Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Başörtülü diye ödül vermediler !... | SGK’dan ‘avuç içi damar izi' uygulaması | Kılıçdaroğlu: Terörle hiçbir yere varılamaz | KESK: "Bütün kamu emekçilerini 23 Mayıs'ta greve bekliyoruz." | Rüstəm İbrahimbəyov Azərbaycanı qəddar diktaturalarla müqayisə etdi | Nicat Əliyevin evində axtarış aparılıb | Polis 10-dan çox aksiya iştirakçısını saxlayıb | İran 104 yıl sonra Hazar Denizi'nde petrol buldu | ''Öcalan bizim için katil değil liderdir!'' | Yemen'de intihar saldırısı: 100 ölü ,300 yaralı |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Hüseyin Tugay

Suçluyu Irak’ta mı Arıyorsun?
FATİH KAHRAMANİ

OLMAYAN SEVGİLİYE
Hüseyin Tugay

Kim İçin Yaptınız İşe Yaramayan Devrimleri?
Mustafa K.Taşpınar

DUA
Habib YAZAR

Kur'an Geldi, Fakirlik Kalktı
Serdar GÜNDOĞDU

KÖRLER ve SAĞIRLAR
Ali Mert

BİR ANAYASA TEKLİFİ DE BİZDEN-IV-
Ebuzer GÖKTAŞ

Dünya Müslüman Kadınlar Günü
Leyla GÖK

ERKEK VE KADIN
Feride Aliyeva

ANNEM
Öztürk ADIYEKE

YOBAZLIK MI, CEHALET Mİ, UŞAKLIK MI BİLİNMEZ
Aliekber Kocaaslan

TEPKİSİZLİĞE TEPKİ
Zehra Kıran

BAZEN
Arzu ÇETİNKAYA

FATIMA'NIN (S.A) ŞEHADETİ
Mehmet DEMİRER

BİR OLUP ÇÖZELİM KÖRDÜĞÜMÜ
HASİBE YEŞİL

HAZAN YAPRAĞININ SON BAKIŞI
Masume ZÜLFİKAR

GÖNLÜMDEKİ HUMEYNİ…
ALINTI YAZILAR
Ertuğrul ÖZKÖK

Suriye'de Durum Bize Anlatıldığı Gibi Değilmiş!
İsmail MÜFTÜOĞLU

Yalnız Kalan Şövalye
Muharrem Bayraktar

Suriye’de işler karıştı
Orhan Dede

Suriye’de suni isyan
Bülent ESİNOĞLU

Mafya Neden Kapı Pencere Kırar?
M. Hilmi Yıldırım

Uluslararası toplum, uluslararası yalandır
Türker ERTÜRK

Yetki ABD'den
Murat ÇABAŞ

İstihbarat paylaşımı Türkiye’nin aleyhine
Hüsnü Mahalli

CIA yalancısı
Semih İdiz

Dışarıda bizi sıcak bir yaz bekliyor
Prof.Hüseyin Hatemi

Anayasa'da Millet ve Vatan kavramları
Mehmet Ali GÜLLER

Kosova’da Gerilla Eğitimi!
Sabahattin Önkibar

Genelkurmay AKP ve ABD’yi korumak için yalan mı söyledi?
Abdulbari Atvan

Nakba’nın 64. yıldönümü
Fikret Ertan

Netanyahu'nun Filistin Devleti...
Ali Haydar Aksal

Stratejik ortağımızı Abede Mekke ve Medine'ye kamikaze temrinleri...
Özcan YENİÇERİ

CFR’nin Türkiye’ye yeni rol önerisi
Mehmet UYSAL

Kilis'e Rahmet Olarak Gelen Muhacirler
Hasan DEMİR

"Dünya lideri Erdoğan!"
Taha Kılınç

“Allah’ın demokrasisi” ?!
Yusuf Karaca

Kıblesi Beyaz Saray olanlar
Zeki Ceyhan

ABD'nin Uludere itirafı!
Akif Emre

Bir dalga kıran olarak Suriye olayları
Pepe Escobar

Yaşasın Körfezli Gayrimeşru Çocuklarımız
İbrahim Karagül

İsrail uçağını kovduk!
Ali Bulaç

'Türkiye İslamı'nın üç versiyonu
Arslan Bulut

"Yunanistan gibi oluruz" neyin itirafı?
Savaş SÜZAL

NATO zirvesi sonunu bekleyin
Deniz Ülke Arıboğan

Suriye'de El Kaide devrede !
Aziz Karaca

Ehl-i Sünneti ehl-i zillete dönüştürenler
İsrafil K.Kumbasar

Mekke’ye bombaya bir sözünüz yok mu?
Levent GÜLTEKİN

Uludere’de kimin başına çorap örülüyor?
Barış Doster

Suriye ve Tarih Dersleri
Ahmet TAKAN

Başbakan Erdoğan’ı üzen "Suriye" anketleri...
ANKET

Yönetici :..

İslami İran Avrupa ülkelerine karşı yaptırımlarını kaldırmalı mı?

Seçenekler
A)evet. kaldırmalı
B)hayır. kaldırmamalı

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 
 
KANTİNDE BİR SAAT(Veda Haccı ve Gadir-i Hum Üzerine Bir Piyes)
 
 


23-11-2010

Bu makale için bir önsöz yerine kısa bir not düşmeyi yeğlerim.

