Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Başörtü düşmanı uzaylı profesör konuştu! | Tehdit ve zorbalık İran’a işlemeyecek | İnanılmaz değişim! | Azerbaycan'da eşcinsellerin yürüyüşüne birkaç gün kaldı | WSJ İddiasına Erdoğan`dan sert yanıt | Kars məsələsi təsdiqləndi | “Dağlıq Qarabağ Respublikası”nı tanımağa çağırış ABŞ-dan gəldi | İmam Hamanei: Bugün iki düşmanla karşı karşıyayız | Mövsüm Səmədov Azərbaycan xalqına müraciət etdi | Alman mediası rəsmi bakıya qarşı tənqidləri davam etdirir |
Spor-Aktüel | Bilim Teknoloji | Velayet-i Fakih | Güncel | Dünya | Siyaset | Eğitim Kültür | İnsan Hakları | Yaşam Sağlık |
Site içi Arama 
GENÇ KALEMLER
Mustafa K.Taşpınar

DUA
Habib YAZAR

Kur'an Geldi, Fakirlik Kalktı
Serdar GÜNDOĞDU

KÖRLER ve SAĞIRLAR
Ali Mert

BİR ANAYASA TEKLİFİ DE BİZDEN-IV-
Ebuzer GÖKTAŞ

Dünya Müslüman Kadınlar Günü
Hüseyin Tugay

Boşuna Heveslenmeyin
Leyla GÖK

ERKEK VE KADIN
FATİH KAHRAMANİ

Işıkları Söndürün, Fatıma Şehid Oldu-2
Feride Aliyeva

ANNEM
Öztürk ADIYEKE

YOBAZLIK MI, CEHALET Mİ, UŞAKLIK MI BİLİNMEZ
Aliekber Kocaaslan

TEPKİSİZLİĞE TEPKİ
Zehra Kıran

BAZEN
Arzu ÇETİNKAYA

FATIMA'NIN (S.A) ŞEHADETİ
Mehmet DEMİRER

BİR OLUP ÇÖZELİM KÖRDÜĞÜMÜ
HASİBE YEŞİL

HAZAN YAPRAĞININ SON BAKIŞI
Masume ZÜLFİKAR

GÖNLÜMDEKİ HUMEYNİ…
ALINTI YAZILAR
Orhan Dede

NATO Zirvesi ve füze kalkanı
Yusuf Karaca

Kıblesi Beyaz Saray olanlar
Pepe Escobar

Yaşasın Körfezli Gayrimeşru Çocuklarımız
İsmail MÜFTÜOĞLU

Yalnız Kalan Şövalye
Levent GÜLTEKİN

Ergun Babahan’ın ortaya çıkardığı ilginç tablo
Sabahattin Önkibar

Genelkurmay AKP ve ABD’yi korumak için yalan mı söyledi?
İsrafil K.Kumbasar

Mekke’ye bombaya bir sözünüz yok mu?
Arslan Bulut

"Yunanistan gibi oluruz" neyin itirafı?
Barış Doster

Suriye ve Tarih Dersleri
Ali Haydar Aksal

Stratejik ortağımızı Abede Mekke ve Medine'ye kamikaze temrinleri...
Bülent ESİNOĞLU

