Ayetullah Hamanei, son dönemlerde Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da gelişen olayları; İslami bir diriliş ve İslam İnkılâbı’nın esintileri olarak nitelendirdi.
Bugün İran’ın başkenti Tahran’da Ayetullah Seyyid Ali Hamanei tarafından kıldırılan Cuma namazının hutbe konusu Ortadoğu ve Kuzey Afrika halk ayaklanmalarıydı.
Yaşanan son gelişmelerin ve Arap dünyasının hep bir ağızdan haykırışlarını, 1979’da gerçekleşen İslam İnkılâbı’na benzeten Seyyid ul Ümmet sözlerine şunları dedi;
“Bu vuku bulan olaylar İran halkı için gerçekten çok değerli ve özeldir. Tüm bu olanlar da aynı 79 senesi İslam İnkılâbı’nın bir tekrarıdır, İslam ümmetinin tekrar uyanışıdır.”
İran İslam İnkılâbı’nın 32. yıl dönümüne denk gelen bu uyanışı da oldukça yerinde bulan Hamanei, güzel bir konuya değindi;
“Bu halklar yıllar sonra şunu fark edecekler; bizler oldukça zayıftık, bizler paramparçaydık ve bizler mazlumduk ama bu feryatlarımız, bu kararlı adımlarımız bizleri sonunda kurtuluşa erdirdi ve dünyanın en ücra köşelerinde sesimiz duyuldu.”
Yüz binlik tarihi Cuma hutbesinde, Ortadoğu üzerinde modern sömürge güçlerinin siyasetine de değinen Seyyid Ali Hamanei şöyle dedi;
“O güçlerin temel politikası, bu bölgede zayıf devletlerin bulunması ve bu şekilde kontrollerinin kolay olması yönündeydi. İkinci olarak da, birbirlerine dargın ve düşman olmaları için geliştirilmiş siyasi uygulamalar vardı ki; bu şekilde hiçbir zaman birlik olamasınlar. Bizler yıllarca Arap milliyetçiliğini, Türk milliyetçiliğini ve İran milliyetçiliğini besleyen sinsi güçleri müşahede ettik. Hatta onların elini sıkmış ülke liderlerini de gördük. Bunların hepsi insanları birbirine küstürmek ve cepheleştirmek için değil miydi?”
Ayetullah Hamanei sözlerinin devamında pasifleştirilmiş milletler konusuna da değindi;
“Onlar, yalnızca tüketici milletler yaratmak istiyorlardı ve bu şekilde yeraltı kaynaklarını, petrolü ellerinden en masrafsız şekilde alma yönteminin peşindeydiler. Bunu da yaptılar ve petrol için ödedikleri meblağları da o ülkelere sattıklarıyla telafi ettiler. Onlar cahil toplumların peşindedirler ve geri kalmış ülkeleri kurmak, onların en büyük hedefleridir.”
RASTHABER