 

“Veda Haccı ve Kadir-i Hum” konusunda bugüne değin bir çok eser hazırlanıp, okuyucularına ulaştırılmıştır. Ama bazen bazı noktalar dikkatlerden kaçmış ya da yazarın kalemi ağır olduğundan okuyucu tam olarak konuyu kavramakta zorlanmıştır.

 

Az sonra okuyacağımız bu hikaye türü yazı, değerli büyüklerimizden olan Şehit Sadr’ın kızkardeşi Şehit Bint ul Huda’nın “Hastanede görüş” ya da Felsefe tarihi üzerine başarılı bir roman-hikaye özelliğine sahip Norveçli üniversite öğretmeni Jostein Gaarder’ın yazdığı “Sofin’in dünyası” adlı eserleri gibi, okuyucuya anlatılmak istenenleri bir hikaye üslubuyla sunmaktadır.

 

Amaç sadece bir kitleye değil; 7’den 70’e herkese olmalıdır. 

  

 

Hasan   BEDEL

 

 

 

 

Kantinde Bir Saat

 

Zil çalmış ve İlahiyat Fakültesi öğrencileri yavaş yavaş sınıflarından çıkmaya başlamışlardı. Az önce biten İslam tarihi dersi, biraz hareketli geçmiş ve öğrenciler de hala sınıfta konuşulanları tartışıyorlardı. Levent Ahmete dönerek;

 

-         Oooo Ahmet, bakıyorum da sınıfta hocayla bilgi yarışmasına giriyorsun?!

-         Yooo neden yarışacakmışım ki; ben sadece her zaman atlanan ve hatta hiçbir zaman değinilmeyen yerleri dile getirilmeye çalıştım.

-         Benden sana bir arkadaş tavsiyesi, o hocayla fazla tartışma, adamı sınıfta bırakır söylemiş olayım.

-         Ne yazık, doğrularını savun ve sınıfta kal!

Bu arada Olcay Ahmet’e;

-         Yaa neyse Ahmet, sen şu olayı bir anlat bakalım, ben tam olarak

anlayamadım.

-         Peki, o zaman sessiz, sakin bir yere gidelim.

-         Levent sen de bizimle geliyor musun?

-         Tabii ya severim heyecanlı yeni bahsleri!

 

Az önce biten İslam tarihi dersinde öğretmen, Peygamber efendimizin Veda Haccını anlatmış ama Hz. Muhammed’in (saa) Hz. Ali’yi yanına çağırarak söylediği sözleri yüzeysel ve kendine özgü yorumlarıyla geçiştirmişti. Bunun üzerine Ahmet de öğretmene itiraz ederek, olayların tam da sizin anlattığınız gibi cereyan etmediğini ve böyle önemli bir konunun bu şekilde örtbas edilmesinin yanlış olduğunu dile getirmişti. Tabii bu tartışma ders zili çalana kadar devam etmiş ve Olcay gibi bir kaç öğrencinin aklında soru işaretleri bırakmıştı.

Ahmet, Olcay ve Levent beraber fakültenin bahçesindeki kantine indiler;

 

-         Evet beyler ne içeriz?

-         Ben bir kola alayım.

-         Levent sana zahmet bana da bir ayran.

-         Eeee nerede kalmıştık?

-         Sen Veda Haccı meselesini anlatacaktın ve bu arada, o sınıfta dediğin Gadir-i Hum muydu neydi, o konuyu da anlat…

-         Tabii, ama önce şunu belirteyim, Gadir-i Hum, Peygamber efendimiz Hazreti Muhammed’in (saa) Veda Haccı sonrası o büyük konuşmayı yaptığı yere deniliyor. Yani Gadir-i Hum diye ayrı bir konu yok, o sadece konuşmanın gerçekleştiği mekânın adı. Ama olayı en başından anlatsam daha iyi olur sanırım. Hz. Muhammed (saa)  diğer Müslümanlar gibi o seneki Hac görevini yerine getirmiş ve Mekke’den on binlerce hacıyla beraber Medine’ye doğru geri dönmeye başlamıştı.

 

Hicri 10. yılın 18 Zilhacce günü Mekke ve Medine arası Cuffe yakınlarında, yani yaklaşık Mekke’ye 200 km. uzaklıkta bir dört yol olan Gadir-i Hum, kuzeyden Medine’ye, doğudan Irak’a, batıdan Mısır ve güneyden Yemen’e bağlanan ve günümüzde, genelde Hac için hava yolunun tercihi nedeniyle o eski hareketliliğini yitirmiş ve kullanım dışı kalmış ama zamanında, önemli bir su birikintisine sahip,  bir nevi son buluşma noktası konumunda bir yerdir.

Peygamber efendimiz de, ömrünün sonunda ümmetine genel bir vasiyet bırakma niteliğinde bir hutbe icra etmek istemiştir bu mekânda. 

Hz. Peygamber, bu açıklama için en iyi zamanı seçmişti. Çünkü eskiden günümüzdeki gibi haberleşme ağı yoktu. Bu günün dünyası bir büyük köy misali interneti, televizyonu, gazeteleri, telefon ve birçok haberleşme aracına sahip ama o zamanlar bir yere haber yollanmak istenildiğinde, zamanın en hızlı aracı olan atlı posta ile ve istenilen yere giden bir kervanla emanetler, mektuplar yollanır, haberler ulaştırılırdı.