Batıyla Batanlar!
Aziz Karaca

Ehl-i Sünneti ehl-i zillete dönüştürenler
Hüsnü Mahalli

Cezayir baharı
Hasan DEMİR

Müslümanların kökü nasıl kazınacak?
Murat ÇABAŞ

Türkiye neye hazırlanıyor?
Ahmet TAKAN

Başbakan Erdoğan’ı üzen "Suriye" anketleri...
Ahmet Türk

Azerbaycan'da Neler Oluyor?
Savaş SÜZAL

NATO zirvesi sonunu bekleyin
Özcan YENİÇERİ

CFR’nin Türkiye’ye yeni rol önerisi
Fikret Ertan

Netanyahu'nun Filistin Devleti...
Abdulbari Atvan

Nakba’nın 64. yıldönümü
Ruşen Çakır

Gülen Cemaati Fenerbahçe'yi ele geçirir mi?
Zeki Ceyhan

ABD'nin Uludere itirafı!
Deniz Ülke Arıboğan

Suriye'de El Kaide devrede !
Mehmet Ali GÜLLER

CFR, Abdullah Gül’le ne görüştü?
Prof.Hüseyin Hatemi

Başkanlık düzeni
Akif Emre

Bir dalga kıran olarak Suriye olayları
Selahattin Toprak

El Cezire CIA ve MI6'nın kontrolüne nasıl geçti?
İbrahim Karagül

İsrail uçağını kovduk!
Muharrem Bayraktar

Ehli Beyt rüzgarı
Akın Aydın

Siz kimin tarafındasınız?
Prof.Dr. Nurullah Aydın

AJANLARIN ÖZELLİKLERİ
Abdulkadir Özkan

ABD ile çıkarlarımız örtüşüyor mu?
Türker ERTÜRK

Rusya Bize Saldırır Mı?
ANKET

Yönetici :..

İslami İran Avrupa ülkelerine karşı yaptırımlarını kaldırmalı mı?

Seçenekler
A)evet. kaldırmalı
B)hayır. kaldırmamalı

Sonuçları Göster

ÇOK OKUNANLAR
n Ankara'yı karıştıran 2 iddianame !...
n ABD'den İran'a yeni tehditler
n 'Bir tarafta tüm dünya, diğer tarafta da biz'
n Kıran kırana memur zammı pazarlığı
n Suriye, yabancı 3 teröristin itiraflarını yayınladı!
n Almanya 1 trilyon Avro zararın eşiğinde..
n KMİ-den eşcinsellerin yürüyüşü hakkında açıklama....
n Azerbaycan'da Eurovision yarışması resmi internet sitesi çökertildi...
n Rusya, Suriyeli muhalifleri eğiten Kosova’yı kınadı / VİDEO
YORUMLANANLAR

 Bosna kasabı davasında şok karar!

 Batılılar yanlış hesaplar peşinde olmasın

 KMİ-den eşcinsellerin yürüyüşü hakkında açıklama....

 ABD'den İran'a yeni tehditler

 Hz. Rukayya Türbesi cemaat imamının katilleri yakalandı

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

 
Şifre  
   

Üye Olun | Şifremi Unuttum

 
 
FUZÛLÎ (Muhammed b. Süleyman)
 
 
Toplum bilimciler onun Oğuzların Bayat aşireti Türkmenlerinden olduğunu beyan etmişlerdir.

09-08-2010

 

Doğup Yaşadığı Yer

Toplum bilimciler onun Oğuzların Bayat aşireti Türkmenlerinden olduğunu beyan etmişlerdir. Kayıtlarda doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber Fuzûlî’nin 15. asrın sonları veya 16. asrın başlarında dünyaya geldiğini söylemişlerdir. Hangi şehirde doğduğu konusunda ihtilaflar mevcuttur.

Ali onun Bağdat’lı, Kınalızade Hille’li, Riyazî ise Kerbela’lı olduğunu söylemişlerdir. Şair Türkçe divanının önsözünde Irak-ı Arap’ta doğup büyüdüğünü ve başka bir memlekete de gitmediğini dile getirmekte ve Kerbela toprağının diğer topraklardan daha üstün olduğunu zikrederek bununla da iftihar etmektedir. Bu da Riyazî'nin verdiği bilgiyi kuvvetlendirmektedir. Farsça divanının önsözün de ise bu kesinlik kazandırmaktadır.

 

“İşte bu ülkenin toprağı o mazlumların kanıyla karılmış, o şehitlerin kanları bu toprağa dökülmüştür, hilkatte senin hamurunu bu toprakta yoğurmuştur; kader, seni burada yetiştirmiştir. Mihnet beşiğinde meşakkat sütüyle gelişmiş, bu havayla, bu suyla yetişmiş bulunduğundan ben de bilirim, mayanda dert eseri var, fakat şairliğin sermayesi de budur zaten.”

