Lübnan'daki hak, özgürlük ve adalet mücadelesinin ve siyonizme karşı direnişin sönmeyen ışığı, İmam Musa Sadr'ın öyküsü İMAM MUSA SADR LİBYA’DA ZİNDANDA
32 yıl önce Libya’da iken ortadan kaybolan İmam Musa Sadr ve arkadaşlarının sağ oldukları ve Libya’da bir cezaevinde bulunduklarını söyleyen İmam Musa Sadr’ın oğlu bu hususta Muammer Kaddafi’yi suçladı.
Sadreddin Sadr devlete ait Ulusal Haber Ajansına Pazartesi günü özel bir röportajda yaptığı açıklamada babası İmam Musa Sadr, Şeyh Muhammed Yakup ve gazeteci Abbas Bedreddin’in halen hayatta olduklarını ve Kaddafi tarafından alıkonulduklarını söyledi.
Kaddafi’nin bu üç kişinin Roma’ya hareket etmek üzere Libya’dan ayrıldıklarını söylemesine rağmen İtalyan adli birimleri, Lübnanlı yetkililerin soruşturmaları ve eldeki diğer birçok bilgiye göre Libya’dan ayrılmadıkları ortaya çıktı.
Lübnan adli birimlerini de olayı yeterince soruşturmadıklarından dolayı suçlayan Sadreddin Sadr, bu ihmal ve ilgisizlik söz konusu olmasaydı daha sağlıklı sonuçlara ulaşılabileceğini söyledi.
31 Ağustos 1978 yılında Libya’da iken ortadan kaybolan İmam Musa Sadr Şii dünyasının en önemli otoritelerinden biri olarak kabul görüyordu. Mazlum ve mahrum insanlara yönelik faaliyetleriyle tanınan İmam Musa, Lübnan’da sivil savaşın ülkeyi harap ettiği yıllarda Müslümanlar ile Hristiyanlar arasında diyalogu tesis etmek için de çok çaba harcayan bir kişilik olarak biliniyor.
İmam Musa Sadr’ın Libyalı lider ve yetkililerle doğrudan herhangi bir bağı yoktu.Libya’da bulunuşunun sebebi İsrail’in Lübnan’ı işgaline karşı Arap ülkelerinde kamuoyu çalışması yapmak, destek sağlamak ve bu hususta liderler arasında işgale karşı bir zirvenin yapılmasını sağlamaktı.
İşgale karşı Arap ülkelerine yaptığı ziyaretler çerçevesinde Cezayir’de Devlet Başkanı Bumedyen’le yaptığı görüşmeden sonra Bumedyen’in işgale karşı destek sağlayabileceğini söylemesi üzerine onun önerisiyle Kaddafi ile görüşmelerde bulunmak üzere Libya’ya gitme kararı aldı.
İmam Musa Sadr ,beraberinde Şeyh Muhammed Yakup ve gazeteci Abbas Bedreddin olmak üzere Kaddafi ile Tripoli’de resmi bir görüşme yapmak için 25 Ağustos 1978 yılında Beyrut Havaalanından ayrıldı.
Eldeki bilgilere göre bu üçlü Shate otelinde ikamet ediyorlardı ve İmam’ın Libya’ya yaptığı ziyaret medyaya da hiç yansımadı ve bu süreçte onunla olan tüm bağlantı kesildi.Tanıkların verdiği bilgilere göre Kaddafi ile resmi görüşmesinin olduğu 31 Ağustos’ta görüşmenin yapılacağı yere gitmek için otelden ayrılarak resmi bir konvoyla hareket ettiler.
Görüşmenin 31 Ağustos’ta saat 13:00’te yapılacağını teyid etmesine rağmen Kaddafi bu görüşmenin hiç gerçekleşmediğini söyledi.
Fakat 31 Ağustos 2002 yılında Kaddafi, İmam Musa Sadr ve arkadaşlarının Libya’ya belirtilen tarihlerde hükümetin resmi daveti sonucu giriş yaptıklarını kabul etti, fakat orada ortadan kaybolduklarını söyledi.
İmam Musa Sadr ve arkadaşlarından o günden bu yana haber alınamıyor ve gerçeklerin ortaya çıkması için oluşturulan komisyonun Roma ve Tripolide yapmak istediği çalışmalar Libya hükümeti tarafından reddedildi.
Yapılan araştırmalar neticesinde İmam’ın Libya’yı kesinlikle terk etmediği ve Roma’ya da giriş yapmadığı ortaya çıktı. İtalyan savcıları iki farklı araştırma yaptılar ve Libya devletinin iddialarının temelsiz olduğunu söylediler.
30 Ağustos 2001 yılında Uluslar arası Af Örgütünün bu olayla ilgili yayınladığı ilk raporunda İtalyan soruşturma raporlarının aksine İmam ve arkadaşlarının Tripoliden ayrılmış oldukları ifade edildi.
Lübnanlı yetkililerde yaptıkları sert açıklamalarda İmam ve arkadaşlarının ortadan kaybolmalarından sorumlu olanların suç işlemiş olduklarını ifade ederek bu hususta resmi yollardan her tür girişimde bulunacaklarını ve tavır takınacaklarını söylediler.Fakat bu yönde şu ana kadar her hangi bir somut sonuçta yok.
İmam Musa Sadr 1928 yılında dini çevrelerde saygın bir konumu olan Sadr ailesinin bir ferdi olarak İran’ın Kum şehrinde doğdu.Ayetullah Sadr al Din al-Sadr’in oğlu olan İmam, şehid alim Ayetullah Muhammed Baqır es Sadr’ın da amcasının oğludur.
İlk eğitimini memleketinde yapan İmam ,daha sonra tahsil hayatını Fıkıh ve Siyasi Bilimler alanlarında Tahran Üniversitesinde yaptı ve 1956 yılında mezun oldu. Buradan mezun olduktan sonra dini alanda tahsilini devam ettirmek için önce Kum’a gitti ve sonra da Necef’e giderek Ayetullah Ayetullah Seyid Muhsin el Hekim ve Ayetullah Ebul Kasım Hoyi’nin talebesi olarak tahsil hayatını devam ettirdi.
Sadr ailesi köken olarak Lübnanlıdırlar.1960 yılında aldığı bir davet sonucu Lübnan’a giderek Şii Müslümanlar arasında önde gelen bir dini otorite oldu.İsrail işgaline karşı halkları bilinçlendirmede önemli bir rol oynayan İmam, Filistin davasının yılmaz savunucuları arasındaydı.
1969 yılında Yüksek Şii Konseyinin başkanlığına getirilen İmam, onlarca yıldır mazlum ve mahrum bırakılmış Şii kitleyi siyasi anlamda saygın bir konuma getirmek için önemli bir rol oynadı.
1974 yılında kurduğu Mahrumlar Hareketi ile Şii kitlenin ekonomik ve sosyal anlamda daha iyi yerlere gelebilmesi için yoğun çaba sarf etti.
Bugün hala faaliyetlerine devam eden onlarca okul, hastane ve dini kurumlar İmam tarafından kurularak güney Lübnan’da Şii Müslümanların hizmetinde faaliyet icra etmektedirler.
İmam ayrıca Lübnan’da İsrail işgaline karşı Emel Hareketi bünyesinde Lübnan Direniş Tugayları olarak ilk askeri direniş hareketini de tesis etti.
Yazarlar ve makalelerin
Yayınlanan haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda
rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir
rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.