Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Başörtülü diye ödül vermediler !... | SGK’dan ‘avuç içi damar izi' uygulaması | Kılıçdaroğlu: Terörle hiçbir yere varılamaz | KESK: "Bütün kamu emekçilerini 23 Mayıs'ta greve bekliyoruz." | Rüstəm İbrahimbəyov Azərbaycanı qəddar diktaturalarla müqayisə etdi | Nicat Əliyevin evində axtarış aparılıb | Polis 10-dan çox aksiya iştirakçısını saxlayıb | İran 104 yıl sonra Hazar Denizi'nde petrol buldu | ''Öcalan bizim için katil değil liderdir!'' | Yemen'de intihar saldırısı: 100 ölü ,300 yaralı |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Hüseyin Tugay

Suçluyu Irak’ta mı Arıyorsun?
FATİH KAHRAMANİ

OLMAYAN SEVGİLİYE
Hüseyin Tugay

Kim İçin Yaptınız İşe Yaramayan Devrimleri?
Mustafa K.Taşpınar

DUA
Habib YAZAR

Kur'an Geldi, Fakirlik Kalktı
Serdar GÜNDOĞDU

KÖRLER ve SAĞIRLAR
Ali Mert

BİR ANAYASA TEKLİFİ DE BİZDEN-IV-
Ebuzer GÖKTAŞ

Dünya Müslüman Kadınlar Günü
Leyla GÖK

ERKEK VE KADIN
Feride Aliyeva

ANNEM
Öztürk ADIYEKE

YOBAZLIK MI, CEHALET Mİ, UŞAKLIK MI BİLİNMEZ
Aliekber Kocaaslan

TEPKİSİZLİĞE TEPKİ
Zehra Kıran

BAZEN
Arzu ÇETİNKAYA

FATIMA'NIN (S.A) ŞEHADETİ
Mehmet DEMİRER

BİR OLUP ÇÖZELİM KÖRDÜĞÜMÜ
HASİBE YEŞİL

HAZAN YAPRAĞININ SON BAKIŞI
Masume ZÜLFİKAR

GÖNLÜMDEKİ HUMEYNİ…
ALINTI YAZILAR
Ertuğrul ÖZKÖK

Suriye'de Durum Bize Anlatıldığı Gibi Değilmiş!
İsmail MÜFTÜOĞLU

Yalnız Kalan Şövalye
Muharrem Bayraktar

Suriye’de işler karıştı
Orhan Dede

Suriye’de suni isyan
Bülent ESİNOĞLU

Mafya Neden Kapı Pencere Kırar?
M. Hilmi Yıldırım

Uluslararası toplum, uluslararası yalandır
Türker ERTÜRK

Yetki ABD'den
Murat ÇABAŞ

İstihbarat paylaşımı Türkiye’nin aleyhine
Hüsnü Mahalli

CIA yalancısı
Semih İdiz

Dışarıda bizi sıcak bir yaz bekliyor
Prof.Hüseyin Hatemi

Anayasa'da Millet ve Vatan kavramları
Mehmet Ali GÜLLER

Kosova’da Gerilla Eğitimi!
Sabahattin Önkibar

Genelkurmay AKP ve ABD’yi korumak için yalan mı söyledi?
Abdulbari Atvan

Nakba’nın 64. yıldönümü
Fikret Ertan

Netanyahu'nun Filistin Devleti...
Ali Haydar Aksal

Stratejik ortağımızı Abede Mekke ve Medine'ye kamikaze temrinleri...
Özcan YENİÇERİ