Bu mukaddimenin sonlarında “Zamanenin gün görmemiş, tecrübesiz yeni yetişmiş güzelleri, yalnızlık derdini çekmiş yetimler.” diye övdüğü şiirlerinin, Necef ve Kerbela toprağında zuhur etiğini, veliler burcunun suyuyla, havasıyla geliştiklerini söyleyip gezdikleri sırada nereye yönelirlerse, nerede konaklarlarsa, saygı görmelerini diliyor ve “Fuzûlî oturduğun yer Kerbela toprağı olduğundan şiirime, nereye varırsa saygı göstermek gerekir. Ben bir kulum, şiirlerim altın değildir, gümüş değildir, inci değildir, topraktır. Topraktır, ama Kerbela toprağı” mealinde bir de dörtlüğü vardır.

Bağdat’ta şehitlerin kanlarıyla karılmış toprak, ne Bağdat’ın kendisi, ne Hille, ne de başka bir yerdir; burası ancak ve ancak Kerbela’dır. Hem Türkçe, hem de Farsça divanlarının önsözünde de sadece Kerbela’nın adını anmıştır.

Fuzûlî’nin yaşamı, çocukluğu, özellikle gençlik dönemi ve öğrenimi konusunda kendi ifadeleri dışında daha geniş ve yeterli bilgi bulunmamaktadır. Buna rağmen yaşamı konusunda bilgi veren kaynaklar da birbirini tutmamaktadır. Bunları gerçeğinden ayırt etmek de o kadar kolay değildir. Onunla ilgili güvenilir bilgiler, yapıtlarının incelenmesinden, kimi şiirlerinin açıklanmasından elde edilmiştir. Bunlardan anlaşıldığına göre Fuzûlî iyi bir öğrenim görmüş, özellikle İslam bilimleri, tasavvuf ve İran edebiyatı konularında çalışmalar yapmıştır. Üç dilde (Arapça, Farca ve Türkçe) Divanı olan tek şairdir. Ayrıca Alevilerin yedi ulu ozanından da biridir o.

Adı Neden Fuzûlî?

Fuzûlî adını almasına sebep olarak Farsça divanının girişinde, Şiirde kullandığı adları başkalarının da kullandığını görünce “işe yaramayan”, “gereksiz” anlamına gelen “Fuzûlî” adını kullanmıştır ki kimse buna tenezzül etmesin ve böylece kendi şiirlerinin başkalarınınkilerle, başkalarının şiirlerinin de kendininkilerle karıştırılmasın; eğer başkaları güzel bir şey yazarda bu kendine mal edilir veya kendi yazdığı güzel bir şiir başkalarına mal edilmesin. Başkalarının yazdığı kötü bir şiir kendine kendi yazdığı kötü bir şiirde başkalarına mal edilmesin ve hiç kimse haksız övünç ya da haksız yerilmesin; herkes hak ettiği yerlerde olsun diye bu değersiz anlama gelen adı kullanmıştır. Ama “Fuzûlî” sözcüğünün başka bir anlamının da olduğunu ve “erdem” manasına geldiğini söyleyenler de olmuştur ve bununla o bu iki karşıt anlamdan yararlanmak amacı güttüğünü öne sürenler de olmuştur.

