Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Başörtülü diye ödül vermediler !... | SGK’dan ‘avuç içi damar izi' uygulaması | Kılıçdaroğlu: Terörle hiçbir yere varılamaz | KESK: "Bütün kamu emekçilerini 23 Mayıs'ta greve bekliyoruz." | Rüstəm İbrahimbəyov Azərbaycanı qəddar diktaturalarla müqayisə etdi | Nicat Əliyevin evində axtarış aparılıb | Polis 10-dan çox aksiya iştirakçısını saxlayıb | İran 104 yıl sonra Hazar Denizi'nde petrol buldu | ''Öcalan bizim için katil değil liderdir!'' | Yemen'de intihar saldırısı: 100 ölü ,300 yaralı |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Hüseyin Tugay

Suçluyu Irak’ta mı Arıyorsun?
FATİH KAHRAMANİ

OLMAYAN SEVGİLİYE
Hüseyin Tugay

Kim İçin Yaptınız İşe Yaramayan Devrimleri?
Mustafa K.Taşpınar

DUA
Habib YAZAR

Kur'an Geldi, Fakirlik Kalktı
Serdar GÜNDOĞDU

KÖRLER ve SAĞIRLAR
Ali Mert

BİR ANAYASA TEKLİFİ DE BİZDEN-IV-
Ebuzer GÖKTAŞ

Dünya Müslüman Kadınlar Günü
Leyla GÖK

ERKEK VE KADIN
Feride Aliyeva

ANNEM
Öztürk ADIYEKE

YOBAZLIK MI, CEHALET Mİ, UŞAKLIK MI BİLİNMEZ
Aliekber Kocaaslan

TEPKİSİZLİĞE TEPKİ
Zehra Kıran

BAZEN
Arzu ÇETİNKAYA

FATIMA'NIN (S.A) ŞEHADETİ
Mehmet DEMİRER

BİR OLUP ÇÖZELİM KÖRDÜĞÜMÜ
HASİBE YEŞİL

HAZAN YAPRAĞININ SON BAKIŞI
Masume ZÜLFİKAR

GÖNLÜMDEKİ HUMEYNİ…
ALINTI YAZILAR
Ertuğrul ÖZKÖK

Suriye'de Durum Bize Anlatıldığı Gibi Değilmiş!
İsmail MÜFTÜOĞLU

Yalnız Kalan Şövalye
Muharrem Bayraktar

Suriye’de işler karıştı
Orhan Dede

Suriye’de suni isyan
Bülent ESİNOĞLU

Mafya Neden Kapı Pencere Kırar?
M. Hilmi Yıldırım

Uluslararası toplum, uluslararası yalandır
Türker ERTÜRK

Yetki ABD'den
Murat ÇABAŞ

İstihbarat paylaşımı Türkiye’nin aleyhine
Hüsnü Mahalli

CIA yalancısı
Semih İdiz

Dışarıda bizi sıcak bir yaz bekliyor
Prof.Hüseyin Hatemi

Anayasa'da Millet ve Vatan kavramları
Mehmet Ali GÜLLER

Kosova’da Gerilla Eğitimi!
Sabahattin Önkibar

Genelkurmay AKP ve ABD’yi korumak için yalan mı söyledi?
Abdulbari Atvan

Nakba’nın 64. yıldönümü
Fikret Ertan

Netanyahu'nun Filistin Devleti...
Ali Haydar Aksal

Stratejik ortağımızı Abede Mekke ve Medine'ye kamikaze temrinleri...
Özcan YENİÇERİ

CFR’nin Türkiye’ye yeni rol önerisi
Mehmet UYSAL

Kilis'e Rahmet Olarak Gelen Muhacirler
Hasan DEMİR

"Dünya lideri Erdoğan!"
Taha Kılınç

“Allah’ın demokrasisi” ?!
Yusuf Karaca

Kıblesi Beyaz Saray olanlar
Zeki Ceyhan

ABD'nin Uludere itirafı!
Akif Emre

Bir dalga kıran olarak Suriye olayları
Pepe Escobar

Yaşasın Körfezli Gayrimeşru Çocuklarımız
İbrahim Karagül

İsrail uçağını kovduk!
Ali Bulaç

'Türkiye İslamı'nın üç versiyonu
Arslan Bulut

"Yunanistan gibi oluruz" neyin itirafı?
Savaş SÜZAL

NATO zirvesi sonunu bekleyin
Deniz Ülke Arıboğan

Suriye'de El Kaide devrede !
Aziz Karaca

Ehl-i Sünneti ehl-i zillete dönüştürenler
İsrafil K.Kumbasar

Mekke’ye bombaya bir sözünüz yok mu?
Levent GÜLTEKİN

Uludere’de kimin başına çorap örülüyor?
Barış Doster

Suriye ve Tarih Dersleri
Ahmet TAKAN

Başbakan Erdoğan’ı üzen "Suriye" anketleri...
ANKET

Yönetici :..

