Tahran, 20 Ekim 2011 – İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamanei, bölge milletlerinin “İslam ve şeriata tabii olma söylemini” takip etmesinin, İran İslam Cumhuriyeti’ni bir olgu olarak gördüklerinin belirtisi olduğunu söyledi.
Ayetullah Hamenei bölge ülkelerindeki İslami uyanış sürecine işaretle, bölge halklarının İran milletinin İslami söylemi ve şeriatı izlemesinden etkilendiklerini ve İslam Cumhuriyeti modeliyle yakından ilgilendiklerini kaydetti.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamanei, Kirmanşah eyaletine düzenlediği ziyaretin dokuzuncu ve son gününde eyaletin değişik birimlerinin müdürleri, sorumluları ve çalışanları ile yaptığı toplantıda, İslami sistemde, sadıkane ve halisane hizmetin, ilahi başarı olup,bütün ülke sathındaki milli ve mahalli sorumluların iş kalitesinin, nizamın yüz akı olacağını ya da aksi halde utanç sebebi olabileceğini, bu yüzden sorumuluların gurur vesilesi işlerinin ve hizmetlerinin kalitesini mümkün olan en son sınıra kadar artırmalarını söyledi.
Ayetullah Hamanei, halkın her türlü sorun ve eksikliklere rağmen ülke ve inkılabın ihtiyaçları için her zaman hazır ve nazır ve İslam ve İnkılab’ın savunulmasında sorumluların bile önünde olmasına teşekkür etti.
Kirmanşah halkının durmak bilmeyen cihatlarının, İslam ve İnkılaba olan vefadarlıklarının ve derin sevgi lütuflarının, ülke ve eyelet sorumlularının taahhütlerini ağırlaştırdığını belirterek, milli ve mahalli yetkiliere hitaben, her nerede olurlarsa aziz Kirmanşah halkının hizmetlerini en iyi şekilde yerine getirmelerini söyledi.
Kirmanşah’ın potansiyel olarak gelişme ve ilerleme açısından çok uygun olduğunu belirten İslam İnkılabı Rehberi, hükümetin de eyaletin gelişme ve yapılaşması ve halkın refahı için önemli planları olduğunu belirtti.
Kirmanşah Eyaleti’nin sorunlarının çözümü için hükümetin özel çalışma gruplarının onayladıkları işleri takip etmelerine işaret eden Ayetullah Hamanei, Kirmanşah’daki Velayet-i Fakih temsilcisinin ekseninde, Kirmanşah valisi ve meclisteki Kirmanşah milletvekillerinin tarafından da belirlenen konuların ciddi olarak takip edilmesi gerektiğini belirtti.
İslam İnkılabı Rehberi, konuşmasının başka bir kısmında millet düşmanlarının durmak bilmeyen komplolarına işaret ederek, istikbar cephesinin daimi siyasi, ekonomik, güvenlik propaganda kampanyalarının, İran milletinin gerçek hedef ve ülküleri yolunda son sürat ile hareket etmesinin bir kanıtı olduğunu belirtti ve aksi halde İran milletinin bu hareketin gerilemesi veya yavaşlaması halinde düşmanın bunların hepsini yok edeceğini söyledi.
İslam İnkılabı Rehberi konuşmasının devamında İran düşmanlarınca sürdürülen entrikaların, İslam Cumhuriyeti'nin ilerlemekte olan hareketine bir tepki olduğunu belirterek şöyle konuştu: ‘Emperyalist cephenin siyaset, ekonomi, güvenlik ve propaganda alanlarındaki sürekli hücumu İran milletinin, hedefleri ve idealleri yolunda hızla hareket etmekte olduğunu göstermektedir. Zira eğer İran milleti, yerinde saysa ya da zaaf ve geri kalmışlığa uğrasaydı düşman böylesine kıvranmazdı.'
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, bölge milletlerinin İslami uyanışına işaret ederek, bu milletlerin, İran milletinin “İslam ve şeriata tabii olma söyleminin” izlemesinin, İran İslam Cumhuriyeti’ni bir olgu olarak gördüklerinin belirtisi olduğunu vurguladı ve bu hassas koşullarda, İran milletinin, Ortadoğu için bir olgu ve örneğe dönüştüğünü söyledi.
İnkılap Rehberi, bugün ayrıca bir grup şehid ve malül aileleriyle görüştükten sonra, ildeki sağlık merkezlerinden birine başvurarak, çok sayıda hasta ve bir inkılapçı şairi ziyaret edip sağlık dileklerini bildirdi.
İnkılap Rehberi konuşmasının son bölümünde , 9 günlük ziyareti sırasında Kirmanşah halkının gösterdiği misafirperverlik dolayısıyla şükranlarını bildirirken, ildeki kimi merkezlerin kendisiyle ilgili astıkları posterler ve bilbordlarda ifrata kaçmalarını eleştirdi ve bunun ne kendisinin şahsiyeti ve ne de İslam Cumhuriyeti'nin kimliğiyle uyuşmadığını ve zaten bilimsel açıdan bakıldığında da ters tepki uyandıracağını hatırlattı.
Ayetullah Hamenei, dün başkent Tahran'a döndü.