İlmi

Yapıtları incelendiğinde kimya, gökbilimi ve İslam ülkelerinde pek yaygın olan gizli bilimlerle de ilgilendiği anlaşılmaktadır. Kelam, fıkıh, tefsir ve hadis gibi İslam ilimleri üzerinde azımsanmayacak bir çabasının olduğu açıkça gözlemlenmektedir. Yazmış olduğu her üç dildeki şiirlerinden anlaşılan Türkçe, Arapça ve Farsçanın bütün inceliklerini kavradığı ve bu dilleri çok iyi kullandığı söylenmektedir. Fuzûlî’nin etkilendiği hem Türk, hem de Fars şairler vardır. Bunlardan Hafız, Necatî, Nizamî, Nevâî gibi büyük şairleri gösterebilir. Onların şiir anlayışı, duygu ve düşüncelerini benimsediği söylenmektedir.Merhum Abdulbaki Gölpınarlı “keşke Yunus gibi halk dilini kullansaydı” demekte ve bununla halkın bugün de onu anlaya bilmelerini ummaktadır. Ancak bu yüce insan sanırım kasıtlı olarak sultanların dilini kullanmayıp daha çok kendi mektebinin dilini kullanmıştır. Bu onun her durumda hem muhalefetinin, hem de kendi inançlarına verdiği önemin bir işaretidir de. Bugün bize düşen böylesine bir değerin kaybolmaması ve rahat anlaşılabilmesi için gerekli çalışmaların yapılmasıdır.

 

İnanç ve Akidesi

İnancını anlamak o karda da zor değil; İmam Ali (a.s) “İnsan dilinin altında gizlidir” diye buyurmaktadır.

 

Huda’nın “İnnema” kavlinde halk içre vela-ahdi,

Rasul'ün lahmike lahmi ser-i hanında mihnanı;

 

Emirülmüminin Haydar Ali ibni Ebi-Talib

Ki Cibril-i Emin’dir halvet-i vahdette derbanı.

 

Vakt oldu gonca açıla gül hurdesin zahir kıla

Mehdi zuhurunu bile faş ede sırrını kaza.

 

Bu mısralarda “Veliniz ancak Allah’tır, resulüdür ve rükû halinde zekât verenlerdir.”1 ayetine vurgu yapılmaktadır. Ki bu ayet İmam Ali’nin (a.s) namaz kıldığı esnada bir yoksulun gelip yardım dilemesi ve rükû halinde olan İmam’ın elini uzatıp yüzüğünü göstermesiyle yoksulun bunu almasını sağlaması, Allah da bu işi yapan kimsenin ancak bütün müminlerin velisi olduğunu; ayrıca Allah resulünün “Ya Ali, senin etin benim etimden, kanın benim kanımdandır…” buyruğuna atıf yapılan, İmam Ali’nin (a.s) müminlerin emiri olduğu ve Cebrail-i Eminin de halvette onun derbanı olduğunu, 12. İmam-ı Mehdi’yi Muntazar bilen, On iki İmama methiyeler yazan ve İmam Ali’den önceki üç halifeyi elif önünde üç sıfır olarak tanıtan birinin mezhebi aşikârdır.

Ayrıca Emirulmuminin İmam Ali’ye (a.s) olan bağlılığı, sadece Allah’tan kaynaklanan ve peygamber emri gereği “ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır.” gibi daha nice buyruklardan ve İmam Ali’nin (a.s) erdemli, gönül bilgisiyle dolu, olgun, yetkin bir kişi ve Peygamber’den (s.a.a) sonra ümmetin imamı olmasından kaynaklanmaktadır. Peygamber ve ehlibeytine karşı beslediği derin sevgi ve muhabbet onun yaşamını Ehlibeyt dostları için çok önemli ve mukaddes olan mekanlar Kerbela ve Necef çevresinde geçirmesi ve Kerbela'yı bütün mekanlardan üstün tutması onun, Şiî olduğunun ayrı bir kanıtıdır da. Bu konudaki inancını Hadîkatü’s-Süedâ “Saadete Ermişlerin Bahçesi” adlı yapıtında bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur. Türkçe ve Farsça divanlarında İmam Ali ve onun soyundan gelen Ehlibeyt imamlarına bağlılığı konusunda birçok şiir ve gazelleri bulunmaktadır. Türkçe kaleme aldığı divanının da aslında mezhebine gizli bir göndermesi vardır. O zamanlar revaçta olan ve Osmanlı imparatorluğunun dili olan Sünni ve sultanların dili olan Osmanlıcayı asla kullanmamıştır; Türkçe şiirlerini Azeri dilinde kaleme almıştır.

