Ayetullah uzma Seyyid Ali Sistani’nin evi hareme otuz veya kırk metre uzaklıkta olmasına rağmen bu tanınmış Şii taklit mercisinin adı hiçbir zaman haremle anılmamış ve son on yılda sadece bir kere göz ameliyatı olmak için evinden dışarı çıkmıştır. Burada okuyacağınız yazı bu büyük Şii önderinin sade ve gösterişsiz yaşamını samimi bir şekilde Kum İslami ilimler Merkezi öğrenci ve üstatlarından olan “Murtaza Saidi”ye yaptığı açıklamalarda dile getirmiştir.
45 Yıllık Kiradaki Yaşantı
SAİDİ: Taklit merci olarak anılmamıza, öğrencilere aylık vermesinee ve hastaneler yaptırmasına rağmen 45 yıldır 70 metre karelik “Necef Şibriyye Medresesi” vakfı olan bir evde kirada oturuyor.
Konuklar Karşısındaki Mahcupluk
SAİDİ: Evin yetersizliği ve uygunsuzluğundan dolayı yakınlarını ve hatta mahremlerini evde ağırlayamıyor ve bazen birkaç dakikalığına da olsa burada (ofisi) onları ağırlamak zorunda kalıyor.
Halkın Derdiyle Dertlenmek
KENDİ DİLİNDEN: Duydum ki Necef ahalisinin bazıları mali durumlarının kötü olmasından dolayı “Han Nus” bölgesinde (Necef etrafı ve Kerbela yolu üzeri) yaşamlarını sürdürmektedirler. Durum bu iken din adamı refah ve asayiş içinde yaşamamalıdır.
Ayetullah Hüccet’in Evi
KENDİ DİLİNDEN: Ben yaklaşık 40 yıl kadar önce Kum kentinde iki yıl kadar kaldım ve orada Ayetullah Hüccet’in evini görmüştüm. Çok naçiz ve gösterişsizdi. Ömrüm boyunca Ayetullah Hüccet’in evi kadar küçük ve gösterişsiz bir ev görmemiştim, hâlbuki onun için daha iyi yaşam imkânı vardı. Din adamı bu şekilde olmalı, halk gibi olmalıdır. (Bu esnada Nehcü’l Belağa’nın 45. Mektubunun bazı bölümlerine işaret ederek Hz. Ali’nin (aleyhi selam) devlet adamları, toplum ve kanaat önderlerinin sade yaşamalarının zorunluluğu hakkındaki açıklamalarına değindi.)
Çocuğun Evlendirilmesi Ve Taklit Mercilik
KENDİ DİLİNDEN: Kaç yıl önce çocuklarımdan birinin evlilik programı vardı. Karşı taraf şöyle diyordu: “Onunla akrabalık bağı kurmayalım, çünkü durumları iyi değil.” Birisi de şöyle diyordu: “Bağ kuralım, çünkü taklit mercilikle şereflendirilmişlerdir ve durumları iyi olacaktır!”
Ama benim maddi durumum taklit merci olmadan önceki durumumla hiçbir fark göstermedi!
On İki Yıllık Aba
KENDİ DİLİNDEN: İran İslam İnkılâbı, âlim ve din adamlarının sade yaşamlarından dolayı idi. Benim için çok kıymetli ve pahalı abalar getirmelerine rağmen arkası iyice yıpranan bu abayı on iki yıldır kullanıyorum!
Bizler devamlı olarak halka barış yanlısı ve savaşa karşı olmaları çağrılarında bulunuyoruz, ancak görüyorum ki halk kanını vermeye hazırdır ve bu sade yaşamdan kaynaklanmaktadır.
Şeriatta Canı Korumanın Farz Oluşu
KENDİ DİLİNDEN: On yılı aşkın bir süredir canımı korumak için evde kalmak mecburiyetindeyim. Bu zor bir durumdur, ancak tahammül etmek gerekir.