“Veliyi fakihe muhalefet, imamlara muhalefet ve Allah’a şirk haddindedir”
01-05-2011
Ayetullah Misbah Yezdi, bir grup silahlı kuvvetler personelini kabulünde şunları söyledi: “Eğer bizler bir konunun hak olduğunu anladıksa, artık onu sonuna kadar savunmamız gerekmektedir. Eğer, Velâyet-i Fakih hakkındaki delilleri inceledikten sonra onun hakkaniyetine ulaşırsak, artık onun payesine dayanmamız gerekmektedir. Bilmeliyiz ki veliyi fakih’e muhalefet imamlara muhalefettir ve hadislerin esasına göre Allah’a şirk koşma haddindedir.
Ayetullah Misbah Yezdi, bir grup silahlı kuvvetler personelini kabulünde Allah Teala’nın insanı kendi irade ve ihtiyarıyla saadet yolunu seçebileceği şekilde yarattığına işaret ederek şunları söyledi: “Halifetullah unvanıyla insan, isterse kemal yolunu seçebilir diğer taraftan isterse sapkın ve düşüş yolunu da seçebilir. Kemale ulaşmak için iradeyi uygulamaya koymanın gereksinimi doğru yolu tanımaktır. Çünkü irade ve seçim doğru yolu tanıyanlar için mümkündür. Allah, algılama aracı olan akıl ve hisler dışında sonsuz rahmeti gereği insanların hidayeti için peygamber ve onun vasilerini insanlar için göndermiştir. Bu şekilde doğru yol ile bozuk yolu bir birinden teşhis etmiş olsunlar.”
Ayetullah Misbah Yezdi, şöyle devam etti: “Her ne kadar insanlar masum imamlara (a.s) karşı vefasızlık etmiş, bazıları onlara karşı düşmanlık etmiş, bazıları onları himaye etmemiş olsa da, ilâhî irade on ikinci imam Hz. Mehdi’nin (Allah zuhurunu çabuklaştırsın) insanların ondan istifade etme kapasiteleri oluştuğunda gelişine göre ayarlanmıştır.
Ayetullah Misbah Yezdi, insanların masum imamlara ulaşma imkanı olmadığı dönemlere işaret ederek şunları söyledi: “Masum imamlara (a.s) ulaşma imkanı olmayan insanlar için, hatta kendileri huzurda oldukları zaman bile kendilerine ulaşamayanlar için naip veya vekil olarak birilerini tayin ederlerdi. Bunun kendisi kültürümüzde adına “Velayet-i Fakih” dediğimiz şeyin ta kendisidir. Tarih bize şahitlik etmektedir ki İslam’ın ilk gününden bu yana baktığımızda masum imamlara ulaşılamadığı dönemlerde özellikle imam Mehdi’nin gaybet döneminde, ulema ve fakihler çok önemli roller üstlenmiştir. Hatta eğer onlar olmasaydı İslam’dan geriye bir şey bile kalmayabilirdi. Eğer İslam’dan geriye bir şey kalsaydı bile muhtevası tahrif edilerek günümüze ulaşmış olacaktı.”
Ayetullah Misbah Yezdi, İnsanların çok azının hadise ve olaylardan ibret aldığını söyleyerek şöyle devam etti: “Allah’a hamt olsun ki Şialar ötekilere göre yaşanmış olay ve hadiselerden daha çok dersler almaktadır. Özellikle halife tayini olayında “Gadir-i Hum” olayından sadece 70 gün geçmesine rağmen Peygamber efendimizin vefatından sonra bu olayı unutmuştur! Tarih bize göstermiştir ki namaz kılan, Kur’an tilavet eden, infak eden ve hatta Allah Resulü ile Müminlerin Emiri’nin yanında kılıç çekmiş bir çok Müslüman onun evladını en feci bir şekilde katletmiştir! Bizler bu olaydan ibret almalıyız. Bilmeliyiz ki bu olay herkesin başına gelebilir. Bu tuzaklar her kesin yolunda kuruludur. Düşme tehlikesi insanı tehdit etmektedir.
Hidayet olmak için önce aklımızdan yararlanalım, sonra Kur’an ve masumların (a.s) sözlerini ilim sahiplerine, yani dini konularda uzman fakihlere müracaat ederek öğrenelim. Fakihler Kur’an ve masumların (a.s) varisleridir. Kim Allah’ın emirleri dışında amel ederse gerçekte teşrii rububiyet konusunda Allah’a şirk koşmuştur.