CFR’nin Türkiye’ye yeni rol önerisi
Mehmet UYSAL

Kilis'e Rahmet Olarak Gelen Muhacirler
Hasan DEMİR

"Dünya lideri Erdoğan!"
Taha Kılınç

“Allah’ın demokrasisi” ?!
Yusuf Karaca

Kıblesi Beyaz Saray olanlar
Zeki Ceyhan

ABD'nin Uludere itirafı!
Akif Emre

Bir dalga kıran olarak Suriye olayları
Pepe Escobar

Yaşasın Körfezli Gayrimeşru Çocuklarımız
İbrahim Karagül

İsrail uçağını kovduk!
Ali Bulaç

'Türkiye İslamı'nın üç versiyonu
Arslan Bulut

"Yunanistan gibi oluruz" neyin itirafı?
Savaş SÜZAL

NATO zirvesi sonunu bekleyin
Deniz Ülke Arıboğan

Suriye'de El Kaide devrede !
Aziz Karaca

Ehl-i Sünneti ehl-i zillete dönüştürenler
İsrafil K.Kumbasar

Mekke’ye bombaya bir sözünüz yok mu?
Levent GÜLTEKİN

Uludere’de kimin başına çorap örülüyor?
Barış Doster

Suriye ve Tarih Dersleri
Ahmet TAKAN

Başbakan Erdoğan’ı üzen "Suriye" anketleri...
ANKET

Yönetici :..

İslami İran Avrupa ülkelerine karşı yaptırımlarını kaldırmalı mı?

Seçenekler
A)evet. kaldırmalı
B)hayır. kaldırmamalı

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 
 
Sudan
 
 
Seneler boyu otoriter diktatörlük yönetimlerin pençesinden kurtulamayan Sudan...

16-11-2010

Seneler boyu otoriter diktatörlük yönetimlerin pençesinden kurtulamayan Sudan birçok kez savaşlara, kuraklığa, kıtlıklara, kardeş kavgalarına sahne olmuştur.

Toprak genişliği bakımından Afrika’nın en büyük ülkesidir. Yüzde 95'i Müslüman olan nüfusun büyük bir kısmı açlık ve sefalet içinde yaşamaktadır, ükenin resmi dili Arapçadır, yüzölçümü 2 milyon 506 bin kilometre kare toprakların yüzde 98'i kuraklık iklimlerin etkisi altındadır, o alanlarda hemen hemen hiçbir şey yetişmez, ancak güney den kuzeye doğru uzanan Nil nehri kıyılarında yer yer yeşillik alanlar mevcuttur, nüfusun yoğun olduğu o bölgeler de bağımsızlık yıllarından bu yana daha çok Arap kökenli halkın yerleşik olduğu bölgelerdir, çeşitli etnik guruplardan oluşan 41 milyon nüfusu topraklarında barındıran Sudan'ın komşuları: Mısır, Libya, Çad, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kongo, Uganda, Kenya, Etiyopya ve Eriterya, ayrıca ülkenin doğusunda yer alan Kızıl deniz kıyılarında 600 kilometrelik sahil şeridi vardır, resmi statüsü İslam Cumhuriyeti olan Sudan'ın başkenti Hartum’dur.

Sudan, petrol sevdası ve para hırsı ile milletleri parçalara bölen, onları aç susuz bırakan batılı emperyalist devletlerin zulmüne uğrayan Afrika devletlerinden sadece bir tanesidir. Bugün Irak'ta, Afganistan'da işlenen vahşetlerin daha beterleri işlendi bu ülkede.

Her ne kadar aya ilk ayak basan Amerikalı olmuş ise, Sudan'a ilk ayak basan İngiliz’dir. 1898 yılında İngilizler Lord Kitchener komutanlığında Sudan'da Mehdi, yani halefi yönetimine son vermek için geniş çapta bir güç gönderdi. Maksat oradaki sözde diktatörlüğü durdurmaktı. O diktatör'de Muhammed Ahmad ibn Abdullah’tı. Bu adam ülkesinde batı sömürüsüne şiddetle karşı çıkıyordu. Tek arzusu halkı bilinçlendirmek ve onları bir araya getirip batılıları ülkesinden kovmaktı. Muhammed Ahmad aynı zamanda kendisini Hz. Muhammed'in soyundan geldiğini yani halefi konumunda olduğunu iddia ediyordu. İngilizler bunu bir propaganda malzemesi olarak kullandı ve oradaki Şii ve Sünni halkları bir birine kışkırttı. Ancak esas amaç Mehdi yönetimini devirmekten öte, kuzey ve doğu Afrika'daki İngiliz hâkimiyetini daha da genişletmekti. İngiliz'lerin yöredeki sömürü macerası, daha doğrusu koloni etkinlikleri daha evvel Mısır'da başlamıştı zaten. Mısır'dan sonra o bölgede İngilizlere direniş gösteren tek ülke Sudan kalmıştı. Ayrıca Sudan'ın ortasından geçen Nil nehri çok önemliydi İngilizler için. Nil nehrine hakim olmakla doğu Afrika'da artan direnişleri bastırma girişimleri büyük ölçüde kolaylaşacaktı, bu yüzden Nil nehrinin stratejik önemi büyüktü.

