İçinde Kurban bayramının da bulunduğu Zilhicce ayı, mübarek ayların en önemlileri arasında yer almaktadır. İslam Peygamberin’den (s.a.a) bu ayla ilgili şu hadis nakledilmektedir:
“Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan ibadetler diğer aylarda yapılan iyi amellerden, Allah nezdinde daha makbuldür”.
Zilhicce’nin dokuzuncu gününe “Arefe günü” denir, Zilhicce'nin Onuncu günü ise Kurban bayramıdır.
Allahu Teala Fecr Suresinde şöyle buyurmaktadır:
“Fecre yemin olsun. On geceye yemin olsun. Hem tek’e hem çifte yemin olsun. Gelip geçen geceye yemin olsun. Bütün bu anlatılanlarda, akıl sahipleri için bir yemin vardır.”
Allahu Teala istediği şeye yemin eder. Dağa, aya, güneşe vb. Yüce Allah burada önce “Fecr’e” yemin etmiştir. Fecr burada, Gece karanlığı çatlayıp sabahın beyazı zâhir olması anlamındadır. İşte o zamana, insanları karanlıktan aydınlığa, kederden sevince götüren vakte, Cihan karanlıktan aydınlığa tebessüm ettiği en neşeli ân’a, Mevlâ Celle Celalühu yemin etmiştir.
Denilmiştir ki; “Fecr”den murad, Kurban Bayramı’nın sabahıdır. Bu anlamda “Fecr” lafzıyla özellikle Kurban Bayramı gününün şafak vakti murad edildiği söylenmektedir.
“Ve on geceye yemin olsun.”
Buradaki on geceden murad Zilhicce Ayı’nın ilk on gecesidir. Yani Kurban Bayramı’ndan önceki on gecedir.
Allahu Teala’nın on gün değil de on gece buyurmasının sebebi, günlerinin dokuz olmasındandır. Onuncu gün bayramdır. Geceler ise önce geldiğinden on gece tamam oluyor.
Tefsir Âlimleri; Araf Süresi 142. Ayette geçen, “Musa ile otuz gece (Bana ibadet etmesi için) sözleştik ve buna on gece daha kattık. Böylece Rabb’inin tayin etitiği vakit kırk geceye tamamlandı.”
İslam Peygamberin'den bu On gün ile ilgili şöyle rivayet edilmiştir:
-On gece Kurban Bayramı’ndan evvelki on gecedir.
Mevla Tealâ bu günlerin kıymetine faziletine yemin etmiştir.
Yine bu bağlamda İslam Peygamberinden şöyle nakledilmiştir:
-”Allah Tealâ’nın yanında Zilhicce’nin ilk on günü kadar makbul ve faziletli başka bir gün yoktur.”
Sahabelerinden bir grup Peygamber efendimize şöyle sordular:
-Ya Rasûlüllah! Onun benzeri bir gün, Allah Tealâ’nın yolunda cihadda da yok mudur? Buyurdular ki:
-”Onda da yoktur. Meğer ki malıyla ve canıyla Allah Tealâ’nın yolunda cihada çıkıyor, vuruyor, vuruşuyor ve onlardan hiçbir şeyle dönmüyor. Ancak bu hariç.
Rasulüllah (s.a.a) zamanında bir adam vardı. Çalgıyı severdi. Ancak Zilhicce Ayı’nın hilali göründüğünde, sabahına oruçlu olurdu. Durum, Rasûlüllah’a anlatıldı. Adamı getirdiler. Peygamber efendimiz ona sordu:
-Bu günlerde oruç tutmana sebep nedir?” Şöyle dedi:
-Ya Rasûlallah! O günler hac ibadetinin yerine getirildiği ve Haccın yapıldığı günlerdir. Hacılar orada duâlar okurlar, istedim ki Yüce Allah onların duasına beni de ortak etsin.
Bunun üzerine Efendimiz şöyle buyurdular:
-Bu on günde tuttuğun oruçların her bir günü için yüz köle azâdı ve o kadar da deve kurban etmek sevabı alırsın. Ve ayrıca Allah Celle Celalühu yolunda üzerine binilip savaş edilen yüz at yetiştirmeye denktir. Terviye günü bin köle azadı sevabı, bin deve sadaka etmek sevabı ve bin at sefere yollamış gibi sevap kazanırsın.
-Arefe günü olunca; senin için iki bin köle azadı sevabı, iki bin deve sadaka etmiş sevabı, ikibin de Allah Celle Celalühu yolunda üzerine binilip savaşa gidilen at bağışlama sevabı verilir.
Bütün bunların dışında Arefe gününün orucu, biri geçmiş biri de gelecek senenin olmak üzere, iki senenin orucuna denktir.
Bu on günde yapılan ibadet kadar, hiç bir günde yapılan ibadet Yüce Allah yanında daha sevimli olamaz.
Rivayetlerde şöyle denilmiştir:
Bir kimse, bu on günü değerlendirir ise, Mevlâ Tealâ o kişiye on ikramda bulunur. Şöyle ki:
-Ömrü uğurlu ve bereketli olur.
-Malında bereket olur, artar.
-Yüce Allah onun çoluk çocuğunu korur.
-Günahlarına kefaret olur.
-Yaptığı iyiliklere kat kat sevap alır.
-Ölüm halini kolay eder.
-Kabrindeki karanlık günlerine aydınlık verir.
-Mizanında iyilik tarafını ağır bastırır.
-Ahirette düşük hallerden, rezil ve zelil olmaktan kurtarır.
-Cennetteki derecelerini yükseltir.
“Zilhiccenin ilk günlerinde çok dua etmek, çok istiğfar etmek ve çokça sadaka vermek tavsiye edimiştir. Bu bağlamda İslam Peygamberi şöyle buyurmuştur:
“Zilhicce’nin ilk gününün sevabından mahrum kalanlara yazıklar olsun”
Zilhicce Ayı’nın ilk on gününde, Peygamberlere Yüce Allah'tan nice ikramlar gelmiştir. Bu anlamda gelen bir çok rivayetler vardır.
Nitekim İslam Peygamberinden şöyle nekledilmiştir:
-Zilhicce Ayı’nın on günü içinde, Yüce Allah Adem’e tevbeyi nasib etti. O’na tevbe, Arefe günü nasip oldu.
Kâbei Muazzama’yı İbrahim (as)bu günlerde yapmaya başlamıştır.
Kuranı Kerim'in Fetih Suresinin 18. ayetinde geçen Biat kelimesi, Rıdvan biatıdır ki, bu dahi Zilhicce’nin ilk on günü içinde olmuştur.
Gelelim diğer ayetlere
“Hem Teke, hem çifte yemin olsun”.
Tek lafzından Murad Allahu Tealadır. Çift lafzından murad ise Allah Teala'nın yarattığı mahlukattır. Adem ile Havva’dır, da demişlerdir.
“Gelip geçen geceye”.
Bundan murad ise Kurban Bayramı gecesidir. Bu arada kendi zatına Kurban Bayramı gecesine de yemin etmiştir. Bütün bu yeminlerden sonra da şöyle buyurmuştur:
“Bütün bu anlatınlarda, akıl sahipleri için bir yemin vardır”.
Evet, bunlar öyle olaylar öyle şeylerdir ki, bir akıl sahibinin; bunlara önem vermemesi, bunların feyiz ve bereketinden, hidayete erdiren özelliklerinden yararlanmaması, kuvvet almak istememesi ihtimali yoktur.