Ortadoğu üzerinde her zaman yerinde tahminler yapan İranlı analist Sadullah Zarii, Lübnan’daki son gelişmeleri; “Lübnan, güçlü bir devletin oluşumuna doğru hızla ilerliyor” şeklinde yorumladı.
Sadullah Zarii, Lübnan’ın artık toparlanma ve güç kazanma evresine girdiğini, bu ülke insanlarının artık bir nevi ortak hareket edip, dış mihrakların empoze etmeye çalıştıkları siyasetlerin üstesinden geldiklerini belirtti.
Zarii, Saad el Hariri’nin yanlış siyasetlerini de değerlendirirken şöyle dedi;
“Saad el Hariri, yaptığı siyasi hamleler doğrultusunda Amerika ve Avrupa’dan destek alabileceğini ve onların ülke içindeki politik hayatı etkileyeceğini düşünerek bir hayli yanılmış oldu. Durum o dereceye geldi ki; Hariri dünya siyaset sahnesinden bir anda silindi, üstüne üstlük medet umduğu Amerika ve Batı da hiç bir şey yapamadılar.
Öte yandan Saad el Hariri’nin hesaplarının aksine muhtelif grupların Necib Mikati gibi Lübnan’da mutedil ve ılımlı bir kişide ittifak edip, onu başbakanlığa seçmeleri; ekol olarak birbirinden oldukça farklı partilerin bir noktada buluşup, milli birliği korumaları gerçekten Lübnan için çok sevindirici bir gelişme olarak görülebilir.”
Zarii sözlerine şöyle devam etti;
“Lübnan Cumhurbaşkanı’nın, Mikati’yi başbakan olarak tayin etmesi; Dürzi lider Velid Canbolat’la daha önceden aralarında husumet bulunan 14 Martçılar yani kısaca Saad el Hariri ile aralarının daha açılması, Canbolat’ın Mikati’yi destekleyip, Hariri’ye bir kez daha sırtını dönmesi Lübnan’da Hariri kanadını azınlık konumuna düşürmeye yetmiştir.
14 Martçıların (Saad el Hariri kanadı) dağılması ve 8 Martçıların (Hizbullah kanadı) güçlenmesi bir başka değişle azınlıkların çoğunluğa ve çoğunluğun da azınlığa evrilmesi bizlere şunu anlatıyordu; analist ve siyasi yorumcuların, “Mikati’nin hükümete gelmesi Lübnan içerisinde istenmeyen olayların patlak vermesine sebep olacaktır” demesi havada kaldı çünkü durum hiç de tahmin ettikleri gibi olmadı. Mikati, oldukça başarılı bir şekilde bakanlar kurulu ve kabineyi kurmak adına hala harıl harıl çalışmaktadır. Sorunlarla dolu olacak bir başlangıç gibi hesaplanan Mikati’nin gelişi aslıdan tüm geçmiş sorunları da bertaraf eden doğru bir hamle gibi karşımıza çıkıyor. Artık Lübnan, birçok etnik grubun aynı doğrultuda ilerlediği ve hiç durmadan güç kazandığı bir ülke olma yolunda.”
Ortadoğu yorumcusu Sadullah Zarii, 8 Martçıların mecliste her türlü hareket edebileceklerini çünkü bugün bir kez daha seçim olsa 128 sandalyeden 70 ila 75’ini rahatlıkla alabileceklerini ve bunun da istenilen hükümeti kurmak için Lübnan’da yeterli olduğunu sözlerine ekledi.
Zarii, Seyyid Hasan Nasrullah’ın İmam Hüseyin’in (as) şahadetinin kırkıncı gününde değindiği sözleri de hatırlatarak; “
“14 Martçıların bu çoğunluğa katılmasından başka bir yol gözükmemektedir aksi halde pasif ve etkisiz hale dönüşecekler, bu şekilde de bu kahır çoğunluğun karşısında eriyip gidecekler. Sonuç olarak tüm 14 Martçıların ve tüm Saad el Hariri karşıtı muhalif grupların ortak paydası Mikati hükümetidir.” dedi.
Ayrıca Amerika ve Batı’nın Lübnan iç siyasetine dehaletini de irdeleyen Zarii yorumlarını şöyle devam ettirdi;
“Görünen o ki; Hariri suikastı uluslararası mahkemece devam etmekte ve Lübnan içi gelişmeler de kendi seyrinde sürmektedir. Hariri suikastını takip eden Amerika güdümlü uluslararası mahkeme, Saad el Hariri’nin devre dışı kalmasıyla istediği gibi hareket edemez oldu. Zaten Mikati de yaptığı açıklamada; artık Uluslararası mahkemenin alacağı kararlar bizi bağlamaz ve kabul görmez, biz bu meseleyi ülke içi bir sorun olarak hal yolları arayacağız.”
RASTHABER
06.02.2011