Ayetullah Misbah Yezdi, konuşmasının sonunda şunları söyledi: “Eğer bizler bir konunun hak olduğunu anladıksa, artık onu sonuna kadar savunmamız gerekmektedir. Eğer, velayet-i Fakih hakkındaki delilleri inceledikten sonra onun hakkaniyetine ulaşırsak, artık onun payesine dayanmamız gerekmektedir. Bilmeliyiz ki veliyi fakih’e muhalefet imamlara muhalefettir ve hadislerin esasına göre Allah’a şirk koşma haddindedir.
bizim seyit bunu eşitmesin velayeti fakih karşıtıdı.zaten herstidi gıyameti goparar.
#FFFFFF">
Azadi
01-05-2011, 18:45:40
#FFFFFF">
Ayetullah Misbah Yezdi'nin beyanatları genel olması gerek yani avam mukallid alim taklid merci Ayetullah vs ayırımı yapmadan kim ki veliy-i fakih'e muhalefet ederse İmamlara muhalefet etmiş ve hadislere görede Allah'a şirk koşmuştur. Bu mihvalda düşünürsek Seyyid Ali Hamanei'nin veliy-i fakihliğini kabul etmeyen muhalefet eden Taklid merci, Ayetullah ve alimlerin durumuda aynımıdır? Yani bunlar İmamlara muhalefet etmiş ve Allah'a şirk koşmuşlarmı?
#FFFFFF">
ADALET ÇİNKİL
01-05-2011, 22:46:31
#FFFFFF">
Başlıkta Evet,
Yorumda Evet.
#FFFFFF">
m.z
02-05-2011, 08:11:27
#FFFFFF">
Başta zaten veliyi fakihin sunete anladığında sorumluluğu kabul edilir inkarı şirktır.Veleyeti fakiyi tanımıyan bu hükkümde değildır ayatulah gerçeği söylemiştır Allah razı olsun ve ümrü nü bereketli kılsın
#FFFFFF">
Mehmet UFUKALP
02-05-2011, 10:32:05
#FFFFFF">
Aynen Ayetullah Muhammed Taki Misbahın buyurduğu gibidir.
#FFFFFF">
Abdulmehdi
02-05-2011, 11:27:49
#FFFFFF">
Fakihin mukallidleri üzerindeki velayetini değil, ancak bir devlet düzenini mutlaklaştıran ve hakikatin bu tek anlayış ve yorumdan ibaret olduğunu ve başkası olamayacağını iddia eden, bu velayet-i fakih devlet teorisini kabul etmeyen çok sayıda taklid mercei,ayetullah ve ulema ve bunların mukallidleri,takipçileri,cemaatleri var. Şimdi bunca şia, bu zatın fetvası gereği "imamlara (a.s)karşı gelmiş ve Allah'a şirk koşmuş" müşrik olmuşlar. Ve tabi bu hazret ve işaret ettiği makamda oturan zat'ta Allah ve rasulu ve eimmei athar aleyhimüsselamın yerine geçmiş ve onların mutlaklığında algılanmış. Yani demek isteniyor ki; nasıl ki Allah rasulu ve Ehl-i Beyti (a.s) masumdurlar, bu makama oturmakla bu zat'ta masumdur, her emrine mutlak itaatle uyulmalıdır, buna uymayanlar müşriktir ...Biz imamları 12 biliyorduk.Tevbe suresinin 31. ayeti sadece ehl-i kitaba mı mahsus ? Peki ya imamlar aleyhimüsselam bunu onaylamazsa, o zaman ne olacak ?
#FFFFFF">
bicello
03-05-2011, 07:19:13
#FFFFFF">
S.a.
Öncelikle yukarıda yorum yazan kardeşlere bir noktada açıklama yapmak istiyorum.
Sizlerin ilmi sıfatlarınız nedir bilemem; müçtehid olsaydınız zaten bu yorumları yapmazdınız. Sizler müçtehidlere tabi insanlar olarak hiçbir dayanağınız olamadan üstün ve donanımlı bir müçtehidin Veliyyi Fakih hakkındaki görüşlerini eleştirebiliyorsunuz da bu mümtaz şahsiyet Velliyi Fakih hakkında kendi görüşünü belirtince yanlış mı yapmış oluyor?
Veliyyi fakih makamına düşmanlığı olan oturup neye düşman olduğunu iyice düşünmelidir. Tabii olmamak düşmanlığı gerektiriyorsa o zaman herkes mukallidi olmadığı müçtehide düşman olmalıdır. Çünkü ona tabii değildir.