1899 yılında Mehdi yani Halefi rejimi devrildikten sonra İngilizler Mısır'la birlikte Sudan'ın yeni yönetimi konusunda ortak anlaşma yaptılar. Bu anlaşma Anglo- Mısır-Sudan adı altında 1956 yılına kadar fiilen devam etti. Ancak ülkenin güneyinde yaşayan azınlıklar arasında kavgalar durmamıştı. Üstelik Mısır'daki baskılardan kaçıp Sudana ve diğer komşu ülkelere yerleşen Arap kökenli halkın sayıları git gide artmaya başlamıştı. Kaçan insanlar zaman, zaman o ülkelerde Şii, Hıristiyan ve Sünni kavgalarına karıştılar. Daha sonra bunların arasına ülkede ikinci büyük azınlıkta olan Tinkalar da karıştı. Diğer taraftan İngilizler kurdukları yeni yönetimle bir başarı elde edemediklerinin farkına varmışlardı. Kavgalar arasında özellikle batılı Hıristiyan misyoner ve işadamlarından can kaybı artmaya başladı. İngilizler bu sefer Fransızları da devreye sokmak istediler, Fransızlar bu tekliflere pek sıcak bakmadılar.

Toplumsal huzursuzluk ve kargaşalar Sudan'da bir süre böyle devam etti. Daha sonra 1920 ve 1930 yılları arasında Sudan'da yeni kutuplaşmalar oluşmaya başladı. Bir tarafta batı karşıtı, milliyetçi muhafazakâr akımlar, bir tarafta Mısırı destekleyen daha doğrusu batı'dan beslenen, hali vakti yerinde olanlar... Bu halklar arsında büyük silahlanmalar oldu. Ülkenin doğal kaynakları, petrol kuyuları yağmalandı. 1952 yılında uluslararası baskıların da etkisinde kalarak İngiltere Sudan'a kısmen bağımsızlık vaatlerinde bulundu. O açıklamayı hemen seçimler izledi ve kısa adı UMMAH olan İslam demokrat partisinin yönetim kadrosunda tekrar Mehdi soyundan gelen "Seyyid Abdurahman el-Mehdi" başbakan olarak görev aldı. Rahman el-Mehdi hem yarı Sudan kökenli hem de Mısır'ın o dönemdeki başbakanı olan Muhammed Naguib'in akrabası olarak biliniyordu. Bu yeni başbakan Sudan'ı tamamen Mısır'la birleştirme özlemi içindeydi ancak onun hükümet dönemi de uzun sürmedi.

Ve neticede 25 Mayıs 1969'da yönetime bu sefer general Jaffar Muhammed Numeiri el koydu. Muhammed Numeiri ülkede siyasi partilerin hepsini yasaklandı. Daha sonra orduda bölünmeler baş gösterince Numeiri yeni bir sol parti kurulmasına müsaade etti. Bu partinin adı "Devrimci Komando Partisi" idi. Bu parti Sudan'ın yeni ismini "Demokratik Sudan Cumhuriyeti" olarak dünyaya ilan etti. Yeni isim alan Sudan, eski Sovyetler Birliği ve Arap dünyası ile münasebetlerini geliştirdi. Ülkede artan Rus etkisini azaltmak amacıyla İngiliz ve Amerikalılar bir başka General olan Babiker el-Nur Osman’ı galeyana getirip 19 Haziran 1971'de yeni bir darbe yaptırarak ülkeyi tekrar yeni bir çıkmaza sürüklediler. Ülkede eşine rastlanmayan şekilde kan döküldü. Nil nehrine atılan binlerce siyah cesetler komşu ülkelerden bembeyaz şekilde toplandı. Zaman zaman olaylara karışan Amerikalılar, ülkede 10–15 Amerikalı öldü diye kocaman ülkeyi haraca kestiler ve borç senetleri ödenmedi diye ülkenin petrol gelirlerine el koydular.