Bir ara Bağdat’ı ele geçiren Şah İsmail Safevî’ye yazdığı övgünün sebebi de bu sevgiden dolayıdır.

 

Geçimi:

Fuzûlî, Farsça Divan’ında bulunan “Dürr-i sadef-i sıdk cenâb-ı mütevelli” (Doğruluk sedefinin incisi yüce görevli) dizesiyle başlayan şiirden anlaşılan Kerbelâ ve Necef’te bulunan Ehlibeyt İmamlarına ait vakıfların gelirlerinden geçimini sağlamıştır.

 

Şiir ve yapıtları:

Fuzûlî’nin yaratıcı gücü, yaşam ve evren anlayışı, insanla ilgili düşünceleri şiirlerinde çok açık bir şekilde görülmektedir. Fuzûlî’nin anlayışına göre şiirin özünü oluşturan ilk unsur sevgi, temelini oluşturansa bilimdir. “Bilimsiz şiir temelsiz duvar gibidir, temelsiz duvar da değersizdir” bu anlayışla yola çıkmış, sevgiyi evrenin özünü oluşturan bir öğe olarak görmüş ve bu nedenle de “evrende ne varsa sevgidir, sevgi dışında kalan bilim bir dedikodudur” yargısına ulaşmıştır. Sevginin yanında, şiirin örgüsünü bütünlüğe kavuşturan ikinci öğeyse üzüntüdür, sevgiliye kavuşma özleminden, ondan ayrı kalıştan kaynaklanan üzüntü.

Fuzûlî sadece şairliğiyle değil, diğer yapıtlarıyla da meşhurdur. Üç divanından başka, başta Leylâ ve Mecnun olmak üzere birçok eseri vardır.

Üzüntü, ayrılık acısı ve kavuşma özleminin doruğa ulaştığı yapıtı olan Leyla ile Mecnun’da sevenin bütünüyle varlığını sevdiği kimseye adamasının çok bariz bir şekilde ortaya konduğunu, sevilenin bir araç olduğunu, asıl ulaşılmak isteneninse onun varlığında tezahür eden Yaratanın olduğudur. Ona göre gerçek varlık Yaratandır, bütün nesneler ve onları kuşatan evren Yaratanın tezahür alanıdır.

“Zihî zâtın nihanu ol nihandan mâsivâ peydâ”

Senin özün gizlidir, bu görünen evren o gizli özünden var olmuştur.

Vefatı

Vefatınınsa 1556’lı yıllarda çok sayıda insanın ölümüne sebep olan ve insanları kasıp kavuran, Irak'ta vuku bulan veba salgını gösterilmektedir.

Başlıca eserleri şunlardır:

Arapça divanı,

Farsça divanı,

Türkçe divan,

Leylâ ve Mecnun -ünlü bir mesnevidir-,

Hadikatü's-Süeda -Kerbelâ Olayı'nı konu alan bu düzyazı ve şiir karışımı eser, şairin en önemli kitaplarından ve Türk edebiyatının şaheserlerinden biridir, sonraki şairleri büyük ölçüde etkilemiş, birçok defa basılmıştır-,

Beng-ü Bade -500 beyitlik Türkçe mesnevi-,

Heft Cam -327 beyitlik bir sakiname-,

Rind-ü Zahid -Farsça düzyazı-,

Hüsn-ü Aşk -Farsça düzyazı-,

Şikâyetname -Türk mizah ve hiciv edebiyatının şaheserlerindendir-.

 

Gazel

Hâsılım yoh ser-i kûyunda belâdan gayrı,

Garazım yoh reh-i aşkında fenâdan gayrı;

 

Ney-i bezm-i gamem ey âh ne bulsan yele ver,

Oda yanmış kuru cismimde hevâdan gayrı;

 

Yetti bîkesliğim ol gaayete kim çevremde,

Kimse yoh çevrile girdâb-ı belâdan gayrı;

 

Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge

Ne açar kimse kapım bâd-i sebâdan gayrı

 

Bezm-i aşk içre Fuzûlî nice âh eylemeyen

Ne temettu bulunur bende sedâdan gayrı

Sokağının başında elimde yok bir şey beladan gayrı,

Kastım yok aşkın yolunda yok olmaktan gayrı.