İslami İran Avrupa ülkelerine karşı yaptırımlarını kaldırmalı mı?

Seçenekler
A)evet. kaldırmalı
B)hayır. kaldırmamalı

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 
 
Mübahale Ayeti Hakkındaki Tüm Ayrıntılar
 
 
Bütün İslam mezhepleri (hatta Hariciler dahi) Peygamber’in Necran Hristiyanları ile mübahale etmeye giderken...



01-12-2010

“Artık sana gelen bunca ilimden sonra onun hakkında seninle çekişip tartışmalara girişirlerse, de ki: Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım, biz bizzat gelelim, siz de gelin. Ondan sonra karşılıklı lanetleşelim de Allah’ın laneti yalan söyleyenlerin üstüne olsun.” (Al-i imran/61)

 

Bütün İslam mezhepleri (hatta Hariciler dahi) Peygamber’in Necran Hristiyanları ile mübahale etmeye giderken kadınlardan Hz. Fatıma (a.s), evlatlarından Hasan ve Hüseyin (a.s), kendi nefislerinden ise değerli kardeşi ve O’na karşı Harun’un Musa’ya karşı olan nisbetini taşıyan Hz. Ali (a.s) dışında hiç kimseyi götürmediği hususunda ittifak etmişlerdir. Dolayısıyla da bu ayet-i şerifede kastedilenler ve de mübahele etmeye Peygamber ile gidenler sadece bu beş kişi idi. Bu ise hiç bir İslami fırkanın ve İslam tarihinden azıcık haberdar olan bir kimsenin şüphe veya inkar edemeyeceği zaruri meselelerden sayılmaktadır Bu meseleyi tüm Müslümanlar bilmektedir. Muhaddislerde ashabın büyüklerinden nakletmişlerdir. Bunlardan imam Vahidi, Esbab-un Nüzul adlı kitabında Cabir b. Abdullah’tan nakletmiştir. Şaîbi de bu ayetin tefsirinde şöyle diyor: “Oğullarımız”dan maksat Hasan ve Hüseyin’dir. “Kadınlarımız”dan maksat Fatıma ve “kendimizden (nefislerimizden)” maksat ise Ali b. Ebu Talib’dir. (a.s) (Esbab-ın Nüzul s. 75)

 

Darkutni de nakletmektedir ki: “Ali (a.s) Şura günü delil getirerek şöyle buyurdu: Sizleri Allah’a yemin veririm ki söyleyin bakayım aranızda Allah’ın kendisini nebinin nefsi, çocuklarını nebinin çocuğu ve kadınlarını da nebinin kadınları karar kıldığı benden başka biri var mıdır? Oradakiler de “Hayır, Allah’a andolsun ki senden başka hiç kimse bu makama erişememiştir” dediler. (Sevaik-ul Muhrika 11. Bab 9. Ayet) Halbuki Peygamber’in (s.a.a) eşleri de O hazretin evinde hazır bulunuyorlardı. Ama onların hiçbirisini bu büyük iş için davet etmedi. Hakeza Peygamber’in (s.a.a) halası, cedlerinin yadigarı olan Safiyye’yi ve Peygamber’in (s.a.a) hüzün ve kederini gideren ve Müslümanlar arasında inci gibi parlayan amcası Ebu Talib’in özel bir değer ve makama sahip kızı ümmü Hani’yi ve Müslümanlar arasında şeref ve yücelik örnekleri sayılan diğer hiçbir kadını ve yine üç halifenin eşlerini ve diğer muhacir ve ensarın kadınlarından hiçbirini bu önemli mesele için davet etmedi.

Seçilmiş inciler mesabesinde olan Haşim oğullarından, cennet gençlerinin iki efendisi Hasan ve Hüseyin’den başka aralarında çok fazilete sahip olan o kadar ashabın evlatlarından hiçbirini seçmedi. Ali (a.s)’ı da Peygamber, canı ünvanıyla seçi. Hatta peygamberin yanında büyük bir makamı olan Bağavi’nin Ebi Süfyan b. Haris’in şerh-i halinde babasından rivayet ettiği üzere (El-isabe/Abbas’ın şerh-i halinin altında) Kureyş’in değerli şahsiyetlerinden sayılan ve de Haşimoğullarının büyüğü bilinen Peygamberin amcası Abbas’ı bile bu önemli iş için seçmedi.

