Ayetullah Hamanei’nin 5. Uluslararası Filistin’e Destek Konferansı’nın açılışında tarihi konuşmasının tam metni:
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, Filistin’in, ancak Filistin toprakları üzerinde kurulduğu zaman “Filistin” olacağını, bir karış toprak eksikliği veya Filistin’i bölen hiç bir planın kabul edilemeyeceğini vurguladı.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei 5. Uluslararası Filistin’e Destek Konferansı’nın açılışında bölge gelişmeleri, Filistin meselesi ve Batı ve Siyonizm’in bölge milletlerine yönelik komploları hakkında önemli beyanatta bulundu. Filistin Müslümanlarının artık kimsesiz ve sahipsiz olmadıklarına dikkat çeken İran İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamenei, ABD'NİN KIRMIZI ÇİZGİSİ İSRAİL'SE, BİZİMKİ DE FİLİSTİN'DİR! diyerek, Filistin'in haklarını çiğnemeye kalkışacak ellerin, Obama'nınki de olsa, Müslüman milletler ve Filsitin'in mazlum halkının eliyle kırılacağını söyledi.
İslam ülkeleri büyükelçileri, düşünürler, alimler ve seçkin şahsiyetlerine hitap eden Ayetullah Hamanei, sık sık tekbirlerle kesilen tarihi konuşmasında ,özetle şunları söyledi:
FİLİSTİN BÜTÜN MÜSLÜMANLARIN ÖZEL MESELESİDİR
İslam dünyasının seçkin dinî ve siyasi şahsiyetlerinin üzerinde durmaları gereken konuların arasında, Filistin meselesinin özel bir yeri vardır. Filistin meselesi, İslam ülkeleri arasındaki ortak konuların başında yer alır. Bu meselenin kendine özgü özellikleri söz konusudur, şöyle ki;
FİLİSTİN ECNEBİLERİN İŞGALİ ALTINDADIR
Birincisi, müslüman bir ülke, milletinden gasp edilmiş ve farklı ülkelerden toplanan ve sahte ve mozaikvari bir toplum oluşturan ecnebilere teslim edilmiştir.
İkincisi, tarihte eşine rastlanmayan bu olay sürekli katliam, cinayet, zulüm ve hakaretle gerçekleşmiştir.
Üçüncüsü, burada yer alan müslümanların ilk kıblesi ve diğer bir çok dinî merkez tahribat, saygısızlık ve yok edilmekle tehdit edilmektedir.
İSRAİL, BATI EMPERYALİZMİNİN MAŞASI VE TETİKÇİSİDİR
Dördüncüsü, İslam dünyasının en hassas noktasında kurulan bu sahte devlet ve toplum ta bsaşından beri emperyalist istikbar devletleri için askeri, güvenlik ve siyasi bir üs rolünü ifa etmiş ve çeşitli nedenlerden ötürü İslam ülkelerinin birlik ve kalkınmasını istemeyen Batılı sömürücü devletler bu rejimden -İsrail- İslam ümmetine karşı bir silah gibi yararlanmıştır.
Beşincisi, beşeri toplum için ahlakî, siyasi ve iktisadi açıdan büyük bir tehdit olan Siyonizm, bu düşünceyi dünyada kendi sultasını yaygınlaştırmak için kullanmaktadır.
Ayetullah Hamanei konuşmasını şöyle sürdürdü:
ORTADOĞU KIYAM EDİYOR! BU HALKLARI KİMSE DURDURAMAZ!
Bunlara başka noktaları da eklemek mümkün. İslam ülkeleri şimdiya kadar insani ve mali açıdan ağır bedel ödedi... Öte yandan korsan rejim İsrail’in zulüm ve zorbalıkları ve Amerika’nın bazı despot ve fasık liderlerinin bu rejime eşlik etmesi bir yandan ve Filistin ve Lübnan direnişinin ortaya çıkışı ve Lübnan’ın 33 günlük ve Gazze’nin 22 günlük savaşlarında mucizevi zaferleri öbür yandan, görecede sakin gözüken Mısır, Tunus ve Libya milletlerini coşturan etkenler oldu.
Bu yüzden tüm bunlar, bölgede yaşanan gelişmeleri analiz ederken ciddi bir şekilde göz önünde bulundurulmalı ve alınan her kararın doğruluğu bu etkenlerle kıyaslanmalıdır.
Bu gelişmelere bakıldığında, demek ki Filistin meselesinin öneminin günümüzde iki kat arttığı doğrudur ve Filistin milletinin bölgede yaşanan gelişmelerle birilkte müslüman ülkelerden daha fazla beklentisi olması da doğrudur.
İRAN İSLAM İNKILABI TARİHTE YENİ BİR SAYFA AÇTI
Ayetullah Hamanei daha sonra Filistin tarihini ve Filistin milletinin nasıl avare edildiğini anlattıktan sonra İran’da 1979 yılında gerçekleşen İslam inkılabının bölgede dengeleri alt üst ederek yeni bir sayfa açtığını, korsan İsrail’in Tahran büyükelçiliği hemen kapatılarak bu mekanın Filistin Kurtuluş Örgütü temsilcilerine devredildiğini, rahmetli imam Humeyni –ks- inkılabın bir amacını da Filistin topraklarını kurtarmak ve kanser tümörü İsrail’i yok etmek olduğunu ilan ettiğini belirtti.
Bundan sonra bölgede şekillenen direnişin zaferden zafere koştuğunu kaydeden Ayetullah Hamanei, ancak aynı zamanda ihanet ve uzlaşma kokan akımların direnişe karşı harekete geçtiğini ve ardından bir takım uzlaşma anlaşmaları gündeme geldiğini ve hepsinin amacı gayri meşru İsrail rejimine meşruiyet kazandırmak ve Filistin milletinin haklarını göz ardı etmek olduğunu ifade etti.
SİYONİST İSRAİL ŞİMDİ HERZAMANKİNDEN DAHA ZAYIF VE KORKAK ..
Konuşmasının bir başka bölümünde Ayetullah Hamanei, bugün korsan İsrail her zamankinden daha çok menfur ve zayıf olduğunu ve inzivaya itildiğini ve esas hamisi Amerika’nın da her zamankinden daha çok şaşkın olduğunu belirterek iki önemli noktaya temas etti, şöyle ki;
Birincisi, biz Filistin’in bir parçası değil, tümünün kurtuluşunu istiyoruz. Filistin’i bölecek her türlü plan tümüyle geçersizdir. BM’ye üyeliğin kabulü gibi bir kılığa sokulan iki devlet planı aslında siyonistlerin isteklerine boyun eğmek, yani Filistin topraklarında siyonist bir rejimi kabullenmekten başka bir şey değildir. Bu da Filistin milletinin haklarını çiğnemek, Filistinli mültecilerin tarihi haklarını göz ardı etmek ve hatta 1948 topraklarında yaşayan Filistinlilerin haklarını tehdit etmek demektir. Bu, kanser tümörünün bölgede kalması ve sürekli başta bölge milletleri olmak üzere İslam ümmetini tehdit etmesi demektir. Bu, onlarca yıl yaşanan acıların tekrarı ve şehitlerin kanının çiğnenmesi demektir.
FİLİSTİN TOPRAKLARININ TAMAMI FİLİSTİNLİLERİNDİR!
Uygulanacak her plan “Filistin’i tümü, tüm Filistinliler için” ilkesine göre olmalıdır. Filistin, Filistin topraklarının tümü üzerinde kurulmalıdır, ne bir karış eksik ne bir karış fazla. Tabi unutmamak gerekir ki Filistin milleti Gazze’de yaptığı gibi Filistin topraklarını kurtardığı her yerde kendi seçtiği yönetimle o toprakların yönetimini üstlenecek, fakat esas amacı asla unutmayacaktır.
İkincisi, bu yüce emele ulaşmak için söz değil, amel gerekir, göstermelik işler değil, ciddi işler gerekir, sabırsızlık değil, sabır ve tedbir gerekir. Bu süreçte uzak ufuklara bakmak ve adam adım azim ve tevekkül ve ümitle ilerlemek gerekir. Bu süreçte İslam devletleri ve milletleri, Filistin ve Lübnan direnişleri, her biri kendine düşen görevi tespit ederek yerini almalıdır.
TEK ÇÖZÜM, BATILILARIN KARIŞMADIĞI BİR REFERANDUM!
Filistin meselesinin çözümü için İran İslam Cumhuriyeti’nin planına da temas eden Ayetullah Hamanei, bu planın gayet net, mantıklı ve dünya camiası ve kamuoyunun kabul ettiği siyasi örf ve adetlere uygun olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: Biz ne İslam ülkeleri ordularının klasik savaşını öneriyoruz, ne de yahudi göçmenleri denize atın diyoruz ve ne de BM ve diğer uluslararası malum kurumların kararını kabul ediyoruz. Biz Filistin milleti arasında referandum düzenlenmesini öneriyoruz. Bu millet de diğer milletler gibi kendi kaderini belirleme ve kendi ülkesini yönetecek nizamı belirleme hakkına sahiptir. Referanduma ecnebi göçmenler değil, müslüman, hristiyan, yahudi, sadece Filistin’in esas halkı, nerede yaşıyor olursa olsun, referanduma katılmalıdır.
Ancak gaspçı siyonistlerin bu planı kolay kolay kabullenmeyeceği bellidir ve burada İslam ülkeleri ve direnişin rolü anlam kazanır. Filistin milletine desteğin en önemli temeli, gaspçı düşmana verilen desteği kesmektir.
FİLİSTİN'İ GÖRMEZDEN GELİRLERSE ORTALIK CEHENNEME DÖNER !!..
Bu arada Batılı devletlerin de sahneye gerçekçi bir gözle bakma zamanı gelmiştir. Bugün Batı bir yol ayrımındadır. Batı ya uzun süredir devam ettirdiği zorbalığı bir kenara bırakarak Filistin milletinin hakkını tanımalı ve daha fazla zorba ve beşeriyet karşıtı siyonistlerin planlarını izlememeli, ya da pek de uzak olmayan bir gelecekte daha ağır darbeleri beklemelidir. Bu felç edici darbeler sadece İslam diyarında onların kukla rejimlerini devirmeyi amaçlamıyor, nitekim eğer bir gün Avrupa ve Amerika milletleri yaşadıkları sosyal, ahlakî ve iktisadi sıkıntıların sebebi uluslararası siyonizm ahtapotu olduğunu ve devlet adamları sırf kişisel çıkarları uğruna siyonistlere boyun eğdiğini anlarsa, işte o zaman öyle bir cehennem oluştururlar ki hiç kimsenin aklına hayaline sığmaz.
ABD'NİN KIRMIZI ÇİZGİSİ İSRAİL'SE, BİZİMKİ DE FİLİSTİN'DİR!
Amerika başkanı “İsrail’in güvenliği benim kırmızı çizgimdir” ifadesini hatırlatan Ayetullah Hamanei, bu çizgiyi belirleyen etkenin Amerika milletinin çıkarları değil, Obama’nın ikinci kez başkan olması için ihtiyaç duyduğu siyonist karletllerin desteği olduğunu, Obama’nın kırmızı çizgisinin kıyam eden müslüman milletlerin eli ile kırılacağını vurguladı.
Ayetullah Hamanei, korsan İsrail’i tehdit eden etkenin, orada burada füze kalkanı konuşlandırmayı gerektiren İran veya direniş füzeleri olmadığını, gerçek ve çaresi bulunmayan tehdidin, artık Amerika ve Avrupalı devletlerin kuklaları onlara hakim olmasını istemeyen İslam ülkelerinin insanları ve gençlerinin kesin azim ve kararlılığı olduğunu, ve bütün bunların yanısıra, İran'a düşmandan gelecek her hangi bir tehdit durumunda İran'ın gelişmiş füzelerinin otomatikman devreye girerek görevini gerektiği gibi yerine getireceğini kaydetti.
FHA