 

Ey ah! Gam (hüzün) meclisinin ney'iyim, ne bulursan yele ver,

Ateşe yanmış kuru vücudumda arzu ve hevadan gayrı.

 

Kimsesizlik yetti hani kim var çevremde,

Ki döne etrafımda bela girdabından gayrı.

 

Gönül ateşinden başka kimse yanmaz bana,

Tan yelinden başka kim açar kapın gayrı.

 

Aşk meclisinde nasıl ah etmez Fuzûlî?

Bende bulunmaz kâr, sedadan gayrı.

1 Maide/55

Hazırlayan: Habib Coşkun

 Kaynak:www.kibledergisi.com

 

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

Hasan 16-08-2010, 10:31:54
ALLAH (C.C.) sizlerden razı olsun .Fuzuli bilmek , bildirmek gerek .
 

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

15/05/2011 - 06:47 Hafız-ı Şirazi

26/04/2011 - 02:06 Hz. Müslim b. Akil

07/04/2011 - 08:59 Din maarifinin Koruyucularından,Hz.Ayetullah Seyyid Meraşi NECEFİ

28/03/2011 - 08:28 Şehid Alim Mutahhari'nin farkı!

13/03/2011 - 11:10 Mukaddes-i Erdebili (r.a)

22/02/2011 - 05:58 Çok şükür, İmam Musa Sadr yaşıyor

16/02/2011 - 08:11 Şehid Lider, Seyyid Abbas MUSAVİ

15/02/2011 - 09:37 HASAN EL- BENNA

14/02/2011 - 03:33 'İmad Muğniye tarihin istisnalarından biriydi'

02/02/2011 - 06:28 Hindistan Şiîlerinin önde gelen büyüklerinden “Mehdi Zeydi” vefat etti

31/01/2011 - 10:33 İbni Fahd-i Hilli (r.a)

31/01/2011 - 10:24 Muhakkik Hilli(.r.a)

11/01/2011 - 08:32 Hz.MÜSLİM  KİMDİR?

20/12/2010 - 21:38 Büyük Ayetullah, Muhammed Taki Behçeti'nin(r.a) Dilininden Ahlak Düsturları-2-

15/12/2010 - 17:01 İmam Hüseyin (a.s) Hakkında 95 Soru ve Cevap

10/12/2010 - 10:52 Allame Seyyid Ali Gazi’nin öğrencilerine ahlaki ve irfani vasiyetinden seçmeler

10/12/2010 - 10:48 İmam Hüseyin (a.s) Hakkında 95 Soru ve Cevap

03/12/2010 - 15:45 Kendi dilinden Ayetullah Sistani’nin yaşantısındaki söylenmeyenler...

16/11/2010 - 10:07 Meşhur İmamiye Mütekellimleri (2–5 y.y.)

12/11/2010 - 13:29 Şehid-i Evvel (r.a)

02/11/2010 - 08:00 Şehid Mustafa Çamran: Ruhun İrfanla Yükselişi

18/10/2010 - 10:10 Ayetullah Mirza Naini'nin Siyasi Hayatı

06/10/2010 - 14:58 İran İslam inkılâbı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamaney’in hatıraları (2)

05/10/2010 - 09:21 Sude, Kahraman Bir Kadın

18/09/2010 - 12:12 Şehriyar

03/09/2010 - 05:51 Seyfulislam Kaddafi Musa Sadr için devrede…

03/09/2010 - 06:01 İmam Musa Sadr Libya Zindanlarında

19/08/2010 - 12:04 Feyz-i Kaşani (r.a.) 1- 2

09/08/2010 - 17:32 FUZÛLÎ (Muhammed b. Süleyman)