İyi bir zamanlama dememden kasıt; son Veda Haccında birçok etraf ülkeden, Mısır, Filistin, Şam, Yemen yani o günün İslam toprakları içinde olan her yerden hacılar gelmiş ve bu en iyi tebliğ ve posta aracı olmuştur. Ayrıca o zaman Gadir-i Hum’da toplananların sayısı 120 bin kişiye kadar aktarılıyor kitaplarda ama bu onların hepsinin Hac’dan geldiği anlamına gelmiyor. Çünkü stratejik bir konuma sahip olan Hum, diğer kafileler için de bir mola yeri statüsündeydi yani daha önce de dediğim gibi sadece Hac’dan gelenlere has bir mekân değildir.

-         Evet, Peygamberimizin bu yeri seçmesi gerçekten çok güzel bir karar.

-         Ben de aynı kanıdayım, zaten onun için biraz uzun anlattım Gadir-i Hum’un coğrafi konumunu. Hz. Muhammed (saa) tam bu yere geldiğinde yanındakilere, ilerlemiş olanların geri dönmesi ve geride kalanların acele edip buraya toplanmaları emrini verir. Tabii şunu da belirteyim, Tarih kitapları o zamanın hava koşullarını şöyle nakletmektedir; Havanın sıcaklığından, kimisi şalını ıslatıp başına atmış, kimisi yere, ayaklarının altına sermişti. Peygamber için iki ağaç arası alelacele derme-çatma bir gölgelik hazırlanmıştı. Ayrıca bazıları, etraftaki kayaların üzerine oturmuş, bazıları da ayakta durmayı yeğlemişti. Yani tüm bu koşullar göz önünde bulundurulacak olunursa, gerçeken de Nebi Muhammed (saa) halka çok önemli bir mesaj verecektir.

-         Peki, Ahmet, neden Peygamber tüm anlatacaklarını Mekke’de anlatmadı?

-         Şu var aslında, Hz. Muhammed (saa) normalde Hac ziyareti bitiminde Mekke’de kalacaktı ama Allah’ın emri ile Medine’ye doğru yola koyuldu ve ardından yolda şu ayet nazil oldu; 

 

«يَا أَيُّهَا الرَّسُولُ بَلِّغْ مَا أُنزِلَ إِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ وَإِنْ لَمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُ وَاللهَ يَعْصِمُكَ مِنْ النَّاسِ إِنَّ اللهَ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِرِينَ»

(Ya eyyuhar resul belliq ma unzile ileyke min rabbik ve in lem tef’al fema bellaqtu risaletehu…)

 

“Ey Peygamber! Rabbinden sana ineni eksiksiz (halka) ulaştır. Ve bunu gerçekleştirmessen O’nun risaletini yerine getirmemiş olursun. Allah seni halktan (gelebilecek her türlü tehlikeden) korur...”  (Maide 67)

En büyük görevi Yüce Allah’ın mesajlarını halka bildirmek olan Peygamberimizin, bu gelen Allah emrini halka iletmek zorunluluğu Hac’da değil de Gadir-i Hum’da böyle bir konuşma yapmasına neden oldu.

Bu arada Levent söze girer;

-         Amma olmuştur hani, düşünsene hacılar tam evlerine gidip ailelerine kavuşmayı hayal ederken, o cehennem gibi Arabistan sıcağında Peygamberin konuşmasını beklemeye başlamışlar.

-         Tabii büyük bir ihtimalle dediğin gibidir ama iki cihan efendisi Hz. Muhammed (saa)  hakkında inen “وَمَا يَنْطِقُ عَنْ الْهَوَى  “Ve ma yentiku a’nil heva”  “(O) kendisinden birşey söylemez” (Necm 3) ayetini unutmamak gerek. Çünkü kendisinden üstünlük beklenen bir peygamberin, abes bir eylemde bulunması düşünülemez.

-         Ahmet! Şu ana kadar olan gelişmelerden ben Peygamber’in, halka anlatacağı konunun çok önemli bir mesele olduğunu anlıyorum.

-         Gerçekten öyle Olcay, Hz. Muhammed (saa)  Maide suresi 67’den sonra uzadı uzadıya çok kapsamlı ve hemen hemen tüm İslami konulara değinen bir konuşma yaptı. Zaten buraya kadar sınıfta öğretmenle benim aramda hiç bir sorun da olmadı. Asıl konu bundan sonra başlıyor. Konuşmanın devamında Hz. Peygamber halka ; Ben sizin hepinizden üstün değil miyim?  diye sormuş ve topluluk da; Evet! diyerek Hazreti peygamberi onaylamışlardır. Ardından şöyle buyurdu;  من کنت مولا فهذا علي مولا(Men kuntu mevla fe haza Ali mevla!) Ben kimin önderi isem, Ali de onun önderidir!”

 

-         Tabi ya, zaten sınıfta da sizin tartışma bundan sonra başladı. Hoca, Ben kimin dostu isem, Ali de onun dostudur! demişti. Yani olay şu şekilde oluyor, burada ki kilit kelime “Mevla”.