Bu üç günlük dünyada haddini bil ey insan!
Bildiğine amel et, bilmediğin ateştir.
Cahillik başa bela, imtihanın zor, insan!
Cennet, cehennem senin tercihini koy insan!
#FFFFFF">
Abdulmehdi
03-05-2011, 08:28:58
#FFFFFF">
Acaba akıl sahibi olmak için illa ki "medrese okumuş müçtehit" mi olmak gerekiyor? Hz. peyagmberin ve imamların (a.s) ashabı medrese mi okumuşlar? Acaba mübarek İslam dini bize din adamlarına koşulsuz itaati mi emrediyor yoksa akletmeyi mi? Bir kimsenin fikrini açıklama özgürlüğü olması onun eleştirilmez olması anlamına mı gelir? Acaba aklın ölçüsü molla olmak mı? Dinin ölçüsü mollaya körükörüne itaat mi? Birileri Bir din adamını Allah, peygamber ve imamların konumuna koyduğu zaman sesimiz çımasın mı? Bu konuyu araştırmak, soru sormak, eleştirmek illa ki bir makama, bir kişiye, bir kuruma "düşman" olmayı mı gerektirir ? Yoksa "hakkı tavsiye" hükmüne de girer mi? Hz. peygamberin şu buyruğu hak değil midir; Sizler insanlar içinde çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz, iyiliği emreder, kötülükten nehyedersiniz, yöneticilerinize nasihat edersiniz. ?
#FFFFFF">
Azadi
03-05-2011, 10:11:55
#FFFFFF">
Benim anlamadığım bir konuda yorum yazarken veya eleştiri yaparken neden birileri çıkıp senin ilmn ne kilon kaç tarzında cevaplar vermekte. Allah'ın bana bahşettiği akıl sayesinde düşünen bir birey olarak anlamadığım veya bana zıt gelen mevzularda fikir yürütemiyecekmiyim? Yoksa nasıl olsa bu söyleyen alimdir o ne derse doğrudur ( buda bir nevi masumlaştırmaktır) diyerek susumammı gerek? Eleştirilen insan masum değil yanlış yapabilme potansiyeline sahiptir velevki masum olsa bile Peygamber dönemine dönelim "EY MÜSLÜMAN KARDEŞLERİM" Peygamberin sahabeleri Peygamberin beyan ettiği sözleri anlama babında soru sorduklarında veya tabiri caizse eleştirdiklerinde neden Peygamber sizin beyanatlarınızı o sahabelere de söylemedi. Halbuki tarihin bize naklettiği Peygamberin onlara cevap verdiğidir.
Ben Seyyid Ali Hamanei'yi taklid ediyorum ve veliy-i fakih olduğunada iman ediyorum bu benim şahsi düşüncemdir ama inanmayan eleştiren elinde haklı veya haksız gerekçelerle muhalefet edenleri şirkle suçlayacak kadarda ileri gitmem. Eğer gerçekten bu şekilde ise ne hikmetse Ayetullah Hoi'yi imamlara muhalefet etmekle veya şirkle itham edeni görmedik. Daha bir çok isim verebilirim veleyat-i fakih konumunu kabul etmeyen bu konumu kabul edipte Seyyi,d Ali Hamanei'nin bu makamda olmadığını beyan eden Ayetulah alim ve lider 'e(lider olarak görülen daha doğrusu) imamlara muhalafet ettiğini ve şirkle itham edildiğini duymadık.
#FFFFFF">
Mehmet UFUKALP
03-05-2011, 12:07:41
#FFFFFF">
Sayın Abdulmehdi, tam münafıklar gibi konuşmuşsun. Ayetullah Muhammed Taki Misbah tam da söylenecekleri söylemiştir. Bu söyleme münafıklardan başkası karşı çıkmaz.
#FFFFFF">
mireibirisi
05-05-2011, 08:58:10
#FFFFFF">
S.A. İşte tam bu noktada ve tüm bu eleştirilerde anlaşılıyorki (kendim dahil) ; "Ayetullah", "Merci Taklid","Müçtehit" ve en önemliside "Masumlar " konusunda oldukça eksiğimiz var.Yapılan yorumlar ve eleştiriler gösteriyorki hala bu kavramları tam sindirmiş ve ayırt edememişiz. Ve bu akıl karışıklığı ile "hemen karşı çıkmak,reddetmek" ya da "hemen kabul etmek" yanlıştır. Ayrıca şuna inanıyorumki; örnek vermek gerekirse ; bir Fizik Profesörünün sunduğu bir tezi eleştirmek için,aynı seviyede ya da daha çok bilgi sahibi olan bir Fizik Prof. olmak ; ya da o konuda gerçekten uzman sayılacak kadar bilgi sahibi olmak lazım.Bütün bu söylediklerim "ELEŞTİRME" nin gerektirdiği kurallardır benim açımdan .LAKİN, gerçekten öğrenme niyetiyle hiçbir tefrika duygusu gütmeden "SORU SORMANIN" hiçbir sakıncası yoktur ancak tahammül gücü düşük insanlar dışında..Birçok ayetimiz "düşünmezmisiniz,akıl etmezmisiniz " diye başlamaz mı zaten...Benim önerim Ayetullah Misbah Yezdi 'nin arkasından çekiştirmektense ;eğer mümkünse bunu kendisinden duymaktır. Bu konuşmanın başka bir boyutu ; VAHDETTİR. Benim fikrim; İslamda vahdet'in ciddiyetini düşünürsek,Veliyi Fakih te bunu sağlayan en önemli sebeplerden biriyse yada sebepse ; ona muhalefetin ya da artniyetli tutumların İslam alemini nereye götüreceği malum. Burda görüyoruz onlarca Şeyh,tarikat ,hoca vs. herbiri bir diğerinin cemaatine düşman.İçlerinde vahdet duygusu yok,savrulmuşlar.İslamın gerçek yüzünden oldukça uzaktalar..Neden? Çünkü tek bir lider yok.Fakih yok. cehalet vs. de cabası..Hz.Peygamber (A.S.A.M.A.M) "Bir yola iki kişi de çıksanız birinizi lider seçin."..Lütfen; şu zamanda Vahdet neredeyse herşeyin üstünde geliyor,Bizim tutunacak çok güzel kavramlarımız var. Vesselam.
#FFFFFF">
simurg61
05-05-2011, 09:33:17
#FFFFFF">
Ayetullah Misbah, "rububi şirk" diyor ki bu bazı saf yorumcuların zannettiği gibi mesela bir lat ve uzzaya tapınma haddinde bir şirk değildir, fakat şirk midir, evet şirktir. Mesela İmam Mehdi'nin (a.f) has naiplerinden biri olan Hüseyin b. Ruh'a, Bağdat'taki bir Şii "Senin emir ve tavsiyelerin beni bağlamaz" dese, bunun itikadi anlamda bir mahzuru yok mudur diyeceğiz? Bu durumda Hüseyin b. Ruh Allah, Peygamber ve İmam'ın (s.a.a) konumuna mı oturmuş oluyor haşa? Veya Peygamber'in emriyle sahabenin başına komutan atanan Üsame b. Zeyd'in karşısında homurdanmak hiç mi itikadi bir sorun teşkil etmiyordu? Üsame haşa Peygamber mi idi?
İlahi irade (ve masumların iradesi) asıldır, diğer otoriteler meşruiyetini buradan aldığı sürece onlara itaat etmek de ilahi iradeye itaatin boylamında (dikkat enleminde değil) yer alır. "Babaya ve anneye itaat Allah'a itaattir" şeklindeki nasları anlamakta güçlük çekmeyen zihniyet, aynı şey Velayet-i Fakih'e gelince kırk dereden su getiriyor ki bunda da "bir çeşit nifak" (yine dikkat mutlak nifak demedim) ve basiretsizlik olduğu kesindir.
#FFFFFF">
ahmet
07-05-2011, 23:49:04
#FFFFFF">
SLM.A MÜÇTEHİTLERİMİZ BAŞ TACIDIR MUHAKKAK... FAKAT ANLAYAMADIĞIM BİŞEY VAR AYDINLATIRSANIZ SEVİNİRİM: BİZLER İMAM ALİ AS'a MUHALEFET EDENLERE MÜŞRİK DEMEZKEN NASIL OLUYORDA VELİYYİ FAKİH E MUHALEFET EDENLERE MÜŞRİK DERİZ. AYETULLAH MİSBAH YEZDİNİN YAPTIĞI BU AÇIKLAMA KAFAMI KARIŞTIRDI BİRAZ
#FFFFFF">
Abdulkadir
10-05-2011, 22:10:29
#FFFFFF">
Ahmet beyin dedigine katılmamak mümkün degil nasıl olurda velayeti kabul etmeyen bizim din kardeşimizde velayet-i fakihi kabul etmeyen (haşa) munafık oluyor?
#FFFFFF">
cameranpiri imam
14-05-2011, 19:20:31
#FFFFFF">
Ey velayet nurunu gül yüzünde taşıyan
Ceddi gibi miracı, her namazda yaşayan
Hayber fatihi Ali, Kerbelada Hüseyin
Bu çağda sensin İmam, seninle kaim bu din
Bu fitneler devrinde ümmet boğuluyorken
Kaptanı oldun artık Nuh’un gemisine sen
Vahdeti şiar edip sahiplendin ümmeti
Sözlerin gönüllerden söküp attı zilleti
Ey aşk ile özünü yoğuran canlı şehid
Varsın görmesin körler nuruna ruhlar şahid
Sırtladığın hakikat rehberliğin delili
Sana düşmandır ancak o zeliller zelili
Nadana ağır gelir seni anlatan sözler
Sana “sıradan” diyen, kararsın bütün yüzler
Kibir atına binip, hızla ilerleyenler
Değerini bilmeyen, idrak edemeyenler
Küfrün çarkı içinde ezilir uyanmazlar
Tarihe gömülürler bu günü anlamazlar
O velayet mirası nasıl ki red edildi
İmameti bilenler(!) birden düşman kesildi
Nefislerin örtüsü din oluverdi birden
Gasp edenler bu hakkı, delil getirdi dinden
Aynı yolun yolcusu, sana dil uzatanlar
Zalimin oyuncağı , velayete düşmanlar
Haddini bilmeyenler, mektepte gizlense de
Gün olur biz sözünle yırtılır kara perde
Bizler yoluna müştak, mektebin gedaları
Terk ettik malı canı ve bütün sevdaları
Anlamazlık yurdunda, sana bağlı kalarak
Yıkacağız zulmeti seninle şahlanarak.
#FFFFFF">
Abdulmehdi
15-05-2011, 11:15:15
#FFFFFF">
Rasulullah sallallahu aleyhi ve alih buyuruyor ; Biz Ehl-i Beyt (a.s) hiç kimseyle kıyaslanmayız (el-Firdevs, c.4, s.283; Feraid’üs-Simtayn, c.1, s.45; Zehair’ül-Ukba, s.17; Yenabi’ul-Mevedde, c.2, s.114.)
Birisi imam Cafer-i Sadık'a (a.s) şöyle soru sordu:"Resulullah (s.a.a), Ebuzer'i nasıl en doğru konuşan olarak tanıtabilir. Halbuki Ali (a.s) ve Hasaneyn yeryüzünün en doğru konuşanlarıydı."
İmam Cafer-i Sadık (a.s) buyurdular ki: "Yılın 12 ayının 4 tanesi muhterem ve aziz aydır. O aylarda savaşlar ve cihat haramdır. Bu dört ay Recep, Zilkade, Zilhicce ve Muharrem'dir. Ramazan ayı bunlardan daha üstün ve saygın olmasına rağmen bu aylardan sayılmamıştır. (Zira Ramazan ile o aylar, fazilet açısından kıyaslanamaz."
Daha sonra şöyle buyurdu: "Biz Ehl-i Beyt ile hiç kimse kıyas edilemez." Ebuzer'in bu açıdan üstünlüğü diğer normal insanlaragöredir. Masumlara göre değil. Evet İmam Sadık'ın (a.s) da buyurduğu gibi: "Hiç kimse Ehl-i Beyt'le kıyaslanamaz." (Ed-Derecâr-ür Rafia, S.236; Kâmus-ur Ricâl, C.2, S.454)
Bu ve benzeri bir çok hadise göre hiçkimse hz. Ali aleyhisselam ve hz. Hüseyin aleyhisselamın dengi, benzeri olmak bir kenara, bineklerinin ayağındaki toz olamaz. Onlar her çağın ve zamanın yeganesidir.Din onlar dışında kimseyle kaim olamaz, eğer olsaydı ilk dönem sahabelerle de kaim olurdu ya da bunu her iddia edenle de.Din ancak hz. Hüccet ül-Kaim (Allahümme accil ferecehu) ile kaimdir, ondan gayrısı dışındakiler ona muhtaçtır ve zamanın imamı odur. Birilerini sevmek ve övmekte Allahın hudutlarını çiğnemek caiz olmasa gerektir. Hem övülen şahısta Ehl-i Beyt alimi olduğundan bu ve benzeri itikadi tehlike arzeden sözleri kabullenemeyeceği kanaatindeyim.
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.