Genel olarak Resulullah’ın (s.a.a) akrabaları ve yakınları ile diğer Müslümanlar, hatta İslam’da, uzun ve parlak bir geçmişi olan kimseler dahi mübahale işine seçilmediler. Habluki hepsi de Peygamber’in (s.a.a) huzurunda ve müşahede ettiği bir yerde idiler.

Fahri Râzi’nin Tefsir-i Kebir’inde tasrih ettiği gibi o gün Peygamber üzerinde siyah, yünden dokulu bir parçayla, mübahale için şehirden dışarı çıktı. Hüseyin’i şefkat dolu kucağına almış ve Hasan’ın da ellerinden tutmuştu. Hz. Fatıma (a.s) hazretin ardından, Ali’de (a.s) Fatıma’nın (a.s) ardından hareket ediyordu. Peygamber onlara şöyle buyurdu: “Ben Allah’a dua ederken siz de amin deyin.”

Necran hristiyanlarının psikoposu bu heyetin böyle bir azamet ve haşmetli hallerini görünce hristiyan cemaate dönerek şöyle dedi:

“Ben öyle çehreler görüyorum ki eğer Allah’tan bir dağın yok olmasını dahi isteseler Allah onların duasına icabet edecektir. Sakın bunlarla mübaheleye girişmeyin, zira kesinlikle helak olursunuz. Öyle ki kıyamete kadar yeryüzünde bir tek hristiyan bile kalmaz. Bu hadisi müfessirler, muhaddisler, tarihçiler ve Hicri 10 yıl olaylarını yazan (ki mübahelye yılı idi) herkes nakletmiştir. Fahr-i Razi kendi tefsirinde hadisi zikrettikten sonra şöyle diyor: “Bu hadisin sahih olduğu hususunda müfessirler ittifak etmişlerdir.”

Müellif de diyor ki bu kesin ve aşikar bir şeydir. Büyük alim ibn-i Tavus da “ikbal” adlı kitabında hadisi tafsilatlı bir şekilde ele almıştır.

Gerçekten de o hassas durumu göz önüne alan bir insan şaşırıp, peygamber ve ehli beyti mübahele için geldikleri anda necran Hıristiyanlarını, ileri gelenlerini ve dini ve dünyevi işlerde önderlerini saran dehşet ve korkuyu iyice incelerse Muhammed ve Ali Muhammed’in (s.m.) görenleri hayrete düşüren ilahi bir azamet ve celalete sahip olduklarını ve her şeyin onların ilahi ve manevi vekar ve heybeti mukabilinde değersiz ve küçük kaldığını en açık bir şekilde görebilir. O gün o grup, Hıristiyan âlimlerin resmi elbiselerini giymiş bir şekilde Peygamber’in (s.a.a) yanına geldiler. Resulullah’aın (s.a.a) ashabından bazıları şimdiye kadar böyle bir grub grmediklerini ifade ediyorlardı. Bu grubun içerisinde on dört kişi, kavimlerinin büyüklerindendi. Necran’ın riyaset ve hâkimiyeti ise bu on dört kişiden üç kişinin elinde idi:

1- Heybetin büyüğü ve önderi olan Eyhem.

2- Kabile reisi, siyasi ve toplumsal işlerde danışman sayılan Abdu-l Mesih.

3- Dini riyast, kilise gibi işlerin sorumlusu olan psikopos Ebu Harise ibni Alkame ki onların kitap ve inançları hakkında çokça bilgye sahip idi; sahip olduğu azamet ve şahsiyetli sebebiyle Rum sultanları kendisi için kiliseler yapmış ve herkesin saygı ve ihtiramına mazhar olmuştu. Bu meseleyi Vahidî “Esbab-un Nüzul” adlı kitabında nakletmiştir. Diğer müfessir ve muhaddisler de kendi kitablarında rivayet etmişlerdir. Acaba kahramanları görmüyor musun? Nasıl da kükreyen arslanlara benzeyen, kahraman altmış atlının korkudan vücutlarını bir titreme sarmış, dizlerinin bağı çözülmüş ve kalpleri duracak gibi olmuştu. Büyükleri olan psikopos da mezkûr tarihi sözleri söylemiştir.

Bu da düşmanlarının O mübarek yüzlere ilk bakışlarında anladıkları ruhani ve ilahi azamet ve celaletten başka bir sebeple değildir. sanki celalet, azamet ve yücelik, Allah’a yakınlık ve keramet onların mübarek alın çizgilerine ilahi bir nurla yazılmış ve nurlu yüzlerinden parlıyordu. Ve ben böyle yüce bir makamı olduğu gibi değerlendirmeyen bir müslümana gerçekten şaşarım.