-         Evet, zaten çok anlamsız olur yüzbini aşkın insanın o uygunsuz hava şartlarında beklemesi, peygamberin uzunca bir konuşma yapması ve hepsinden ötesi şu inen ayete bir dikkat edelim, bakın Yüce ne buyuruyor; وَإِنْ لَمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُ” (Ve bunu gerçekleştirmessen O’nun risaletini yerine getirmemiş olursun.) yani Allah sırf Ali’yi halka dostum diye tanıtmazsan 23 sene zarfında yapmış olduğun tüm çabalar boşa mı gitti demek istemiştir. Bunu bir arkadaşım güzel bir örnekle açıklıyordu; “Peygamberin bu örneği aynı namaza benzer, sen kalk abdestini al, tüm namaz öncesi gereksinimleri yerine getir ve namaz içinde okuyuş ve teleffuzlar olsun, tüm namaz içi vacip ve müstehaplara dikkat et ama namaz sonunda selam vermeden öylece kalk git, namazın batıl olur... Peygamberin risaleti de aynı buna benziyor, Gadir-i Hum’da verilen görevi yapmazsan, tüm 23 senen boşa gitmiş olur!” Akla biraz ters düşmüyor mu bu?

-         Evet ama...

-         Bir önceki cümlesinde “Elestu evla bikum…” derken üstünlüğü kastediyor ama, nasıl oluyorda “Men kuntu mevla” da arkadaşlığı? Acaba bir tezad yok mu burada?

Olcay söze karışır ve şöyle der;

-         Hadi farzedelim “Mevla” dost manasında kullanıldı, ama şu varki herkez Hz. Ali’nin Peygamberin dostu olduğunu, aralarından su sızmadığını biliyordu, yani bir nevi sen haklısın Ahmet, bunun böyle bir durumda değinilmesine ne gereği var ki?

Ahmet konuşmasına devam eder;

-         Bakın isterseniz size, kendi dilimizden “Mevla” hakkında bir kaç örnek vereyim.

-         O nasıl olacak?

-         “Mevla” kelimesinin gerçek harfleri nedir?ل-ي  و- Ve-Le-Ye, değil mi?

-         Evet.

-          Türkçemizde kullanılan kelimeleri bir kontrol edelim o zaman; “Mevlana Celaleddin Rumi” derken ne kastediliyor? Arkadaşım Celaleddin Rumi değil herhalde!? Efendimiz olarak kullanılıyor Mevlana burada. Başka bir örnek vereyim, öğretmen öğrencisine “Yarın okula velin gelecek!” derken, sen hiç mahalle arkadaşını götürdün mü okula velin diye?

-         Yooooo!

-         İşte burada da Veliden kasıt, sözlüksel manası olan “Küçük çocukların halinden mesul kimse, Sahip, Malik, Muhafaza edendir.” Hatta Allahın isimlerinden biri olarak da kullanılır. Ya da başka bir misal verilecek olunursa; aynı kökten olan “Vali” “İstanbul valisi yeni projeler peşinde.”  Yani şöyle mi denilmek isteniliyor, “İstanbul dostu yeni projeler peşinde.” Yooo, sözlükler bunu şöyle alıyor; “Vali, bir ilde hükümeti temsil eden en yetkili yönetim görevlisi.” Örnekler oldukça çoktur.

-         Evet, Veliaht da Ve-Le-Ye kökünden gelir haklısın Ahmet.

-         Tabii, onun da sözlük manasına bakacak olursak; Bir hükümdarın ölümünden veya tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kimse olduğunu görürüz. Aynı şekilde “Velayet” o da; Sulta ve otorite anlamında. Ve kilit kelimemiz “Mevla” da;  Efendi, Sahip, Malik olarak beyan edilir lügatlarda. Yani bunlar en kapsamlı kullanış şekilleridir. Bunların yanı sıra, Hessan bin Sabitin Hz. Muhammed’in konuşmasının bitimi ardından okuduğu şiir de,

(Fekale lehu: kum Ya Ali! Feinneni

razituke min badi imamen ve hadiyen)

“Kalk ayağa ey Ali! Kendimden sonra önder ve yolgösteren seçtim seni!”

Mevlanın, arkadaş-dost değil de, (Hadi ve imam) önder-yol gösterici olduğunu görüyoruz. Ve işin güzel tarafı, Peygamber de Hessan’nın bu şiirine hiç bir itirazda bulunmamıştır, çünkü olayı kalıcı kılan bir enstanteneydi bu. Bir de her zaman verilen örneklerden birisidir şu; Bir müdür yolculuğa çıkacağı zaman kendisi yerine mutlaka bir muavin, bir yardımcı bırakır her nekadar bu işyeri küçük de olsa. Durum böyleyken neden, dev bir dinin temsilcisi olan Muhammed peygamber (saa) kendisinden sonra bir yardımcı, bir yönetici seçmesin ki? 

Levent biraz duraksıyarak;

-         Ya aslında ben ne sana ve ne de hocaya bu konuda katılmıyorum Ahmet. Bence ikinizde Veda Haccı’na kendinizden eklemeler yapmışsınız. Gerçekte, “Men kuntu Mevla” kısmı olsun ve Hz. Ali’nin peygamberin yanında durması olsun bunların hepsi asılsız iddialar.

Olcay karışır söze;

-         Olur mu öyle şey Levent, sen de amma yaptın. Bizim kaynak kitaplarımız olan Kütübü Sitte’de dahi var bunlar.

-         Valla bilemeyeceğim, ben hiç görmedim.

Ahmet;

-         Senin bir şeyi görmemen, bir olayın çürütüleceği ve anlamını yitireceği manasına gelmez. Hem ayrıca, “Gadir-i Hum” hadisi en güvenilir kaynaklı yani mütevatir diye adlandırılan İslam hadisleri arasında yer almaktadır. Tüm Şii kaynak ve büyükleri bunu kabul ederken yaklaşık 360 kadar tanınmış Sünni din adam ve araştırmacısı da bunu onaylar. Hadis doğrudan 110 peygamber sahabesi tarafından aktarılmış ve bu konu üzerine 26 meşhur din adamı ve tarihçi onlarca kitap yazmıştır.

Levent tekrar;

-         Eee neden öyleyse bu şekilde bir karışıklık çıkacağını bile bile Sünni kaynaklar bunu nakletmiştir?

-         Bunu da bir arkadaşım şu şekilde yorumlar; “Birçok Ehl-i Sünnet ravi ve hadisçisi, bu hadisi 110 sahabi aktarımlı meşhur bir nakil olduğundan kitaplarında yer vermişlerdir. Yani bu hadisi inkâr eden birisinin ilmi şahsiyeti yüzde yüz zedelenecektir.” Bu şekilde olunca da kaynaklardan eksiltilememiştir ama manası ile oynanmıştır.

-         Öyleyse neden bunlardan bizim haberimiz yok?

-         Bak Levent! Ne yazık ki, Türkiyemiz de buna dâhil, birçok İslam ülkesi “Men kuntu Mevla”yı gerçek manasıyla duymamıştır hatta daha kötüsü, gerçek manasını bırakın bir yana, bu cümleleri işitmemişlerdir bile...

-         Doğru, ama aklıma takılan bir kaç soru daha var.

-         Sor, elimden geldiğince, dilim döndüğünce yanıtlamaya çalışırım.

-         Mademki Peygamber efendimiz Hz. Ali’yi kendisinden sonra, İslam ümmetine önder olarak seçti, peki neden birçok büyük sahabe ve Müslümanların kahır çoğunluğu bunu onaylamadı? Bu göz önüne alınacak olunursa, o zaman bize itiraz hakkı düşmezki, çünkü onlar Peygamberin en yakın etrafıydı. Bu bir, ikinci olarak da, neden Hz. Ali kendi hakkını savunmadı?

-         Burada yanlış bir kıyas yapılmaktadır. Kim demiş her zaman çoğunluk haklıdır diye? Mesela dünyada Hristiyan nüfusu Müslüman nüfusundan epeyce fazla ve hatta bir milyarı aşkın nüfuslu Çin Halk Cumhuriyeti tam bir Komünizm ülkesidir ya da Hindistan, halkının çoğu putperest ve ineğe tapan kitleler oluşturuyor. Yani Budistler dahi Müslümanlardan fazla, öyleyse onlar çoğunluk diye, Muhammed’i (saa) ve İslam’ı kabul etmiyorlar diye inancımızdan vaz mı geçelim!?

-         Ama onlar Peygamber sahabesi?

-         Olsun, bir kitlenin yerden değersiz taşlar toplaması o toplanan taşların değer kazanacağı anlamına gelmez ki. Bak, sahabenin bir diğer kısmı da; başta Hz. Ali’nin kendisi olmak üzere Salman-ı Farsi, Mikdad, Ebuzer Gaffari, Ammar Yasir, İbni Abbas, İstanbulda kabri bulunan ve sırf birinci halife Ebu Bekir’e biat etmemek için o ihtiyar haliyle savaşı bahane ederek Arabistan topraklarından ayrılan ve Bizans ellerinde şehit düşen Ebu Eyyübi Ensari ve hatta bu haksızlığı protesto edip bir daha ezan okumayan Bilal Habeşi ve bir kaç diğer ad yapmış peygamber sahabesi bu çoğunluğun içinde yoktu. Peki, buna ne demeli? Ayrıca, Hazreti Nebi (saa), Ali’yi (as) Veda Haccında kendisinden sonra İslam önderi olarak seçip, halktan O’nun için biat (Siyasi anlaşma) alıyor ve tarih sayfalarını incelersek şu gerçek karşımıza çıkacaktır; Peygamberin halk ve sahabeden aldığı biatların hepsi önemli, hassas ve stratejik durum ve konumlardır (Biati Aqabe, biati Rezvan vb.). Yani kısaca halk Ali’ye Hum’da biat etmiş ve onu onaylamıştır ama her ne olduysa her şey, iki ay on gün sonra yani Hz. Peygamberin vefatı ile patlak vermiştir. Bir kısım sahabe, henüz Peygamberin naaşı toprağa verilmeden seçimlere gitmiştir...

Hz. Ali’nin seçimlerden sonra tepki vermediği ve hakkını aramadığı hakkında olan konuyu da şöyle açıklaya biliriz; İmam Ali gerek hükümeti sırasında ve gerek Nebi Muhammed’in vefatından sonra birçok yerde ve birçok zamanda buna değinmiştir. Bunlardan bir tanesi de, O’nun hükümeti sırasında büyük Kufe camiinde Hilafet hakkında yaptığı konuşmasıdır. İmam Ali (as) konuşması esnasında Gadir-i Hum’da bulunupta şu an camide olanlardan ayağa kalkıp olayı anlatmalarını istedi, bunun üzerine yaklaşık 30 kişi ayağa kalktı ve bunların 16’sı Bedir savaşına katılan Peygamber sahabesiydi. Kısaca, Hum’da Hz. Nebi’nin (saa) sözlerini onlar da aynen tekrar ettiler. Ama camide Gadir-i Hum’da olup, ayağa kalkmayanlar da yok değildi. Artık bunu kin yüzünden mi yoksa tembellikten mi yaptılar bir şey diyemem ki bunlardan birisi Enes bin Malik’tir. Hz. Ali (as) konuşması bittikten sonra Malik’e yaklaşarak; “Sen de oradaydın ama az önce şehadet vermek için ayağa kalkmadın!” dedi. Malik de cevap olarak; “Ali! Ben çok yaşlandım ve peygamberin orada dediklerini çoktan unuttum.” dedi. Bir bahaneden öteye başka bir şey değildi bu.

Evet arkadaşlar, hemen hemen tüm olanları anlattım sizlere. Artık seçim ve karar hakkı sizin dersem umarım yadırgamazsınız beni.

 

 

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

İliaduru 23-11-2010, 11:53:56
emeğinize sağlık, çok güzel ve akıcı bir yazı...
Allah razı olsun, İnş. devamını da bekleriz.
 
Aseman 23-11-2010, 12:14:43
(Fekale lehu: kum Ya Ali! Feinneni razituke min ba’di imamen ve hadiyen)
“Kalk ayağa ey Ali! Kendimden sonra önder ve yolgösteren seçtim seni!”


Emeğinize Sağlık.. Olaylar bazen yer mekan önemsenmeksizin ortaya çıkar ve itiraz edilse bile Elbet gerçekliğini korur.Herkes gerçeklerin farkında lakin hakkıyla korunmadıkca Sorular hep cevapsız kalır....
 
huseyndivaneleri 23-11-2010, 13:01:27
Hasan kardeşim güzel bir yazı kalame almışsın.Kardeşim senin bu güzel yazın için bura yorum yazmama kararımdan bir defalık vaz geçtim Allah muaffak etsin.Allah sevabına yazsın.
 
dogan 23-11-2010, 14:03:52
din hususunda siz değerli alimlerle tartışamam en iyisini ve en doğru sözü söylersiniz bilginize hayranım ama yinede mevzuları uzuncana anlatmanız konuyu dağilmış gibi gördüm .yinede tebrik eder böyle hassas konuların biz avam takımına incelikle yazmanızı temenni eder devamını beklerim vesselam
 
BeDeL 23-11-2010, 16:01:17
Hazırlanan yazı, bir piyes olması hasebiyle uzun tutulmuştur ama Hacı Doğan ağanın da dediği gibi özetlene bilir ve çok da güzel olur.
 
abdullah 24-11-2010, 08:39:28
Selam
Allah razı olsun yazarımızdan,yazısını olması gerektiği gibi herkese hitap edecek şekilde yazmıs. piyes formatına uygun.
 
ayşat 25-11-2010, 13:54:41
Hasan abi ellerine sağlık,emeğine sağlık.aileme,eşime dostuma herkese okuttum. hepsi çok beğendi. bilgileri pekişti. çok teşekkür ederim...
 

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

15/11/2011 - 03:53 "Kadir hutbesi, İslam'ın ölümsüz senedidir!.."

06/11/2011 - 08:01 Müminler Kurban bayramınız mübarek olsun!

04/11/2011 - 07:47 Bütün İran haykırdı: Kahrolsun Amerika! - FOTO

04/11/2011 - 08:14 Bugün 4 kasım, "Emperyalizm ile mücadele günü"

18/10/2011 - 12:34 Hazreti Fatıma(s.a) İstanbul'da anıldı - FOTO

11/10/2011 - 10:18 İstanbul'da Hz. Fatıma(s.a) Anma Programı

10/10/2011 - 10:07 Hz. İmam Rıza a.s'ın kutlu duğum günü Nurnberg'de kutlandı - FOTO

08/10/2011 - 10:49 İstanbul'da Hz.Fatma'yı anma programına davet

11/09/2011 - 08:15 11 Eylül hakkında 21 korkunç gerçek

30/08/2011 - 06:48 Müminler bayramınız mübarek olsun!...

30/08/2011 - 12:56 30 Ağustos Zafer Bayramı tüm yurtta kutlanıyor...

27/08/2011 - 11:07 Gazze’de Onbinler Dünya Kudüs Günü'nde meydana indi - FOTO

27/08/2011 - 10:59 Malezya'da Dünya Kudüs Günü yürüyüşü - FOTO

27/08/2011 - 10:55 İran'da "Dünya Kudüs Günü" yürüyüşleri ve bildirisi - FOTO

27/08/2011 - 10:39 Dünya Kudüs Gününde Kahireli göstericiler, İsrail Büyükelçiliğine yürüdü!

27/08/2011 - 10:24 Bursa'da Dünya Kudüs Günü programına davet....

27/08/2011 - 10:19 Darıca'da Ku'ran, Ramazan ve Kudüs konulu programa davet...

26/08/2011 - 10:19 TÜRKİYE'DE KUDÜS GÜNÜ ETKİNLİKLERİNE DAVET.....

26/08/2011 - 09:08 "Dünya Kudüs günü adalet ve özgürlük isteyen bütün insanların günüdür"

26/08/2011 - 09:03 Bugün Dünya Kudüs günü

25/08/2011 - 01:35 Kocaeli'nde Dünya Kudüs Günü programına davet...

25/08/2011 - 12:17 Dünya Kudüs Günü etkinliğine davet

25/08/2011 - 12:15 Bursa'da Dünya Kudüs Günü programına davet....

23/08/2011 - 12:11 İran “Dünya Kudüs Günü” yürüyüşlerine hazırlanıyor

19/08/2011 - 12:40 Dünya Kudüs Günü programı ve paneline davet...

04/06/2011 - 09:19 Bugün İmam Humeyni(r.a)'ın vefat yıldönümü

03/06/2011 - 06:56 İstanbul'da İmam Humeyni'yi(r.a) anma programına davet

03/06/2011 - 10:56 Recep Ayının Fazilet ve Amelleri

27/05/2011 - 11:49 27 Mayıs 1960 darbesi lanetlerle hatırlandı

21/05/2011 - 10:47 İmam Humeyni'nin (r.a) doğumu

21/05/2011 - 10:39 Hz. Fatıma'nın Doğum Günü

19/05/2011 - 10:28 19 Mayıs törenleri tüm yurtta başladı

07/05/2011 - 12:00 Hz. Fatıma'nın(s.a) Şehadeti  ve Şehadetinin Ehli sünnet kaynaklarındaki delilleri

05/05/2011 - 10:24 Şehid Mutahhari 'yi Unutmadık

05/05/2011 - 10:20 Şehit Murtaza Mutahhari 'nin Şehadet Yıldönümü ve Öğretmenler Günü

01/05/2011 - 10:00 1 Mayıs işçi bayramı için Taksim'e giiriş başladı

27/04/2011 - 11:03 Amerika'nın Tebes çölüne gömüldüğü an - FOTO

25/04/2011 - 11:23 İbret Verici 'Tebes Çölü' Zaferi -FOTO-  

16/04/2011 - 03:01 Hz. Fatıma'nın(s.a) vefatı

16/04/2011 - 02:54 NÜMUNE KADIN, HZ.FATIMA(s.a) 

08/04/2011 - 08:30 Hz. Zeyneb’in (s.a) Şahsiyeti ve Faziletleri

08/04/2011 - 08:22 Hz. Zeyneb (s.a)'in Mübarek Veladet'i

02/04/2011 - 11:22 İslam Cumhuriyeti Günü

20/03/2011 - 04:32 Nevruz  Bayramı

13/03/2011 - 11:13 Hz. İmam Hasan Askeri (a.s) Hakkında  Soru Ve Cevaplar

13/03/2011 - 11:12 Hz. İmam Hasan Askeri’nin (as) Kutlu Viladeti

02/03/2011 - 09:47 İstanbul'da “Vahdet ve Kutlu Doğum” haftası merasimi yapıldı - FOTO

18/02/2011 - 03:11 TAYDER, bölgedeki gelişmelerle ilgili olarak bildiri yayınladı

15/02/2011 - 10:27 Hz.Muhammed'in(s.a.a) Kutlu Viladeti

14/02/2011 - 08:57 Hz. Fatıma Konya'da İki Programla Anıldı

14/02/2011 - 08:06 Hz. Muhammed (saa) ve İmam Cafer Sadık (as) ın kutlu ve bereketli doğum gününe davet

11/02/2011 - 09:53 İslam İnkilabı'nın 32.Yıldönümü Ve Zafer Günü

11/02/2011 - 09:27 İmam Hasan Askeri'nin (a.s)  Şehadeti

02/02/2011 - 08:11 İmam Rıza (a.s)'ın  Şehadeti

29/01/2011 - 10:09 Hz.Resul (saa)’ın Rıhleti

29/01/2011 - 10:07 İmam Hasan Mücteba (as)’ın Şehadeti

27/01/2011 - 10:44 Hz.Muhammed’in (s.a.a) ve Hz. Hasan(a.s) Şehadetleri Münasebetiyle Düzenlenen Matem Merasimine Davet

24/01/2011 - 09:45 Erbain Ziyareti

24/01/2011 - 09:34 Toplumun ''Erbain''i

23/01/2011 - 12:05 “5. Uluslar arası Erbain Merasimi” İstanbul'da yapıldı- FOTO

22/01/2011 - 12:01 “5. Uluslar arası Erbain Merasimi” İstanbul'da yapıldı- FOTO

18/12/2010 - 18:44 "İmam Hüseyn(a.s) ümmetin ıslahı için şehadete yürüdü"

17/12/2010 - 14:00 Ehlibeyt Esirlerinin Kerbela’dan Kufe’ye Yol­culuğu

17/12/2010 - 13:56 Haydar Baş: " Ehl-i Beyt imanın çekirdeğidir"

16/12/2010 - 09:45 Bugün Aşura, MEHDEVİ Kıyamın da gerçekleşeceği gündür

15/12/2010 - 17:45 Bu gece Muharrem Ayının Dokuzu “Tasua” Günü

14/12/2010 - 20:40 Yine şanlı Muharrem ayı geldi

13/12/2010 - 12:22 İmam Hüseyin (a.s) ve Aşura matemi ekranlara da taşınıyor

08/12/2010 - 08:36 Dünya Ehl-i Beyt Kurultayı’nın Muharrem ayı bildirisi

06/12/2010 - 21:55 Muharrem ayı ile ilgili sorular

06/12/2010 - 21:38 Muharrem, Matem ve Mühasebe Ayı

01/12/2010 - 09:32 Mübahale Ayeti Hakkındaki Tüm Ayrıntılar

30/11/2010 - 22:22 Iğdır Ehlibeyt Alimleri'nden coşkulu Gadir-i Hum bayramı- FOTO

30/11/2010 - 11:17 Necran Hıristiyanlarıyla Mübahele

28/11/2010 - 15:05 Beytuzzehra'da Gadir-i Hum Bayramı - FOTO

25/11/2010 - 18:58 MALATYA’DA ĞADİR-İ HUM BAYRAMI COŞKUSU-FOTO

25/11/2010 - 07:34 İmam Humeyni (ra) ve Seyyid Ali Hamane'i'nin Kelamında Gadir Hum

24/11/2010 - 14:11 İstanbul'da Gadir-i Hum Bayramı kutlamasına davet

23/11/2010 - 18:16 Gadir-i Hum bayramı kutlamasına davet

23/11/2010 - 08:46 GADİR-İ HUM OLAYI

23/11/2010 - 08:44 GADİR, İMAMETİN SESİ

23/11/2010 - 08:05 KANTİNDE BİR SAAT(Veda Haccı ve Gadir-i Hum Üzerine Bir Piyes)

22/11/2010 - 10:59 EHDAV'dan "Gadir-i Hum Bayramı ve Kardeşlik” Konferansı daveti

22/11/2010 - 09:58 IĞDIR’DA GADİR-İ HUM BAYRAMI COŞKU İLE KUTLANDI

21/11/2010 - 11:17 İmam Hadi (as)

16/11/2010 - 14:05 Hacıların Müşriklerden Beraati: "Amerika'ya Ölüm" - FOTO

15/11/2010 - 08:03 Zilhicce Ayı ve Arefe Günü

12/11/2010 - 20:59 Dini Hakikatlerini Aydınlatan İmam Muhammed Bakır (as)

12/11/2010 - 20:55 İMAM BAKIR(as)'IN KISACA HAYATI

08/11/2010 - 19:47 Ali ve Fatıma'nın Nikahı

07/11/2010 - 10:53 İMAM CEVAD'IN (A.S) ŞEHADET YIL DÖNÜMÜ

06/11/2010 - 17:16 İmam Cevad (as.)’ın İmameti

06/11/2010 - 17:56 İmam Cevad(as)’ın Hayatı

19/10/2010 - 22:37 İmam Rıza(as)'ın kutlu doğum gününün yıl dönümü

18/10/2010 - 10:23 İmam Rıza (a.s.

08/10/2010 - 08:42 Hz. Fatıma Mâsume"nin Doğum Günü

05/10/2010 - 20:28 Hz.Fatıma coşkuyla anıldı

05/10/2010 - 08:56 Vahiy evinin kızı Hz. Fatıma(s.a) İstanbul’da yapılan programla anıldı

03/10/2010 - 22:07 İmam Cafer Sadık (a.s) ve İmamet Hakkında Bir Kaç Nükte

03/10/2010 - 09:17 İmam Cafer Sadık (s.a)’nın Şehadeti
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
ABDULLAH ÖZGÜR

Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
MEHMET YETKİN

Bahreyn ve Halk Kıyamı
MUHAMMED AK

Şaşırıp kalmışız!
MUHSİN KÜÇÜKER

İKİ ALİ ÜNAL MI?
Abdulkadir Çuhacıoğlu

AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
KEMAL KEMAHLI

ALİ ÜNAL’IN, ŞİA VE İRAN YANILGILARI
MEHDİ AKSU

SEYYİD ALİ HAMENEİ VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-3
Hüseyin TAŞ

İslam İnkılâbını Anlayamama Sorunu
Betül Hanzala

Mısır’da Devrimci Halk ve Uzlaşmacı Liderler
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİNCAN OLAYI VE BİR HUKUK SKANDALI
Mikail GÜREL

En Büyük Kusur Kibir ve En Büyük Allah
RIZA BAKIRLI

AKLIN ÖNÜNDE SET OLUŞTURMAK
Rahmi Onurşan Rahmani

Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)
HAZIM KORAL

SIFFİN SAVAŞI
Bilgehan Ova

SANAT YAZILARI (II)
FUAT TÜRKER

Özgürlük Değil Şeytan’a Tutsaklık
AZERİ YAZARLAR
Muhammed Mustafa

Evroviziyon-Gaylar, İnsanlığı çökertmeye yönelik sinsi planlar
Meşedi Natıq

Gənc Hüseynin anası Zəhraya və bacısı Rüqəyyəyə ünvanladığı məktub
Tural Əli

Zindanda bir gün...
Emin Gənciyev

AYIL EY AZƏRBAYCAN !!!
Emin İmanlı

Dinin gövhər və sədəfi
Gönül İsmayılkızı

Təhqir edilən ŞƏHİDLƏR
Hacı Arzu

Açıq!
Devran Abdullah

Quba aksiyası ilə inanclıların aksiyalarını birləşdirən məqamlar var
Kənan Rövşənoğlu

AZƏRBAYCANDA RUHANİLİK
Vüsal Hətəmov

Hər zadı tərsinə ölkəm…
Ali Caferi

Ölümüzü dəfn etməyə bir molla var?ali
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat