Amerika Irak’tan çekilmeden önce ülkede kaos ve anarşi ortamının oluşması için her türlü girişimde bulunuyor. Bunun için yine son zamanlarda bir çok Şii Pazar yerleri ve camileri kullandığı vahabiler tarafından bombalattı. ABD bu şekilde Iraklıların birbirlerine düşerek kendi kendileriyle uğraşmasını sağlayarak bölgenin stratejik olanaklarından yararlanmayı ve iflasın eşiğindeki ülkesini Irak petrolü sayesinde kurtarmayı planlamaktadır.
Amerika’nın fitnesinden bir diğeri de Irak'ın idam edilen devrik lideri Saddam Hüseyin'in doğum yeri Tikrit'in de bağlı olduğu ve çoğunluğunu Sünnilerin oluşturduğu Selahaddin eyaleti, Amerika’nın istemi ve kışkırtması sonucu "özerklik" ilan etti. Her ne kadar bu özerklik ilanı sembolik olsa da Irak'ta son dönemde artan tansiyonun geldiği noktayı göstermesi açısından önemli görülüyor.
Başbakan Nuri El Maliki hükümeti, son üç yıl içinde dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen selefi, vahabi cahillerden oluşan grupların barındığı yer olan Selahaddin’de 500’den fazla teröristi gözaltına aldı. Ancak bu göz altıların yeterli olmadığı ve bölgedeki aşırı Şii düşmanı Arap kabilelerinin dışarıdan gelen bu terörist gruplarla birlikte Amerika ve İsrail silahlarıyla Şii katliamı yapmayı sürdürdükleri yönünde.
MALİKİ'NİN ÜZERİNDEKİ BASKIYI ARTIRACAK
Bu özerklik ilanının pratik bir sonuç getirmekten çok sembolik önemi bulunuyor. Zira Irak anayasasının ünlü 119'uncu maddesi gereğince özerklik ilan edebilmek için referanduma gidilmesi ve referanduma gidilmesi kararının da merkezi yönetimin meclisi tarafından onaylanması gerekiyor.
Irak uzmanı tarihçi Reidar Visser, özerklik iddiasının “kafası karşılık, yasadışı ve anayasaya aykırı” bir hamle olduğunu belirtti. Visser, “Basra ve Vasit eyaletleri de geçmişte böyle taleplerle geldiler ancak resmi hükümetten bir yanıt alamadılar. Abd, Selahhaddin eyaletini kullanarak hem Müslümanları birbirine kırdırtmayı hem de Irak’ı küçük küçük ülkeciklere ayırarak rahat bir şekilde yönetmeyi düşünmektedir. Amerika her ne kadar görüntüde Irakla işbirliği içinde gözükse de, Maliki hükümetinin Şii olması, Amerikan karşıtı olması ve şimdiye kadarki menfaatleri doğrultusundaki istediklerini bu hükümete yaptırtamaması ve daha da vahim olanı bu ülkenin İran’la dostane ilişkiler kurması Amerikalılar için tam bir yıkımdır.
"BAAS-EL KAİDE BAĞLANTISINI ORTAYA ÇIKARDIK"
İçişleri Bakanlığı’nın açıklamalarına göre, Maliki hükümeti, ülke genelinde Saddam liderliğindeki Baas Partisi yanlılarının bir darbe planı yaptıklarını tespit ettiklerini ve bu terörist grupların darbe girişiminden önce tutuklandıklarını belirtti.
İçişleri Bakan Yardımcısı Adnan el Asadi, “Soruşturmalar kapsamında Baasçılar ve El Kaide arasındaki bağlantılar ortaya çıkarıldı. Baas Partisi’nin kendisini Irak’a karşı yeniden organize ettiğini göstermiş olduk” dedi. Asadi, iki grup arasında mali ve lojistik destek ilişkisi olduğunu söyledi.
TUTUKLANANLAR ARASINDA ESKİ GENELKURMAYDAN İSİMLER VAR
Operasyon kapsamında gözaltına alınanlardan biri Saddam döneminin genelkurmayının önemli isimlerinden Cimah Essa. Haziran ayında tutuklanan Essa, daha sonra serbest bırakıldı. Essa iki gün önce yeniden tutuklandı.
ÜNİVERSİTELER DE TEMİZLENDİ
Tutuklamalar öncesinde, Yüksek Öğretim Bakanlığı, Tikrit Üniversitesi’nde görev yapan Baas ve el kaide bağlantılı 140 öğretim görevlisini görevden almıştı. Haber sitesi Niqash’a konuşan bir bakanlık sözcüsü ise bu adımı parlamentonun “Baasçıların temizlenmesi” genelgesi doğrultusunda aldıklarını belirtti.
abna