Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah, Suriye’nin Lübnan için ulusal bazda gerçekleştirdiklerinin, tarih ve kader belirleyici olması açısından önemli olduğunu vurguladı.
25 Mayıs Kurtuluş ve Direniş Günü münasebetiyle konuşma yapan Seyyid Hasan Nasrullah; Suriye’nin İsrail’e karşı ve Filistin Davasından yana tutumunun yanı sıra barış görüşmelerinden sonra maruz kaldığı baskılara karşı dik duruşuna işaret etti.
Nasrullah, doğu cephede Lübnan direnişinin başarısızlığa uğrattığı Büyük Ortadoğu Projesine karşı Suriye’nin tutumuna dikkat çekerek, şu anda İsrail ve Amerika’nın proje için farklı bölgelerden girişimde bulunduğunu ancak Suriye yönetimi başta olmak üzere halkı ve ordusuyla güzel bir direniş ve dayanışma örneği olduğunu ifade etti.
Lübnan’a, direnişe ve Suriye’ye göç eden Lübnanlılara kucak açan Suriye’nin, Lübnan’ın bölünmesine engel olma ve birliğini sağlamanın yanı sıra kanlı iç savaşı durdurma konusunda birçok katkısı olduğunu belirten Nasrullah, kurtuluşun gerçekleştiği 1985 yılından, Şeba Arazileri ile Kafarşuba hariç tüm toprakların kurtarıldığı 25 Mayıs 2000 yılına ve 2006’daki 33 gün savaşı zaferine de işaret etti.
Seyyid, Suriye’de yönetimin değişmesinin, İsrail ve Amerika’nın çıkarına olduğunu ve İsrail ile imzalanabilecek her türlü anlaşmayı hedef aldığını vurguladı.
Suriye’de yaşananların Lübnan’da oldukça çok yankı bulduğunu ve Lübnan’ın Suriye’ye karşı sorumluluğunun Taif anlaşmasından başlayarak ortak çıkarlara dayandığını vurgulayan Nasrullah, bu çıkarları korumanın İsrail’e karşı direniş gösteren bir hareket olarak görevleri ve büyük sorumlulukları olduğunun altını çizdi.
Amerika ve Avrupa Birliğinin; Suriye’ye karşı Lübnan’ın da katılmasını istediği yaptırımlarına karşı çıkılması gerektiğini söyleyen Nasrullah, “Bu konuda Lübnan olarak hem resmi, hem de sivil kesimlerce karşı bir tutum sergilenmelidir” dedi.
RAST HABER