Bismihi Teala
Anadolu Ehlibeyt Gençlik Derneği tarafından düzenlenen “Vahdet ve Kutlu Doğum” haftası merasimi Güngören Erdem Beyazıt Kültür Merkez’inde yapıldı.
Türkiye’de yaşayan Ehlibeyt alimlerinin tarihinde bir ilki gerçekleştiren Kevser organizasyonun düzenlemiş olduğu geniş katılımlı ilmi ve güncel bir konunun ele alındığı “İslam Düşüncesinde İfrat ve Tefrit” konulu Sempozyumun ardından bu defa Anadolu Ehlibeyt Gençlik Derneği tarafından vahdet ve kutlu doğum haftası münasebetiyle “İslam Düşüncesinde İfrat ve Tefrit” konulu konferans ve kutlama merasimi yapıldı.
27 Şubat 2011 tarihinde, “İslam Düşüncesinde İfrat ve Tefrit” konulu konferansı gençliğin yoğun ilgisiyle saat 14.30’da Mikail Görel hocanın okuduğu Kuran-ı Kerim tilaveti ile başladı. Organizasyon adına açılış konuşmasını değerli Ehlibeyt Alimi Kadir Akaras yaptı.
Akaras hoca konuşmasında İslam tarihinde yaşanan iftar ve tefrit hareketlerinin Müslümanlara verdiği zararları özellikle 19. ve 20. yy.da Emperyalist güçlerin bu durumdan istifade ederek İslam coğrafyasındaki zalimane egemenliklerini pekiştirdiklerini anlatarak günümüzde bu egemenliğin devamını isteyen o güçler diktatör rejimleri himaye etmektedirler ancak kibir istikbar ve diktatörlüklerin sonunun geldiğini söyledi.
Gelinen bu şartlarda artık Müslümanların kendi geçmişleriyle yüzleşmeleri gerektiğini ve artık ayrışmalardan değil kardeşlik barış ve vahdetten yana tavırlar geliştirilmesi gerektiğini savunan KIBLE Dergisi genel yayın yönetmeni Afrika ve Ortadoğu’da gelişen olayları İslami bir uyanış ve özgürlüğe olan hasret olarak değerlendirdi.
150 civarında Ehlibeyt aliminin bir araya gelerek ifrat ve tefrit konusunu ele alip vahdet sağlamak için neler yapılmalı konusunda fikir teatisinde bulunan alimlere teşekkür eden Akaras hoca, bundan sonrada önemli konularda alimlerin bir araya gelmesiyle çareler üretileceğini sözlerine ekledi.
Akaras hocadan sonra İbrahim demir hocanın okuduğu şiir salonda bulunan her kese maneviyat dolu anlar yaşattı.
Ardından El Mustafa Üniversitesi İstanbul temsilcisi Dr. Resul Abdullahi kürsüye geldi. Kutlu doğumu, vahdet haftasını ve İmam Sadık (a.s)’ın doğum gününü tebrik ettikten sonra, 26 Şubat 2011 günü Kevser Organizasyon tarafından düzenlenen sempozyumda sunduğu tebliğinden bazı pasajları katılımcılarla paylaştı.
Daha sonra Bursa Uludağ Üniversite emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Süleyman Uludağ kürsüye geldi. Ölçü ve itidal üzerine konuşan hoca Kuran ve Hadislerle İslami açıdan ekonomide, inanç ve ahlakta itidal konularını anlattı.
İran İslam Cumhuriyet’inden Sempozyum için davet edilen ünlü tarihçi Üstad Mehdi Pişvai programın onur konuğu olarak kürsüye geldi. Zamanımızın iletişim çağı olduğunu ve artık küçük bir köy halini almış dünyamızda ifrat ve tefritten kaynaklanan söylem ve eylemlerin etkisinin ne kadar hızlı bir şekilde yayıldığını ve ne türlü zararlar doğurduğunu anlatan Pişvai, vahdet konusuna da değindi. Vahabiliğin tekfirci tutumuyla Ehli Sünnetin konumunu birbirinden ayırmamız gerektiğini söyledi. Vahabiler sadece Şiayı değil Sünnileri de birçok konuda tekfir ediyorlar. Bundan dolayı onların sözlerini Ehli Sünnetin hesabına koymamak gerekir. Çünkü Ehli Sünnet mezhebiyle Ehlibeyt mektebi arasında müşterekler çoktur ve vahdet konusunda her iki kesim ortak hareket etmektedirler. Şimdi Müslümanların kahır çoğunluğunu oluşturan Müslümanların vahdet çalışmalarına her kesimin destek vermesi gerekir. Şirin Azeri Türkçe’siyle konuşmasını yapan üstad hayır dualarla sözlerini bitirdi.
Ülkemizin tanınmış değerli Ehlibeyt alimi araştırmacı yazar, şair ve edip üstad Musa Aydın hoca bir diğer konuşmacıydı.
Hazirunu selamlayarak ve münasebetleri tebrik ederek başladığı konuşmasında ihtilafın kaynağının ifrat ve tefrit olduğunu, söyledi ve şöyle devam etti: “İtidalli dinden bahsederken dinin adalet kavramından bahsediyoruz bazılarının mutedil kelimesinden, dini anlayıştan tavizler vermek, liberalist ve larc bir anlayış ortaya koyduğunu kastetmiyor ve tasvib etmiyoruz çünkü bu mana tefritin ta kendisidir.”
Bu manaları ayetler ve hadislerle desteklediği konuşmasını dualarla bitirdi.
Son konuşmacı Dr. Gareviyan idi. Konuşmasına selam ve tebrikle başlayan Gareviyan, ifrat ve tefritin felsefi ve ilmi açıklamasına girmek istemediğini ancak sadece birkaç ifrat ve tefrit örneği vermek istediğini belirttikten sonra, Muharrem ayında kama vurmak ve peygamberler ya da imamlara hurafi isnatlarda bulunma tarzında davranışların ifrat ve tefrite örnek olduğunu beliterek sözlerini noktaladı.
Vahdet haftası sempozyum ve merasiminin kapanış bildirgesi Anadolu Ehli Beyt Gençlik Derneği Başkanı Mehdi Birdal hoca tarafından okundu.
Programa İstanbul’dan ve Türkiye’nin çeşitli şehirlerinden ve Avrupa’dan çok sayıda alim katıldı. Muhtar Elmas’ın programın çeşitli bölümlerinde okuduğu ilahiler programa renk kattı. Son olarak Avrupa’dan merasime katılan değerli hocamız Tevekkül Erol’un okuduğu vahdet duası ve ikramla program son buldu.
Sempozyumda sunulan makalelerin tam metni www.vahdethaftasi.com da yakın bir zamanda yayınlanacaktır.








.JPG)