 

ÜÇ BÜYÜK FAZİLET

Bu meselede Peygamber’in Ehl-i Beyti yani Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (a.s) için üç fazilet göze çarpıyor:

1- Resulullah mübaheleyi onlar vesilesiyle yapıyor ve onlara “ben dua ederken siz de amin deyiniz” diye buyuruyor. Bunun kendisi çok büyük fazilettir.

2- Onların bu önemli ve büyük iş için seçilmesi ki onca başka bir fazilettir ki ne önceki ne de sonraki Müslümanlardan kimse böyle bir üstünlüğe erememiştir.

3- Onlar vesilesiyle gerçekleşen bu mübahale ile ilgili olarak ayet nazil olmuş ve Allah-u Teala peygamber’e bu önemli işi onların vesilesiyle yapmasını emretmiştir. Bu da mübahele meselesine daha bir önem ve özellik, Ehl-i Beyt’in pak şahsiyetlerine de daha bir üstünlük ve azamet kazandırmıştır.

 

BİRKAÇ EDEBİ NÜKTE

Burada belağat alimlerinini ve Kur’an’ın ilmi hakikat ve sırlarının değerini bilen kimselerin de tevecüh ettiği belagat ilmiyle ilgili edebi bir nükteyi zikretmek istiyoruz. O da şudur: Ayette yer alan üç cümlenin hepsi de çoğul (oğullarımız, nefislerimiz ve kadınlarımız edatı ile beyan edilmiştir. Beyan ilmi âlimlerinin söylediği gibi cem’ (çoğul) bir kelime, başka bir kelimeye izafe edilince de “istiğrak” (tüm, umumi) manası anlaşılır. Binaenaleyh bu cümlelerin manası şöyledir: “tüm çocuklar, tüm nefisler ve tüm kadınla.” halbuki Müslümanların çocuklarından Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin, nefislerinden Hz. Ali ve kadınlarından da Hz. Fatıma’dan başka hiç kimse mübahelede bulunmalıdır. O halde neden bu büyükler hakkında cem’ (çoğul) ve umumu ifade eden edat kullanılmıştır?

Çoğul edatının onlar hakkında kullanılmasının sebebi şudur: Bu büyük şahsiyetler, İslam dinini temsil edenler ve İslam’ın bariz ve aç ık hüccetleri, beşer fertlerinin en kamili ve insanlık aleminin en seçkini ve seçkinlerinin en üstünleriydiler. masum yüzlerinden İslam ümmetinin diğer fertlerinden hiç birinde görülmeyen bir ruhaniyet ve “maneviyat nuru” müşahede edilen kimselerdi bunlar. ibaret ve Allah’a kulluk makamında, mutlak manada halis bir kalp  ve riyadan uzak bir gönülle sahip olanlar da yine bunlardı. Dolayısıyla da onların mübahele olayına davet edilmesi ve onların da aktılması, tüm Müslümanların mübaheleye iştiraki anlamına geliyordu. Böylece Onların duadan sonra “amin” demesiyle, tüm Müslümanların amin demesine gerek kalmıyordu.

işte bu yüzden onlar hakkında, izafe edilince istiğrak manasını ifade eden çoğul edatı kullanılmıştır.

Kur’an’ın sırlarını inceleyen ve dikkatle araştıran herkes görür ki bahsedilen ayete, hemen hemen aşağıdaki şiirde ifgade edilen mana dile getirilmektedir:

“ihali kudoretten değildir uzak,

toplasın alemi tek bir şahısta.”

işte bu yüzrden Zemahşeri’de Keşşaf’ta mezkur ayetin tefsirinde şöyle diyor:

 

ALİ (A.S)’IN İMTİYAZI

Burada göze çarpan önemli nüktene biri de şudur: Zikredilen ayetten Hz. Ali (a.s.) için de özel bir imtiyaz beyan edilmektedir. Hz. Ali’nin (a.s) diğer faziletleri içinde en büyük ve önemli olanı da budur aslında.

Hz. Ali (a.s) diğer menkıbeleri de bu faziletin karşısında önemini kaybeder. Bu ayet Hz. Ali’ye (a.s) nefisler ve Peygamber’in neefsi olarak hitap etmiştir. Gerçekten de bu çok büyük bir makam ve mevkidir ki dost ve düşman herkesi şaşırtmaktadır. Tüm insanların bu makama imrenmesi de gerçekten yerinde ve haklı bir şeydir.

