Onun en ilginç yanı, doğanın elleriyle mumyalanmış ve günümüze kadar gelmiş olması. Ama "Buz Adam" lakaplı bu mumyanın gizemi bununla bitmiyor.
"BUZ ADAM"IN ÖLÜMÜ HALA BİR "SIR"
"Buz Adam", Ötzi'nin ölümü üzerine şimdiye kadar birçok spekülasyon ortaya atıldı. İlk olarak ölüm sebebinin kar fırtınası olabileceği söylendi.
Sonraları ise Roma Öncesi çağlarda ölen; cesedi doğal şartlarla mumyalanan ve cinayete kurban gittiği düşünülen Tollund ve Lindow mumyalarının bulunmasıyla, cinayet şüphesi de doğdu.
Ötzi'nin vücudunda yapılan taramada ok izine rastlanmış; Ötzi'nin ellerinde, bileklerinde ve gövdesinde de yara ve bereler görülmüştür.
Bu delillerden hareketle bir Agatha Christie romanı yazarcasına çalışan Avusturalyalı moleküler biyolog Thomas Loy, Ötzi ve bir veya iki arkadaşının avcılık yaparken, hasım bir grupla çatışmaya girdikleri fikrini oluşturmuştur.
Ötzi'nin bu çatışma esnasında bir süre bir arkadaşını taşımış olması veya bir arkadaşı tarafından taşınmış olması mümkündür.
Kan kaybından zayıf düşen Ötzi, görülebildiği kadarıyla, silahlarını ve diğer teçhizatını düzgün bir şekilde bir kayanın yanına sıralamış ve ardından da son nefesini vermiştir.
Kimileri ise Ötzi'nin vücudundaki yara izlerinden, onun dini bir ritüel sırasında tanrılara kurban edilmiş olabileceği yönünde spekülasyonlar ortaya attı.
ÖTZİ MUMYASININ İLGİNÇ YANLARI
Ötzi üzerinde adli tıbbın, arkeolojinin, antropolojinin ve diğer ilgili disiplinlerin en ileri bilgi düzeylerini içeren çok titiz bir çalışma yapılmış, mumya kapsamlı bir şekilde ölçülmüş, röntgen ışınlarından geçirilmiş ve tarihlendirilmiştir.
Dokuları ve sindirim sistemi içindeki buluntular, ve taşıdığı aletlerdeki polenler ve diğer kalıntılar, mikroskopla incelenmiştir.
Ötzi'nin ölümü esnasında 30-45 yaş arasında olduğu, yaklaşık 1.60 boyunda olduğu anlaşılmıştır.
Üzerindeki polen ve toz toprak kalıntılarından ve diş minelerinin izotopik yapısından, çocukluğunu İtalya'nın kuzeyindeki Bolzano'nun biraz kuzeyinde geçirdiği, ergenlik çağında ise 50 kilometre daha kuzeyde yaşadığı sonucuna varılmıştır.
VÜCUDUNDA 57 DÖVME VAR
Ötzi'nin vücudunun çeşitli yerlerinde toplam 57 dövme bulunmaktadır.
Daha da ilginci, bu dövmelerin, günümüzde akupunktur tedavisi açısından önem arzeden noktalar üzerinde veya çok yakınında bulunmasıdır.
Dövmelerin denk geldiği akupunktur noktalarından hareketle, Ötzi'nin sindirim sistemi parazitleri ve osteoartrit gibi sağlık sorunları yaşadığı sonucu oluşturulmuştur.
Dövmelerin ilkçağlarda akupunktur tedavisinin erken aşamalarını ifade ettiği tezi de bu şekilde hayli güçlenmiştir.
GİYSİLERİ BU ÇAĞ İÇİN BİLE FAZLA İYİ
Ötzi'nin giysilerinin (kuru otlardan örülmüş bir pelerin, deri yelek ve ayakkabılar) de büyük bir ustalığın ürünü olduğu görülmüştür.
Ayakkabıları geniş ve su geçirmez niteliktedir, ve karda yürümek için özel olarak tasarlanmıştır; tabanlarında ayı derisi, üst kısımlarında geyik derisi kullanılmış ve bu iki arası ağaç kabuğu parçaları ile birbirlerine bağlanmıştır.
Ayakkabıların etrafı ve içi kuru otlarla kaplanarak, sıcak çorap işlevi görmüştür.
Uzmanlarca Ötzi'nin ayakkabıları esas alınarak üretilen pilot modellerin o kadar iyi ayakkabılar oluşturduğu görülmüştür ki, ticari üretime dönük planlar bulunmaktadır.
Ötzi ile birlikte bulunan diğer nesneler arasında, sapı porsuk ağacından bir bakır balta, sapı dişbudak ağacından bir çakmaktaşı bıçak, sopaları kartopu çalısı veya kızılcıktan yapılmış ve ucu çakmaktaşlı oklarla dolu bir sadak, ve yapımının henüz tamamlanmadığı anlaşılan ve Ötzi'nin boyundan daha uzun ve yine porsuk ağacından yapılmış bir yaydır.
YANINDA ŞİFALI MANTAR TAŞIYORDU
Ötzi'nin ölümü anında yanında iki tür çok gözenekli mantar taşıdığı görülmüştür.
Bunlardan huş ağacı mantarının antibakteriyel faydaları olduğu bilinmektedir ve tıbbi nedenlerden bulundurulmuş olmalıdır.
Diğer mantar türü ise çıra mantarı olarak bilinen ve karmaşık bir ateş yapma teçhizatının bir parçası olduğu görülen mantardır.
Bu teçhizatta on kadar kolay tutuşma özellikli bitkiden numuneler ve kıvılcımları oluşturmakta kullanıldığı anlaşılan çakmaktaşı ve pirit parçaları bulunmaktaydı.
ET İLE TAHILI BİRLİKTE YEMİŞTİ
Ötzi'nin sindirim sisteminin analizinde, ilki dağkeçisi eti, ikincisi kızıl geyik eti olmak üzere, iki ayrı yemeğin kalıntıları bulunmuştur, ve etlerin tahıl beraberinde yendiği anlaşılmıştır.
İlk yemeğin kalıntılarında yer alan polenler araştırmacıları bu yemeğin orta rakımda bir kozalaklı ağaç ormanında yendiği sonucuna ulaştırmıştır.
ÜSTÜNDE DÖRT KİŞİNİN KANI BULUNDU
DNA analizi Ötzi'nin silahları ve eşyaları üzerinde başkaca dört ayrı kişi kaynaklı kan izleri ortaya koymuştur.
Kan izlerinin ilki bıçağında, ikincisi aynı okun üstünde, sonuncusu ise mantosunda bulunmuştur.
SOYU TÜKENMİŞTİ
Ötzi'nin anneden çocuğa geçen dizimi olan mitokandriyal DNA'sını inceleyen İtalyan ve İngiliz bilim adamları, Ötzi'nin genetik soyunun ya çok nadir görüldüğünü ya da bittiğini buldular.
İngiltere'deki Leeds Üniversitesi'nden Martin Richards, yaptığı açıklamada, Current Biology dergisinde yayımlanan araştırmalarının, Ötzi'nin soyunun gerçekte tükendiğini ortaya koyduğunu söyledi.
Richards, kendisinin ve meslektaşlarının incelemelerinin, Ötzi'nin, günümüzdeki Avrupalı nüfuslarda rastlanmayan bir soya ait olduğunu teyit ettiğini bildirdi.