Zaten açlığın, yoksulluğun, kuraklığın içinde kıvranan ülke ekonomik bakımdan tamamen iflas etti. Dünya bu vahşetlere hep sessiz kaldı. Sudan dünyada işlenen insanlık ayıbının, hayal kırıklığının başülkesidir. Normal şartlarda bu ülkede şimdi 70 milyon insan yaşaması lazımdı. Yani aradan geçen 115 yıl içinde 30 milyon insan kayıp olmuştur. Şimdiki Afganistan ve Irak'ta yaşanan olaylar bunların yanında küçük kalır. Artan trajik olayları bastırıp dünyanın dikkatlerini başka yerlere çekmek için bir yandan da uçaklarla havadan un torbaları atıldı. Birleşmiş Milletlerin kamyonları ülkede zaman, zaman yiyecek dağıttı. Televizyon kameraları dünyaya sadece bunları görüntüledi, esas olayların gerçek yüzü dünyaya gösterilmedi.

1983 yılında daha radikal bir yönetim yeniden Sudan'a hükmetmeye başladı. Bu yüzden güneydeki Hıristiyan azınlıklar tekrar ayaklandı, bu sefer kendini "Devrimci İslam Örgütü" şeklinde ilan eden yeni bir grup ortaya çıktı. Orduya islamcı akımlar girdi. Paniğe kapılan Numeiri ülkede sözü geçen ruhani liderleri, şeyhleri devreye soktu, fakat başarılı olamadı... Kendilerine Devrimci İslam Örgüt adını veren örgüt üyeleri zorla yönetim kadrosuna girdiler. Örgütün lideri Mahmud Muhammad Taha tutuklanıp idam edildi. 1983 yılı sonunda Numeiri kendisini molla ilan etti. O İran’da olduğu gibi yeni bir şeriat sistemi kurmak istiyordu. Ancak bu inandırıcı gelmedi, halk onu daha çok devrimci komunist olarak tanıyordu. Sürekli taktik değiştiren Numeiri'nin yaptığı son hamleler ülkede İslami yönetimi tamamen ikiye böldü, karşı cepheye savurduğu tehditler ülkede yeni bir kargaşa ortamı yarattı,

1984'de ardı arkası kesilmeyen grevlerin ardından borç almak için Amerika'nın yolunu tutan Numeiri'i dönüşte yeni sürprizler bekliyordu. Aslında Amerikan bankaları ona borç vermek için çağırmamışlardı... Numeiri tuzağa düştüğünü çok geç anladı.

Amerika'dan döndüğü gün yönetime el koyan general "Abdurahman Muhammed Sivar el-Dahab", Numeiri'nin Mısır'a sürgün edilmesini açıkladı. Mısır'a yerleşen Numeiri'nin parti teşkilatı tamamen fes edildi. Başa geçen yeni cunta rejimi general Siwar el-Dahab'ı yeni başbakan olarak atadı. Bunun görevi ülkede var olan bütün partileri, aşiret reislerini, ruhani liderleri, kısacası halkı temsil eden bütün kurumları davet edip ülkede yeni bir barış ve huzur ortamı tesis etmekti ve neticede başardılar. Bütün liderler bir araya toplanıp oy birliği ile mayıs 1986'da eski DUP partisinden Ahmad Ali el-Mirgani Cumhurbaşkanı, ve ülkede ılımlı tavırlarıyla tanınan, ve değişik görüşlerde insanları bir araya getirme konusunda oldukça başarılı olan Mehdi lider, Sadık al Mehdi adında yeni bir başbakanı göreve getirdiler. 1988 yılında yeni hükümet ile güneyde sürekli ayaklanan Hıristiyan ve Tinkalar arasında bir barış anlaşması imzalandı. Bu anlaşma uzun sürmedi. 30 Haziran 1989'da yeni bir askeri darbe yapıldı. Ömer el-Beşir adında bir general ülkede yapılan anlaşmaları hiçe sayarak barış konusunda sarf edilen o kadar emekleri bir kenara atarak siyasi partilerin hepsini yasakladı.

