Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde adalettalep ve zulüm karşıtı özellikleri ile başlayan kıyamlar, tüm hızı ile sürüyor.
Yemen, Libya ve Bahreyn gibi ülkelerde halk sokaklara ve meydanlara dökülerek diktatörlere ve mustekbirlere, katliamların ve işkencelerin onları yüce emellerinden vaz geçiremeyeceğini, başlattıkları inkılapların esas amacı ise İslam’ı ve insani kerametleri ihya etmek olduğunu haykırıyor.
İslam inkılabı rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamanei geçen 30 Haziran tarihinde İran halkı ve yetkililere hitaben yaptığı konuşmada, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde yaşayan gelişmelerin müslüman milletlerin İslam’ın saadete erdiren nimetlerine yönelik ilgisinin arttığını gösterdiğini kaydetti.
Ayetullah Hamanei başta Mısır ve Tunus olmak üzere bölge ülkelerinde yaşanan muazzam İslami uyanışın, Batı ve sultacı hükümdarların zalim ve aşağılayıcı tutumlarına karşı durduğunu, bölgede yeni bir dönem başladığını vurguladı.
İslam inkılabı rehberi, Batılı mustekbirlerin davranışlarını irdelerken, Amerika’nın komplocu çabalarını inatçı niteledi ve şöyle devam etti:
Tabi bugün Batılı mustekbir güçler çok direniyor ve bölge milletlerinin uyandığına yönelik büyük ve inkar edilemez gerçeğe karşı teslim olmak istemiyor. Bölge milletleri İslam’a geri döndü, bu bir gerçektir, İslami nefes, müslüman ülkelerde başlamıştır. Amerika ve Batı’nın kuklası olan bağımlı hükümdarlar bu milletlere karşı öyle kötü davrandı ki bu milletler de artık kıyamdan başka, halk ayaknması ve inkılaptan başka çareleri olmadığını gördüler. Dolaysıyla bu yola adım attılar ve şimdi de ilerliyorlar. Bu hareketler kesinlikle sonuca ulaşacaktır.
Batı’nın bu inkılapları esas yörüngesinden saptırmak ve bu gelişmelerin İslami boyutunu örtbas etmek için sarf ettiği çabalar, Ayetullah Hamanei’nin üzerinde durduğu bir başka noktaydı.
Gerçekte Batılı mustekbir güçler, bölgedeki halk ayaklanmalarının İslami mahiyetini medya aracılığı ile zedelemek ve inkılapların amacını ters yüz göstermek istiyor. Batı inkılapçı halkı kandırarak bu kıyamları kendi çıkarları doğrultusunda sahiplenmeye çalışıyor. Bu konuda İslam inkılabı rehberi şöyle dedi: Bugün Amerika’nın ve bölgedeki bazı işbirlikçilerinin tüm propaganda, siyaset ve ekonomi kurumları, bu halkçı kıyamları, bu büyük kıyamları esas yolundan saptırmak için çalışıyor, bu kıyamların İslami yönünü gizlemek ve bastırmak istiyor.
Batı’nın bölge milletlerinin başına yeniden zalim hükümdarları getirmek ve bu milletleri kandırmak için uğraştığını kaydeden Ayetullah Hamanei sözlerini şöyle sürdürdü: Batı bunun için çaba harcıyor, lakin faydası yoktur, çünkü milletler uyanmıştır. Bir millet uyandığında, bir millet arenaya çıktığında, canını avucunun içine alıp ortaya çıktığında, artık bu milleti geri döndüremezsiniz, bu milleti kandıramazsınız. Sonuç kesindir.
Evet, 14 asır önce de İslam peygamberi (sav) de sabır ve direnişin beşeriyet için faydalarından söz etmiş ve sabır ve direnişin imanın yarısı olduğunu vurgulamıştır.
Maddiyat için yaşayan halkın düşmanları, milletleri kendi köleleri gibi görür ve sürekli insanları sömürmeyi düşünür. Amerika siyonistler ve bölgedeki bazı müttefiklerinin yardımları ile bu inkılapları saptırmaya çalışıyor. Bu zümre inkılapları saptırmak için çeşitli yollara baş vuruyor ve başta Mısır olmak üzere bir kez daha bölge ülkelerine musallat olmayı umuyor. Lakin Mısır, Bahreyn, Yemen ve Libya gibi ülkelerde halkın uyanıklığı ve direnişine şahit olmaktayız. Bu ülkelerde kadın erkek, hiç kimse mücadeleden ek çekmiyor ve ülkelerine hakim olan diktatörleri ve ecnebi hamilerini devirmek istiyor.
Bu insanlar Kuran'ı Kerim’in zorluklara karşı sabırlı olunduğu takdirde zafere kavuşulacağı vaadine inanan insanlardır. Nitekim Al-i İmran suresinin 186. ayetinde şöyle okumaktayız: Eğer sabreder ve takvâ gösterirseniz, muhakkak ki bu, (yapılacak) işlerin en değerlisidir
Peki ama Batı hangi yollara baş vurarak bu inkılapları saptırmaya çalışıyor? Bu duruma karşı inkılapçı milletlerin ne yapması gerekiyor?
Bu sorulara Ayetullah Hamanei şu şekilde cevap veriyor:
Bugün Mısır’da, başka yerlerde iç ihtilaf çıkardıklarına şahit oluyorsunuz. Çatışmalar çıkarıyorlar ve kesinlikle bir dizi suikastleri ve fitneleri başlatacaklardır.
Batılı sultacıların komplolarına karşı en iyi mücadele yolunun, halkın ve ilmi ve siyasi seçkin şahsiyetlerin ve yetkililerin uyanışı olduğunu belirten Ayetullah Hamanei şöyle diyor: Mazlum milletler kendi kerametinin peşindedir, hani İslam peygamberi’nin (sav) davetinin temellerinden biri olan izzet ve kerameti kastediyorum. Milletler İslam’dan yararlandığı takdirde izzete ve keramete talip olur. Bu, bilinen İslami harekettir.
Bir başka ifade ile insanların İslam’a bağlı kalması, düşmanların komplolarını etkisiz hale getirdiği gibi, müslümanların izzet ve azametini de güvence altına alır.
Ortadoğu ülkeleri arasında şu anda Suriye çok hassas şartlar altındadır. Gerçi bu ülke siyasi ve iktisadi açıdan pek kalkınmış sayılmaz ve bu alanlarda halkın gönlünü kazandığı da pek söylenemez, lakin bu ülkede yaşanan son huzursuzlukların İslami uyanış ve batı karşıtlığı doğrultusunda olmadığı ve sırf Amerika, siyonist rejim İsrail ve Suudi Arabistan’ın entrikaları ile tetiklenen bir hareket olduğu belirtilmelidir.
Bahreyn ve Yemen’de Halife rejimi, Suud rejimi ve Ali Abdullah Salih rejimi gibi despot rejimlere destekleyen Batılı devletler, Suriye konusunda Beşar Esad yönetimine tek yanlı yaptırımlar uygulamaya başladı. Bu arada Batı medyası ve Batı’ya bağlı Arap medyası da Suriye olaylarını abartma yolunu tuttu.
Öte yandan Batı, Suriye’nin gizli nükleer programı olduğu iddiasını ileri sürerek BM Güvenlik Konseyi’ni Suriye’ye karşı kışkırtmaya ve bu ülkeye daha ağır yaptırımlar uygulamaya teşvik etmeye çalışıyor. Gerçi bu tehditler ve baskılar birer bahane ve esas mesele, Suriye’de Amerika ve korsan rejim İsrail’e bağlı bir rejimi iktidara getirmektir. Gerçekte Beşar Esad yönetimi Lübnan ve Filistin direnişinin yanında yer aldığı ve korsan rejim İsrail’in yayılmacı politikalarına karşı çıktığı için Batı’nın gazabına uğramış bulunuyor.
İslam inkılabı rehberi Suriye ile ilgili sözlerinin devamında Amerika’nın Suriye’de Mısır, Yemen ve Libya gibi halk ayaklanmalarının bir benzerini gerçekleştirmeye çalıştığını ve direniş cephesinde yer alan Suriye’yi zor durumda bırakmak istediğini vurguladı.
Ayetullah Hamanei’ye göre Suriye’deki gelişmelerin mahiyeti diğer bölge ülkelerinden farklıdır, çünkü bölge ülkelerinde başlayan İslami uyanışın özü, Amerika ve siyonizm karşıtlığıdır. Oysa Suriye olaylarında Amerika ve katil rejim İsrail’in grevlerin ve güvenlik güçlerinin katledilmesinin perde arkasında yer aldığı aşikardır.
İran’nın bölgedeki halk ayaklanmalarına yönelik kriterine temas eden Ayetullah Hamanei, sözlerini şöyle sürdürdü: Bizler kriteri unutmamalıyız. Nerede Amerika karşıtı, siyonist karşıtı bir hareket varsa, o hareket asildir ve nerede Amerika ve siyonistlerin lehine slogan atılıyorsa, o hareket, sapkındır.
Son olarak Ayetullah Hamanei bölge milletlerini sultacı güçlerin oyunlarına karşı uyanık olmaya davet ederken şu sözlere yer verdi:
Hepimiz uyanık olmalıyız, herkes uyanık olmalı, milletler de uyanık olmalı, düşmanın hile ve kompoları türlü türlü olduğunu, karmaşık olduğunu bilmelidir. İşlerimizde basireti kriter olarak seçmeliyiz.