18/07/2010 - 18:17 Ayetullah Hüseyin Kulu Hemedani

17/07/2010 - 13:14 Hak Ve Batılın Ölçüsü Ammar

17/07/2010 - 13:11 Selman-i Farisî

07/06/2010 - 08:22 "İmam Humeyni'nin hayatının bütün boyutları örnek alınmalı"

03/06/2010 - 08:37 İmam Humeyni (r.a

03/05/2010 - 11:46 Şehit Murtaza Mutahhari

10/04/2010 - 11:46 Mirza Cevad Aga Meliki (ra) - 1-2
 
YAZARLAR
Y. ZİYA T.YILMAZ

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
ABDULLAH ÖZGÜR

Azerbaycan’ın Gayretli Müslümanlarının Direnişi
MEHMET YETKİN

Bahreyn ve Halk Kıyamı
MUHAMMED AK

Şaşırıp kalmışız!
MUHSİN KÜÇÜKER

İKİ ALİ ÜNAL MI?
Abdulkadir Çuhacıoğlu

AKAN KANLAR VE ÂLİMLERİN SESSİZLİĞİ
KEMAL KEMAHLI

ALİ ÜNAL’IN, ŞİA VE İRAN YANILGILARI
MEHDİ AKSU

SEYYİD ALİ HAMENEİ VE BİLİNMEYEN YÖNLERİ-3
Hüseyin TAŞ

İslam İnkılâbını Anlayamama Sorunu
Betül Hanzala

Mısır’da Devrimci Halk ve Uzlaşmacı Liderler
KONUK YAZARLAR
Ali ERDEM

SİNCAN OLAYI VE BİR HUKUK SKANDALI
Mikail GÜREL

En Büyük Kusur Kibir ve En Büyük Allah
RIZA BAKIRLI

AKLIN ÖNÜNDE SET OLUŞTURMAK
Rahmi Onurşan Rahmani

Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)
HAZIM KORAL

SIFFİN SAVAŞI
Bilgehan Ova

SANAT YAZILARI (II)
FUAT TÜRKER

Özgürlük Değil Şeytan’a Tutsaklık
AZERİ YAZARLAR
Meşedi Natıq

Gənc Hüseynin anası Zəhraya və bacısı Rüqəyyəyə ünvanladığı məktub
Tural Əli

Zindanda bir gün...
Emin Gənciyev

AYIL EY AZƏRBAYCAN !!!
Emin İmanlı

Dinin gövhər və sədəfi
Gönül İsmayılkızı

Təhqir edilən ŞƏHİDLƏR
Hacı Arzu

Açıq!
Devran Abdullah

Quba aksiyası ilə inanclıların aksiyalarını birləşdirən məqamlar var
Kənan Rövşənoğlu

AZƏRBAYCANDA RUHANİLİK
Vüsal Hətəmov

Hər zadı tərsinə ölkəm…
Ali Caferi

Ölümüzü dəfn etməyə bir molla var?ali
NAMAZ VAKİTLERİ
TV KANALLARI
Türkçe Kanallar
Zehra Tv
Ulke Tv

Tv5
Hilal Tv
Yumurcak Tv
Kudus Tv
Arapça Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsça Kanallar

Irib 1

Irib 2

Irib 3

Irib 4

Irib 5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Azeri Kanallar
Sahar Tv
HAVA DURUMU

TARİHLİ ARŞİV



GAZETELER

DERGİ ve MECMUALAR

BAĞLANTILAR

YABANCI GAZETELER

 

Ana Sayfa   |   İletişim   |   Giriş Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle |   Sitene Ekle

Yazarlar ve makalelerin Yayınlanan  haberlerin yorumları sadece yorum sahibini bağlar. Bu konuda rast haber merkezi'nin hiçbir sorumluluğu yoktur

 
rasthaber.com’da yayınlanan harici linkler ayrı bir sayfada açilir.harici linklerin içeriğinden rasthaber.com hiçbir şekilde sorumlu değildir rasthaber.com’da yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.
2008 © RAST HABER   www.rasthaber.com
Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım :Networkbil.net
Atanur Evden Eve Nakliyat Küçükçekmece Evden Eve Nakliyat