BEYRUT –Lübnan Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrullah, ülkenin yaşadığı bu süreç içinde tüm Lübnanlıları dayanışmaya davet ederken, direnişin yönetim peşinde olmadığını söyledi.
El-Menar uydu kanalınındün gece aktardığı konuşmasında Nasrullah, Lübnan ulusal direnişinin; direnişi hedef alan iddia kararına karşı koymada anayasal seçeneklere başvurduğunu ve aciz hükümeti düşürdüğünü söyledi.
Hükümeti kurmakla görevlendirilen Necip Mikati’ye gözdağı vermenin hiç bir yararı olmayan bir sahtekarlık girişimi olduğunu belirten Nasrullah, aynı zamanda Mikati’nin Hizbullah adayı olduğunu söylemek de ona karşı bir baskı çabasından ibaret olduğunu söyledi. Nasrullah, Mikati’nin aday olma kararı aldığını, muhalefetin de bunu Lübnan ve durumların çözümü için bir fırsat olarak gördüğünü belirtti.
Hizbullah Genel Sekreteri, muhalefetin Mikati’nin adaylığını desteklediğini dile getirirken, kendisini Lübnan'ı kurtaracak ortaklık hükümeti kurmaya davet ettiğine de dikkat çekti. Aynı zamanda Lübnan'da galip yada mağlup kimsenin bulunmadığına işaret etti.
Diğer tarafın yeni kurulacak hükümete katılmayı reddetmesinin iktidarı tekeline geçirme arzusunda olduğu anlamına geldiğini söyleyen Nasrullah, direnişin dayanışmaya büyük bir özen gösterdiğini, Lübnan'ın herkesin sorumluluğu olduğunu ve fırsatın herkese açık olduğuna işaret etti.
Genel Sekreter Nasrullah, İsrail'i Lübnan'a saldırmaktan meneden şeyin hükümet şekli yada başkanının kim olduğu veya kimlerden oluştuğu değil de; direnişin Lübnan'da mevcut kıldığı caydırma dengesi olduğunu belirtti.
Nasrullah Lübnan'ı savunmada ulusal direnişin hazır olduğunu, halk ve ordunun da var olduğunu söyledi.
Hizbullah Genel Sekreteri, bir kısım batılı ülkelerin parlamenter istişarelerine müdahale ettiklerini ifade ederken, ABD’nin bu ülkelerin arasında olduğunu ve Başkan Yardımcısı Joe Biden’in istişarelerde Hariri’yi tercih etmesi için parlamento grup başkanlarından birini aradığını açıkladı.
Durumların tam tersinde olması, düzenlenen gösterileri muhalefetin kendisi düzenliyor olması halinde o zaman uluslararası medyatik ve politik bir hamleyle karşılaşacağını söyleyen Nasrullah, böyle bir durumda dünyanın göstericilere inkılapçı, diktatör, yasaları ihlal edenler, yasal kurumların iradesini reddeden ve daha benzer bir çok suçlamalarında bulunacaklarını söyledi.
Nasrullah, parlamenter çoğunluğa saygı duyuluyorsa olanların parlamenter çoğunlukla olduğunu ifade ederek, daha önceleri iddia edildiği gibi şimdi de bu çoğunluğa saygı duyulması gereğine işaret etti.
Ayrıca sokaklarda gösteri düzenlemek, kaos ortamında bulunmak ve yolları kesmenin demokratik bir seçenek olduğunun iddia edilmesi halinde zamanında muhalefete yapılan suçlamaları hatırlatarak, çifte standartlı politikaya dikkat çekti.
ABD ve batılı bir kısım ülkelerin kendi politik çıkarları ve hesapları doğrultusunda hükümlerini değiştirdiklerini belirten Nasrullah, çifte standartlı bir politikada bir grubu diğerinden kayırdığını söyledi.
Genel Sekreter Nasrullah, Mikati’nin ılımlı bir şahsiyet olduğunu, daha önce muhalefette yer almadığını belirterek, onun Hizbullah adayı olduğunu iddia etmenin diğer grubun gözdağı vermek için kullandığı saptırma çabası olduğunu dile getirdi. Ayrıca daha önce Refik el-Hariri’nin suikastında yapılan araştırmalar, kurulan uluslararası mahkeme ve temin edilen yalancı şahitlerde sahtekarlık ve saptırma sabıkaları olan diğer grubun tüm bu çabalarının sonuç getiremeyeceğine işaret etti.
Nasrullah, hükümeti kurmakla teklif edilen kişinin Hizbullah partisinden olmadığını, kurulacak hükümetin de Hizbullah hükümeti olmadığını ve Hizbullah’ın da bu hükümeti yönetmeyeceğini söylerken, tüm bunların ABD ve İsrail’in yanı sıra onların bölgedeki projelerini savunan diğer taraflarca yapılan bir provokasyon olduğunu ekledi.
Hizbullah Genel Sekreteri, kendilerini Lübnan'ı savunma ve Lübnanlıların onurlarını korumaya adamış bir direniş güçleri olduğuna işaret ederek, hiç bir zaman yönetimin peşinde olmadıklarını kaydetti. Ayrıca bir çok kez davet edilmelerine rağmen 2005 yılına dek hiç bir hükümete katılmadıklarını, her defasında kendilerini vatanı savunmaya adayan bir direniş hareketi olduklarını belirttiklerini söyledi.
İsrail'in tehlikesini tam olarak idrak ettikleri için dikkat ve akıllarının sürekli eğitimde olduğunu, Filistin halkının yanı sıra İslam ve Hıristiyan kutsallıklarının büyük bir tehdit altında olduğunu bildikleri için yönetim ve iktidarı ele geçirmekle ilgilenmediklerini ifade etti.
Nasrullah; “daha önce kurulan hükümetlere her zaman şunu söyledik; bizlerden uzak durun, bize karşı komplolar kurmayın, bizleri katletmeyin ve sırtımızdan vurmayın, sizlerden bizleri korumanızı bile istemiyoruz, bizleri sırtımızdan hain bir kurşunla değil göğsümüze doğrultulan kurşunlarla ölmemize izin verin dedik” diye konuştu.
Sözlerine devam eden Nasrullah; “onlara vatandaşların sorunlarıyla ilgilenin, özellikle Bikaa, kuzey, Akkar ve Trabus gibi yoksulluk içinde yaşayan vatandaşlara hizmet verin, ihtiyaçlarını karşılayın dedik” diye ifade ederken hükümetin geçen beş yıllık süre içinde söz konusu bölgelere hiç bir şey yapmadığını hatırlattı.
RAST HABER-SANA