"Milli kurtuluş ve Devrimci Komandolar" adı altında 15 generalden oluşan konsey, yeni bir yönetim sistemi ilan etti. Halk sokaklara döküldü, balta satır gibi eline kesici aletleri alan azınlıklar arasında çatışmalar tekrar alevlendi. Kendisini aynı zamanda Cumhurbaşkanı ilan eden General Ömer el-Beşir, o çatışmaları birkaç gün içinde bastırabildi. Ülkede çok kan döküleceğini anlayınca önceki yayınladığı yasakları tamamen geri çekti ve yeni bir seçim takvimi ilan etti. Şeriat kanunları konusunda ilk başta esnek davranan general el-Beşir yönetimi ülkede kalıcı bir barış sağlayamadı. 1991 yılında yeniden kurulan milli güvenlik kurulu daha önce yarım kalan şeriat kanunlarını yeniden yürürlüğe koymak istedi. 1993 yılında el-Beşir rejimine yönelik yapılan çeşitli darbe girişimleri başarılı olmadı. 2000'li yıllara kadar devam eden el-Beşir dönemi boyunca güney Sudan'da yaşayan azınlıklarla yapılan bütün anlaşmalar kuzeydeki dindar gruplar tarafında sabote edilince, güneyde tırmanan şiddet ve iç savaşlar ülkenin batısında yer alan Darfur bölgesine de sıçradı. Artan kuraklık ve susuzluk nedeniyle 2000'li yılların başlarında Sudan'da yeni bir savaş dalgaları patlak vermeye başladı. 2003 yılında doruk noktaya ulaşan iç savaş ve kuraklık yüzünden Sudan'da resmi kayıtlara göre 300 bin insan hayatını kaybetti.

Darfur Savaşları

Sudan'ın batısında yer alan ayrıca Fur'ların memleketi olarak bilinen Darfur toprakları, bundan 200 yıl önce köle ticaretinin yapıldığı bölgelerden bir tanesiydi. Darfur, milat'tan önce Afrikalı kökenlerden Daju ve Tungur kavimlerinin yaşadığı önemli bir bölge idi. Doğa inançlarına mensup Afrika zencilerinin kutsal saydıkları topraklar 1874 yılında İngilizlerin yardımı ile Mısır tarafından işgal edilmişti. O dönemlerde İngilizler Mısır'lı sultan Muhammad Ahmad'ı buraya tayin ettiler. İngilizlerin esas amacı Sudan'daki Arap kökenli Müslümanları bu bölgeden uzak tutmak ve daha sonra Darfur'u Sudan topraklarına katmaktı, ancak yapılacak daha çok iş vardı İngilizler için. Çünkü Sudan henüz daha alınmamıştı, daha doğrusu Darfur'dan Nil nehrine ulaşmak için Sudan'ı bir an önce İngiliz egemenliği altına almak gerekiyordu. Afrika'nın diğer bölgelerinden buraya getirilen kölelerin Nil nehri üzerinden dünyanın diğer ülkelerine teknelerle dağıtım yapılıyordu. Aynı zamanda burada çok kıymetli maden ve petrol yatakları çıkınca İngilizler bu bölgeyi de Sudana katmak istediler. Bu kararlara karşı çıkan sultan Muhammed Ahmed, 1916 yılında İngilizler tarafından öldürülünce Darfur resmen Sudan'a katılmış oldu. 1956 yılında Sudan bağımsız olunca İngilizler Darfur'u resmi olmayan üç bölgeye ayırıp bağımsızlık verdiler. 490 bin kilometre kare topraklardan oluşan Darfur'da 3 buçuk milyon insan yaşıyordu, kuzeyde "Samallar" Güneyde "Janublar" ve Batıda "Garplar" olmak üzere üç özerk bölgeye ayrılan Darfur bölgesi resmi özerklik statüsüne ancak 1994 yılında kavuşabildi.