“Bu Allah’ın bir fazlıdır. Onu dilediğine verir.

Allah’ın lütfu boldur. O her şeyi bilir.” (maide, 54)

Eğer değerli okuyucu dikkat edecek olursa, Kur’an’ın Ali’yi (a.s.) Peygamber’in (s.a.v) canı ve nefsi olarak tavsif etmesinin sebebinin, O hazretin İslam ümmetinin en faziletli bir ferdi ve bütün hayadında ve vefatından sonra da peygamber’e en yakın bir şahsiyet olduğunu anlamakta zorluk çekmez.

Kur’an’da zikredilmekle ebediyet kazanıan bu büyük fazileti Ehl-ibeyt dostları tasrih etmişler ve düşmanları da bunu inkar edememiş ve görmezlikten gelememişlerdir.

Hatta en şüphe götürmez gerçeklerde dahi şüphe icad eden ve esas en, şüpheci bir özellik taşıpyan Fahr-i Razi gibi bir şahıs bile, mezkur ayetin, Hz. Ali’nin (a.s) faziletine delalet ettiğinde şüphe icat edememiştir.

O, sadece bahsedilen mübahele ayetinin Ali’nin (a.s) geçmiş peygamberlerden üstün olduğuna da delalet ettiğine inanan mahmud b. El-Hasan’ın sözüne itiraz etmektedir. Fahr-i razi, Mahmud b. El Hasan’ın bu görüşüün reddederken bu ayetten Ali’nin (a.s) İslam ümmetinin en faziletli bir ferdi olduğunun anlaşıldığını da kabul etmektedir.

Şimdi de Fahri Razi’nin Mahmud b. El Hasan’a yaptığı itirazı aynen naklediyşoruz: Mefatih-ül Gayb, s. 488, 2. (Mübahele ayetinin tefsiri) Bu şahıs, Fahruddin Razi diye maruf olan hatib Muhammed b. Ömer’dir.  “Rey şehrinde Mahmud b.  El Hasan adında birisi vardı. bu şahıs Şiilerin öğretmeniydi. Mahmud, Hz. Ali’nin (a.s) İslam peygamberi (s.a.v.) dışında diğer tüm peygamberlerden üstün olduğuna inanıyordu. Bu iddiasını ispat etmek için de mübahele ayetini delil olarak gösteriyordu. Bu ayette Ali’ye “peygamber’in nefsi” olarak hitab edilmiştir. Zira “nefislerimizden maksad bizzatpeygamber’in kendisi değildir. Çünkü hiç kimse kendini bir şeye davet etmez. Belki maksad başlarıdır. Aynı zamanda bu başkasının da “Ali” (a.s) olduğu hususunda tüm alimler ittifak etmiştir.

Binaenaleyh ayet, Ali’nin (a.s) nefsinin peygamber’in nefsi olduğuna açıkça delalet etmektedir. Arap şairlerinden birisi Ali’nin (a.s) methinde şöyle demiştir. Mübahele ayetinde; Müstafa’ının nefsi “odur, başkası değil” Mübahele ayetini, “Medine Halkına ve çevresindeki bedevilere peygamber’den geri kalmaları ve kendi nefislerini O’nun nefsine tercih etmeleri yakışmaz. (Tevbe, 120)” ayeti ile birlikte ele alacak ve dikkatli bir şekilde inceleyecek olursak birçok hakikat ve sırlar, kendiliğinden ortaya çıkar. (Bu iki ayet esasınca peygamberin nefsi mesabesinde olan Ali’nin (a.s) söz ve emirlerinden dışarı çıkmamak, O’ndan uzaklaşmammak ve O’ndan yüz çevirmemek gerekiyor). Diğer taraftan şu da malumdur ki, iki nefis ve can birbirinin aynısı olamazlar. Belki maksad bu ikisinin birbirinin eşi ve benzeri olmasıdır.

Ali’nin peygamber’in bir benzeri olmasının gereği de Ali’nin tüm işlerde peygamber ile eşit ve musavi olmasını gerektirmektedir. Ancak bu umumi eşitlik, peygamberlik ve üstünlük konusunda söyhenemez. Çünkü deliller gereğince Ali’nin nübüvvet sahibi biri olmadığını herkes biliyor. Ve yine peygamber’in Ali’den daha üstün ve faziletli olduğu hususunda ittifak edilmiştir. Bu iki husus dışında genel eşitlik geçerlidir.

Bu yüzden Peygamber’i Hatem’in ittifakla önc eki nebilerden üstün olması, Ali’nin de diğer nebi ve peygamberlerden üstün olmasını gerektiriyor.

Fahr-i Razi, Mahmud. b. El Hasan’ın istidallerini işte böyle nakletmektedir. Eğer okuyucular dikkat edecek olursa görecektir ki Fahr-i razi de Hayye alel felah nidasını yükselterek bu ayetin Ali için büyük bir fazilet sebebi olduğunu güzel bir şekilde açıklamıştır.

Dolayısıyla da şianını görüşünü tasdik etmektedir. O, şianını geçmiş ve şimdiki alimlerinden naklettiği bu sözü tartışmamaktadır. O, sadece icmayı söz nokusu ederek mahmud b. el Hasan’ın görüşüne karşıdır. Halbuki mahmud ve taraftarları da razi’nin görüşüne karşıdırlar.

ABNA.İR

 

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

15/11/2011 - 03:53 "Kadir hutbesi, İslam'ın ölümsüz senedidir!.."

06/11/2011 - 08:01 Müminler Kurban bayramınız mübarek olsun!

04/11/2011 - 07:47 Bütün İran haykırdı: Kahrolsun Amerika! - FOTO

04/11/2011 - 08:14 Bugün 4 kasım, "Emperyalizm ile mücadele günü"

18/10/2011 - 12:34 Hazreti Fatıma(s.a) İstanbul'da anıldı - FOTO

11/10/2011 - 10:18 İstanbul'da Hz. Fatıma(s.a) Anma Programı

10/10/2011 - 10:07 Hz. İmam Rıza a.s'ın kutlu duğum günü Nurnberg'de kutlandı - FOTO

08/10/2011 - 10:49 İstanbul'da Hz.Fatma'yı anma programına davet

11/09/2011 - 08:15 11 Eylül hakkında 21 korkunç gerçek

30/08/2011 - 06:48 Müminler bayramınız mübarek olsun!...

30/08/2011 - 12:56 30 Ağustos Zafer Bayramı tüm yurtta kutlanıyor...

27/08/2011 - 11:07 Gazze’de Onbinler Dünya Kudüs Günü'nde meydana indi - FOTO

27/08/2011 - 10:59 Malezya'da Dünya Kudüs Günü yürüyüşü - FOTO

27/08/2011 - 10:55 İran'da "Dünya Kudüs Günü" yürüyüşleri ve bildirisi - FOTO

27/08/2011 - 10:39 Dünya Kudüs Gününde Kahireli göstericiler, İsrail Büyükelçiliğine yürüdü!

27/08/2011 - 10:24 Bursa'da Dünya Kudüs Günü programına davet....

27/08/2011 - 10:19 Darıca'da Ku'ran, Ramazan ve Kudüs konulu programa davet...

26/08/2011 - 10:19 TÜRKİYE'DE KUDÜS GÜNÜ ETKİNLİKLERİNE DAVET.....

26/08/2011 - 09:08 "Dünya Kudüs günü adalet ve özgürlük isteyen bütün insanların günüdür"

26/08/2011 - 09:03 Bugün Dünya Kudüs günü

25/08/2011 - 01:35 Kocaeli'nde Dünya Kudüs Günü programına davet...

25/08/2011 - 12:17 Dünya Kudüs Günü etkinliğine davet

25/08/2011 - 12:15 Bursa'da Dünya Kudüs Günü programına davet....

23/08/2011 - 12:11 İran “Dünya Kudüs Günü” yürüyüşlerine hazırlanıyor

19/08/2011 - 12:40 Dünya Kudüs Günü programı ve paneline davet...

04/06/2011 - 09:19 Bugün İmam Humeyni(r.a)'ın vefat yıldönümü

03/06/2011 - 06:56 İstanbul'da İmam Humeyni'yi(r.a) anma programına davet

03/06/2011 - 10:56 Recep Ayının Fazilet ve Amelleri

27/05/2011 - 11:49 27 Mayıs 1960 darbesi lanetlerle hatırlandı

21/05/2011 - 10:47 İmam Humeyni'nin (r.a) doğumu

21/05/2011 - 10:39 Hz. Fatıma'nın Doğum Günü

19/05/2011 - 10:28 19 Mayıs törenleri tüm yurtta başladı

07/05/2011 - 12:00 Hz. Fatıma'nın(s.a) Şehadeti  ve Şehadetinin Ehli sünnet kaynaklarındaki delilleri

05/05/2011 - 10:24 Şehid Mutahhari 'yi Unutmadık

05/05/2011 - 10:20 Şehit Murtaza Mutahhari 'nin Şehadet Yıldönümü ve Öğretmenler Günü

01/05/2011 - 10:00 1 Mayıs işçi bayramı için Taksim'e giiriş başladı

27/04/2011 - 11:03 Amerika'nın Tebes çölüne gömüldüğü an - FOTO

25/04/2011 - 11:23 İbret Verici 'Tebes Çölü' Zaferi -FOTO-  

16/04/2011 - 03:01 Hz. Fatıma'nın(s.a) vefatı

16/04/2011 - 02:54 NÜMUNE KADIN, HZ.FATIMA(s.a) 

08/04/2011 - 08:30 Hz. Zeyneb’in (s.a) Şahsiyeti ve Faziletleri

08/04/2011 - 08:22 Hz. Zeyneb (s.a)'in Mübarek Veladet'i

02/04/2011 - 11:22 İslam Cumhuriyeti Günü

20/03/2011 - 04:32 Nevruz  Bayramı

13/03/2011 - 11:13 Hz. İmam Hasan Askeri (a.s) Hakkında  Soru Ve Cevaplar

13/03/2011 - 11:12 Hz. İmam Hasan Askeri’nin (as) Kutlu Viladeti

02/03/2011 - 09:47 İstanbul'da “Vahdet ve Kutlu Doğum” haftası merasimi yapıldı - FOTO

18/02/2011 - 03:11 TAYDER, bölgedeki gelişmelerle ilgili olarak bildiri yayınladı

15/02/2011 - 10:27 Hz.Muhammed'in(s.a.a) Kutlu Viladeti

14/02/2011 - 08:57 Hz. Fatıma Konya'da İki Programla Anıldı

14/02/2011 - 08:06 Hz. Muhammed (saa) ve İmam Cafer Sadık (as) ın kutlu ve bereketli doğum gününe davet

11/02/2011 - 09:53 İslam İnkilabı'nın 32.Yıldönümü Ve Zafer Günü

11/02/2011 - 09:27 İmam Hasan Askeri'nin (a.s)  Şehadeti

02/02/2011 - 08:11 İmam Rıza (a.s)'ın  Şehadeti

29/01/2011 - 10:09 Hz.Resul (saa)’ın Rıhleti

29/01/2011 - 10:07 İmam Hasan Mücteba (as)’ın Şehadeti

27/01/2011 - 10:44 Hz.Muhammed’in (s.a.a) ve Hz. Hasan(a.s) Şehadetleri Münasebetiyle Düzenlenen Matem Merasimine Davet

24/01/2011 - 09:45 Erbain Ziyareti

24/01/2011 - 09:34 Toplumun ''Erbain''i

23/01/2011 - 12:05 “5. Uluslar arası Erbain Merasimi” İstanbul'da yapıldı- FOTO

22/01/2011 - 12:01 “5. Uluslar arası Erbain Merasimi” İstanbul'da yapıldı- FOTO

18/12/2010 - 18:44 "İmam Hüseyn(a.s) ümmetin ıslahı için şehadete yürüdü"

17/12/2010 - 14:00 Ehlibeyt Esirlerinin Kerbela’dan Kufe’ye Yol­culuğu

17/12/2010 - 13:56 Haydar Baş: " Ehl-i Beyt imanın çekirdeğidir"

16/12/2010 - 09:45 Bugün Aşura, MEHDEVİ Kıyamın da gerçekleşeceği gündür

15/12/2010 - 17:45 Bu gece Muharrem Ayının Dokuzu “Tasua” Günü

14/12/2010 - 20:40 Yine şanlı Muharrem ayı geldi

13/12/2010 - 12:22 İmam Hüseyin (a.s) ve Aşura matemi ekranlara da taşınıyor

08/12/2010 - 08:36 Dünya Ehl-i Beyt Kurultayı’nın Muharrem ayı bildirisi

06/12/2010 - 21:55 Muharrem ayı ile ilgili sorular

06/12/2010 - 21:38 Muharrem, Matem ve Mühasebe Ayı

01/12/2010 - 09:32 Mübahale Ayeti Hakkındaki Tüm Ayrıntılar

30/11/2010 - 22:22 Iğdır Ehlibeyt Alimleri'nden coşkulu Gadir-i Hum bayramı- FOTO

30/11/2010 - 11:17 Necran Hıristiyanlarıyla Mübahele

28/11/2010 - 15:05 Beytuzzehra'da Gadir-i Hum Bayramı - FOTO

25/11/2010 - 18:58 MALATYA’DA ĞADİR-İ HUM BAYRAMI COŞKUSU-FOTO

25/11/2010 - 07:34 İmam Humeyni (ra) ve Seyyid Ali Hamane'i'nin Kelamında Gadir Hum

24/11/2010 - 14:11 İstanbul'da Gadir-i Hum Bayramı kutlamasına davet

23/11/2010 - 18:16 Gadir-i Hum bayramı kutlamasına davet

23/11/2010 - 08:46 GADİR-İ HUM OLAYI

23/11/2010 - 08:44 GADİR, İMAMETİN SESİ

23/11/2010 - 08:05 KANTİNDE BİR SAAT(Veda Haccı ve Gadir-i Hum Üzerine Bir Piyes)

22/11/2010 - 10:59 EHDAV'dan "Gadir-i Hum Bayramı ve Kardeşlik” Konferansı daveti

22/11/2010 - 09:58 IĞDIR’DA GADİR-İ HUM BAYRAMI COŞKU İLE KUTLANDI

21/11/2010 - 11:17 İmam Hadi (as)

16/11/2010 - 14:05 Hacıların Müşriklerden Beraati: "Amerika'ya Ölüm" - FOTO

15/11/2010 - 08:03 Zilhicce Ayı ve Arefe Günü

12/11/2010 - 20:59 Dini Hakikatlerini Aydınlatan İmam Muhammed Bakır (as)

12/11/2010 - 20:55 İMAM BAKIR(as)'IN KISACA HAYATI

08/11/2010 - 19:47 Ali ve Fatıma'nın Nikahı

07/11/2010 - 10:53 İMAM CEVAD'IN (A.S) ŞEHADET YIL DÖNÜMÜ

06/11/2010 - 17:16 İmam Cevad (as.)’ın İmameti

06/11/2010 - 17:56 İmam Cevad(as)’ın Hayatı

19/10/2010 - 22:37 İmam Rıza(as)'ın kutlu doğum gününün yıl dönümü

18/10/2010 - 10:23 İmam Rıza (a.s.

08/10/2010 - 08:42 Hz. Fatıma Mâsume"nin Doğum Günü

05/10/2010 - 20:28 Hz.Fatıma coşkuyla anıldı

05/10/2010 - 08:56 Vahiy evinin kızı Hz. Fatıma(s.a) İstanbul’da yapılan programla anıldı

03/10/2010 - 22:07 İmam Cafer Sadık (a.s) ve İmamet Hakkında Bir Kaç Nükte

03/10/2010 - 09:17 İmam Cafer Sadık (s.a)’nın Şehadeti
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
ABDULLAH ÖZGÜR

Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
MEHMET YETKİN

Bahreyn ve Halk Kıyamı
MUHAMMED AK

Şaşırıp kalmışız!
MUHSİN KÜÇÜKER

İKİ ALİ ÜNAL MI?
Abdulkadir Çuhacıoğlu

AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
KEMAL KEMAHLI

ALİ ÜNAL’IN, ŞİA VE İRAN YANILGILARI
MEHDİ AKSU

SEYYİD ALİ HAMENEİ VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-3
Hüseyin TAŞ

İslam İnkılâbını Anlayamama Sorunu
Betül Hanzala

Mısır’da Devrimci Halk ve Uzlaşmacı Liderler
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİNCAN OLAYI VE BİR HUKUK SKANDALI
Mikail GÜREL

En Büyük Kusur Kibir ve En Büyük Allah
RIZA BAKIRLI

AKLIN ÖNÜNDE SET OLUŞTURMAK
Rahmi Onurşan Rahmani

Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)
HAZIM KORAL

SIFFİN SAVAŞI
Bilgehan Ova

SANAT YAZILARI (II)
FUAT TÜRKER

Özgürlük Değil Şeytan’a Tutsaklık
AZERİ YAZARLAR
Muhammed Mustafa

Evroviziyon-Gaylar, İnsanlığı çökertmeye yönelik sinsi planlar
Meşedi Natıq

Gənc Hüseynin anası Zəhraya və bacısı Rüqəyyəyə ünvanladığı məktub
Tural Əli

Zindanda bir gün...
Emin Gənciyev

AYIL EY AZƏRBAYCAN !!!
Emin İmanlı

Dinin gövhər və sədəfi
Gönül İsmayılkızı

Təhqir edilən ŞƏHİDLƏR
Hacı Arzu

Açıq!
Devran Abdullah

Quba aksiyası ilə inanclıların aksiyalarını birləşdirən məqamlar var
Kənan Rövşənoğlu

AZƏRBAYCANDA RUHANİLİK
Vüsal Hətəmov

Hər zadı tərsinə ölkəm…
Ali Caferi

Ölümüzü dəfn etməyə bir molla var?ali
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat