacım kaçırıldı, sürgün edildim, hatta ailemle görüşmem engellendi. Ve ben bunlarla birlikte bu yapılanlar yetmiyormuş gibi üstüne bir de yabancı ülke tarafından ülkem işgal edildi. Bundan dolayı dünyadaki saygınlığımı yitirdim.
Bahreyn komite başkanı Kasimi Haşimi’den sonra son protokol konuşma Iğdır eski belediye başkanı Nurettin Aras tarafından yapıldı. Nurettin Aras’ın konuşmasından sonra iki bayan tarafından “Hz. Hüseyin’in Kerbelası” adlı bir şiir, koro halinde okundu.
Panelin II. Bölümünde; Ehlibeyit Alimler birliği başkanı Hasan Kanaatlı, Irak’tan Ayatullah Hasifi, Lübnan’dan Şeyh Hüseyin Kıbrısi, Araştırmacı yazar Kenan Çamurcu, Bahreyn Gençlik liderlerinden Yusuf Rabia panelin ikinci oturumunda konuşma yapmak üzere protokolde kendilerine ayrılan yere oturdular.
Ehl-i Beyet Alimler Birliği Derneği başkanı Hasan Kanaatlı panelin açılış konuşmasını yaptı. Derneğin tertip ettiği faaliyet bakımından ilk olduğunu böyle bir şey yapmalarından dolayı da onur duyduğunu söyledi. Kanatlı sözlerine şöyle devam etti: Hz. Ali Halifeliğe geldiğinde, ne hikmetse, cennet ile müjdelenenler, Resul-i Ekrem'in eşi Aişe, umeyye oğulları, Hz. Resullullah’ın arkadaşları; Talha ve Zubeyr ve daha bir çok kimse Hz. Ali’nin üzerine geldi. Ve o dönemde Hz. Ali’nin üzerine gelenler sadece Müslümanlardı. Taa ki son yüz yıla kadar bu böyle devam etti. Aradan seneler geçti. İmamların soyundan Ruhullah Humeyli 32 sene önce Orta Doğuda bir İslâmi devleti kurmayı Allah’ın inayeti ile başardı. Sanki o 1400 senelik önceki zulümler tekrar artarak devam etti.
Geçmiş dönemde Ehl-i Beyet’e düşman olanlar yalnızca İslâm coğrafyasında yaşayan Müslümanlardı. Ama bu dönemde bunlara ek olarak da, Vahabiler ve dışarıdaki kâfir emperyalist devletler birlikte Müslümanların üzerine yürüdüler ve yürüyorlar.
Hz. Ali a.s’ın taraftarlarına Emeviler ve Abbasiler döneminde kabul edilemez musibetler başlarına getirildi. “ diyerek sözlerini tamamladı.
Kanaatlı Hoca; ben burada misafirlerimizi Irak'tan teşrif edip gelen Hz. Ayetullah Asifi'ye mikrofonu veriyorum ve kendilerinden istifade edeceğiz, diyerek sözlerini tamamladı.
Hasan Kanaatlıdan sonra söz alan Iraklı Ayatullah Asifiye, konuşmalarını Arapça yaptı. Bu konuşması Cevat Gök tarafından tercüme edildi.
Allah’a hamd ve sena ile sözlerine başlayan Irak alimlerinden Asifiye sözlerine şöyle devam etti: “ Bundan 1400 yıl önce Hz. Muhammed’in kızı Hz. Fatima ilk defa bir devrim gerçekleştirdi ki, biz bugün bundan istifade ediyoruz. Muharrem ayının ilk on gününde bizler burada toplanmışız ve Bahreyn’deki kardeşlerimizin çağrılarına duyarlı olmak için toplanmışız.
Bahreyn’deki bu asil soylu şahıs, Bahreyn’e sonradan gelmiştir. Bu dışarıdan gelen bu şahıs geldiği günden beri ülkemizde terör estirmektedir. O şahsı o zamanki emperyalizmin anası olan İngiltere getirdi, şimdide bu şahısı ABD korumaktadır.
Ben size kısaca şöyle sunuyorum. Bahreyn’deki emniyet müdürü İngiliz asıllı biridir son zamana kadar görev yapıyordu. Bahreyn’de halka sürekli zulüm ediyordu. Çok yakın zamanlarda emniyet müdürlüğünden içişleri bakanlığı danışmanlığına terfi edildi.
Ve ben şunu açıkça söylüyorum. Hiçbir ülkede böyle bir şey yok. Bahreyn’deki kral 42 yıldır başbakanlık yapıyor, böyle bir durum hiçbir İslam ülkesinde olmamıştır. Ali Halife denen ve onun mensupları, birinci ve ikinci derecede devlet memurlukları ellerindedir. Halka ise yer varsa eğer üçüncü dereceden devlet kademesinde yer alır.
Bu Ali Halife biraz insancıl olsaydı halkın az da olsa isteklerini yerine getirebilirlerdi. Ama halkın bütün isteklerine kulak tıkadı.
Ben Bahreyn halkını ve gençliğini kutluyorum, Bahreyn’in direnişçi gençlerini kutluyorum. Ben sohbetimi iki hitabetle bitirmek istiyorum.
Öğle mesafeler katlettiğiniz, öyle köprüler yıktınız, O el ki , Tunus’ta ki ve Libya’da ki zalimleri Allah’ın inayeti ile yıktı. Bundan dolayı burada bu eli destekleyen ve bu direnişe katılan bu gençliği, bu nesli kutluyorum.
Ben ikinci olarak dünyanın doğu ve batısındaki Müslümanlara sesleniyorum. Peygamberimiz buyuruyor ki ; “Kim ki dünyanın bir yerindeki Müslümanların sesini, çığlığını duyar ve buna duyarsız kalırsa o Müslüman değildir.” diyerek sözlerini tamamladı.
Daha sonra; Lübnan’dan Hüseyin Kıbrisi konuşmalarını yaptı. Ben burada İmam Hüseyin (a.s)’ın sözleri ile söze başlamak istiyorum. Hz. Hüseyin (a.s), Kerbela’ ile ilgili şöyle demiştir: “Ben başı boş olarak yola çıkmadım. Ben ıslah için, iyiliği emretmek kötülükten men etmek için yola çıktım."
Eğer İmam (a.s.) o günü yola çıktıysa biz niye yola çıkmayalım.
İmam Hüseyin (a.s)’ın dönemindeki gibi zulümler günümüzdeki gibi değildi. Günümüzdeki zulümler o dönemin zulmünden çok daha şiddetlidir. Ve ben bizlerin bunca zulme nasıl dayandığımıza şaşırıyorum.
Filistin’de nasıl sessiz kalabiliriz, evler yıkılıyor, insanlar öldürülüyor, Bahreyn’de insanlar öldürülüyor dünya buna sessiz kalmış, buna nasıl sessiz kalınabilinir.
Bugün Müslümanların Bosna’da, Irak’ta, Bahreyn’de olanları görmüyor muyuz? Dünya bunca işlenen zulümler karşısında sessiz kalıyor, mazlumları kınanıyor.
Bu İslam ümmeti derin uykuda uyuyordu. Allah müslümanların bu uyanışı için mert bir kişi gönderdi. Bu şahıs 32 yıl önce Ruhullah İmam Humeyni idi. Böyle birisi geldi.
Bu ümmeti; ölülükten uyandı. Tozla kaplı olan raflardaki Kur'an'ı ve hadisi raflardan indirdi ve insanlara sundu. Ben açıkça söylüyorum, Bu uyanış ve diriliş sadece Müslümanlara değil bütün dünyayadır. O günden bu güne İnsanlar dalga dalga Müslüman oluyor.
Bugün bizler Lübnan’da Kudüs’e ve Filistin’e yani Beytül Mukaddes’e yakın bir yerde oturuyoruz.
Bizler silah taşıdık ve zafere ulaştık. Biz direniş göstererek zafere ulaştık. Bizler ıslah için ayağa kalktık. Ben Türkiye’deki kardeşlerime sesleniyorum zulmün kanser tümörü olan İsrail yok olana kadar bu direnişimiz devam edecektir.
Dünyada iki eksen vardır:
Biri hayır eksendir.
Bir de şer ekseni vardır. Biz hayır ekseni için direniyoruz. Bu direnişimiz dünya ıslah olana kadar devam edecektir. Ya da bu yolda şeref ve izzetimizle öleceğiz, diyerek sözlerini tamamladı.
Daha sonra; Araştırmacı Yazar Kenan Çamurcu konuşma yaptı. Keman Çamurcu; tüm katılımcı olarak katılan misafirlerimize ve katılımcılarımızı selamlıyorum.
Tarihin zifiri karanlığı, diktatörlüklerin hakim olduğu bir dünyada ve böyle bir zamanda yaşıyoruz. Öyle bir fikir ayazı var ki dünyamızda, öğle bir kültürel yozlaşma ve kültürel erozyon içindeyiz ki, Nato’yu müslümanım diyen devletler yardıma çağırıyor.
Öte yandan konferansa yurtiçi ve yurt dışındaki birçok medya kuruluşu da katıldı. Başlıca yurt içi ve yurt dışından katılan medya kuruluşları: El Irakiye, Sakaleyn, El İtticak, İran'dan İrib. Türkiye'den ise katılan bazı medya kuruluşları şunlardır: Kanal 14, Hilal Tv, Kanal 5, Meltem Tv.
Rast Haber - haberehli.com


.JPG)















.JPG)