Çat ve Libya'ya komşu olan Darfur bölgesinde iki ayrı özerklikte zengin petrol kuyuları çoğalmaya başlayınca İngilizler tekrar bu bölgeye el atmak istediler. Garp'ların yoğun olduğu Abjei bölgesinden inşa edilen petrol boru hatları Sudanın içinden de geçerek kızıl denize ulaştı. Ancak 2004 yılında bu bölgede yeni çatışmalar çıkınca İngilizler hala sömürdükleri bölgeleri kaybetme korkusuyla İngiliz yanlısı Garp ve Janup halklarını silahlandırıp Sudan’daki Müslüman halklara karşı kışkırttılar. Sudan’ın içinden geçen boru hatları Şii ve Sünni Müslümanlar tarafından zaman zaman sabote edildi. İngiliz Shell firması büyük maddi kayıplar verince güneydeki Hıristiyan halkın Kuzey Sudan'a olan nefreti daha da arttı. Güney ve kuzey arasında kanlı savaşlar başlayınca Sudan hükümeti tarafından desteklenen guruplar Darfur bölgelerine füze saldırısı yaptı. Buna son derece sert tepki veren İngiliz hükümeti Birleşmiş Milletleri devreye soktu. Her ne kadar savaşın adı etnik çatışma olarak dünyaya yayılsa da 2004 yılında Darfur'da çıkan kanlı savaşların başrol oyuncusu İngilizler ve Amerikanlar idi. Bilindiği gibi Amerika körfezde hem Irak'la savaşıyor hem de Afganistan'da batı karşıtı olan Taliban rejimini devirmek istiyordu. Bir de Sudan araya girince bu sefer Sudan'daki dindar gurupların, hem Filistin’deki Hamas'a hem de Afganistan'a sığınan Bin Laden'e yardım ettiklerini yaydı. Böylece Sudan halkı bitmek tükenmek bilmeyen yeni savaşların içine tekrar sürüklendi.

Kesin rakamlar olmamakla birlikte 2003 ve 2005 arasında Sudan'da yaklaşık 300 bin kişi hayatını kaybetti. Rakamları hem uluslar arası af örgütü Amnesty international hem de dünyanın çeşitli yardım kuruluşları doğruladı. Kuraklık, açlık, doğal afetler ve Mehdi hareketinden İslam devrimlerine kadar yaşanan süreçte ölen insanların sayısı bu rakamlar arasında zikredilmemiştir. 1956'da birleşik krallıktan ayrılıp bağımsızlığını kazanan Sudan aslında 200 yıl boyunca gerek toplumdaki cehalet yüzünden gerekse batılı emperyalist devletler yüzünden insanlık ayıplarına sahne olmuştur. Batılılar bir ülkeye bağımsızlık tanısalar bile kendi çıkarları için o ülkenin yakasını bırakmazlar. Zira bağımsızlık bazı ülkeler için kâğıt üzerinde kalmış anlamsız bir ifadedir.

Gezmek.org

 

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

26/04/2012 - 07:57 Üzerinden uçak geçmesi yasak!/FOTO

24/04/2012 - 03:11 Bahreyn’de İngiliz televizyon ekibine gözaltı

05/04/2012 - 12:24 Allah'ın Evi Kabe'nin Özellikleri - Foto

30/03/2012 - 08:36 Saraybosna: Yıkım ve diriliş /FOTO

28/03/2012 - 05:43 Ateşten bir göl / FOTO

05/03/2012 - 11:09 100 yıl önce 100 sonra İstanbul....

20/02/2012 - 02:11 Kıtlık sonrası Somali

17/02/2012 - 02:50 Hocalı katliamı Taksim'de sergileniyor

10/02/2012 - 04:34 Dünyanın en büyük toprak camii

09/02/2012 - 05:30 Almanya'da bir cami tarihi eser ilan edildi

06/02/2012 - 02:55 Necef-Kerbela yolunda 80 kilometre yürüdüm, yadıma bu sözler düştü.

01/02/2012 - 03:04 Garip İmamların Türbesi Askeriyeyn (a.s) - Foto    

24/01/2012 - 02:49 Hüseyn-i Meşreb Nijeryalılar! -Foto-

12/01/2012 - 08:10 'Fetih 1453' Yunanları öfkelendirdi

02/01/2012 - 11:06 Hz. Fatıma'nın çeyizinde neler vardı?

24/12/2011 - 02:38 LÜBNAN

23/12/2011 - 10:24 Tsunami'de kayboldu, 7 yıl sonra geldi!

09/12/2011 - 11:59 Cüppeli Ahmet:"İnşallah emniyet ve savcılık, zulüm yapmaz"

23/11/2011 - 05:17 CIA'ya Hizbullah darbesi: Hedef Beşşar Esad mıydı?

12/11/2011 - 02:38 Irak'ın yağmalanan kütüphaneleri

01/11/2011 - 03:17 Hollywood, ahlaki çöküşün aracı

26/10/2011 - 06:26 Vizematik ile sıra artık beklemek yok

16/10/2011 - 02:02 Suriye politikasından kaygılar!

08/10/2011 - 03:40 Hz. Mehdi (a.f) Hükümeti ve  Kum Kenti

29/09/2011 - 03:48  İşte Akdeniz'deki petrol rezervi!

07/09/2011 - 09:57 5.300 Yıllık Mumyanın Bilinmeyenleri +Foto

07/09/2011 - 09:52 21.Yüzlyılın En Büyük Kültür Cinayetine Bir Bakış

18/08/2011 - 11:15 Meydan-ı İmam'ı görmeyen ne gördü ki!

14/08/2011 - 11:46 Bakiy

13/06/2011 - 10:46 Necef i Eşref- 2012 İslam Dünyası Kültür Başkenti -FOTO-

09/06/2011 - 01:16 İran'da 3000 yıllık tarihi eser: Hızır Peygamber(s.a) Dağı-FOTO

09/05/2011 - 10:19 Darusselam Çocukları-FOTO

06/05/2011 - 10:48 Hz. Ayetullah Seyyid Necefi Maraşi  Halk Kütüphanesi

14/04/2011 - 08:14 'Mescidi Nebevi ' den görüntüler

07/04/2011 - 10:33 Devrim sonrası Mısır

01/04/2011 - 04:59 Hz. Yusuf dizisinin yönetmeni:"Sinema Hakk'a hizmet etmelidir!.."

30/03/2011 - 08:52 Genel Hatlarıyla, Libya

15/03/2011 - 01:51 İslam dünyasının en büyük üçüncü kütüphanesi – Foto

04/03/2011 - 03:25 Bahreyn İntifada ve Ayaklanmasından Görüntüler-Foto-

01/03/2011 - 02:20 Ayetullah Hamanei: Sanatın en güzeli, “İslâmî” olanıdır- FOTO

07/02/2011 - 10:46 Mevlana’nın ‘Gel’ çağrısı rekora gidiyor

06/02/2011 - 09:22 Tunceli’de gerginlik

03/02/2011 - 03:30 Hz. Peygamberimizin(s.a.a) rihlet yıl dönümünde  kutsal  ''NECEF ve KUM'' kentlerindeki matem proğramından görüntüler

26/01/2011 - 02:36 Tunus ve Şialar

26/01/2011 - 01:19 ERBAİN GÖRÜNTÜLERİ -KERBELA-2011

12/01/2011 - 10:54 Hz.Rugayye'nin  (s.a) Pak Kabri-  ŞAM

04/01/2011 - 09:41 İran'da ''Yeşil Fitne''  hareketine karşı , Rehber Hamanei'ye destek yürüyüşü

29/12/2010 - 09:29 "İran’ın da bombası var!.."

27/12/2010 - 10:35 İmam Hüseyin (a.s)'ın hareminin içi - FOTO

27/12/2010 - 08:55 Zımbave  Ve   Bosna'da ''Muharem Matem Merasimi''  Görüntüleri

27/12/2010 - 08:29 İmam Hüseyin (a.s)'nın Türbesi  İçin , Kum'da Yapılan 'Altın Parmaklıklar'

16/11/2010 - 13:51 Arnavutluk

16/11/2010 - 13:49 Sudan

08/11/2010 - 09:28 İstanbul Barosu'nun yeni başkanı Ümit Kocasakal

15/10/2010 - 15:57 Nijer

15/10/2010 - 15:56 Umman

30/09/2010 - 18:34 Terör örgütü PKK eylemsizlik kararını bir ay uzattı

30/09/2010 - 09:46 Soğuk hava ve sağanak yağış geliyor..

09/09/2010 - 11:51 700.000 bin kişinin kimliği yenilendi

31/08/2010 - 11:59 Cemkeran Camisinde İhya Gecesi - FOTO

31/08/2010 - 11:37 Muttakilerin Mevlası Hz. Ali’nin (a.s) Mukaddes Türbesi -FOTO

24/08/2010 - 11:09 Müslüman Ülkelerde Mübarek Ramazan ayı - FOTO

05/08/2010 - 08:37 YAŞ kararları şaşırttı!..

01/08/2010 - 13:46 Müslümanların  kendisine has harikalarından yedi camisi - FOTO

07/07/2010 - 17:50 İslam Ülkeleri-Afganistan

01/07/2010 - 08:36 Resimlerle dünya camileri - FOTO

27/06/2010 - 09:43 Hz.Ali (a.s)'ın dünyaya teşrifinde Kabe'nin yarılması ebedi mucizedir - FOTO

04/06/2010 - 15:19 İmam Humeyni'nin(r.a) Kum'daki evi - FOTO

26/05/2010 - 07:41 Türkiye genelinde hava sıcaklıkları 3-5 derece artacak

16/05/2010 - 08:19 Kum’daki Haşim oğulları Sokağı Sergisi (FOTO)

29/04/2010 - 12:23 Dört Masum İmamın Kabrinin Olduğu Cennetü'l Baki Mezarlığının Tarihçesi (Foto)

27/04/2010 - 10:24 Nuh'un Gemisi Ağrı'da bulundu mu? - FOTO

24/04/2010 - 09:56 Tac Mahal ve Şah Cihan-FOTO

16/04/2010 - 07:33  Hz. Hızır’ın (aleyhi selam) Kum’daki İbadetgâhı (FOTO)
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
ABDULLAH ÖZGÜR

Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
MEHMET YETKİN

Bahreyn ve Halk Kıyamı
MUHAMMED AK

Şaşırıp kalmışız!
MUHSİN KÜÇÜKER

İKİ ALİ ÜNAL MI?
Abdulkadir Çuhacıoğlu

AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
KEMAL KEMAHLI

ALİ ÜNAL’IN, ŞİA VE İRAN YANILGILARI
MEHDİ AKSU

SEYYİD ALİ HAMENEİ VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-3
Hüseyin TAŞ

İslam İnkılâbını Anlayamama Sorunu
Betül Hanzala

Mısır’da Devrimci Halk ve Uzlaşmacı Liderler
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİNCAN OLAYI VE BİR HUKUK SKANDALI
Mikail GÜREL

En Büyük Kusur Kibir ve En Büyük Allah
RIZA BAKIRLI

AKLIN ÖNÜNDE SET OLUŞTURMAK
Rahmi Onurşan Rahmani

Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)
HAZIM KORAL

SIFFİN SAVAŞI
Bilgehan Ova

SANAT YAZILARI (II)
FUAT TÜRKER

Özgürlük Değil Şeytan’a Tutsaklık
AZERİ YAZARLAR
Muhammed Mustafa

Evroviziyon-Gaylar, İnsanlığı çökertmeye yönelik sinsi planlar
Meşedi Natıq

Gənc Hüseynin anası Zəhraya və bacısı Rüqəyyəyə ünvanladığı məktub
Tural Əli

Zindanda bir gün...
Emin Gənciyev

AYIL EY AZƏRBAYCAN !!!
Emin İmanlı

Dinin gövhər və sədəfi
Gönül İsmayılkızı

Təhqir edilən ŞƏHİDLƏR
Hacı Arzu

Açıq!
Devran Abdullah

Quba aksiyası ilə inanclıların aksiyalarını birləşdirən məqamlar var
Kənan Rövşənoğlu

AZƏRBAYCANDA RUHANİLİK
Vüsal Hətəmov

Hər zadı tərsinə ölkəm…
Ali Caferi

Ölümüzü dəfn etməyə bir molla var?ali
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat